Osmanlı Devleti’nde yeniçeri olmak için hangi aşamalardan geçilmelidir?

Osmanlı Devleti’nde yeniçeri olmak için hangi aşamalardan geçilmelidir?

 

  • Türk ve Müslüman çocuğu olmamak ilk aşamadır. Bu çocuklar sadece Gayrimüslim ailelerden seçilirdi.
  • 10-15 yaşlarında olmak ikinci aşamadır. Bu orduya asker seçilirken seçilen çocuklar 10- 15 yaş aralığındaki çocuklardan seçilirdi.
  • Sağlıklı olmak yani bir diğer deyimle sağlık kontrolü aşaması vardı. Bu çocuklar zihinsel ve bedensel özür taşımamalı ve aynı zamanda heybetli ve iri olmak zorundalardı.
  • Müslüman olmak bir yeniçeri askeri için en büyük şarttı. Asker olacak çocuk öncelikle Müslüman olur daha sonra sünnet olurdu.
  • Anadolu da ki ailelerin yanında yetişmek de bu aşamalardan biridir. Çocuklar seçili ailelerin yanında din ve ahlak gibi yönlerden eğitilirdi.
  • Askeri açıdan yetiştirilme diğer bir aşamaydı. Bu çocuklar acemi oğlanlar ocağında eğitim görür daha sonra yeniçeri olurlardı.

 

Osmanlı Devlet ordusu tarihte az bulunacak cinsten büyük ve ihtişamlı bir ordudur. Bu ordu tarihte 2 saat süren Mohaç meydan muharebesiyle dünyanın en kısa süren ve büyük zaferler arasına giren zaferlerini elde etmişse de belli süreler geçtikten sonra dağılmış ve Osmanlı devletinin çeşitli değişiklikler yapmasına neden olmuştur. Bu ordu içinde birçok kol vardır bu kollardan bir tanesi de kapıkulu süvarileri içinde bulunan yeniçeri ocağıdır. Yeniçeri ocağı Osmanlı’ da pençik sisteminin yetersiz kalmasıyla başlamıştır. Yeniçeriler Müslüman olmayan ailelerin çocuklarının alınması ve eğitilmesiyle orduya katılmış ve orduya katkı vermiştir. Yeniçeriler orduda asker mertebesine gelene kadar birçok aşamadan geçmektedirler. Bu aşamalar

Bir dinin temel kaynakları neler olabilir?

Bir dinin temel kaynakları neler olabilir?

Allah, emir ve yasaklarını, Cebrail adlı vahiy meleği vasıtası ile Peygamber Efendimize iletmiştir. Peygamberimize bildirdiği emir ve yasaklar, ayetlerden oluşan sureler halindedir. Bu surelerin oluşturduğu Mushaf adlı kitap da Kuranı Kerimdir. İslam dininin en temel kaynağını, Allah dolayısı ile Kuran oluşturur. Kuran adlı rahmani kitaba sımsıkı sarılan insanın sapıtmayacağı da gelen bilgiler arasında yer alır.

İslam dini ve Kuranı Kerim, Peygamber Efendimize inmiştir. Öncelikle onu en iyi anlayan ve muhatap, odur. Peygamberimiz de İslam dinini insanlara öğreten bir öğretmendir. İslam’ın prensiplerine Allah Kuranda, insanlara yapmalarını ve yapmamalarını istediği şeyler şeklinde yer vermiştir. Bunları da öncelikle Peygamberine öğretmiştir. Kuranın insanlar arasında anlaşılmasını sağlayan kişi de Peygamber Efendimizdir.

 

Bazen sözleri ile Kuranı açıklamış, bazı zamanlarda fiilleri ve hareketleri ile de bunu göstermiştir. Sünnet dediğimiz, Peygamber Efendimizin söz, fiil ve takrirleri, Kuran sonrasında en temel kaynaktır. Kuran ile Sünnet vaz geçilmez ve ayrılmaz iki parçadır. Biri olmadan diğeri düşünülemez ve anlaşılamaz.

İslam’ın temel kaynaklarından biri de kıyastır. Kıyasın, eşitlik ve denklik manasına gelen sözlük anlamı vardır. Kıyas, bir konu hakkında, ya kuranda ya da sünnette bulunan bir hüküm ile aynı illet ve nedensellik arz eden yeni bir konu hakkında bağ kurmaktır. Bir şeyin, başka bir şey ile ölçülmesi manasına gelir. İcma da, dinin temel kaynaklarındandır. İslam âlimlerinin, bir konu hakkında, aynı görüşe vararak, karar üzerlerinde birleşmeleri demektir. Kuran ve sünnet ışığında verilecek bir kararın, ortaklaşa alınmasıdır.

Kur’an, furkan, sünnet, inanç, ibadet, ahlak, muamelat, kıssav kavramlarını açıklayınız.

Kur’an, furkan, sünnet, inanç, ibadet, ahlak, muamelat, kıssav kavramlarını açıklayınız.

Kuran, Allah’ın Elçisi Hz. Muhammed’e, Cebrail adlı melek vasıtası ile Allah tarafından gönderilen ve iki kapak arasına yerleştirilerek Mushaf haline getirilen, yüz on dört sureden ve altı bin iki yüz otuz altı ayetten oluşan bir kitaptır.

Furkan, hak ile batılı birbirinden ayıran demektir. Doğruyu yanlıştan ayırt etmektir. Kuran surelerinden birinin de adıdır. Kuranı Kerim içindeki yirmi beşinci surenin ismi, Furkan’dır. Furkan, aynı zamanda Kuranı Kerim demektir.

İnanç, inanmak ile eş manadadır. Bir kişinin zihninde oluşan, kesinleşmiş durumun adıdır. Kabul etmek ve benimsemek gibi anlamları da içerisinde barındırır. Allah’a, bir ve tek olduğuna inanmak, dini inancı oluşturur. Elçisini tanımak ve emirleri ile yasaklarına uymak, inancı tamamlar.

 

İbadet, Allah’ın yarattığı insanlara sunduğu tüm iyilik ve nimetler karşısında istediği ve beklediği şeydir. Kulun, kendini yaradan Rabbine karşı vazifesi olan ibadet fiilini, bihakkın yerine getirmesidir. Belirli zaman dilimlerinde ve belirli şartların yerine getirilmesi ile Allah için yapılan tavır ve davranışlar bütününe, İbadet denir.

Ahlak, insani özellikleri ve güzelliklerin dışa yansımasıdır. Rahmani esintilerin, yaşam bulmuş halidir. Doğru olanı tercih edip yanlıştan dönmektir. İnsanın iyi ve güzel huylarını davranış ile şekil bulmuş haline, Ahlak denir.

Muamelat, İslam fıkhının ibadetler dışında kalan bütün kısmına denir. Hukuk anlamındadır. Bir Müslüman ya da insanın diğer insanlarla olan ilişki ve münasebetlerini, hem fert hem de toplum nazarında düzenleyen kurallar bütünüdür. Kıssa, ders çıkarılması gereken eğitici bir hikâyedir. Dini geleneğin yapısından ortaya çıkan ve bilgilendirme amaçlı masallardır.

Doğu ve batı dünyası için İznik’in önemli olmasının sebepleri nelerdir?

Doğu ve batı dünyası için İznik’in önemli olmasının sebepleri nelerdir?

Osmanlı devleti tarihini okuduğumuzda İstanbul başta olmak üzere birçok şehrin ismi geçmektedir. İstanbul, Edirne ve Bursa başkentlik yapmış iller olduğu için Osmanlı tarihi okuyanlar için dikkat çeken iller olmuştur. Osmanlının kuruluşunda çok önemli bir yeri olmasına rağmen adı çok da bastırıla bastırıla söylenmeyen bir şehir vardır: İznik şehri. İznik bizim tarihimiz için bu kadar önemli bir yer olmakla birlikte batı medeniyetleri içinde son derece önemli bir yerdir ve bu neredeyse kimsenin bilmediği bir şeydir. İznik’in hem bizim için hem de Batılı devletler için bu kadar önemli olma nedenlerini şöyle sıralayabiliriz.

 

Öncelikle batılı devletler için önemli olma sebeplerini yazalım İznik Hristiyanlık için önemli olan 1. Konsilin toplanma yeri olmuştur. Hristiyanlık dinini ilgilendiren çok önemli kararlar alınması onu önemli kılmıştır. Bizans da ki askeri valilik komuta merkezi olması da İznik’i Bizans ve batılılar için kıymetli kılması. Dini açıdan olduğu kadar stratejik açıdan da önemli olması da büyük bir etkendir.

 

Şimdi İznik vilayetinin doğu yani Türk ve Müslüman alemi için önemine bakalım İznik, Selçuklular tarafınca fethedilirken Helenistik dönemin de sonu olmuştur. Orhan gazi dönemin de alınan İznik Osmanlının merkezi ve Bizans’a karşı en büyük üst olarak Osmanlının büyümesindeki rolüyle de önemli bir merkez olmuştur. İznik’te bulunan hem batılı hem de doğu da bulunan devletlere ait eserler de onu dünya çapında önemli kılan bir ilgi merkezi yapmaktadır.

Osmanlı Devleti’nin kuruluş döneminde fetih yönünü batı olarak belirlemesinin nedenleri nelerdir?

Osmanlı Devleti’nin kuruluş döneminde fetih yönünü batı olarak belirlemesinin nedenleri nelerdir?

 

  • Osmanlı Devleti’nin bulunduğu coğrafi konum olarak Bizans sınırında olması o toprakları iyi bilmesine ve Bizans’a akınlar yapmasına neden olmuş ,sağlamıştır.
  • Gaza ve cihat anlayışı Osmanlı Devleti’nin batıya yönelmesinin bir diğer nedenidir. Osmanlı Devleti İslam için savaşan ve İslam’ı yaymak için çabalayan bir siyasi anlayış belirlemiş bu da onları batıya yöneltmiştir.
  • Beyliklerle ters düşmek istemeyen ve bütün beyliklerin birleşip Osmanlı üzerine gelmesini önlemek için ilk başta beylikler yerine batıya yönelmiştir.
  • Bizansın içinde bulunduğu karmaşalı hal de batı topraklarını cazip kılmıştır. Bizans Osmanlının kurulduğu dönem de kendi tekfurlarına bile söz geçiremeyen bir devlet olmuştu ve bu iç karmaşada en çok Osmanlı beyliğinin işine yaradı. Bu sebep de beyliğin batıya yönelmesinin deneleri arsında bulunmaktadır.
  • Osmanlı beyliği büyümeye başladığı dönem de batıda özellikle balkanlarda bir iç karmaşa ve düzensizlik vardı bu da Osmanlı yı batıya yönelten önemli bir sebeptir.

Osmanlı beyliği yukarıda ki maddeler ışığında büyük bir zaman dilimi batı üzerine yürümüştür.

 

Osmanlı Devleti Selçukludan sonraki dönem de kurulan birçok beylikten biriydi. Osmanlı bütün bu beylikler içinden sıyrılıp en büyük olan beylik olmayı başarmıştır. Bunu yaparken bir çok etken vardır. İyi sultanlar, ahilerin desteği gibi onlarca sayılacak etken vardır. Bu etkenlerden biri de Osmanlı Devleti’nin fetih hareketleridir. Osmanlı devleti akıllı bir fetih hareketi sürdürmüş ve Bizans üstüne yürümüştür. Bunun birçok nedeni varken önemli nedenleri şöyle sıralayabiliriz.

Anadolu’da kurulan ilk Türk beyliklerinin katkılarını açıklayınız?

Anadolu’da kurulan ilk Türk beyliklerinin katkılarını açıklayınız?

 

  • İlk olarak Bizans’a karşı olan fetih hareketlerinin hızlanmasını sağlamışlardır.  Anadolu daha kısa sürede Türk yurdu olmuştur.
  • İlk beylikler döneminde Anadolu üzerinde Bizans başta olmak üzere Gürcü ve Ermeni uluslarının baskısı vardı. Bu beyler Anadolu üzerindeki bu baskıyı kırmıştır.
  • Malazgirt zaferinden sonra Türkler üstüne ve Kudüs’e yapılan haçlı seferleri oldu. Anadolu’da kurulan bu beylikler bu seferleri durdurmayı başarmıştır.
  • Bir yeri kendi yurdunuz yapmak istiyorsanız o yerlerin ismini değiştirmek şarttır. Bu beyler onu yaparak Anadolu’nun isim babaları olmuştur.
  • Gösterdikleri ılımlı koruyan ve hoşgörülü siyaseti ile halkın güvenini kazanmayı başarmışlardır.
  • Fethedilen topraklara yaptıkları eserlerle fethedilen yerin kalıcı olmasını sağlamışlardır.

Beyler yaptıkları bu katkılarla ve devamında gelen devletlerin rolüyle Anadolu hala bizlere ait topraklardır.

 

Anadolu dünyanın bütün medeniyetlerinin ilgisini çekmiş ve çekmeye devam eden cennet topraklardır. Bu topraklar 1071 Malazgirt savaşından beridir Türklerin egemenliğine girmeye başlamış Yavuz Sultan Selim zamanında Osmanlı Devleti Anadolu’nun her yerini fethetmiştir ve o günden sonra tek parça olarak Türk yurdu olarak kalmıştır.

Selçuklu devleti zamanında hedef olarak Anadolu gösterilmiş ve çağrı ve Tuğrul beyler komutanlarına herkes nereyi fetih ederse orası onun malıdır diyerek, Danişment Gazi, Mengücek ve Artuk Bey gibi ordu için önemli olan komutanlarını Anadolu’ya göndermiştir. Malazgirt zaferinden sonra büyük komutan Alparslan Bizans’a karşı dünya tarihine kazınmış büyük bir zafer elde etmiş ondan sonraki komutanlar bu topraklarda ilk beylikleri kurmuşlardır. Bu beylikler yaptıkları çalışmalarla Anadolu’yu her anlamdan Türkleştirmiştir. Bu çalışmalar:

Devşirme bir hayat tarzıdır sözüyle ne anlatılmak istenmiştir?

‘’Devşirme bir hayat tarzıdır sözüyle’’ ne anlatılmak istenmiştir?

Osmanlı Devleti sistemlerin devletidir. Her gelen padişahın ayrı ayrı devlet faydası için birçok sistem denenmiştir. Bu sistemlerden biride devşirme sistemi olarak bilinen sistemdir. Bu sistem de çocuklar gayrimüslim ailelerden alınır ve Müslüman ailelerin yanına verilirdi. Bu şekilde Müslüman olarak yetişen çocuklar belirli ve sıralı bir şekilde eğitim alırlar, yetiştirilirlerdi. Bu eğitimlerden sonra devlete faydalı mevkilerde veya askeri sistem içinde kendilerine yer bulurlardı. Devşirme sistemi Osmanlının asker sayısını sağlamakta ve savaşlarda zaferler elde etmesinde her zaman devletin bel kemiği olan sistemlerdendir. Bu bilgilere dayanarak ‘’ devşirme bir hayat tarzıdır’’ sözünün anlamını yorumlarsak teki anlam elde ederiz.

 

Anlam olarak hayat tarzı denilen kelimenin yaşayış şekli olduğunu göz önüne almalıyız ve devşirmenin bir hayat tarzı yaşam biçimi olduğunu çıkarırız. İnsanlar bu yaşam tarzını benimserse devşirilmiş kabul edilir ve ordu içinde yer edinir. Bu yaşam tarzı nedir. Osmanlı devleti ilamı inançla yönetilen bir devlettir ve bu devlete yetiştirilen insanlarında İslam inancı çatısı altında yetişmesi istenir. İkinci olarak Türk yaşam ve ahlakını öğrenmeleri için Türk ailelerin yanına verilir, Türk örf adetlerinin yanı sıra bir Türk ailesinin ahlakıyla yetişirlerdi. Bunun yanı sıra bu kişiler Osmanlı adaleti ve hoşgörüsü alarak yetiştirilirlerdi. Bunların hepsini bir araya getirdiğimiz zaman kişiler için bir yaşam tarzı oluşturulur bu tarz onlara bir karakter olarak yapışır ve hayatlarının sonuna kadar bu tarzı taşırlardı. Bu cümlenin mantıklı yorumu budur ve bu kişiler devşirilmiş karakterli Müslüman olarak yetiştirilen birer Osmanlı ferdi olmuşlardır.