Günlük yazmada gözlemlerin ve kişisel izlenimlerin yeri nedir?

Günlük yazmada gözlemlerin ve kişisel izlenimlerin yeri nedir? Tartışınız.

Yazın türü ile alakalı olabilecek her türlü yazınsal faaliyetin oluşma süreci etrafımızı gözlemleme yetimize göre değişir. İyi bir gözlemci olabilmek etrafımızda yaşadığımız olayları yazınsal anlamda oluşturulan her türlü yapıt da daha sağlıklı bir şekilde yansıtabilme olanağı sunar.

Romanların ve öykülerinin oluşum süreci de tam da bu şekilde gerçekleşir. İyi bir gözlem gerektiren hikaye ve roman türünün dışında deneme yazarının ise kişisel olarak izlenimleri en iyi şekilde aktarabilecek bir kabiliyete sahip olması gerekir.

Devam Ediyor... Aşağı Kaydırın

Günlük tutmak iki farklı şekilde kullanılmıştır. Edebiyatımıza baktığımızda tutulan günlüklerini paylaşan kişiler görebiliriz. Tam da bu noktada yazarların ya da edebi nitelikte bulunan kişilerin yazmış olduğu günlükleri paylaştıkları anda edebi eser konumunda olan günlükler tabii ki iyi bir gözlem ve kişisel izlenim deneyimine sahip olunması gerektiği alandır.

Fakat kişi gündelik hayatta yalnızca paylaşmadan kendisi için tutmuş olduğu günlüklerde çok iyi bir gözlem ve iyi bir izlenim içerisinde bulunması pek de önemli değildir. Ancak burada izlenim yeteneğinin ön planda olması ve önemli olması şu açıdan önemlidir; kişi kendini daha iyi bir şekilde görebilir, daha iyi konumlandırabilir.

Eksiklerini ya da fazlalıklarını daha iyi tartabilir. Edebi olarak yazılacak olan günlük türlerinde ise kişinin muhakkak ki kabiliyeti bulunmalı. Gözlem yetisi iyi olmalıdır.

Sonuçta biz biliyoruz ki; öznel olarak oluşturulan her bir yazın türü daha çok, kişiye ait olacağı için kendine has çıkarımların yer aldığı bir yapıda olacaktır.

Bir cevap yazın