Ülkemize göç etmiş insanların yaşadığı yere uyumunu kolaylaştırmak için neler yapıldığını araştırınız?

Ülkemize göç etmiş insanların yaşadığı yere uyumunu kolaylaştırmak için neler yapıldığını araştırınız?

Tarihten beri, ilk çağlardan itibaren insanlar çeşitli sebeplerden dolayı, yaşadıkları yerleri terk etmek zorunda kalmışladır. Bunun nedeni her zaman farklı sebeplere dayandırılabilir. Bazen siyasi nedenler ile olurken bazen de bu göç tamamen insani, yani ihtiyaçlar doğrultusunda olabilir.

 

Hayatta kalabilmek ya da barınma ve yiyecek ihtiyaçlarını karşılamak gibi. Bizim ülkemizde de savaşlar nedeni ile göç etmiş olan mülteciler vardır. Onlar için yapılan çeşitli projeler bulunmaktadır. Örneğin, ülkemize sığınan bu insanların, barına ihtiyacını karşılamak amacıyla yeni yerleşim yerleri kurulmuştur. Maddi olarak da destek verilir. Bunların yanı sıra, eğitimleri de düşünülmüş ve dil eğitimi veren, Türkçe öğrenmeleri için okullar açılmıştır. Bu sayede hem yaşadıkları ülkenin dilini öğrenebilmeleri hedeflenmiş, hem de eğitimlerini tamamlayarak gerekli donanımlar ile donanmış bireyler olmaları hedeflenmiştir.  Bu şekilde yaşadıkları yere uyum sağlamaları ve aynı zamanda sağlıklı düşünebilecek bireyler olmaları konuları unutulmamıştır.

 

Uyum sağlanması konusu her iki taraf için de bazen zor olabilir. Mülteciler ve yerli halk açısından durumu iyi değerlendirmek gerekir. Bu nedenle devlet yeni projeler üretir ve bütün bireylerin karşılıklı olarak haklarını güvence altına almış olur. Bu şekilde sığınmacılar da yerli halk da daha uyum içerisinde yaşamaya çalışırlar. Mülteciler için bazen yardım kampanyaları düzenlerken, yine onlar ile vakit geçirilebilecek ortamlar oluşturma çabasına girerler. Bununla birlikte mağduriyetleri unutturulmak istenir ve yaşamlarını kolaylaştırmak amaç edinilmiş olur.

Göçmen Kuşlar Neden Göç Eder?

Göçmen Kuşlar Neden Göç Eder?

Her yıl 50 milyar kuşun göç ettiği tahminler arasındadır. 5 milyarının ise Afrika ve Avrupa kıtaları arasında göç ettiği söylenmektedir. Farklı mevsimleri farklı farklı coğrafyalarda geçiren kuş türlerine göçmen kuşlar denir.  Kuşlar, sonbaharın gelişi ile soğuk havada yaşamlarını sürdüremeyecekleri ve yiyecek bulmalarının zorlaşacağı için göç ederler.

Sonbahar kuşlar için göç mevsimi olur. Sıcak bölgelere doğru yolculukları başlar. Azalan sıcaklık değerleri ile birlikte, kuşların göç mevsimi başlar.  Göç eden kuşlar; kırlangıç, kaz, yaban ördeği gibi kuş türleridir.  Bu kuşlar hayatlarını devam ettirebilmek, yiyecek bulmak ve nesillerinin devamlılığını sağlayabilmek için sürekli göç ederler.

 

Göç ederken de yolda genellikle “V”  şekli yaparak uçarlar. V’ harfinin ucunda lider kuşlar uçarken, diğer kuşlar da bu harfin gövde kısmını oluşturacak şekilde uçarlar. Kuşların bu şekilde uçmalarının nedeni ise kuvvetli hava akımından kurtulmak ve daha kolay yol almaktır. Kuşlar kışın gelmesiyle birlikte, terk ettikleri yerlere, yaz mevsiminin gelişi ile tekrar dönerler.

 

Bir kısım kuşlar ölüm pahasına da olsa bu yolculuklara çıkar ve uzun göçlerle yolculuk ederler. Güney yarım küre, Kuzey yarım kürenin ısınmasıyla birlikte terk edilir. Tekrar Kuzey yarım küreye dönüş yolculuğu başlar. Kuşların hayatı bu şekilde, hayatta kalabilmek ve yiyecek bulmak nedenleri ile mevsimden mevsime çıktıkları göçler ile geçer. Bu göç mevsimleri onların hayatlarının en önemli ayrıntılarıdır. Bu nedenle göç demek onlar için hayatta kalmak demektir.

Ülkemize hizmet etmiş kişilerden merak ettiğiniz bir kişiyi seçerek yaptığı çalışmalarını araştırınız.

Ülkemize hizmet etmiş kişilerden merak ettiğiniz bir kişiyi seçerek yaptığı çalışmalarını araştırınız.

 

Aziz Sancar: Mardin de 1946 yılında doğan Aziz Sancar; İstanbul Tıp Fakültesinden mezun olduktan sonra, Amerika’ya giderek orada bir süre doktor olarak çalışır. Teksas Üniversitesinde doktorasını Moleküler Biyoloji üzerine yapmıştır. Yale Üniversitesinde DNA onarımı üzerine tez hazırlayarak doçentliğe geçmiştir. Bunun yanında hücre dizilimi, kanser tedavisi ve biyolojik saat üzerine çalışmaları devam etmiştir.

 

Çok sayıda bilimsel makalesi bulunan Prof Sancar; bilimsel anlamda çok büyük bir başarıya imza atmıştır. 33 adet kitap yayınlayan Sancar; Amerikan Ulusal Bilimler Akademisi’ne kabul edilen az sayıda Türk’ten biridir. Kanser hastalığı konusunda önemli çalışmalar yapan Prof Sancar, bu hastalığın tedavisi için de çalışmalar yapmaktadır. Hasar gören DNA’ları hücrelerin nasıl onardığını, genetik özelliklerini koruduğunu haritalandırmış ve bu konuda Nobel ödülü almıştır.

 

Ülkemizde bilime hizmet eden sayısız bilim insanı vardır ve yabancı ülkelerde araştırmalar yaparak isimlerini duyurmaktadır. Ülkemizin bu konuda daha titiz davranarak beyin göçüne fırsat vermemesi ve bütün araştırmalara uygun zeminin ülkemizde oluşturulması çok daha faydalı olacaktır. Yabancı ülkelerden sadece bilgi alışverişi olup; en kapsamlı araştırmaların ülkemizde yapılması ülkemize hizmet eden bilim insanlarını daha memnun edecektir. Her ne kadar yurt dışında çalışmalar yapsalar da, ülkemiz için büyük şans oldukları bir gerçektir. Bütün dünyada sağlık sorunları en önemli problemdir. Bu problemi çözme konusunda Türk Bilim İnsanlarının hizmetleri oldukça önemlidir. Aziz Sancar’da bu gurur duyduğumuz dehalardan biridir.

Yaşamımızda trafik işaretleri ve işaret levhalarının olmaması durumunda yaşayabileceğimiz sıkıntılar nelerdir?

Yaşamımızda trafik işaretleri ve işaret levhalarının olmaması durumunda yaşayabileceğimiz sıkıntılar nelerdir?

 

Araçların, insanların ve hayvanların, karayolları üzerindeki hal ve hareketlerine trafik denilmektedir. Trafik işaretleri ve trafik levhaları ise, kavşaklarda, yaya geçitlerinde, okul önlerinde yani trafiğin kontrol edilmesi gereken yerlerde bulunan trafik düzenleme araçlarıdır. Trafik ışıkları da bir çeşit trafik işaretidir ve işaretler ve levhalar, motorlu araçların sayılarının çoğalması ve gerek araç içindeki, gerekse araç dışındaki insanların ve hayvanların yaşamlarını tehlikeye sokan hallerin meydana gelmesiyle hayatımıza girmiştir, yani ihtiyaçtan doğmuştur. Araçların ve insanların karayollarındaki hareketlerin düzenlenmesi, geçiş zamanlarının ve geçiş sıralarının kolay ve pratik bir şekilde düzenlenmesini sağlayan trafik lambaları ise ilk kez 1868 yılında İngiltere’nin Londra şehrinde kullanılmaya başlanmıştır.

 

Türkiye’de ilk trafik lambası ise 1929 yılında İstanbul’da kullanılmaya başlanmıştır. Trafik işaretleri ve trafik levhaları, trafik akışının sağlıklı bir şekilde sağlanabilmesi adına çok önemlidir. Trafik lambasındaki kırmızı ışık yolun geçişe kapalı olduğunu, sarı ışık yolun geçişe açılmak üzere olduğunu, yeşil ışık ise yolun geçişe açık olduğunu belirtir.

 

Yolun kapalı olduğunu, yolun eğimli olduğunu, yolun virajlı olduğunu, bazı araçların veya yayaların yola girişlerinin yasak olduğunu belirten ve daha pek çok anlamı bulunan trafik levhaları vardır. Yaşamımızda trafik işaret ve levhaları olmasaydı trafik kazaları artar, özellikle yoğun trafiğin olduğu yerlerde tam bir karışıklık oluşurdu. Buna bağlı olarak da yaralanma ve ölümlerin sayısı artar, can ve mal güvenliğimiz tehlikeye girerdi.

Ortak kullanım alanlarında arkadaşlarınızın dikkatini temizlik kurallarına çekecek sloganlar:

Ortak kullanım alanlarında arkadaşlarınızın dikkatini temizlik kurallarına çekecek sloganlar:

  • Nasıl bulmak istiyorsan öyle bırak.
  • Temiz insan, temiz çevre, temiz dünya.
  • Her şey seninle başlar, her şey seninle biter.
  • Temiz insan, temiz toplum.
  • Burası sana ait değil, sen buraya aitsin. Temiz buldun, temiz bırak.
  • Biz temizledik, sen kirletme.
  • Temiz tutmak senin elinde.
  • Suya ve sabuna dokun.
  • Senin, benim değil, hepimizin.
  • Havamı kirletme, sigara içme.

 

  • Temiz çevre hakkımız, söke söke alırız.
  • Akdeniz, Karadeniz, temiz çevre isteriz.
  • Okul bir bahçe, bizler çiçekleriz.
  • Sen bir çöp attın, kirlenmedi. Ya senden sonraki binler…?
  • Bununla mı kirlenecek deme, ata ata çöplük olur.
  • İstersen sağlıklı yaşamak, çevreni temiz tutmaya bak.
  • Temiz çevre, sağlıklı yaşam.
  • Çöpler çöp kutusuna, tohumlar toprağa, yeşersin dünya.
  • İnsanın en büyük erdemidir temizlik, en büyük ayıbı ise kirlilik.
  • Temiz insan, örnek insan.
  • Temiz insan karanlıkta parlayan yıldız gibidir. Sen de yıldız ol.
  • Bu dünya hepimizin, çevreni koru. Kirlenen dünyanın gelecektir sonu.
  • Evin gibi temiz tut.

 

  • Burası kendiliğinden temizlenmemektedir. Öyle davranma.
  • Dünyamız bir tane, kıymetini bil, sakın kirletme.
  • Temiz çevre temiz hayat.
  • Sağlıklı olmak istiyorsan temiz ol, temiz tut.
  • Çevreni koru sağlığını koru.
  • Çevreni koru gelmesin dünyanın sonu.
  • İçme sigara, havama dokunma.
  • Pikniğe geldin, kirletmeye değil.
  • Herkesin hakkı var bu havada, bu suda. Tek sahibi senmişsin gibi davranma.
  • Tuvaletler kirli olmak zorunda değil. Tek yapacağın azcık dikkat, su, sabun.
  • Koşturup tozutma, havama dokunma.
  • Yedin ama atma yere. Al eline at çöpe.
  • Burası çocuk parkı, örnek ol küçüklere, temiz ol, atma elindekini yere.
  • Hapşırırken mendil kullan.
  • Her şeyin başı sağlık. Sağlığın başı hijyen.
  • Çöp kutusu bulana kadar atma o çöpü, plastikler yok olmuyor bir türlü.
  • Temiz olup sevilelim, çevre dostu bilinelim.
  • Temiz çevre hayal değil, her şey seninle değişir.
  • Medeni insan, temiz insan.
  • Beyaz dişler, beyaz gülüşler.
  • Sabun kokar mis gibi, temiz insan çiçek gibi.

Okula giderken yol boyunca hangi trafik işaret ve levhalarını görüyorsunuz?

Okula giderken yol boyunca hangi trafik işaret ve levhalarını görüyorsunuz?

 

Trafik işaretleri ve trafik levhaları trafiğin düzenlemesi, gerekli uyarıların ve düzenlemelerin yapılması için gereklidir. Okul önlerindeki ve çevresindeki yollarda da trafik emniyetini sağlamak için işaret ve levhalar kullanılmaktadır. Araç ve yaya sayısının artması ile birlikte trafik işaret ve levhalarının önemi daha da artmıştır. Her gün okula gidip gelirken farkında olsak da olmasak da pek çok trafik işaret ve levhası araç veya yaya trafiğini düzenler. Bu işaret ve levhalar hem trafiğin sağlıklı bir şekilde akışını hem de yayaların güvenliğini sağlamak amacıyla gerekli yerlere koyulurlar. Okula giderken yol boyunca gördüğümüz trafik işaret ve levhalarının başlıcaları şunlardır:

 

Park etmek yasaktır, park yeri, durak, alt geçit, üst geçit, yaya geçidi, sesli ikaz cihazlarının kullanımı yasaktır, okul bölgesi, okul geçidi, yolda çalışma, ışıklı işaret cihazı, dönel kavşak, dönel kavşak, kontrollü demiryolu geçidi, dur, yol ver, motosiklet giremez, azami hız sınırlaması gibi levhalardır. Bu levhaların tümü önemli olmakla birlikte özellikle öğrenciler için; okul geçidi levhası, alt geçit ve üst geçit levhaları, ışıklı işaret cihazı levhası ve hız sınırlaması levhaları daha da önem arz eder.

 

Öğrencilerin karşıdan karşıya geçerken mutlaka trafik ışığının olduğu yaya geçitlerini veya alt geçit ve üst geçitleri kullanmaları gerekir. Yine okul bölgesi levhasının olduğu yerlerde araç sürücülerinin hız sınırlarına dikkat etmeleri, hızlarını azaltmaları ve daha dikkatli olmaları gerekir.

Okula geliş gidişlerinizde kimlerle karşılaşıyorsunuz?

Okula geliş gidişlerinizde kimlerle karşılaşıyorsunuz?

Öğrenciler eğer okula servisle gidiyorlarsa görecekleri ilk kişiler servis aracı şoförü ile araçta bulunan diğer öğrenciler olacaktır. Vakit sabah saatleriyse günaydınla başlayan okul yolculuğunda sokaklarda işlerine giden insanları, işyerlerini açan bakkalı, kasabı, manavı, okullarına giden diğer öğrencileri, otobüse yetişmek için koşan insanları görürüz. Yine seyyar satıcıları, atık kağıt toplayan sokak işçilerini, çöp kamyonuyla çöpleri toplayan temizlik görevlilerini de görebiliriz. Eğer okul yolu uzunsa trafikte geçen zaman içinde içi insanlarla dolu taksiler, otobüsler hep çevremizdedir.

 

Köyde yaşayan öğrenci okula giderken, okul arkadaşlarını, tarlaya çalışmaya giden ve çalışmadan dönen insanları, köy bakkalını, köy otobüsünün şoförünü, otlamaya giden inekleri, koyunları, keçileri ve sürünün başındaki çobanı görebilir. İtişe kakışa, oyunlar oynaya oynaya okula giden öğrenciler ayrıca sokak kedilerini, sokak köpeklerini de görürler. Seyyar satıcıların arabalarına doldurdukları meyve ve sebzeleri satmak için bağırışlarını duyarlar.

 

Eskiler alırım diyen eskicileri, güvenliği sağlamak için çalışan mahalle bekçilerini, polis amcaları ve polis ablaları da okula giderken görebiliriz. Evi, evimize yakın öğretmenler varsa onları da okula giderken görürüz. Yine, o saatlerde işine ve okuluna giden komşularımız varsa onlarla da karşılaşabiliriz. Yine otobüs ve minibüs şoförlerini, sokakları temizleyen temizlik görevlilerini, sütlerini bir an önce satmak isteyen sütçüleri ve sabahın erken saatlerinde meyve ve sebzelerin en tazesini almak için gittikleri hallerden dönerken manav amcayı da görürüz.