Eski ders kitaplarınızdaki okuma parçalarına dair aklınızda kalanları anlatınız.

Eski ders kitaplarınızdaki okuma parçalarına dair aklınızda kalanları anlatınız.

 

Eski ders kitaplarımda okuduğum okuma parçaları genel olarak hep çok hoşuma giderdi. Özellikle macera ve eğlenceli konular daha çok ilgimi çekerdi. Okuma parçasının sonunda ne olacağını merak ettiğim için hep hızlı hızlı okumaya çalışırdım, okuma parçasının sonuna hemen geleyim de hikayenin sonunu bir an önce öğreneyim diye hep çok heyecanlanırdım. Okuma parçalarını sınıfta okuduğumuz zaman da okuma parçası macera konulu bir kitap ise sınıfta ki arkadaşlarımız ile beraber heyecanla ve merakla okuma parçasını dinlediğimizi hatırlıyorum. Eğer okuma metni eğlenceli ve komik bir okuma parçası ise okuma parçasını okurken ne kadar çok eğlenip hep beraber gülüştüğümüzü hatırlıyorum. Bu okuma parçaları aklıma geldikçe ne kadar eğlenip, mutlu olduğumuz günler aklıma geliyor.

 

Ben genellikle komik, eğlenceli olan okuma parçalarını daha çok seviyordum. Bu yüzden eğlenceli olan okuma parçaları daha çok hoşuma gidiyordu. Özellikle Nasreddin Hoca ile ilgili okuma parçalarını daha çok severek okurdum. Nasreddin Hoca ile ilgili okuma parçalarında geçen eğlenceli ve komik olaylar beni hem güldürüyor hem de çok eğlendiriyor. Ayrıca Nasreddin Hoca ile ilgili okuma parçalarında okuma parçasının sonu nasıl bitecek diye merak ettiğim için bu okuma parçalarını daha severek okuyordum. Kısacası eski ders kitaplarındaki okuma parçaları aklıma geldiği zaman sınıftaki arkadaşlarımla birlikte hem çok eğlendiğimiz hem de çok güldüğümüz zamanlar aklıma geliyor.

1 Star2 Stars3 Stars4 Stars5 Stars (1 Oy, Ortalama: 5,00 toplam 5)
Loading...

Size göre özgürlük nedir?

Size göre özgürlük nedir? Anlatınız.

 

Bana göre özgürlük; herhangi bir zorlamaya,  kısıtlamaya bağlı olmaksızın düşünme ya da davranma, herhangi bir şarta asla bağlı olmama durumudur. Özgür irade, adalet, kamu hakları, bireysel özgürlük, ifade özgürlüğü, politik özgürlük, özerklik, ahlaki sorumluluk ve öz irade gibi kavramları karşılayabilen geniş bir anlama sahiptir. En kısa tabiriyle ‘kendi hareketlerini kontrol edebilme niteliği’ olan özgürlük, genel olarak tatmin edilememiş bir kavramdır. Maalesef insanlar tam olarak özgürlüklerine ulaşamamıştır. Her ne kadar bireysel olarak özgürlükten bahsedilse de ‘birey’ özgürlüğün küçük bir bölümüdür.

 

Toplum dolayısıyla var olan ve asırlardır biyolojik bir geçmişe dayanan insanın özgürlük açısından ‘küçük’ etkinlikleri vardır. İnsanlık ‘özgürlük’ ifadesiyle demokrasilerde ya da aydınlanma sonrası toplumlarda tanışmıştır. Herkes bu kavramı öğrenince özgür olmak istemiş fakat bazı kişiler en baştan vazgeçmiş çok az kişi özgür olmak için çaba göstermiştir. Eğer halk özgür olmak istemiyorsa, onlar için yoğrulan halk tarafından eğitilen kişiler de özgürlük talebinde bulunmaz. Özgürlük sadece farklı düşünen kişilerin diğerlerini harekete geçirmesiyle talep edilir. giderek artan özgürlük talebi ortaya çıkmış ve nihayetinde tüm insanların bireysel özgürlüğü birleşmiş milletler üyelerince söz verilerek temel bir hak olmuştur. Kağıtüzerinde özgürlük kavramı vardır. Kendimizi özgür olarak da görüyor olabiliriz. Fakat tarih boyunca felsefeyle ilgilenen kişiler bunun pek mümkün olmadığını savunur.

 

Kısacası özgürlük; kişinin kendi kurallarına göre, istediği şekilde hareket etmesidir. Şunu da unutmamak gerekir ki özgürlük bizim olduğu kadar başkalarının da hakkıdır. Dolayısıyla da kendi özgürlüğümüzü kullanırken başka kişilere asla zarar vermemeliyiz.

1 Star2 Stars3 Stars4 Stars5 Stars (1 Oy, Ortalama: 5,00 toplam 5)
Loading...

Hürriyet ve istiklal benim karakterimdir.

Hürriyet ve istiklal benim karakterimdir. (M. Kemal ATATÜRK) sözüyle ilgili düşünceleriniz nelerdir?

 

Hürriyet; en açık tabiriyle bağımsızlık demektir. Hiçbir koşul ve şartta herhangi bir baskıya boyun eğmemek, teslim olmamak, hiçbir kurum veya kişiye kul olmamaktır. Hürriyet kavramı, ele alındığı alan açısından aynı anlama gelecek farklı açılımlarla özetlenebilir. Doğa alanında insanın bulunduğu makamla bağdaşık olarak metafiziksel bir hal olarak ele alınır, yani insanın fiziksel olarak dünyevi yaşamındaki hakları ve konumu olarak hürriyetten söz etmek mümkündür. Sosyolojik açıdan düşünüldüğü zaman, tamamen insan hakları dahilinde incelenmesi gereken hürriyet kavramı, her hangi bir dayatma düşünceye diretmeye ve kaderciliği karşı bir tutum olarak hareket etmektir. Dini açıdan bakıldığında ise hürriyet, tamamen hürriyet dahilinde incelenmelidir. Bazen hürriyet algısı kişiler tarafından yanlış yorumlandığı için yanlış uygulanmış bazı düzensizlikler oluşmuştur.

 

Mustafa Kemal Atatürk yaşamı cephelerde ve savaşlarda geçmiş, oldukça tecrübeli bir liderdir. Esaret ve bağımsızlık arasında uzun yıllar yaşamış, savaş ortamını net bir biçimde teneffüs etmiş biri olarak istiklal ve hürriyet kavramlarını benimsemiş ve yaşamış bir insan olmuştur. Atatürk hürriyet ve istiklal benim karakterim derken, hiçbir şeyden taviz vermeyen, pes etmeyen tavrıyla özgürlük ve bağımsızlık için mücadele etmesi gerektiğini, esaretten hiçbir şekilde haz etmediğini ve hür olmak istediğini anlatmak istemiştir. Türk milleti tarih boyunca, hiçbir milletin ve devletin himayesi altında girmemiştir. Bağımsızlık ve özgürlük için her daim mücadele etmiş canı pahasına kendini ispat etmiştir.

1 Star2 Stars3 Stars4 Stars5 Stars (1 Oy, Ortalama: 5,00 toplam 5)
Loading...

Aliya İzzetbegoviç ve onun özgürlük mücadelesi ile ilgili bir sunum hazırlayınız.

Aliya İzzetbegoviç ve onun özgürlük mücadelesi ile ilgili bir sunum hazırlayınız.

8 Ağustos 1925 yılında Bosna’da doğan Aliya İzzetbegoviç, avukat olup, siyasete büyük bir ilgisi vardı. Savaş sonrası yıllarda Müslümanlar kendi kimliklerini net bir içimde duyurmak için genç Müslümanlar adlı bir grup oluşturdu. Bu grubun en önemli üyeleri arasında Boşnak lider Aliya İzzetbegoviç’de vardı.

 

1941 yılında oluşturulan bu grubun amacı; Müslüman mülteciler başta da yetimler olmak üzere savaş mağdurlarının gözetilmesiydi. Fakat bu grup terörist bir teşkilat olmakla suçlanıp yasaklandı ve üyeleri keyfi olarak mahkum edildi. Hapse atılanlar arasında o dönem 21 yaşında olan Aliya İzzetbegoviç de vardı.1970 yılında Müslümanların mevcut halini göz önüne alarak İslam Bildirisini kaleme alan Begoviç’in bu bildirisi aslında bir çağrıydı. Yalnız Bosna ve Yugoslavya Müslümanlarına değil, tüm dünyada bulunan Müslümanlara hitap ediyordu.

 

Begoviç çağrısında, yasak ve baskılara karşı siyasi bir bilinçlenmenin başlatılmasını ve haksızlığa karşı haklı bir siyasi başkaldırının başlaması gerektiğini dile getirdi. Bu bildiri tüm İslam dünyasında büyük bir yankı uyandırdı ve epeyce tartışıldı. 1983 yılında yeniden tutuklanarak 14 yıla mahkum oldu. Hapisten çıktıktan sonra siyasi çalışmalarına devam Begoviç 1990 yılında Demokratik Eylem Partisi’nin başkanlığına ve aynı sene Bosna’nın da başkanlığına seçildi. Bu parti Aliya İzzet Begoviç ve arkadaşlarının siyasi ortamda Müslüman kimliğini vurgulamak sebebiyle kurduğu bir partidir. Parti Bosna’da bulunan Müslümanları, Sırpları ve Hırvatları ortak çıkarlar için bir araya gelmeye teşvik etmiştir. Dolayısıyla da parti oyların % 37.8ini almıştır. Begoviç 1940 yıllarından itibaren Müslümanlara yapılan zulümler karşısında haklının yanında olmuş ve özgürlükleri için mücadele etmiştir.

1 Star2 Stars3 Stars4 Stars5 Stars (Henüz Oy Verilmemiş)
Loading...

Yaşadığınız yere çocuk parkı yapılmasına yönelik ilgili kuruma bir dilekçe yazınız.

Yaşadığınız yere çocuk parkı yapılmasına yönelik ilgili kuruma bir dilekçe yazınız. Dilekçenizi yazarken dilekçe yazım kurallarına dikkat ediniz

 

14.03.2019

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığına;

Talepte bulunan: Ammar site yönetimi

Koşuyolu Mah. Koşuyolu Cad. No: 208/1 Kadıköy-İST

 

Tel No

 

Talep Konusu:  Koşuyolu Mahallesi, Koşuyolu Caddesi Ammar Sitesinin karşısında bulunan boş alana çocuk parkı yapılması

 

  1. Koşuyolu Mahallesi, Koşuyolu Caddesi, Ammar sitesinin karşısında bulunan ve imarda park olarak gözüken 10 Ada, 1052 Parsel nolu 2000 m2lik alan atıl bir halde bulunmakta olup buraya çevrede bulunan sitelerden de gelişi güzel çöpler atılmaktadır. Bu durum başta çocuklarımız olmak üzere tüm bölge halkı için tehlike arz etmektedir. Ayrıca burayı akşamları alkol ve çeşitli bağımlılıkları bulunan kişiler mesken olarak kullanmaktadır. Dolayısıyla da akşam saatlerinde çocuklarımız yalnız başlarına bölgeden geçmeye korkmaktadır, okula gidip gelirken ebeveynleri olarak bizler eşlik etmekteyiz.
  2. Mahallemizde ve sitemizin karşısında bulunan bu alanda, çocukların rahatlıkla oyun oynayabileceği, sosyalleşmeleri açısından zaman geçirebilecekleri herhangi bir yeşil alan ve park bulunmamaktadır. Ebeveynleri olarak bizler çocuklarımızın sokaklarda, arabaların aralarında ve kaldırımlarda oyun oynamalarını istemiyoruz. Bu durum çoğu zaman tehlike oluşturduğu için can güvenlikleri tam olarak sağlanamamaktadır.

Sonuç ve İstem: Yukarıda kısaca açıkladığımız sebepler de dikkate alınarak 10 Ada, 1052 Parsel nolu 2000 m2lik alanın bir an önce park haline dönüştürülmesi için gerekli talimatların ilgili birimlere verilmesini saygılarımızla arz ve talep ederiz.

Ammar Site Yönetimi Adına Yönetici

Ceyhun Küneç

İmza

1 Star2 Stars3 Stars4 Stars5 Stars (1 Oy, Ortalama: 5,00 toplam 5)
Loading...

 Hayvanların da insanlar gibi haklarının olduğunu düşünüyor musunuz?

 Hayvanların da insanlar gibi haklarının olduğunu düşünüyor musunuz? Açıklayınız.

 

15 Ekim 1978 tarihinde Paris UNESCO evinde ilan edilen Hayvan Hakları Evrensel Bildirisine göre;

 

  • Tüm hayvanlar yaşam önünde eşit doğar ve aynı var olma hakkına sahiptir.
  • Tüm hayvanlar aynı ölçüde saygı görme hakkına sahiptir. Bir hayvan türü olan insan, hiçbir şekilde diğer hayvanları yok edemez. Bu hakkı yok sayarak onları sömüremez. Tüm canlıların insanca gözetilme, korunma ve bakılma hakkı vardır.
  • Hiçbir şekilde hiçbir hayvana şiddet, uygulanamaz. Eğer bir hayvanın öldürülmesi mecburiyse, bu o hayvana acı çektirmeden, korkutmadan bir anda yapılmalıdır.
  • Yabani hayvanlar, kendi doğal çevreleri olan hava ve suda üreme hakkına sahiptir. Eğitim amaçlı bile olsa özgürlüklerini ellerinden almak hakka aykırıdır.
  • İnsanların yanlarına alıp sahiplendiği tüm hayvanlar, doğal yaşam uzunluklarına uygun olarak yaşama hakkına sahiptir. Bir hayvanı terk etme aşağılık ve acımasız bir davranıştır. Unutulmamalıdır hayvanların da duyguları vardır ve terk edilmek her canlıya aynı acıyı verir.
  • Tüm çalışan hayvanların iş süresi sınırlandırılmalı, kuvvetlerini arttırıcı beslenme ve dinlenme hakkına sahiptir.
  • Hayvanlar üzerinde yapılan psikolojik yada fiziki deneyler kesinlikle hayvan haklarına aykırıdır.
  • Hayvanlardan insanların eğlencesi olsun diye faydalanılamaz, hayvanlardan yararlanılan gösteriler yani sirkler hayvan onuruna aykırıdır.
  • Zorunluluk haricinde zevk için bir hayvanın öldürülmesi yaşam hakkına işlenmiş bir suçtur.
  • Çok sayıda yabani hayvanın öldürülmesi, yani av bir soykırımdır ve suçtur.

 

Kısacası insan dışındaki tüm canlılarında hakları vardır ve insanoğlu bunlara saygı göstermelidir.

1 Star2 Stars3 Stars4 Stars5 Stars (Henüz Oy Verilmemiş)
Loading...

Araştırma Yaptığınız Kütüphane Hakkında Bilgi Veriniz.

Araştırma Yaptığınız Kütüphane Hakkında Bilgi Veriniz.

Farsçada “hane” ev anlamına gelmektedir. Arapçada kitaplar anlamına gelen “kütüp” kelimesi ile hane kelimesi bir araya gelerek “hane-i kütüb”(kitaplar evi) isim tamlamasında iki ismin yer değiştirmesi ile kütüphane kelimesi meydana gelmiştir. Kütüphanelerin var olması insanlık tarihi kadar eskidir. Eserleri korumak ve toplayarak ilmi araştırmalarımızı yapmamızı sağlar. Eğitim ve öğretime yardımcı olurlar.Kütüphanelerde sunulan imkanlar; ücretsiz internet, ödünç kitap alma, ansiklopedi ve dergilere ulaşmamızı sağlar.İnsanların yararlanması için kurulmuş geniş bilgi yelpazesine sahiptir.Her yaş ve her düzeyde insanlara, engelli, hasta, yaşlı fark etmeksizin üye olarak veya misafir olarak giriş yapıp hizmet vermektedir.

 

Bulunduğunuz şehrin özellikleri koleksiyonları hazırlamakta hizmetlerini sunabilmek için kütüphanelere kitap bağışında bulunabilirsiniz. Yüzyıllardır yazılan ve basılan milyonlarca kitap kütüphanemizin raflarında yerini almıştır.Kütüphanenin materyalini istediğiniz takdirde belirli günler aralığında üzerinize kayıt yapılarak ödünç alabilirsiniz. En eski kütüphane, Asur Devleti Hükümdarı Asurbanipal tarafından M.Ö. 625 yılında kurulan Ninova Kütüphanesidir. Türkiye’de kurulan ilk kütüphane 1661 yılında Köprülü Fazıl Paşa tarafından İstanbul’da kuruldu.Köprülü Kütüphanesi ismini almıştır. Devletin kurduğu ilk kütüphane Beyazıt Devlet Kütüphanesidir. Kütüphane-i Umûmi-i Osman ismi ile 24 Haziran 1884 yılında hizmete açılmıştır. 7 gün 24 saat aktiftir. Kütüphanede 1.000.000’un üzerinde döküman mevcuttur.Görme engelli insanların yararlanacağı 5000 adet sesli kitap vardır. Kayıtlı olan 812.858 adet sahip kütüphanede kitap sayısı sürekli bir artışa da sahiptir.Kütüphane haftası da kütüphanelerin bizim için önemini vurguluyor.Her sene Mart ayının son Pazartesi günü ile başlayan hafta kütüphanelerimizin önemini bizlere anlatır. Ülkemizde ki kütüphaneler T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı’na bağlıdır.

1 Star2 Stars3 Stars4 Stars5 Stars (Henüz Oy Verilmemiş)
Loading...