Veda Hutbesi’nden hangi mesaj ve ilkeleri çıkarabiliriz?

Veda Hutbesi’nden hangi mesaj ve ilkeleri çıkarabiliriz? Bu mesaj ve ilkelerin evrensel açıdan değeri ve önemi nedir? Yorumlayınız.

Peygamberimiz, 632 senesinin Zilhicce ayındaki Kurban Bayramı günlerinde ilk ve son hac vazifesini yaptı. Arafat Meydanı olarak adlandırılan yere, vakfe için arife günü çıktı. Burada kendisi ile beraber hac ibadetine katılan yüz yirmi dört bin sahabeye hitaben bir konuşma yaptı. Yaptığı konuşma, sadece oradaki Müslümanları değil, tüm insanlığı ilgilendiren evrensel mesajlar içeriyordu.

Veda Hutbesinde, her insanın hem can hem mal hem de namus emniyetinin sağlandığı mesajı verilmiştir. Peygamberimiz, can ve mal güvenliğine namusu da ekleyerek, evrensel bir prensip oluşturmuştur. İnsanların en değerli bu üçlemesine dokunulmaması gerektiğinin altını çizmiştir. Müslümanların, dünya döndükçe uymaları gereken prensiplerin başında gelmektedir.

Devam Ediyor... Aşağı Kaydırın

Veda hutbesindeki ilkelerden en göze çarpanlarından biri de, hiçbir kimsenin bir diğerine zarar verme hakkının olmadığıdır. İnsanlar, etrafındaki diğer insanlara durduk yere zarar veremezler. Veda hutbesinde Peygamberimiz, tüm Müslümanları kardeş ilan etmiştir. Kardeşliğin sadece kan bağı ile kurulmayacağını böylelikle anlatmış oldu.

 

Faizin her türlüsünü ayağının altına aldığını net bir şekilde anlatmıştır. Faiz gibi bir illetin toplumları kemiren bir ur olduğu ortaya çıkmıştır. Müslüman, her ne olursa olsun, dünya dönmeye devam ettiği sürece, hiçbir bahane ile faize bulaşamaz evrensel mesajı verilmiştir.

Cahiliye dönemi adetlerinin ayağının altına aldığı ve bir daha bu tür adetlere dönülmemesi mesajı verilmiştir. Kan davası gibi cahiliye adetlerini kaldırmıştır. Hem kan davası hem de adaleti tesis etmeyi, şahsilikten çıkarmıştır.

Kadınlara, dünya tarihinde ilk defa ve hak ettikleri değeri veren bir hutbedir. Allah’ın birer emaneti olarak gösterilen kadına kötü muamele yasaklanmıştır. En az erkekler kadar mal ve mülk üstünde söz hakkına sahip olduklarının altı çizilmiştir. Irk ve renk farkının bir değer ifade etmediği, asıl değerin takvada olduğu vurgusu yapılmıştır. Zina gibi hem aile hem de toplumu çökerten yasak davranışları da yasaklandığına temas etmiştir. Kuran, bir emanet olarak sımsıkı sarılması gereken bir değer olarak gösterilmiştir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir