Hediye Vermekten Kimler Mutluluk Duyar?

Hediye Vermekten Kimler Mutluluk Duyar?

Bayramlarda, doğum günlerinde, anneler gününde, sevgililer gününde, çeşitleri uzayıp giden başka özel günlerde hediye vermek adet haline gelmiş, hatta bazılarında zorunluluk halini almıştır. Doğum gününde okul arkadaşına kitap, çocuğa uzun süredir beklediği bilgisayar, eşine, kız arkadaşına kolye, annene süs eşyası, babana kravat gibi her toplumda kabul edilen hediye verme kalıpları vardır. Maddi değerinden çok hediye verilenin hatırlanmasını, değer verilmesini ifade eden bu küçük hediyeler her zaman insanları mutlu etmiştir.

Burada hediye konusunda insanların mutlu olmasını ya da hangi insanın mutlu olacağını hangisinin olmayacağını vurgulamaya gerek yok. Çünkü her insan az ya da çok hediyeden mutlu olur. Asıl önemli olan insan ilişkilerini düzelten, sevgiyi artıran, bu dünyada iyi bir şeyler yapmışım ki bu hediyeyi aldım dedirten, vb. güzel duygular katan hediyenin kendisi değil veriliş sırasında yaşanan şeylerdir.

Devam Ediyor... Aşağı Kaydırın

İkili ilişkilere kattığı güzellikler yanında topluma yaptığı etkiler, yani kıskandırma, özendirme, rekabet, yarış gibi şeyler ön plana çıktığında hediyenin kendisinin kattığı değerden çok maddi değeri ve daha çok insanın bunu öğrenmesi anlamlı hale geliyor. Günümüzde sosyal medya kullanımının artmasıyla birlikte, örneğin bir annenin çocuğundan aldığı hediyeyi çok fazla kişi gördüğünden, görenlerden bazılarının da kıskanması gerektiğinden hediye pahalı olması gerekiyor. Bu duyguya yenilmeyen kişi sayısı yok denecek kadar az. Bu örnek anne çocuk ilişkisi gibi en masum, kutsal ilişkide bile olduktan sonra siz gelin bunu sevgililer günü gibi tamamen batı kaynaklı, duygudan çok modernleşmenin göstergesi olarak ithal ettiğimiz özel günlere nasıl yansıdığını düşünün. Sevgililer gününde altın yüzük bile beğenilmemekte, etrafına göstermek için yeterince değerli kabul edilmemektedir. En az küçük de olsa pırlanta yüzükten aşağısı olmaması gerekmektedir. Anneler gününde pahalı bir biblo, babaya alınan pahalı marka bir kravat, çocuğa pahalı bir tablet bilgisayar günümüz özel gün hediyelerinin aldığı son şekildir. Dikkat ederseniz hediyenin isminin önünde pahalı, marka, az bulunan gibi sözcüklerin olması gerekmektedir. Bu anlattıklarım orta gelirli insanlar için geçerli. Bunun zengin insanlardaki karşılığı daha pahalıya mal olmaktadır.

Özel günlerde hediye vermenin yanında bir de pek zamana bağlı kalmadan verilen hediyelerdir. Bir erkeğin eşine çiçek vermesi, parfüm alması, becerebiliyorsa güzel sözler söylemesi ya da yazması, yakınlarının çocuklarına kıyafet alması, öğretmenine kalem alması gibi hediyeler çok daha anlamlı olmaktadır.

Bir de hediyeyi suç aleti haline getiren, bir nevi rüşvet şekline bürünen hali vardır. Bir çalışanın amirine aldığı hediyeyi örnek verebiliriz. Bu çeşit hediyenin fiyatı ne kadar fazla ise rüşvete dönüşmesi o kadar fazladır. Hediyeyi alanın sonrasında davranış bozukluğu göstermemesi çok zordur. Onun için devlet kurumlarında amir konumundaki insanların maiyetlerinden hediye almaları yasaklanmıştır.

Hediyelerin insan ilişkilerine kattığı çok güzel duygularımızı kaybetmemek adına, modernleşmenin etkisini bu güzel âdetimize daha fazla zarar vermesine izin vermeyelim, fiyatı göre değil verene, alana, veriş şekline, zamana ya da zamansızlığına göre hediye anlayışımızı tekrar canlandıralım.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir