Çevrenizdeki insanların günlük konuşmalarında yabancı kelimelere ne kadar yer verdiklerine dikkat ediniz.

Çevrenizdeki insanların günlük konuşmalarında yabancı kelimelere ne kadar yer verdiklerine dikkat ediniz. Ulaştığınız sonuçları arkadaşlarınızla paylaşınız.

Ülkemizdeki şirketlerin yabancılaşmasıyla beraber günlük hayatta yabancı kelime kullanımı da moda haline geldi. Tabii ki bunun tek sebebi çalışma hayatı değil. Diziler ve filmler de bu modanın bir destekçisi durumunda.

Bir iş yerinde çalışıyorsunuz. Toplantı saati yaklaşıyor ve arkadan bir ses “Toplantı time” İlginizi çeker tabii. Çünkü şirket uluslar arası ve siz bu şekilde kendinizi İngilizce biliyor gibi hissediyorsunuz. Peki ya ‘toplantı zamanı’ denilse kendinizi kötü hisseder miydiniz? Bence hayır. Şu evrakları ‘check’ edelim deniliyor. Aslında bir ‘kontrol edilse’ zaten aynı anlama geliyor. Bu sadece şirketlerle kalsa yine iyidir. İki kız mesajlaşıyor ve buluşma planı yapıyor. “Tamam canım ‘okey’” yazmaktaki amaç ne olabilir acaba. Zaten tamam diyorsunuz bir de okey demeye gerek yok ki. Görüşürüz yerine ‘bye’, buluşalım yerine ‘bir meeting yapalım’ bunlar hep az bilip çok göstermeye çalışmaktan oluyor aslında. Konuşma dili değil ki aslında sorun. Ev eşyalarımızın adı mesela ‘deepfreeze’ yani derin dondurucu. Kaç kişi derin dondurucu diyor ki. Çünkü deepfreeze demek daha dolay. Abajur mesela, Fransızca bir kelime ama hepimiz onun adını öyle öğrendik bir kere. “Abat-jour” tepe lambası anlamına geliyor. Lakin hiç havalı değil.

Devam Ediyor... Aşağı Kaydırın

Diziler, filmler, şirketler bizlere yabancı dili aşılamak istemeleri sebebiyle aslında bütün hayatımıza büyük etkiler yaratıyor. Meeting yapıyoruz, check ediyoruz ama asla research etmiyoruz. Anlamlarını bilmiyoruz ama asla da araştırmıyoruz.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.