XIX. yüzyıla kadar Osmanlı Devleti’nde sosyal yardımlaşma hangi yollarla gerçekleşmiştir?

XIX. yüzyıla kadar Osmanlı Devleti’nde sosyal yardımlaşma hangi yollarla gerçekleşmiştir?

Osmanlı topraklarında kurulan vakıflar aracılığı ile bu topraklar içindeki sosyal yardımlaşma sağlanmıştır. Vakıf kelimesinin faaliyetteki anlamına baktığımızda; “bir malın hayırlı bir amaca ebediyen tahsisi” olduğunu görmekteyiz. Vakıfların işlem gösterdiği alan çok genişti. Devletin tam olarak yetişemediği veya kendi hizmet alanının dışında gördüğü kamu hizmetlerini vakıflar yürütmekteydi. Sosyal yardımlaşmayı sağlayan vakıflar aracılığı ile toplumda birlik ve beraberlik sağlanmıştır. Bu hizmetler verilirken hiçbir ayrım yapılmamıştır. Sosyal yardımın yapılacağı kişiye dini, ırkı, dili sorulmamıştır. Sultan II. Mehmed’in İstanbul’un fethi sonrası bölgenin Ortodoks halkına göstermiş olduğu hoşgörü ve eşitlik anlayışı devletin her yerine sirayet etmiş ve yüzyıllarca sürmüştür.

 

Devam Ediyor... Aşağı Kaydırın

Vakıfların inşa etmiş olduğu hastane ve imaretler tamamen yoksulların hizmetine tahsis edilmişti. Eğitim ve öğretim faaliyetleri de bizzat vakıflar tarafından yürütülmüştü. Tanzimat Fermanı’nın ilanına kadar medreseleri kurup işlemesine devam etmesini sağlayan yegane kurumlar vakıflardır. Bu kurumlarda muhtaç olanların çocukları öncelik hakkına sahip olmuşlardır. Vakıflar bu sosyal yardımlaşma faaliyetlerini gerçekleştirirken tamamen kendi bütçelerini kullanmışlar ve devletin hazinesinden bir kuruş bile çıkmamasını sağlamışlardır.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.