Monarşilerle demokrasileri kıyaslama

Egemenliğin kaynağı ve meşruiyeti açısından monarşilerle demokrasileri kıyaslayarak değerlendiriniz.

Modern devletlerin çıkış noktası, siyaset tarihinde, Orta çağın sonuna ve Yeniçağın başlarında Avrupa’da kiliselerin etkisinin azalması ve feodalitenin çözülmesi sonucu ortaya çıkan siyasal oluşumları anlatabilmek adına kullanılır. 15. Ve 16.yüzyıllarda görülmeye başlanan modern devletleri geleneksel devletlerden ayıran en önemli özellik, sahip olduğu egemenlik ve meşruiyet anlayışıdır. Modern devlet öncesinde yani monarşilerde devlet iktidarının dinsel yani tanrı kaynaklı olduğuna ve bu süreçlerin tanrı tarafından uygun görüldüğüne inanılıyordu. Kısacası bu dönem, devlet meşruiyeti, mitolojik, geleneksel ve dinsel olarak tanımlanabilir. Modern devlet yani demokrasilerde, devlet iktidarının toplum kaynaklı olduğu ve meşruiyetinin de toplumda bulunma fikri benimsenmiştir. Böylelikle siyasal iktidarın/devletin kaynağı geleneksel, mitolojik ve dinsel tanımlarından kurtulup toplumsallaşmış ve meşruiyeti de gerçeklere dayandırılmıştır. Bu da sağlam bir temel oluşturmuştur.

 

Devam Ediyor... Aşağı Kaydırın

15. ve 16.yüzyıllarda şekillenen modern devlet anlayışını 2 dönemde incelenebilir. Ortaçağın sonlarında kralların; feodalite ve kilisenin etkinliğini yitirmesi sonucu mutlak ve bölünmez olarak ve feodalitenin tasfiye edilmesi sonucu tek, mutlak ve bölünmez iktidar sahibi olarak kendilerini görmeleri modern devlet anlayışının ilk aşamasıdır. Bu aşama, Avrupa’da mutlak monarşilerin hâkim olduğu bir dönemdir ve 1789 Fransız Devrimi’ne kadar devam etmiştir. 1789 Fransız Devrimi’nden bugüne kadar olan dönem ise modern devlet anlayışının 2.dönemidir. Bu dönem krala ait olan egemenliğin, alınarak halka verilerek egemenliğin başka bir yönü olan demokrasiyi ortaya çıkmasını sağlamıştır. Zamanla, egemenliğin kullanabileceği yetkilerin sınırsız olmasındansa sınırlı olarak kullanılabilmesi mutlak egemenlikten kavramından farklı, sınırlı bir egemenlik anlayışı ortaya çıkarmıştır. Demokratik niteliklere kavuşturulan fakat egemenliğin sınırlandırıldığı siyasal iktidar tipi, ulus devlettir. Modern devlet anlayışının son iki yüzyılda aldığı yeni adı Ulus devlettir.

Egemenlik ve monarşi bir arada olamayan iki kavramdır. Bu durumda demokrasilerde farklıdır. Demokrasi ve Egemenliğin bir arada olması toplumların güven içinde gelişmesine neden olur.

1 Star2 Stars3 Stars4 Stars5 Stars (1 Oy, Ortalama: 5,00 toplam 5)
Loading...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir