Zaman, şiire göre nasıl ele alınmaktadır?

Zaman, şiire göre nasıl ele alınmaktadır?

“NE İÇİNDEYİM ZAMANIN

Ne içindeyim zamanın
Ne de büsbütün dışında;
Yekpare geniş bir anın
Parçalanmış akışında,
Bir garip rüya rengiyle
Uyumuş gibi her şekil,
Rüzgârda uçan tüy bile
Benim kadar hafif değil.

AHMET HAMDİ TANPINAR”

 

Ahmet Hamdi Tanpınar’ın bu şiirinde bahsettiği zaman kavramı, aslında şairin o an yaşadığı ruh halinden bazı ipuçları vermektedir. Zaman geçmişte vardır, şu an zamanın içindeyiz ve gelecekte de zaman kavramı olacaktır. Şairin dizelerine baktığımızda, yaşadığı o zaman diliminde kendisin biraz daha özgür hissetmek istediğini ve hatta zaman kavramı içinden çıkıp başka bir boyutta yaşamak istediği anlamı da çıkarılabilir. Şiirde “ne içindeyim zamanın ne de dışında” gibi mısralar şairin o gün için içinden çıkamadığı bazı ruhsal burhanların olduğunu ve bu durumu ancak bu şekilde itiraf ettiği de söylenebilir.

Şiiri felsefi bir bakış açısıyla inceleyecek olursak; “zaman” kavramının şiir içinde betimle olarak kullanıldığı söylenebilir. Ayrıca dizelerde kullanılan diğer kavramların da daha net ve anlaşılır şekilde ifade edilmesi gerekmektedir. Bu şekilde felsefi bir metin olarak bu şiiri kabul edemeyiz. Çünkü kavramlar net bir şekilde açıklanmamış ve benzetme yoluyla ifade edilmiştir. Ayrıca şair, yaşadığı olay hakkında detaylı bir açıklama yapmamış ve olaylarda bir ikilem yaşadığı da göze çarpmaktadır.

1 Star2 Stars3 Stars4 Stars5 Stars (Henüz Oy Verilmemiş)
Loading...

Herhangi bir konuda bir insanın tanıklığına dayanarak bilgi edinme durumu

Herhangi bir konuda bir insanın tanıklığına dayanarak bilgi edinme durumunu, bilginin güvenirliği açısından değerlendiriniz.

Merak edilen ve araştırılan bilgilerin, doğru bilgiye ulaşmak amacıyla güvenilir olması gerekir. Çünkü bilgi, gerçeği ve hakikati bilme durumudur ve insan öğrenmek istediği konuları araştırmaktadır. Hatta bu hak anayasal bir hak olarak da kabul edilmiştir. Bilgisiz insan yaşamı boyu neyi yanlış yaptığını bilemediği gibi bazı hayatı konularda tehlike altına bile girebilir. Bu nedenle doğru bilgiye ulaşmak son derece önemlidir.

Günlük hayata baktığımızda, insanların ihtiyaçlarını karşılayan bilgilerin daha değerli olduğu ve bunu belirleyenin de insanın öncelikli hayati ihtiyaçları, ekonomik veya kişisel ihtiyaçları olduğu söylenebilir. Bunu biraz daha açacak olursak; bir bilgi bir kişi için çok değerli ve vazgeçilmez olabildiği gibi diğer bir kişi için bu bilgi çok fazla değer taşımayabilir. Bu da bilginin kişisel olarak önemini gösterir.

İnsanların daha hızlı ve kolay bilgi edinmeleri için gazeteler, dergiler gibi basılı yayınlar olduğu gibi çağımızda internet ortamında da öğrenilmek istenilen bilgiye çok hızlı bir şekilde ulaşmak mümkündür. Özellikle internet ortamında paylaşılan bilgilerin birçoğu kişilerin ihtiyaçları düşünerek oluşturtulmakta ve ona göre düzenlenmektedir. Ancak internette karşımıza çıkan bu bilgiler ne kadar doğru ve ne kadar gerçeği yansıtmaktadır. İşte burada dikkat edilmesi gereken bazı hususlar ortaya çıkar.

 

Filozoflara göre, doğru bilgiye ulaşmak için başvurulacak kaynaklar; bilir kişiler, hakem heyetleri, devlet sistemleri ve uzman görüşleri olarak sınıflandırılmıştır. Araştırılan bir bilginin doğru ve güvenilir olduğunu hangi kaynaktan olursa olsun bu kıstasları taşıyan kişiler tarafından açıklanmış olmasına azami dikkat edilmelidir. Karşımıza çıkan her bilgiyi doğru olarak kabul etmek bizi çok büyük bir yanılgının içinde attığı da muhakkaktır. Özellikle internet siteleri üzerinden edilen bilginin kaynağının çok iyi araştırılması ve konunun uzmanın tarafından mı yayınladığı dikkatlice incelenmelidir. İnsan ancak doğru ve güvenilir bir bilgiye bu şeklide ulaşır.

Tüm bu açıklamalarımız sonucu diyebiliriz ki; bir kişinin tanıklığı konusunda bilgi vermesi için o konu hakkında uzman olmasının gerektiği noktasıdır. Yoksa sadece kendi gözlemleri ve öngörüsüyle bir kişinin sadece tanıklık yaparak doğru bilgi vermesi mümkün değildir.

1 Star2 Stars3 Stars4 Stars5 Stars (Henüz Oy Verilmemiş)
Loading...

Bir gün sonunda aşağıdaki şablona bir günlük tutunuz.

Bir gün sonunda aşağıdaki şablona bir günlük tutunuz. (Bir gününüzü anlatan bir günlük yazınız.)  

Bugün 1 Mayıs. Hava olabildiğine güzeldi. Okulumuz 1 Mayıs olduğu için tatil ve hafta içine geldiği, okula gitmediğim için son derece memnunum. Hafta arası bir gün alarm ile uyanmamak, istediğin saatte uyanmak muhteşem idi. Ben de her sabah günün ilk ışıkları ile uyanır iken bugün ilk defa haftalar sonra bir Çarşamba günü saat 10.00 da uyandım. Kendime bir ziyafet yapıp güzel bir kahvaltı hazırladım. Doya doya zaman derdi olmadan, keyfi keder bir kahvaltı yaptım.  Kahvaltımı bitirdikten sonra biraz sosyal medyada gezindim, takipçi sayılarıma baktım. Artmış idi ki bu da beni son derece memnun etti. Bu keyifle bir güzel, giyinip, kuşanıp, sokaklara attım kendimi. Hep izlemek istediğim bir film vardı.

 

Arkadaşlarım ile buluşarak öğleden sonra iki gösterimine gittik. Üstelik çarşamba olduğu için indirimli bilet aldık. Hem de öğrenci olmamıza rağmen ekstra indirim kazanmış olduk. Filme hepimiz gittiğimize memnun kaldık. Hatta yeniden gidelim diye karar bile verdik. Sonra artık acıkmıştık ve AVM içinde yer alan ev yemekleri ile meşhur olan bir adrese girip, benim favori yemeğim olan mantıyı afiyetle yedik. Ama bununla da yetinmedik gittik bir de zincir kahve dükkanlarından birinde kahve içtik. Sonra evlere dağıldık. Eve geldiğimde yorgun ama mutluydum. Tıka basa da kendimi doymuş hissediyordum akşam yemeği yemeden annemi öpüp hemencecik uyudum. Bugün güzel bir gündü.

1 Star2 Stars3 Stars4 Stars5 Stars (Henüz Oy Verilmemiş)
Loading...

İnsanın özgürlük olduğu görüşüne nasıl ulaşılmıştır?

İnsanın özgürlük olduğu görüşüne nasıl ulaşılmıştır?

Özgürlük kavramı felsefedeki kavramlar arasında en çok tartışmaya yol açan kavramlardan biridir. Bu konu ile ilgili birçok düşünür görüşe sahiptir. Öncelikle özgürlük bölümlere ayrılmaya çalışılmıştır. İnsan özgürlüğü, kişi özgürlüğü ve toplumsal özgürlük olarak üç parçada incelenmeye çalışılan bu kavram, kişi özgürlüğünün daha önemli olduğu düşüncesinden hareketle sorgulanmaya devam eder. Kişi özgürlüğünün bu diğer iki özgürlük çeşidinden daha önemli olma sebebi; onları bir araya getiriyor oluşudur ve kişi özgürlüğü olmasa diğer iki özgürlük türünden de bahsedilemeyecek olmasıdır.

Kant’a göre özgürlük, eylemlerin değil istemelerin özgürlüğüdür. Kişi isteklerinde özgür olabilir. Bu durum Sartre’a göre farklıdır. O, özgür olmaya mahkûm olduğumuzu çünkü “özgür olamamada özgür olmadığımızı” söyler. Bu görüşü ile özgürlük kavramına radikal bir bakış açısı getirmiştir.

 

Kuçuradi, özgürlüğü insanın bir özelliği olarak tanımlar fakat herkesin özgür olamayacağını da bu görüşe ekler. Yalnızca bazı kişilerin özgür olabileceğini söyler. Ona göre özgürlük, değerli eylemde bulunma olanağıdır. İnsanın özgürlüğüne bu yönüyle büyük bir vurgu yapar. İnsan ancak kendini özgür hissettiği zaman mutluluğu yakalamış olur.  J.J. Rousseau’da bu şekilde tanımamıştır kişinin özgürlüğünü.

Ancak özgürlük terimi kime ve neye özgürlük olarak da tartışılmaktadır. Bazı durumlar bir kişinin özgürlüğü gibi görünse de bu durum başka kişilerin özgürlüğünün kısıtlanması olarak da görülebilir.

1 Star2 Stars3 Stars4 Stars5 Stars (1 Oy, Ortalama: 5,00 toplam 5)
Loading...

Şimdiki An

“Şimdiki an”ın ne anlama geldiğini açıklayınız.

Geniş bir zaman dilimi değildir, sürekli değişkenlik içindedir. Herakleitos’un “panta rhei” ifadesinde olduğu gibi “her şey akar” anlamında da kullanılabilir bu söylem. Şimdiki zaman bir suyun akışı gibi bir süreğenlik ve değişkenlik içindedir. Bakıldığında su yerinde duruyor gibi görünür ancak dere sürekli akıyordur fakat orada akıp giden su sürekli değişmektedir.  Her bakıldığında az önce görülenden farklı bir su birikintisi akıp gitmektedir. Şimdiki an deyimi de tam olarak bununla alakalı bir durumdur denilebilir. Zaman her an geçmekte ve geçen her saniyelerle şimdiki an değişmektedir. Biz zaman dilimi içinde bu geçişi saatlerle, haftalarla ve aylarla tabi ederiz. Fakat şimdi ki an dediğimizde o an yaşanılan ve içinde olunan zaman dilimi kastedilmektedir.

 

Milisaniyede dahi çok şey değişir, şimdiki an da her an değiştiği için durmak bilmeyen bir süreğenlik ve değişkenlik içerir. Yaşanan o anı temsil eden şimdiki an kavramı, belli bir zaman diliminden söz edebilir fakat sürekli değiştiği için aslında ne zamandan bahsedildiği net değildir. Bunun sebebi de “şimdiki an”ın da aslında “şimdiki an” olmasıdır. Bir önceki “şimdiki an” geçmiştir ve yeni bir “şimdiki an” yaşanmaktadır.

Bu açıdan değerlendirince kafa karışıklığına sebep olan fakat aslında anlaşılması sabit şimdiki an kavramı, anın değiştiğini fakat o an içinde şimdinin yaşandığını ifade eder ve bitmek bilmeyen bir devamlılık ile sürekli değişkenlik göstermektedir.

1 Star2 Stars3 Stars4 Stars5 Stars (1 Oy, Ortalama: 5,00 toplam 5)
Loading...

Sanatsal bir ürün fayda sağlar mı?

“Sanatsal bir ürün fayda sağlar mı? Fayda sağlarsa sanatsal niteliğini yitirmiş olur mu?” Yorumlayınız.

Sanatsal ürünler yalnızca fiziki anlamda fayda sağlamazlar. Sanatların tamamı estetik zevke hitap ettiği için fayda sağlayan olgulardır fakat fiziki anlamda da fayda sağlayan sanatlar da bulunmaktadır ki bu da sanatın faydalarını somut biçimde gözler önüne sermektedir. Fayda sağlayan sanatsal eserler de sanatsal niteliğe sahiptir çünkü her sanat eseri ruha fayda sağlamasından ötürü bir yarara sahiptir.

 

Bunlar dışında gümüşçülük, bakırcılık, takı sanatları gibi sanatlar; dokuma, kilden şekil verme, camcılık, yazı yazma gibi sanatlar da fayda sağlayan sanatlardır. Bunlar somut olarak fayda sağlayan fakat buna rağmen sanatsal niteliğini koruyan sanatlardır.

Fayda sağlayan şeyler aynı zamanda sanatsal da olabilir hem somut yarara hem de ruha faydası dokunan sanatlar; kişiyi yaparken de rahatlatan, somut biçimde işine de yarayabilen sanatlardır ve bu eserler sanatsal niteliklerini yitirmezler.

Her sanatsal ürün fayda sağlar ve bunun yanı sıra sanatsal değerlerini de kaybetmezler. Fayda sağlıyor olması estetik değerden yoksun olmasını ya da sanatsal çerçevede değerlendirilemez olmasını gerektirmez. Sağladığı bu fayda bazı kişilerce eleştirilse de her sanat eseri sağladığı faydalar neticesinde sanatsal niteliğini kesinlikle yitirmemektedir.

1 Star2 Stars3 Stars4 Stars5 Stars (1 Oy, Ortalama: 5,00 toplam 5)
Loading...

Güzellik bakılanda değil, bakanın gözündedir.

“Güzellik bakılanda değil, bakanın gözündedir.” Sözü, hangi güzellik anlayışına aittir? Açıklayınız.

Güzelliğe öznel ve nesnel iki çeşit bakış söz konusudur. Nesnel bakış daha sabit bir fikri ifade eder, kişiden kişiye fazla değişkenlik göstermez ve herkes için ifade ettiği şey çok da farklı değildir. Öznel görüş için aynısı söz konusu değildir. Öznel görüşe göre güzellik anlayışı herkes için farklı olabilir. Bu; güzellik için, diğerine göre daha doğru bir yaklaşımdır. Herkes baktığı şeylerde farklı anlamlar bulabilir. Bu anlamlar özel duygulara hitap edebilir. Bu sebeple bu söz de öznel güzellik anlayışını ifade etmektedir.

 

Öznel görüşte bir nesneyi güzel bulmak ona yalnızca bir anlam yüklemekle olmaz. Kişisel estetik zevkler de güzellik anlayışında etkilidir. Bu sebeple öznel bakış ile görülen nesne çok küçük bir topluluk için oldukça güzel kabul edilirken aynı zamanda geniş kitlelerce estetik zevkten uzak kabul edilebilir. Estetik zevk de güzellik anlayışı da kişiden kişiye değişebilecek bir şey olduğu için önemli olan bakılan değildir, görülendir. Nesneler görülmek istenildiği şekilde estetik zevk algısına göre seçilerek algılanır. Bu şekilde güzel ile güzel olmayan kişisel olarak ayırt edilir.

Bir kişi için güzel olan bir obje, eser veya sanat eseri başka biri için güzel olarak kabul edilmez. Burada kişisel zevklerin ve beğenilerin öne çıktığını görürüz. Ayrıca her eserin herkes tarafından güzel olarak kabul edilmesi de beklenemez açıkçası.

1 Star2 Stars3 Stars4 Stars5 Stars (1 Oy, Ortalama: 5,00 toplam 5)
Loading...