Milli Mücadele yıllarında yaşamış olsaydınız vatanımızın düşman işgalinden kurtulması için neler yapardınız?

 “Millî Mücadele yıllarında yaşamış olsaydınız vatanımızın düşman işgalinden kurtulması için neler yapardınız?”

Osmanlı İmparatorluğu, Birinci Dünya Savaşı sırasında önce tarafsız kalmış daha sonra da İttifak Devletlerinin yanında yer almıştır. İtilaf Devletleri savaşı kazanmış İttifak Devletleri ile anlaşmalar imzalamış ve işgal hazırlıklarına başlamıştır. Osmanlı topraklarını aralarında paylaşmış halka zulmetmeye başlamış ve ülkemizin üstüne adeta bir kara bulut gibi çökmüştür.

 

Devam Ediyor... Aşağı Kaydırın

İşgal güçleri zulümlerine artırarak devam etmiş ve bir çok insanın ölümüne neden olmuştur. Bu yıllarda Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşları halkı işgalden kurtaracak ve tam bağımsız Türkiye hayalini gerçekleştirecek planlar yapmaya başlamış ve 19 Mayıs 1919’da Samsun’a ayak basarak Milli Mücadelenin fitilini ateşlemiş ve planlarını hayata geçirmeye başlamıştır.

 

Kongreler düzenlemiş tüm zorluklara rağmen halkı mücadeleye çağırmıştır. Amasya Genelgesinin 3. Maddesinde de yazdığı gibi “Milletin bağımsızlığını yine milletin azim ve kararı kurtaracaktır”. Süreç zorludur. Birçok aile dağılmış bir çok bebek doğmadan ölmüştür. Yaşlı, genç, çocuk, kadın, erkek demeden bağımsız bir Türkiye hayali kuran her vatandaş bu çağrıya kulak vermiş ve bu mücadeleye katılmıştır.

 

Eğer milli mücadele yıllarında yaşamış olsaydım ben de bu çağrıya kayıtsız kalmaz ülkemin bölünmez bütünlüğü ve bağımsızlığı için elimden geleni yapardım. Belki, bebeği Elif’i battaniyeye sarıp cepheye mermi taşıyan Şerife Bacı gibi cepheye mermi taşır, belki de 17 yaşında şehit düşen Bombacı Ahmet gibi kaledeki mücahitlere mühimmat ve erzak taşırdım. Düşmana ilk kurşunu sıkan Hasan Tahsin kadar cesur olamasam da “vatan sağ olsun diyerek” kendini cepheye atan halkımla birlikte cansiperane düşmana karşı savaşırdım.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir