Şeyhülislam ve müftülerin devlet idaresindeki yeri nedir?

Şeyhülislam ve müftülerin devlet idaresindeki yeri nedir?

Osmanlı Devleti İslami inançlar içinde kurulmuş ve bu İslami inançları yaşatmakla yükümlü bir devlet olmuştur.

Yavuz Sultan Selim han mısıra yaptığı Mercidabık ve Ridaniye seferleri ile halifelik unvanını almış ve bizim devletlerimize getirmiştir. Bu prestij bundan sonra Osmanlı Devletinde kalmıştır. Bundan sonraki süreçte ise Osmanlı Devletinin en yetkili din adamı şeyhülislam olmuştur. Bu süreçten sonra Osmanlı Devleti yıkılma sürecine girmiştir. Bu devlet yıkılınca Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşları Türkiye Cumhuriyeti devletini kurmuştur. Bu devlet kurulurken önce saltanatı daha sonra ki süreçte halifelik kaldırmıştır. Bundan sonra padişah yerine cumhurbaşkanı şeyhülislam yerine de diyanet işleri başkanı veya müftülükler vardır. Osmanlı Devleti teokratik bir devlet olmuşken bunun aksine Türkiye Cumhuriyeti devleti laik bir devlet olmaya çalışmıştır bunları size anlatma sebebimiz şeyhülislam ve müftülerin devlet idaresindeki yerini anlatırken anlamanıza yardımcı olacak bilgilerdir.

Devam Ediyor... Aşağı Kaydırın

 

Siyaset içinde müftülerin yerini şöyle açıklayabiliriz.  Müftüler Osmanlıda şeyhülislam gibi yetkili olan bir kurum değildi. Siyasi olarak karışabilecekleri konum sadece devlet içinde kadıların davalarında İslam hukuku açısından yardımcı olmaktı. Başka zamanlarda insanların dini sorunlarına yardımcı olur cevap ararlardı.

Şeyhülislamlar ise devlet idaresinde ki padişah kadar yetkiye sahip olmuştur. Yapılan barış ve alınan savaş kararlarında bile fetva vermesi istenmiştir. Osmanlı da Yavuzun halifelik makamını almasıyla bu makam daha önem kazanmış ve çok değer verilmiştir. Hatta bir rivayete göre Kanuni bahçede ki karıncalara ilaç sıkmak için bile bunu hocası Ebu Suud efendiye danışmıştır.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.