Yaşadığınız yeri tanıtan kısa bir yazı yazınız.

Yaşadığınız yeri tanıtan kısa bir yazı yazınız.

Ailemiz, okul çevremiz, okul arkadaşlarımızla sokak arkadaşlarımızın olduğu yer yaşadığımız yer olarak tarif edilir. Yaşadığım yer biri mahalledir. Bu mahalle içerisinde kendi yaşıtlarım ve yaşıtlarım olmayan pek çok çocukla doludur. Beraber oynayabileceğim ve vakit geçirebileceğim okul dışındaki alanda aktivitede bulunabileceğim sokak arkadaşlarım bulunuyor. Bunlarla güzel vakit geçirebiliyor ve kendimi dinlenmiş olarak hissedebiliyorum. Yine yaşadığım çevreye baktığımda pek çok bakkal, manav ve marketin bulunduğu bir alanda bulunuyorum. Pek çok dükkan alışveriş yapılmasını sağlamaktadır. Çevremizin temiz olabilmesi için her sabah belediyeden belirli kişiler gelerek temizlik yapıyor. Okul yolunda yürürken çöplere rastlamıyoruz ve bu şekilde daha sağlıklı bir alanda yaşamış oluyorum. Ben daha çok yeşilliklerin olduğu yemyeşil bir alan olmasına ve okul yolunda yürürken böyle bir manzara ile karşılaşabilmeyi isterdim.

Yaşadığım yer bir mahalle alanından oluşuyor. Bu mahallede pek çok kişi bir arada yaşıyor. Birbirlerini gördüklerinde konuşan insanlar bulunuyor. Alışveriş yapabilmemiz için çeşitli kamyonetlerle beraber sebzeciler ve meyveciler geçiyor ve buradan alışveriş yapan, sepetlerle evine yiyecek alan pek çok komşunuz bulunuyor. Biz de bu şekilde ara ara ev alışverişimizi yapmaktayız. Yaşanılan yerin yaşanabilir alan olarak kullanılmasını sağlayan ve insanları birbirine yaklaştıran şey dayanışmadır. Yardımlaşma ve dayanışmanın olduğu ve gerektiğinde kişilerin birbirlerine yardım ettikleri bir yerde yaşamaktayım. Bundan dolayı kendimi şanslı hissediyor ve mutluyum.

Millî kültürümüze ait bir efsane araştırınız.

Millî kültürümüze ait bir efsane araştırınız.

Efsaneler bir milletin var olduğunu gösteren simgelerdir. Efsane dediğimizde o dönemde yaşayan milletin gelenek ve göreneklerini de içerisinde görebileceğimiz yazım türleri aklınıza gelebilir. Çok eski bir yazın türü oluyor olsa bile günümüzde hala bu efsanelerin konuşulduğu ve üzerine çeşitli makalelerin yazıldığı bilinmektedir. Her milletin bir efsanesi bulunmaktadır ve bu efsaneler içerisinde en çok bilineni Kız Kulesi efsanesidir. Bu efsaneye göre bir krallık da yaşayan bir padişah varmış. Bu padişahın dillere destan güzellikle bir kızı bulanıyormuş. Bir gün padişah rüyasında kızının bir yılan tarafından sokulduğunu görmüş o kadar çok korkmuş ki o anki heyecanı ile uyandığında ne yapacağını şaşırmış. Terler içerisinde uykudan uyanan padişah günlerce düşünmeye başlamış ve sonunda kızının yılan tarafından sokulup ölmesini engelleyecek bir çözüm bulmuş. O bölgenin kocaman bir denizi varmış. O denizin tam ortasında bir kule inşa ettirerek bu kulede kızını saklayabileceğini düşünmüş. Askerlerine emir vererek devasa bir kule yaptıran padişah bu kulenin içerisine kızını hapsetmiş.

 

Günler günleri kovalamış padişahın içi rahatmış çünkü hiçbir şekilde kızının ölmeyeceğini uzun süre yaşayacağını bu sayede kendisinin de kızını koruduğunu düşünüyormuş. Derken bir haber gelmiş ve kule bekçisi kızın hastalandığını söylemiş. En ünlü doktorlar gelerek kızın hastalığını çok zor da olsa iyileştirmişler. Tekrar eski sağlığına kavuşan güzeller güzeli kız kulede kalmaya devam etmiş. Bu sırada kızın hastalandığını duyan etraftaki herkes güzel hediyeler göndermeye başlamışlar. Kulenin içi dışarıdan gönderilmiş hediyelerle dolarken, yaşlı bir kadın da elinde bulunan bir üzüm sepetini Sultan’ın kızına hediye olarak sunmuş. Herkes çok mutlu ve hiçbir sorun yokken güzeller güzeli kız uykuya dalmış. Yaşlı kadının getirdiği üzüm sepetin içerisinde hiçbirinin fark etmediği bir yılan varmış. Bu küçük yılan kıza gelerek onu uyurken sokmuş ve öldürmüş. Kral her ne yaparsa yapsın yine de kızını koruyamamış.

Karagöz ve Hacivat hakkında neler biliyorsunuz?

Karagöz ve Hacivat hakkında neler biliyorsunuz?

Her milletin kültürel değerlerini yansıtacak ve özel zamanlarda keyifli vakit geçirmelerini de katkı sağlayacak bir geleneği bulunur. Bizim kültürümüz içerisinde de çok eski zamanlardan beri var olan ve hala özel zamanlarda yapılmaya devam eden özellikle Ramazan aylarında tekrar gün yüzüne çıkan gölge oyunumuz bulunur. Gölge oyunu bir perde arkasından ışık tutularak iki kuklanın oynatılması suretiyle gerçekleştirilen bir oyun türüdür. Burada kişiler seslendirdikleri karaktere can verirler. Karagöz ve Hacivat gölge oyununun en meşhur karakterlerindendir. Bu iki baş karakter genellikle birbirleri ile anlaşamayan ve karşılıklı konuşmalarının yer verildiği bir sahnede türlü eğlencelerde bulunurlar.

 

Çocukların ilgi ile takip ettikleri ayrıca büyükler için de içerisinde nüktelerin bulunduğu geleneksel bir oyun türüdür. Hacivat genellikle daha bilgili ve okumuş olan karakteri canlandırırken; Karagöz ise cahil kalmış ve okumamış okuma yazma bilmeyen karakteri olarak rol verilir ve ikilinin atışmaları ile bu süreç devam eder.

Bu konuşmalar içerisinde gelenek ve göreneklerimize ait olan ve hâlâ bizim hayatımızda önemli yer edinen davranışlara ve sözlere yer verilir. Bunun dışında nezaket kurallarını bir çocuk Karagöz ve Hacivat eşliğinde öğrenebilir. Atasözleri ve deyimlere de çokça vurgu yapılarak oyunlar içerisinde kültürümüzün milli yanının varlığı tekrar gün yüzüne çıkarılmaya çalışılır. Bizler de yeni nesil kuşak olarak bu tarz oyunları desteklemeli ve her zaman için korumaya önem vermeliyiz.

Yarıyıl tatilinde neler yapmak istersiniz?

Yarıyıl tatilinde neler yapmak istersiniz?

Ben gezmeyi çok seviyorum. Eğlenmek, eğlenirken farklı yerler görmek oldukça hoşuma gider. Yarıyıl tatilinde okuldaki derslerden uzaklaşarak daha rahat bir tatil geçirmek isterim. Tabii ki kitap okumak herkes gibi benim de çok hoşuma gidiyor. Okuduğum kitapların daha da çoğalması için yeni kitaplar satın alırım ve bunları okuyarak kendimi geliştirmeye çalışırım. Kapadokya en çok merak ettiğim tatil yerlerinden yarıyıl tatiline girdiğimiz de kapadokya’ya giderek burada vakit geçirmek ve tarihi yerleri gezmeyi çok isterdim. Balonla gökyüzüne açılmak ve burada gökyüzünden şehri izlemek en çok istediğim şeydir.

 

Kardeşlerimle beraber oynayabileceğim hem zeka geliştirici mantığımı kuvvetlendirici hem de eğlenceli vakitler geçirmemiz sağlayacağı kutu oyunları da çok sevdiğim aktivitelerdendir. Yarıyıl tatili geldiği de daha çok zamanımız olacağı için hep birlikte olduğumuz zaman dilimlerinde birbirimiz ile mücadele edebileceğimiz kutulu oyunları ile vakit geçirmek isterdim. Boyama yapmayı da oldukça sevmekteyim. Farklı zaman dilimlerinde satın almış olduğum çeşitli boyama kitaplarım bulunuyor. Kendimde boş vakitlerimde çizim yapıyorum. Bu yarıyıl tatilinde daha fazla resim yaparak yaptığım resimleri rahatça boyamak istiyorum. Bizim köyümüzde çok güzeldir. Oraya giderek anneanne ve dedemi görmeyi istiyorum. Oradaki evimizin kocaman bir bahçesi var. O bahçede bir sürü civciv, horoz ve tavuğumuz bulunuyor. Her sene onlarla vakit geçirmek ve beslemek çok hoşuma gidiyor. Bu yarıyıl tatilinde de orada olmayı istiyorum.

E-postanın iletişimdeki yeri hakkındaki düşüncelerinizi belirtiniz.

E-postanın iletişimdeki yeri hakkındaki düşüncelerinizi belirtiniz.

İnsanların duygu ve düşüncelerini ifade edebilmeleri için iletişim araçlarını kullanma ihtiyacı duyarlar. Bu iletişim araçları ilk insanın var oluşundan itibaren günümüze kadar gelişen teknoloji ile beraber farklılıklar göstermiştir. Sağlıklı bir iletişim kurabilmek için uzak mesafede yer alan ve iletişim kurmamız gereken tanıdıklarımız ve yakınlarımız ile çeşitli araçlar kullanmaktayız. Günümüzde telefon olarak en gelişmiş hali ile yazılabilecek iletişim aracı, insanın var olduğu ilk süreçte mağaralara yazı yazmak, resim çizmek veya dumanla haberleşmek; kuşlar ile haber göndermek olarak gelişim seyrinde bulunmuştur.

Çok uzakta olan kişiler ile iletişim aracı olarak kabul edilen bir dönemin en popüler iletişim yöntemi mektupların bir sonraki seviyesi olarak kabul edilmiş internetin hayatımıza girişi ile daha çok yer edinen e-postalar yerini, telefon ve telefonun mesajlaşma alanlarına devretmiştir. Sıklıkla günlük iletişimde anlık mesajlaşma yöntemi daha çok kullanılmakla beraber kurumsal alanlarda e posta ile iletişim kurma yöntemi hala kullanılmaktadır.

Yurtdışı yazışmalarında veya önemli bir kurumda çalışılıyorsa kurum içi haberleşme tekniği olarak e-posta yöntemi kullanılmaktadır. Herhangi bir dergi, gazete ile iletişim kurarken veya önemli bir mevkideki kişi ile görüşürken, dilekçe yöntemi yerine e-posta ile iletişim kurulmaktadır. Hala günümüzde ne kadar anlık mesajlaşma uygulamaları popüler olsa bile e-posta’nın iletişimdeki yeri önemli bir konumdadır. Kurum içi yazışmalarda ve kişinin dilekçe ile vakit kaybetmek istemediği zaman dilimlerinde e-posta yöntemi hala en kullanışlı iletişim şekli olarak kabul görür.