Yeni bir şehre taşındığınızı düşünün ve aşağıda verilen ortamlarda göstereceğiniz tutum ve davranışları yazınız.

Yeni bir şehire taşındığınızı düşünün ve aşağıda verilen ortamlarda göstereceğiniz tutum ve davranışları yazınız. Okulda, Arkadaşlarınızla, Mahallenizde…

Öncelikle şunu bilmeliyiz; her bir yeniliğin hayatımızda oluşturduğu avantajı ve dezavantajı bulunur. Bunlara olumlu ve olumsuz yanları da diyebiliriz. Farklı ortama girmek insanın kendi dünyasından çıkarak doğru ve yanlışları farklı bir çevrede tekrar inşa etmesidir.

Yeni çevre ve farklı ortamlar kişinin kişisel anlamda gelişmesine de büyük katkı sağlamaktadırlar. O halde diyebiliriz ki; insan ömründe bir çok kere farklı alanlara girmek ve bu farklı alanlarda alışageldiği o yaşantısını farklılaştırmak, değiştirmek ve karşı tarafa göre adapte etmek zorunda kaldığı durumlarla karşılaşabilir.

Yeni bir şehre taşındığımızda, burada yeni okul arkadaşlarımızla, yeni mahalle arkadaşlarımız olacaktır. Yeni bir okul demek yeni arkadaşlar ve yeni yeni fikirler demektir.

Böyle bir durumda başlangıçta utangaçlık duyuyor olsak bile, ilerleyen süreçte belki eski okulundan daha iyi kişilerle ve daha seni anlayacak insanlarla da bir araya gelebilirsin. Bu yüzden hem yeni olduğun için hem sonradan gelen kişi olduğun için onlara karşı daha ılımlı daha saygılı ve daha  anlayabilir bir şekilde davranmak gerekir.

Bir yerde yeni olmak demek; ezilmek ya da dışlanmak demek değildir. Bunu da unutmamak gerekir.

Yine böyle farklı bir ortama girildiğinde onların yaşam tarzlarını ve bulundukları yerdeki konumlarını da unutmayarak sadece kendi isteklerimiz doğrultusunda bir şeyleri yapmaya çalışmamalıyız. Bunun sonucunda karşı tarafın hiçbir oyun faaliyetlerini katılmamak gibi bir durum ortaya çıkar.

Bu da yeni girdiğimiz çevrede hiçbir şekilde arkadaş edinemememizi ve o buraya adapte olamamamıza sebep olacaktır. Oyuncaklarına, oyunlarına hoşgörülü bir şekilde yaklaşabilmeliyiz. Belki sana çok farklı gelecek şeyler olabilir, deneyebilirsin. Ve her zaman için oyun ortamında da, hayatta da, okul ortamında karşı tarafa saygı duyabilmekte önemlidir.

İyi bir konuşmacı mısınız yoksa iyi bir dinleyici misiniz?

İyi bir konuşmacı mısınız yoksa iyi bir dinleyici misiniz? Düşüncenizi sebepleri ile söyleyiniz.

İnsanların birbirleri ile anlaşabilmelerini sağlayan en önemli faktör iletişimleridir. İletişim dediğimiz şey o zaman diyebiliriz ki; iki kişinin birbirlerini anlayabilmeleri, anlaşabilmeleri ve bir etkileşim başlatabilmelerindeki en önemli faktördür. Biz iletişimi iki boyutta gerçekleştiririz. Öncelikli olarak konuşarak iletişim kurmaktır.

Bu karşı taraf bir etkileşim gerçekleştirmenin ilk ve en tabii yoludur. Bir de dinleyerek iletişim kurma yolu vardır. Bunun sebebi de dinleyerek karşımızdakini anlamak, onun duygu ve düşüncelerini içselleştirmek ve ona yine bir iletişim şekli olan konuşma ile yanıt ve geri dönüt ve vermektir.

Hayatımızın tamamını kaplayan bu süreç her insanda farklı şekilde işler. Bazı kişiler sürekli olarak konuşmayı ve etrafındakilerle konuşarak bir iletişim oluşturmayı ister. Bazıları ise dinleyerek kişileri daha iyi anladığını ve iletişimin aslında dinlemek ile başladığını savunur.

Ben her iki yöntem ile tercih edenlerdenim. Kişi karşı tarafla iletişim kurmasında öncelikle dili kullanmalıdır. İyi bir konuşmaya sahip olabilmek bu anlamda önemlidir. İyi konuşmacı olmak karşı tarafı kırmadan onun değer olarak kabul ettiği tüm yargı ve algılarına hitaben kırıcı küçük düşürücü bir sözde ya da alçaltıcı bir kelime kullanmamaya dikkat ederim, öyle olmalıdır.

İyi bir dinleyiciyimdir de. Kişileri anlayabilmek için ve onların duygularını içselleştirebilmek için iyi bir dinleyici olmak gerekir. Önemsenme herkes için eş durumunda olan ve değer olarak kabul edilen bir tutumdur. Bu yüzden konuşmak kadar dinlemekte önemlidir. Bu yüzden toplum içinde iletişim kuran bir insanda her iki özelliğin de var olması gerekir.

Aynı dili konuşanlar değil, aynı duyguları paylaşanlar anlaşabilir sözü ne demektir?

Aşağıdaki söz size ne ifade ediyor? Günlük hayatınızda bu sözü doğrulayacak bir durumla karşılaşıyor musunuz? Tartışınız. “Aynı dili konuşanlar değil, aynı duyguları paylaşanlar anlaşabilir.”

Dünya üzerine baktığımızda bizim gibi aynı süreçleri geçiren, aynı duyguları paylaşan, aynı fikirleri düşünebilen ve aynı bilgi birikimine bizim ihtiyacımız olduğu kadar onların da ihtiyacı olan ve okuyan almaya çalışan pek çok insan vardır. Yaratılışla insanlar bu tarz eksiklikler ve ihtiyaçlar üzerine yaratılmışlardır fakat bizlerden tek farkları bize yabancı olmalarına sebep olan ırkları farklı milletten, farklı ülkeden oluşları, belki ten renkleri ve konuşma şekilleridir yani dilleri.

Bu tarz farklılıkların olduğu bir dünyada tabii ki karşımızda yabancı bir ülkeden biri geldiğinde ve biz de o dili bilmiyorsak anlaşmak da sıkıntı yaşayacağız fakat şunu biliyoruz ki kişinin anlaşabilmesi demek sadece o dile sahip olması ya da o rengi, o kültüre hakim olması demek değildir. O kişiyle aynı duyguları paylaşır olmak bile onu anlayabilmemiz sağlayacaktır ve aramızda bir iletişim oluşturacaktır.

Kendimiz gibi bir çocuk düşündüğümüzde bizim gibi onun da eğlenmeye, arkadaşları gidip oyun oynamaya ihtiyacı vardır ve aynı duyguları oda hissetmektedir. Dilini anlayamayız ya da ten renklerimiz farklı olabilir ama aynı duyguları benim yaşadığım gibi o da yaşamaktadır. O yüzden benim hissettiğim her duyguyu oda hissedebilir. Bu şekilde de anlaşma ortaya çıkabilir.

Buna bir örnek verecek olursak 23 Nisan örneğini en doğru örnek olarak düşünebiliriz. O gün hangi dili, dini, ırktan olduğunun önemi olmadan pek çok çocuk aynı anda sevinebilir ve mutlu olabilir. Çünkü sadece belli bir ırka ya da millete özel kalınmış değil tüm dünyanın çocuk günüdür.

Evrensel olarak kabul edilen günler ortak kutlanır ve aynı duygular yaşanır ve bu duyguları yaşayan herkes birbirini rahatlıkla anlayabilir. Bazen aynı dili konuştuğun kişiyle bile iletişim kurup anlaşamazsın hiçbir şekilde birbirine benzemeyen ve aynı dili konuşamayan kişiler çok iyi anlaşabilirler; bunların hepsi de bu söze bir örnektir.

Gün içerisinde hangi iletişim yöntemlerini kullanıyorsunuz?

Gün içerisinde hangi iletişim yöntemlerini kullanıyorsunuz? Örnek veriniz.

Bu soruyu şöyle yanıtlayabiliriz. Gelişen teknoloji ağı sayesinde iletişim yönleri de ve türleri de farklılaşmıştır. En eski çağlarda iletişim yolu olarak önce duvarlara resim çizmeyi kullanıyorlarmış. Sonrasında dumanla haberleşme, kuşlarının gagalarına takılan minik notlar ve mektuplar ile haberleşme ardından kağıt bulunarak kağıda aktarılan yazılar ile haberleşme yerini bir süre sonra telefonlara bırakmıştır. Telefonlarda zamanla gelişen teknoloji ile cebimizde kadar gelen bir teknolojik yapıya dönüşmüştür.

Sadece evlerde ve bir tane olan telefon bir süre sonra herkesin elinde kullanabildiği, sadece konuşmak değil mesajlaşmak ve farklı paylaşımlarda bulunmak için kullandıkları bir alet haline gelmiştir.

Yine teknolojinin kişilere kattığı farklı iletişim yöntemleri bambaşka boyutlara vararak sosyal medya dediğimiz platformunun daha da önünde ve gözde olmasına ve bundan dolayı da kişilerin artık o sosyal platformlar aracılığı ile iletişim kurmalarına sebep olmuştur. Günlük hayat içerisinde en çok telefonlar kullanılmaktadır. İletişim yöntemi olarak bunun dışında mektuplar; yerini mesajlara bırakmıştır.

Örneğin, sosyal ağlar üzerinden ücretsiz kullanılabilecek mesajlaşma programları bulunur. Bunun yanı sıra sosyal medyanın daha da aktif kullanılması ile beraber sosyal mecralar iletişim yöntemlerini dönüşmüştür. Sadece tanıdığımız kişiler değil bizim belki hiç ulaşıp erişemeyeceğimiz kişiler ile iletişim kurulmaya başlanmıştır. Bu sosyal ağlar Facebook, Twitter, Instagram, YouTube gibi çoğaltılabilecek; herkesin kullandığı mecralardır. Ben de günlük hayatımda bu iletişim yöntemlerini aktif olarak kullanmaktayım.

Günlük yaşamınızda kendinizi ifade ederken nelere dikkat eder ve nasıl davranırsınız?

Günlük yaşamınızda kendinizi ifade ederken nelere dikkat eder ve nasıl davranırsınız? Söyleyiniz.

Günlük hayatımızda etrafımızda değer verdiğimiz kişilerle iletişim kurarken ve yine toplum içindeki herhangi bir taşıtta, okulda, mahallede ya da yolda iletişim kurarken seviyeli ve doğru bir yol izlemeliyiz.

İnsanların kalabalık ortamlarda birbirlerine zarar vermeden ve kendi alanlarına işgal ederek onları zor durumda bırakmadan, yaşayabilmenin tek yolu da budur. Günlük yaşantımız içerisinde de yine hal ve hareketlerimize ve sözlerimize karşı tarafı da düşünerek yön vermeliyiz.

Günlük hayatımda şunlara dikkat eder ve şu şekilde davranırım:

  • Konuşurken el ve kol hareketlerimize yerinde ve doğru kullanabilmek
  • Karşımızdaki kişiyi anlamaya çalışmak yani empati kurmak
  • Kendimizin de hoşlanmadığı ve belli sınırları olan noktalar da ileriye gitmemek karşı tarafında sınırları ve noktaları olduğunu düşünebilmek
  • İyilik eden iyilik bulur bunu unutmamalıyız ve insanlara karşı iyi bir şekilde davranmalıyız
  • Güzel sözler her zaman için iletişimi kuvvetlendiriciler günlük hayatta yakınlarımızla konuşurken de buna dikkat edebiliriz.

 

  • Karşı tarafı kırıcı, üzücü, kaba ve rencide edici sözlerden kaçınılmalıdır
  • Saygı her zaman önemlidir. Düşüncelerimizi tabii ki dile getirebiliriz. Bunu dile getirirken de karşımızdakine karşı en hafif tonda bir sesli kullanmalı ve hareketlerinize dikkat etmeli yani saygılı olmalıyız.
  • Karşı tarafın uzaktaki kişiye saygı göstermemizi sebebi onun bizden küçük ya da büyük oluşu olmamalıdır. Kriterlerimiz hep aynı olmalı kişiden kişiye göre değişmemelidir.
  • Söylenecek sözü gülümseyerek ve selam ile söylemek karşı tarafa daha mutlu edecektir.

Kişisel gelişiminize katkı sağlayacağını düşündüğünüz, sürekli erteleyip bir türlü yapamadığınız şeyler nelerdir?

Kişisel gelişiminize katkı sağlayacağını düşündüğünüz, sürekli erteleyip bir türlü yapamadığınız şeyler nelerdir? Anlatınız.

Kişinin kendisini tek bir alanda ya da birden çok alanda geliştirebilmesine  ve bu bilgi ve donanım ile ilerleyen yaşantısına devam etmesine kişisel gelişim diyoruz. Kişisel gelişim aktiviteleri herkesin hayatında muhakkak ki vardır. Bazı kişiler özellikle ödevlerini daha iyi yapabilme ve anlayabilme noktasında kendini farklı test ve videolar izleyerek geliştirebilir.

Kendimi düşündüğüm de kişisel gelişim anlamında ertelediğim şeylerden biri okumak istenen farklı kitap türlerine yönelişin daha yavaş bir şekilde gerçekleştirilmesidir, diyebiliriz.

Yabancı dil, dünya ve teknoloji ile beraber sadece sahip olduğumuz dilde konuşmak pek çok işverenin önemsemediği bir durumdur. Farklı bir yabancı dile de sahip olabilmek iş yaşantısında ya da okulda daha farklı bir konumda olabilmenizi sağlayacaktır.

Bu yüzden de ikinci bir dil öğrenebilmek kişisel gelişime en büyük katkılardan birisidir. Bu da benim kendi çapımda erteleyip bir türlü sonunu getiremediğim etkinliklerden birisidir.

Kişinin hayatının bir sürecini yazarı olarak devam ettirme isteği varsa günlük olarak düzenli rutinlerle bunun sıkılmadan gerçekleştirilmesi gerekir arada bir kopan ve bu aralıkların sürekli olduğu yazma faaliyetleri bir süre sonra bundan kişinin uzaklaşmasına olmasına sebep olacaktır. Kendi kişisel gelişim alanım için iyi ve düzenli yazı faaliyetlerinde bulunmak isterdim.

Kimine göre okumak insanı geliştirir, kimine göre de gezmek insanı geliştirir. Okuma faaliyetlerini gerçekleştirerek bu gelişim aşamasını tamamladığım süreçte bunu dünyanın pek çok ülkesine gezerek ve oradaki farklı mimari yapıları, yerleşkeleri, insanların yaşayış şekillerini görerek burada bizzat tespit edip gelişim noktasında farklı insanları tanıyıp repertuarı bu anlamda geliştirmek isterdim.

Sizin diğer insanlardan daha iyi yapabileceğiniz şeyler nelerdir?

Sizin diğer insanlardan daha iyi yapabileceğiniz şeyler nelerdir? Anlatınız.

Her insan farklı kişilik ve fiziki özellikler de yaratılmıştır. Bu farklılıklar içerisinde bir araya tek bir toplum içerisinde gelen insanların bulundukları topluma faydaları da o farklılıklar ile değişmektedir. Tek tip insan tipi, tek tip sorunun çözülmesine katkı sağlayacaktır. Birbirinden farklı olmamız birden çok sorunun bir anda çözülmesine ve toplum içinde faydalı olmasını sağlayacak bir ortam oluşturmaktadır.

Böyle bir ortam içerisinde eğer yaşadığı şartlarda elveriyorsa kendi yeteneklerini ve kendisi için daha uygun olan ve yapabileceği,  hem kendisine hem çevresine faydalı olabileceği alana yönelim gösterebilir ve bunu keşfedebilir. Bu şekilde düşündüğümüzde her insanın daha iyi yapabildiği iş ve daha iyi olduğu alan farklıdır. Benim çok iyi olduğum bir alanda bir başkası kötü olabilir. Bu o kişinin hiç bir beceriye sahip olmadığını göstermez. Onun çok iyi olduğu bir alanda beceri gösteremeyebilirim. Bu yaradılışından gelen özellik her kişinin farklı farklı konularda usta olmasını da sağlamıştır.

Sürekli olarak bir şeyleri okuyabilmek de okuyarak bilgi öğrenebilmekte bir yetenektir. Bana soracak olursanız; diğer insanlardan daha iyi yapabildiğim şeylerden biri budur. Sabır ile oturup bir metni bir dergiyi bir kitabı okuyabilmek ve buradan edinilen bilgileri başkasına aktarabilmek. O da çok önemlidir. Her yaş grubuna karşı farklı davranmak gerekir. Senin öğrenmiş olduğun şekilde bir başkası öğrenmek zorunda değildir. Bu anlamda çok iyi bir okuyucu olmam ve öğrendiğim bilgileri karşı tarafa, o kişinin gelişimine ve yaşına göre aktarabiliyor olmamda bir farklılıktır.

Yazma faaliyetinde bulunmam da bir başkasından daha iyi olduğum alanlardan birisi de bu da bir yetenektir ve sabırlı olup bir şeyin sonunu getirebilme ve devam ettirebilme yetisine dayanır.