Taşları üst üste yığmakla mimari bir eser, boyaları tuvale sürmekle tablo, sesleri gelişigüzel bir araya getirmekle beste olmaz.

Taşları üst üste yığmakla mimari bir eser, boyaları tuvale sürmekle tablo, sesleri gelişigüzel bir araya getirmekle beste olmaz. Dil ve edebiyat için de aynı durum geçerli midir? Düşüncelerinizi söyleyiniz.

Sanat, bir duygunun, düşüncenin güzelliğin anlatımında kullanılan yöntemleri bünyesinde toplayan bir kavramdır. Sanatçı kendi dünyayı kendi duygu dünyasında nasıl gözlemliyorsa o şekilde dışa vurur. Ortaya çıkan muhteşem eserler de insanlara haz verirken, sanatçıyla aralarında özel bir bağ oluşturur. Sanat da sanatçı da bu kadar özel kavramlar ise yapılan her esere sanat eseri özelliği yükleyebilir miyiz? Elbette emekle ortaya çıkarılan her eser değerlidir. Ancak bu eseri sanat eserine dönüştüren şey aslında nedir?

Tarih boyunca heykeller, mimari eserler, tablolar, besteler, şiirler ortaya çıkarttı birçok sanatçı. Bazılarının çok ünlü olması ve bu eserlere sanat eseri denmesinin nedeni belki de ortak bir paydada buluşmak. Yani sanatçının hislerinin birçok insana hatta bazen bütün topluma ulaşmasıdır. Eserin verdiği mesaj ya da eseri deneyimleyen kişilerde hissettirdiği duygular herkes tarafından sanat olarak algılanmasına yol açar. Yani herkesin yapabileceği bir şey değildir sanat. Gelişigüzel olarak boyaları ya da notaları bir araya getirmek, tuğlaları rastgele üst üste koymak değil. İnsanın içine dokunan güfteler, her bakıldığında ayrı bir ayrıntısı keşfedilen ve insanda duygu seline yol açan tablolardan söz ediyoruz.

Devam Ediyor... Aşağı Kaydırın

Her sanat eserinde olduğu gibi bütün bu durumlar edebiyat sanatında da geçerlidir. Kelimeleri rastgele yan yana, üst üste koymak değildir edebiyat. İnsanın ruhuna dokunan, gözlerini yaşartan ya da yüreğini coşkuyla dolduran ahengi yakalayabilmektir. Hatta edebiyatta bu durum çok çok daha önemlidir. Resimde kullanılan canlı renkler ya da müzikte kullanılan eşsiz notalar yoktur edebiyatta. Sıradan ve herkesin kullanabildiği kelimeleri öyle bir düzenle yan yana getirmeli ki yazar, eseri sanat eserine dönüştürebilsin. Bu nedenle dil ve edebiyat için de geçerlidir değil, asıl dil ve edebiyat için geçerlidir bu konu.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.