Yabancı dil öğrendiğimizde o dilin sadece kelime ve kurallarını mı öğreniriz?

Yabancı dil öğrendiğimizde o dilin sadece kelime ve kurallarını mı öğreniriz?

Günümüzde dünyamız için rahatlıkla küresel köy tanımı yapılabilir. Gelişen teknolojinin insan hayatını kolaylaştırması bir yana, en çok da insanlar arasındaki köprüleri kurması etkileşimi arttırmıştır. Bu sebeple neredeyse pek çok yere ve insan topluluklarına ulaşmak kolaylaşmıştır. İnsanlar arasında artan etkileşim çoğu şeyi de beraberinde değiştirmiştir.

Değişen ve gelişen dünyaya ayak uydurmanın en kolay yollarından biri ise uluslararası dil olarak kabul göre seçmece lisanları öğrenmekten geçmektedir. Bunlardan en bilinenleri elbette; İngilizce, Almanca, Fransızca ve İspanyolca gibi dillerdir. Fakat aralarında kabul görenin ve öğrenme kolaylığı sağlayanın İngilizce olduğu tüm dünya tarafından benimsenmiştir.

Devam Ediyor... Aşağı Kaydırın

Küreselleşen dünyada kendimizi geliştirmek, kariyer planı yapmak gibi elzem konular için 2. dil bilmek büyük bir avantajdır. Hint-Avrupa dil ailesinden ve Latinceden etkilenen bu lisan için öğrenmesi kolay vurgusu yapılır. Yaygın ve zor olmayan kategorisinde olsa da, dil öğrenmenin kültürel boyutu genelde unutulur.

Dil öğrenirken küçük bir çocuk gibi yaşayarak değil, kendi dilimizin dil bilgisi kuralları ile öğreniriz. Halbuki dili şekillendiren kültür aynı zamanda dil tarafından da şekillendirilir. Avustralyalı bir insan ile Güney Koreli bir insanın düşünme şekilleri konuşmalarına yansıyacaktır. Bu iki insan birbirinin dilini öğrenmeye başladığında Avustralyalı fark edecektir ki; sondan eklemeli dillerden biri olan Korece, düşünce yapısını da değiştirecek ve ikili düşünme şekli günlük hayatında da kendisi tarafından fark edilecektir. Bu durumu en güzel özetleyen atasözü de tabi ki de; bir lisan bir insan, iki lisan iki insandır.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.