Küresel güçler, sınırı aşan sular, sömürgecilik, insani gelişme endeksi kavramlarını açıklayınız.

Küresel güçler, sınırı aşan sular, sömürgecilik, insani gelişme endeksi kavramlarını açıklayınız.

Küresel güçler; uluslararası çapta büyük ekonomik ve askeri gücüyle diğer ülkelere üstünlük sağlamış devletlere denir. Dünyanın en güçlü ülkeleri olarak ta ifade edilebilecek küresel güç kavramı birinci dünya savaşına kadar İngiltere için kullanılırken günümüzde Amerika birleşik devletleri için kullanılmaktadır.

Sınırı aşan sular; doğduğu ülkeden çıkıp başka ülkede akmaya devam eden akarsulara denir.

Devam Ediyor... Aşağı Kaydırın

Bir akarsu eğer herhangi bir ülke içinde doğuyor ve sona eriyorsa milli veya ulusal akarsu olarak adlandırılır. Örneğin Kızılırmak, İç Anadolu’dan doğduktan sonra Karadeniz’e dökülerek son bulmaktadır. Dolayısıyla milli akarsudur.

Fırat nehri ise Türkiye’de doğduktan sonra ülke sınırlarının geçerek Suriye’ye ve ardından Irak’a geçerek Basra körfezine dökülmektedir. Dolayısıyla sınırımızı geçtiği andan itibaren Fırat nehri sınır aşan su kapsamına girmektedir. Dolayısıyla doğduğu ülkeden çıkarak başka ülkelerde akmaya devam eden tüm akarsular, sınır aşan sular olarak ifade edilir.

Sömürgecilik; bir devletin başka ülke ve milletleri askeri, ekonomik ve siyasi olarak egemenliği altına alma ve kontrol ederek yayılmasıdır. Kolonicilik veya müstemlekecilikte denir.

Sömürgecilik tarihi Amerika kıtasının keşfiyle başlar. Bu dönemin en güçlü ülkeleri olan Portekiz ve İspanya, Amerika kıtasının zenginliklerini Avrupa’ya taşıyarak ve bu bölgelerde koloniler kurarak egemen güç olmaya başlamış ve sömürgecilik dönemini başlatmıştır. Bu ilk sömürgecilik döneminden sonra özellikle sanayi devrimiyle daha geniş alanlarda sömürgecilik faaliyetleri başlamıştır. Özellikle sanayi devriminin ortaya çıkardığı hammadde ve Pazar ihtiyacı, dönemin güçlü olan Avrupa devletlerinin Asya ve Afrika da sömürgecilik faaliyetlerine başlamasına neden olmuştur. Özellikle İngiltere ve Fransa bu dönemde en büyük sömürgeci devletlerdi. Sömürgecilikten en çok zarar gören kıta Afrika olmuştur. Hem insan hem doğal kaynak kaybı Afrika’nın gelişmesini engellemiş, günümüzde de en az kalkınan kıta olmasının nedenlerinden biri olmuştur.

 

İnsani gelişme endeksi;  tüm ülkelerde uzun ve sağlıklı yaşama süresi, okuryazarlık oranı, eğitim ve hayat standardı düzeyi ile ilgili verilere dayandırılarak hazırlanan bir rapordur. İnsani gelişim indeksi insanların sağlıklı ve uzun yaşamasını sağlayacak düzeyde tatminkâr bir hayat standardı ile özellikle çocuk hakları için bir ölçüm oluşturur.

Ekonomik açıdan gelişmiş ülkelerde sosyal problemlerin devam etmesi, ekonomik kalkınmışlık ile ülke insanlarının hayat standardı arasında her zaman doğru bir orantı olmayacağını göstermiştir. Gelişmiş ülkelerde ki ekonomik kalkınmışlığın tüm ülke insanlarına yansımaması ve sosyal problemlerin devam etmesi, ülkede milli gelir artışının her zaman için insanların hayatlarının da iyileşmesine karşılık gelmediği görülmüştür.

Bu yüzden 1990 yılında Pakistanlı ekonomist Mahbub ul Haq tarafından geliştirilmiş olan insani gelişim indeksi 1993 yılından itibaren Birleşmiş Milletler tarafından rapor olarak yayınlanmaya başlanmıştır.

İnsani Gelişme endeksi tüm ülkelerde başlıca üç gelişimi göz önünde tutar:

 

-Uzun ve sağlıklı bir hayat; ölçümü ülkede ortalama yaşam süresi ile yapılır.

-Bilgi, ölçümü okuryazar oranı (2/3’ü) ve ilkokul, lise ve üniversite kayıtları yüzdesi ile yapılır.

-Makul ve kabul edilebilir asgari yaşam düzeyi, ölçümü kişi başına düşen gelir ve alım gücünün Amerikan Doları üzerinden hesaplanmasıyla yapılır.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir