Mete Han’ın kendine ait eşyaları vermeyi kabul etmesine rağmen vatan toprağını kesinlikle vermek istememesi hakkında neler düşünüyorsunuz?

Mete Han’ın kendine ait eşyaları vermeyi kabul etmesine rağmen vatan toprağını kesinlikle vermek istememesi hakkında neler düşünüyorsunuz? Söyleyiniz.

Hunlar ile savaşmaya bahane arayan düşmanları onu istedikleri savaşa zorlamak için akılalmaz isteklerde bulundular. Önce en güzel atını istediler. Mete Han kabul etti. Daha sonra da eşlerinden birini istediler. O her şeye rağmen kabul etti. İstekler artarak devam etti. Bu kez de verimsiz, hiç bir faaliyette kullanılmayan bir toprak parçası kendisinden istendi. Kurultay bu toprak parçasının verilmesini isterken Mete bu duruma şiddetle karşı çıktı. Önceki isteklerin kendi malıyla ve kendi hayatıyla alakalı olduğunu, kişisel çıkarı uğruna bütün halkını bir savaşın içine sokamayacağını ama istenen toprağın sahibinin kendilerinin olmayıp, kendilerinin olmayan bir şeyi nasıl başkalarına vereceklerini söylemiştir.

 

Devam Ediyor... Aşağı Kaydırın

    Mete Han ile ilgili bu hikaye bize onun vatan sevgisinin boyutunu göstermektedir. Vatan sevgisini, kendi istek ve ihtiyaçlarının önünde tuttuğunu söyleyebiliriz. Hatta kendi aile hayatından bile önde tutmaktadır. Vatan sevgisinin yanında halkına olan sevgisi ve sorumluluğu da göstermektedir. Kendisiyle ile ilgili istenen istekleri karşılamadığı zaman, girilecek bir savaşta, sadece kendi çevresi değil, bütün halkı zarar görecektir. Hem de ne için? Bir at vermedi diye. Bir kadını göndermedi diye. Mete Han, kendi kişisel ihtirasları uğruna bütün bir halkı tehlikeye atmak istememiştir. Ancak söz konusu vatan toprağı olduğunda durum başkadır. Mete, kendisini bu toprağın sahibi olarak görmez. Ona göre toprağın sahibi halktır ve kendisi bu topraklardaki halkın yöneticisi olma yetkisini halktan almamış olmasa da yöneticisi olduğu halka karşı sorumlu olduğunu düşünmektedir. Bu zamandan bakınca anlamlandırmak zor olsa da dönemin şartlarını gözden geçirdiğimizde, o dönemde olması gereken neyse o yapılmıştır. Halkının diğer topluluklara karışıp asimile olmasını önlemek için büyük çaba gösteren Mete, doğru bildiğini yapmaktan da şaşmamıştır.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir