Düşünme ve konuşma, anlatmak istenenlerle her zaman örtüşür mü?

Düşünme ve konuşma, anlatmak istenenlerle her zaman örtüşür mü? Açıklayınız.

Düşünme ve konuşma, anlatılmak istenen her zaman aynı olmayabilir. Bazı zamanlarda düşüncelerimizi açıkça konuşarak anlatamayız. Bunun iki farklı sebebi olabilir bence. Ya konuşmalarım karşımdakinin kalbini kırarsa korkusuyla doğruları söyleyemeyiz, onları biraz yumuşatırız. Mesela kimseye doğrudan çirkinsin diyemeyiz. Çok güzel değilsin deriz belki. Yanlış anlaşılacağımız korkusu ile doğruları direk söyleyemeyebiliriz. Ya da bazen düşündüklerimizle söylediklerimiz aynı olmaz. Doğru kelimeleri seçemeyip kendimizi yanlış ifade edebiliriz.

 

Devam Ediyor... Aşağı Kaydırın

İnsanın anlatmak istediklerini doğru bir şekilde ifade edebilmesi için doğru kelimeleri seçmesi gerekir. Bazen bir düşünceyi veya duyguyu anlatacak kelimeleri doğru anlamda kullanmadığımız için yanlış anlaşılırız. Bazen de karşımızdaki kişi bizim kullandığımız kelimelerin anlamlarını tam olarak bilmeyebilir. Bu sebeple düşündüklerimiz konuşarak doğru anlatamayabiliriz.

 

Bence insanlar düşünce ve duygularını dile getirirken vücut dilini kullanıyor olmaları bu sebeple faydalıdır. Çok mutlu olduğumuzu anlatırken hüzünlü bir ifade takınıyorsak veya ciddi bir konu hakkındaki fikirlerimizi kahkahalar atarak anlatıyorsak doğru anlaşılmamamız mümkündür. Duruşumuz, yüz ifademiz, vücudumuz düşünceleri doğru aktarmada bize yardımcı olur.

 

İnsanların düşündüklerini doğru ifade etmeleri için okumaları gerektiğini düşünüyorum. Kitap okuyan insan kelime hazinesini zenginleştirir. Bilgi dağarcığı genişler. Doğru kelimeler seçerek doğru cümleler kurarak kendini doğru bir şekilde ifade eder. Tabi aynı zamanda karşımızdakinin bizi ne kadar anladığı ile de alakalıdır bu. Ne demişler, ne kadar bilgili olursan ol karşındakinin bildiği kadar anlaşılırsın.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir