Çevrenizdeki geri dönüşüm kutuları sizce ne işe yarar?

Çevrenizdeki geri dönüşüm kutuları sizce ne işe yarar?

Doğamızı kirleten nedenlerin başında insan atıkları gelmektedir. Dünya’ya attığımız çöpler her geçen gün daha da çoğalıyor ve bu durum Dünya’nın doğal dengesine büyük ölçüde zarar veriyor. Verdiğimiz bu zararlar sonucu Dünya üzerinde ki yaşanabilir alan, içilebilecek su ve hayvan sayısı her geçen yıl doğayı kirletmemiz sonucu giderek azalıyor. Fakat bu kaosa son vermek aslında çok kolaydır “GERİ DÖNÜŞÜM”.

Geri dönüşüm kısaca kullanmadığımız ve bu yüzden çöpe attığımız nesneleri tekrar kullanabilmedir. Geri dönüşümde atıkların tekrar kullanılmasından dolayı hem ekonomik olarak kişi ve ülkeye katkı sağlar hem de Dünya’yı kirleten atıklardan kurtularak doğanın daha temiz olmasını sağlar.

Belediyelerin koyduğu ve bence koymak zorunda olduğu geri dönüşüm kutuları sadece evimizdeki atıklardan kurtulmakla kalmaz, eğer doğru ve efektif bir şekilde kullanılırsa, atıklar ayrıştırılmış olacağından fabrikalarda plastik, metal ve kağıt ham maddesi çöplerden kolayca elde edilebilir ve büyük bir kaynak olabilir.

 

Çöpe atılan maddelerin neredeyse yarısını organik atıklar içermektedir. Bu atıklar organik olduklarından dolayı çevreye metan gazı yayarlar. Çevreye yayılan bu metan gazı atmosferimizi kötü etkiler. Geri dönüşüm ile elektrik üreten santraller ise bu metan gazını depo eder. Depo edilen bu gazlar borularda ki suların ısıtılması için kullanılır. Isınan sulardan oluşan su buharı pervaneleri döndürerek elektrik üretilir. Norveç’de yapılan bu işlem bir evin 6 aylık elektrik ve ısınma ihtiyacını karşılar.

Unutulmamalıdır ki geri dönüşüm bir tercih değil zorunluluktur. Geri dönüşüm ile hem kendi ihtiyaçlarımızı karşılar hem de Dünya’yı daha temiz bir yer haline getiririz.

Karışımların ayrılmasının ülke ekonomisine katkısı nedir?

Karışımların ayırılmasının ülke ekonomisine katkısı nedir? Tartışınız.

Ülkemizde karışımların ayrılması için yapılan çalışmalar sağlıklı bir çevre için önemlidir. Ayrıca ülke ekonomisine de katkı sağlamaktadır. Karışımların ayrılması ile yapılan enerji tasarrufunun ekonomiye ve doğal kaynakların tasarruflu kullanımına sağladığı katkı payı büyüktür. Bu nedenle ülkemizde karışımların ayrılması ile ilgili yapılan çalışmalara devam edilmesi, atıkların türlerine göre ayrılması ve geri dönüşümünün sağlanması ile büyük ölçüde enerji tasarrufu sağlanmaktadır. Cam, plastik, kağıt ya da metal olarak ayrılarak geri dönüşüm kutularına atılan katı atıklar ile bu maddeleri tekrar elde edebilmek için kullanılacak doğal kaynakların kullanımı konusunda da tasarruf sağlanmış olunur. Bu sayede de sınırlı olan doğal kaynaklarımız hammadde üretimi için kullanılmak zorunda kalmamaktadır.

 

Karışımların ayrılması için yapılan çalışmalar sayesinde katı atıkların geri dönüşümü sağlanarak harcanacak zaman ve iş gücünden de tasarruf edilir. Bu maddelerin yeniden üretimi için geçen zaman, üretim için harcanacak para ve enerji daha farklı ve daha etkin işler için kullanılabilir. Aynı zamanda geri dönüşüm çalışmaları ile yeniden kullanılan atıklar ve hammaddeler sayesinde çevre ve doğa da daha az kirlenmiş olmaktadır. Örnek verecek olursak kağıt elde edebilmek için pek çok ağaç kesilmektedir. Gereksiz yere tüketilen ve atılan kağıtların geri dönüşümü sağlanmadığı takdirde ağaç kesilmeye ve hammadde üretimi yapılmaya devam edilecektir. Bu durumda da hem oksijen için gerekli olan ağaçlar kesilerek doğaya zarar verilmekte hem de kesilen ağaçlardan hammadde üretimi için gereksiz yere enerji ve iş gücü harcanmaktadır. Tüm bunlar düşünüldüğünde karışımların ayrılmasının ülke ekonomisine ve ayrıca çevreye, doğaya sağladığı yararlar oldukça fazla olmaktadır.

Günlük hayatımızda eleme yöntemi kullanarak birbirinden ayırdığımız karışımlara örnekler verebilir misiniz?

Günlük hayatımızda eleme yöntemi kullanarak birbirinden ayırdığımız karışımlara örnekler verebilir misiniz?

Karışımların ayrılması için eleme, süzme, buharlaştırma, damıtma gibi pek çok farklı yöntem olmakta ve seçilecek olan yöntem karşımı oluşturan maddelerin fiziksel ve kimyasal özelliklerine göre değişmektedir. Katı- katı heterojen karışımlar içerisinde bulunan maddeler eleme yöntemi kullanılarak birbirinden ayrılabilmektedir. Karışım içerisinde bulunan maddelerin tanecik boyutlarının farklı olması gibi fiziksel özellikleri sayesinde pek çok karışım birbirinden kolaylıkla ayrılabilmektedir. Günlük hayatımızda da eleme yöntemi kullanarak birbirinden ayırdığımız katı karışımlar oldukça fazladır. Tanecik boyutlarının farklı olması nedeni ile eleme yöntemi kullanılarak karışımların ayrılması mümkün olmaktadır.

 

Günlük hayatımızda çoğu zaman katı karışımları ayırabilme ihtiyacı duymaktayız. Eleme yöntemini kullanarak ayırma işlemi yapılan katı karışımlara çakıl ve kum, kömür ve kömür tozu gibi karışımları örnek olarak verebiliriz. Çakıl ve kum, kömür ve kömür tozu maddeleri sahip oldukları tanecik boyutlarının farklı olması nedeni ile eleme yöntemi ile çok kolay ayrılabilirler. Tanecik boyutu daha küçük olanlar eleğin altına geçerken, boyutu büyük olan tanecikler eleğin üzerinde kalarak ayrılmış olmaktadır. Ayrıca gıda sektöründe de sıklıkla kullanılan eleme yöntemi, farklı boyutlardaki meyvelerin ya da bakliyatların ayrılması amacı ile kullanılmaktadır. Bunların dışında aldığımız unu içerisindeki kepekten ya da iri kalmış tanelerden ayıklamak için de gene eleme yöntemine ihtiyaç duymaktayız. Eleme yöntemi günlük hayatımızda karışımların ayrılabilmesi için çok işimize yarayan bir  metot olmakla birlikte istenilen tane boyutuna göre seçilebilecek elekler ile iri ve ufak tanecikler birbirinden ayrılabilmektedir.

Hava yağmurlu ise nasıl önlem alırsınız?

Hava yağmurlu ise nasıl önlem alırsınız?

Oyun oynamak, gezmek, okula gitmek, alış veriş yapmak ya da daha başka bir çok sebeplerle dışarı çıkarız. Üzerimize bazen kaban giyer bazen de ince bir kısa kollu ile gideriz. Bazen ayaklarımız suya batmasın diye kaldırımın en ucundan gider bazen de serinlemek için çimenlerin sulandığı yerlerden geçeriz.  Tüm bu durumları etkileyen telefonumuzdan, televizyonumuzdan ya da radyodan öğrenebileceğimiz hava durumudur. Yağmur yağdığı zaman şemsiyemizi alıp güzel ve sakin bir yürüyüşe çıkabiliriz.

 

Eğer şemsiye taşımak istemiyorsak içinde şu geçirmeyen kıyafetlerden yani yağmurluklardan alıp gideceğimiz yere gidebilir ya da gezebiliriz. Ben yağmurda yürümeyi çok severim bu yüzden tüm seçenekleri de denemişliğim vardır.  Mesela yağmur yağdığı zaman terliklerle dışarı çıkmamalıyız. Yoksa benim gibi vıcık vıcık olan ayaklarınız kayar ve düşersiniz. Bu yüzden yağmur yağdığında bot, çizme gibi ayakkabılar tercih etmeli ya da en azından kapalı ayakkabılar seçmeliyiz. Yağmur yattıktan sonra oluşan şu birikintilerine çok yakın durmamalıyız. Çünkü yanımızdan geçen arabaların bizi ile o sular üzerimize sıçrayabilir.

Evinizde hangi hayvani beslemek istersiniz?

Evinizde hangi hayvani beslemek istersiniz?

Doğada her canlının bulunmasının bir sebebi vardır. Her canlının neslinin azalması ya da çoğalmasının da haliyle sonuçlar doğurması olasıdır.  Canlılar içerisinde de hayvanlara karşı ayrı bir ilgim var. İster evcil olsun ister yabani olsun fark etmez tüm hayvanları çok seviyorum. Bir tek yılan hariç çünkü ondan korkuyorum. Yılanla da ilk tanıştığımda çok küçüktüm. Köyde tarlalarda çiçek toplarken bir gün yılan gördüm ve bana zarar verecek diye çok korktum. Sonuç olarak o benden kaçtı ben de  ondan ama yine de korkuyorum. Ve evimde beslemek istemeyeceğim tek hayvan yılan olabilir. Hayvanları çok seviyorum bu yüzden sirk gibi yerleri sevmiyorum. Buralarda dostlarımıza kötü davranıldığını düşünüyorum.

 

Aynı şekilde kürklü kıyafetlere de çok karşıyım. İnsanların kıyafetlerinde hayvan derisinin kıllarının yeri olmamalı bana göre. Bazen tüm hayvanları  beslemek hepsine ben bakmak istiyorum. Fakat buna da ne imkânlarım yetebilir  ne de ben yapabilirim. Ama en azından sevdiğim küçük dostlarımı evimde besleyebilirim. Şu ana kadar bir çok hayvani evimde besledim. Mesela isimleri edi ile büdü olan balıklarım vardı. Onlar öldükten sonra cevdet isimli bir muhabbet kuşu besledim. Cevdet çok akıllı bir kuştu ve bir çok kelimeyi söyleyebiliyordu. Fakat bir gün açık bir cam bulup özgürlüğe kavuşmayı seçti. Şimdi ise adını Pamuk koyacağım bir kedi beslemek istiyorum. Onunla ilgilenip tüm ihtiyaçlarını karşılamak istiyorum en önemlisi de sevgi ihtiyacını.

Hayvanların ve bitkilerin yaşamlarını sürdürebilmeleri için nelere ihtiyaçları vardır?

Hayvanların ve bitkilerin yaşamlarını sürdürebilmeleri için nelere ihtiyaçları vardır?

Evimizin ya da okulumuzun çevresinde bir çok hayvanla ya da bitki ile karşılaşırız. Bazen kulaklarını sallayarak koşan bir köpeği görür bazen kendi patisini temizleyen bir kedi. Bazen kendi kabuğunun içine saklanmış kaplumbağalar günümüzü aniden güzelleştirir. Bazen yolda yürürken bir kır papatyası görür hemen koparıp koklamak ya da taç yapmak isteriz. Bazen bu kir papatyaları ile seviyor sevmiyor falları bakarız. Seviyor çıkınca sevinir sevmiyor çıkınca aman canım böyle fal mi olur der papatyamızın kalan kısmını atarız. Bazen bir gül görürüz komşumuzun bahçesinde dikenine aldırmadan yapraklarına, kırmızı, pembe, beyaz yerlerine dokunmak hemen koklamak isteriz. Köye gittiğimizde ise yabani çimenlerde meralarda otları yiyen inekler, atlar, eşekler görürüz.

 

Yaklaşmaya korksak da uzaktan uzağa severiz onları. Hele bir de yavruları varsa yanlarında asla gözümüzü ayırmayız. İzlemeye duymadığımız bu sevimli dostlarımız nasıl hayatta kalıyorlar ne yiyip ne içiyorlar diye bir düşünürüz. Evet toprakta yetişen büyüten her bitki güneşe muhtaçtır. Yeşil yerlerinde  bulunan kloroplastları sadece güneş ışığında fotosentez yapabilir. Fotosentez yani kendi besinini üretebilme yeteneği sayesinde büyür ve otçul ya da etcil canlılara yem olurlar. Yasam döngüsü de böyledir. Otları çekirgeler, çekirgeleri fareler, fareleri yılanlar, yılanları kartallar yer. Başka bir örnekle ise lezzetli otları inekler yer bizler de o inekleri yiyerek proteinli besleniriz.  Hayatta kalabilmemiz için hayatta kalmalarını sağlamalıyız.

Çevrenizde gördüğünüz bitki ve hayvanlara örnek veriniz.

Çevrenizde gördüğünüz bitki ve hayvanlara örnek veriniz.

Her gün okula giderken, gezerken, oynarken, koşarken çevremizde canlı ya da cansız bir çok nesne ile karşılaşırız. Bunlardan kimisi farklı özellikleri ile dikkatimizi çekerken kimisini de her gün gördüğümüz halde dikkatimizi çekmez. Örneğin okulumuzun bahçesinde çöp kutusu olduğunu ve rengini biliriz fakat okulumuzun bahçesinde kaç tane çöp kutusu olduğunu bilmeyiz. Çünkü her gün gördüğümüz çöp kutularını sayma gereksinimi duymayız. Aynı şekilde canlı varlıklarda da aynı problemi yaşarız. Her gün okulumuza giderken köpekler görürüz. Kimisi benekli kimisi siyah kimisi sarı renkli bu köpeklerle çok iyi anlaşırız. Çünkü sürekli  okulumuzun etrafındaki bu köpekler bize çok alıştı ve bizi hiç korkutmuyorlar. Bazen de kendi kuyruklarını kovalayan kediler görüyoruz. Çoğunluğu tekir olan bu kediler hemen her yerde görebileceğimiz kedilerden.

 

Okul çevresinde gördüğüm en ilginç hayvan kabuğunun içine saklanmış kaplumbağa idi. Tabi bir de upuzun kuyruklu kertenkele vardı. Bazılarından korksam da hayvanları çok seviyorum. Hepsinin değişik özellikleri var. Okulumuzun ya da evimizin etrafında görebileceğimiz hayvanlar olduğu gibi bir de bitkiler vardır. Bitkiler toprakta yasayan ve pasif hareket edebilen canlılardır. Okulumuzun ya da evimizin çevresinde en çok ortası sarı etrafı beyaz mis kokulu papatyalardır. Bir de okulumuzun bahçesinde ki güller. Her biri farklı renkte olan güller çok güzel kokarlar. Çevremizde karşılaşabileceğimiz bitkilerden birisi de asmalardır. Son baharda  üzümünü yediğimiz asmalar yazın da bize gölge yapar.