Kitaplığınızda olduğu hâlde okunmayan kitaplar konusundaki düşünceleriniz nelerdir?

Kitaplığınızda olduğu hâlde okunmayan kitaplar konusundaki düşünceleriniz nelerdir?

Evimizde benim kitaplarımın da aralarında bulunduğu bir kitaplık mevcut. Kitaplık daha çok anne, babam ve üniversitede eğitim gören ağabeyime ait kitaplardan oluşuyor. Kitaplığımız babam tarafından tasarlanarak yaptırılmış. Babam kitaplığı yaptırırken kitapların eskimemesi, yıpranmaması, çürümemesi, deforme olmaması için camekanlı ve kapaklı yaptırmış. Yaptırdığı bu kitaplık bizim hayat dolu kitaplarımızı barındırıyor. Kitaplarımızın bazıları gayet eski bir dönemde satın alınmış. Babam bazen kitaplıktaki kalın bir kitabı eline alarak bana kitabı aldığı zamanın hikâyesini anlatıyor.

 

Devam Ediyor... Aşağı Kaydırın

Kitaplığımızda uzun süredir mevcut olan ve okunduğunu görmediğim kitaplar var. Bu kitaplar başka yerlerde de olabiliyor. Bu kitapların bir kısmına kaynak kitap diyebilirim. Örneğin ansiklopedik özellikteki kitaplar var. Bunlardan bir örnek vereyim. Babamın 2 yıl önce satın aldığı ‘Ansiklopedik Türk Filmleri Sözlüğü’ isminde bir kitap var. Kitap Agâh ÖZGÜÇ isimli yazara ait. Babam bu kitabı sinema üzerine ilgi duyduğu için satın almış. Bu kitap kuşe kağıttan oluşuyor ve bayağı kalın bir kitap. Babam ilk aldığı dönemler zaman zaman okuyordu. Sonra kitabı okumamaya başladı. Sorduğumda ise kitabın araştırma inceleme yapanlar için uygun olduğunu okumak için uygun olmadığını söyledi. Kitaplığımızda bazen fazlaca sayıda alınmış ve yığılmış kitaplar bulunuyor ve bu kitaplar uzun bir süre okunmayabiliyor. Kitaplığımızda bulunan temel kaynak, şiir kitabı, ansiklopedi türü dışındaki kitaplar genelde okunmuyor. Bunun dışındaki kitaplar okunuyor. Bu bahsettiğim türdeki kitapların fazla okunmamasını doğru buluyorum. Çünkü türleri okumaya uygun değil, araştırma inceleme için uygun.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir