Dârülacezenin hangi insani değerleri savunduğu söylenebilir?

Dârülacezenin hangi insani değerleri savunduğu söylenebilir?

Osmanlı Devleti’nden günümüze kadar varlığını sürdürmeye devam eden kurumların başında Dârülaceze gelmektedir. Sözlük anlamına baktığımızda “bakımevi, düşkünler yurdu” gibi bir karşılığının olduğunu görmekteyiz. Kurumun geçmişi 19. yüzyılın son çeyreğine kadar uzanmaktadır. Tarihimizde 93 Harbi olarak da bilinen 1877-78 Osmanlı-Rus Savaşı sonrası İstanbul kentine devasa bir göç yaşanmıştı. Dört yüz bin civarındaki insanın kente gelmesiyle sokaklardaki ihtiyaç sahibi insanların sayısı artmıştı. Bu insanların öncelikle barınma ihtiyacını gidermek amacıyla dönemin padişahı 2. Abdülhamid’in verdiği fermanla bir Darülaceze kurulmasının önü açılmıştı. Darülaceze binasının inşası için 2. Abdülhamid de yoğun mesai harcamış ve inşaat için gerekli kaynağın bulunması konusunda büyük katkıları olmuştur.

Darülaceze, hiçbir ayrım gözetmeden yardıma muhtaç kişilere kucak açmış ve bütün gayretiyle hizmet vermeye devam etmiştir. Darülaceze çatısı altında bulunan herkesin tüm sağlık, barınma, beslenme, giyim gibi ihtiyaçları en ufak bir aksatma yapılmadan giderilmektedir. “Yaradılanı severim, yaradandan ötürü” anlayışının sonuçlarından birisi olarak ortaya çıkan bu kurum, darda kalanın sığındığı bir liman olmuştur. Gücü yetenin de elinden geldiğince destek verdiği ve burada kalanların ihtiyaçlarının giderilmesinde maddi boyutundan ziyade bu yardımıyla manevi anlamda çok önemli bir işe imza atılan yerdir. Kurum, Osmanlı Devleti’nin hoşgörülü ve insanperver tavrının bir yansıması olarak karşımıza çıkmaktadır. Darülaceze kurumunun savunduğu insani değerler mevcuttur. Bu insani değerleri sevgi, saygı ve toplumsal dayanışma olarak sayabiliriz.

Devam Ediyor... Aşağı Kaydırın

Benzer Yazılar

Bir cevap yazın