Nasrettin Hoca’nın herkesi haklı bulması bir sorun mudur?

Nasrettin Hoca’nın herkesi haklı bulması bir sorun mudur? Açıklayınız.

Kadılık yapan Nasreddin Hoca fıkrada uyuşmazlık içerisindeki iki kişiyi ayrı ayrı dinlemekte ve her ikisini de haklı bulmaktadır. Bu duruma tepki gösteren eşine de haklılık payı vermektedir. Aslında Nasreddin Hoca fıkrada bir kadılık bilinciyle bir yargılama yapmamaktadır. Tersten okuma yapmaktadır Hoca. Haksızlık konusunda bir düşünceye yoğunlaşmakta ve uyuşmazlık içindeki iki kişinin de tamamen haksız olamayacağını değerlendirmektedir.

 

Devam Ediyor... Aşağı Kaydırın

Uyuşmazlık yaşayıp da hocanın huzuruna gelen her iki kişinin de illaki bir haklılık payı olduğunu belirtmektedir. %100 haklılık veya %100 haksızlığın olamayacağını, haklılık payı %1 bile olsa o kişiye haksız demenin haksızlık olacağını anlatmaktadır. Eşinin tespitine de yine hak vererek ona da hakkını teslim etmektedir.

 

Aslında Nasreddin Hoca insanlar arasındaki haklılık ve haksızlık yarışına ışık tutmaktadır. Gerçekten de insanlar yargı dağıtma konusunda uzman birer kadı gibi davranmaktadır. Fakat maalesef teraziyi doğru tutmamakta ve adil hükümler verememektedir. Bir konuda karşıdaki için tamamen haksızlık hükmü vermek aslında başlıca bir haksızlıktır. Günümüzde insan ilişkilerinde bu konuda çok büyük yanılgılara düşmekteyiz.

 

En ufak bir haksızlıktan ötürü veya karşımızdaki kişinin kötü bir davranışı, hatası ya da olumsuz bir özelliğinden ötürü o kişiyi tamamen haksızlıkla etiketlemekte ve hayatımızdan çıkarmaktayız. Böylece o kişideki güzel huylara veya olumlu yönlere de haksızlık etmekteyiz. Hocanın dediği gibi aslında herkeste bir haklılık payı olduğunu unutmamalıyız.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir