İnsanları bulundukları yerden hicret (göç) etmeye yönelten sebepler neler olabilir?

İnsanları bulundukları yerden hicret (göç) etmeye yönelten sebepler neler olabilir? Bulunduğu yerden göç etmek zorunda kalan insanlar neler hissedebilir?

Hicret, kelime olarak ayrılmak terk etmek manasına gelir. Hicret, doğduğu ve yetiştiği ana vatan topraklarından ayrılmak demektir. İnsanın doğup büyüdüğü topraklardan koparılması ve ayrılması, kolay bir hadise değildir. İnsanın kurulu düzenini elinin tersi ile bir tarafa iterek, her şeyini terk ederek göç etmesine normal bakmamak gerekir. İnsan, yaşamını sürdürdüğü ve kurulu düzeni olduğu bir yerden normal şartlarda ayrılamaz. Tüm bu durumu elinin tersi ile iterek hicret etmesi, sebepleri ile tartışılması gereken bir durumdur.

 

Devam Ediyor... Aşağı Kaydırın

İnsanların tüm mal varlıklarını bırakarak, gittikleri şehirde beş parasız kalmaları bir tarafa, gidecekleri şehre varmadan canından olabilecekleri de bir gerçektir. İnsan, kurulu düzenini ve her şeyini bir yana bırakarak hicret ediyorsa, o şehirde nefes alamıyor demektir. Aldığı nefese dahi müdahale ediliyordur. Eziyet ve ıstırap o kadar artmıştır ki, yaşamak için ağaç kabuğu kemirmeye mecbur bırakılmışlardır. İnsan, yaşamından endişe ettiği bir anda, her şeyden vaz geçer. Her ne kadar mal canın yongası olsa da, can tehlikeye girdiğinde, ya da canından çok sevdiklerine bir zarar ilişme durumu ihtimali varsa, hicret kaçınılmaz olur.

İnsan hem dini yaşantısında hem de günlük işlerinde sıkıntı görüyorsa, sıkıntının kaynağı da kesilmiyorsa, kesilecek gibi de durmuyorsa, hicretten başka çıkar yol yoktur. Zulmün kaçış noktasıdır. Peygamberimiz ve ilk Müslümanların, evrensel mesajlar içeren bir huzura yolculuk hikâyesi ve göstergesidir. Kendinden sonra gelenlerin de yaşayacakları sıkıntılara çözüm önerisidir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.