Dilini bilmediğiniz bir ülkede yaşadığınızı hayal ediniz.

Dilini bilmediğiniz bir ülkede yaşadığınızı hayal ediniz.  Karşılaşabileceğiniz zorluklar neler olabilir?

Yaşam, kendimizle olan etkileşimimizin yanı sıra diğer insanlarla olan etkileşimi de beraberinde getirmektedir. Diğer insanlarla olan etkileşimimizde büyük ölçüde dille sağlanmaktadır. Dilini bilmediğimiz bir coğrafyada yaşamak oradaki insanlarla bilmediğimiz bir dil üzerinden iletişim kurmak anlamına gelir.

Dilini bilmediğimiz bir ülkede yaşamak iletişim problemlerine sebep olmaktadır. Ki böyle bir durumda onlarca hatta yüzlerce ayrı iletişim problemi ile karşılaşılmaktadır fakat yine de bu problemleri belli başlıklar altında toplayabilmekteyiz.

Tam bu noktada dilini bilmediğimiz yabancı bir ülkede yaşamaktan kaynaklanan problemleri formal ve informal problemler olarak ikiye ayırabiliriz.

Formal problemler, resmi makamlarla yaşanılan iletişim problemleri olup, özellikle evrensel diller olarak kabul edilen ya da ilgili coğrafyada yaygın bulunan ortak dillerden herhangi birine sahipsek işimiz çok daha kolaylaşacaktır. Fakat, o ülkenin kendi dilini ve yukarıdaki niteliklere sahip bir dili bilmediğimiz bir coğrafyada resmi makamlarla iletişimizde büyük sorunlar doğacaktır. Çünkü resmi makamlarla yaptığımız iletişim resmi bir dil istemektedir ve çoğu zaman ilgili dile tam hakim olmayı gerektirir. Bu noktada kendi ülkenizin ilgili ülkedeki büyükelçilik ve konsolosluk gibi resmi kurumlarından ya da tur acentaları gibi sivil kurumlardan bu konuda yardım almanız en doğrusu olacaktır.

İnformal iletişim problemleri ise dilini bilmediğimiz yabancı bir ülkede yaşarken günlük yaşamda karşılaştığımız problemlerdir. Bu problemleri de yine 2 başlık altında inceleyebiliriz. Bunlar; zorunlu iletişime dair problemler ve keyfi iletişime dair problemlerdir. Bir günlük ihtiyacınızı karşılamak için kurduğunuz iletişimde jestler ve mimikler yardımıyla zorunlu ihtiyacınızı giderebilirsiniz. Özellikle son yıllarda kalitesi epey artan akıllı telefonlarımızda kullandığımız “çeviri uygulamaları” da işinize büyük ölçüde yarayacaktır. Keyfi iletişim problemlerine ise, mesela bir arkadaş grubuyla sohbet etmek gibi durumlarda rastlanır. Aslında dilini bilmediğimiz yabancı bir ülkede yaşamanın en büyük ve üstesinden gelinemeyecek problemi budur. Eğer iletişim kurduğunuz insanlarla bildiğiniz ortak bir dil yoksa iletişim kuramazsınız ve gittikçe toplumdan izole olursunuz. Ama yine de özellikle son dönemde birçok ülkede artık İngilizce ortak dil olarak kabul edilmekte ve herkese öğretilmektedir. Dolayısıyla İngilizce biliyorsanız ya da başka bir ortak dil bu sorunun da üstesinden geleceksinizdir.

Borsa

 

BEDELLİ

 

PEGYO Şirket sermayesinin 89,1 milyon TL’den %35,47 oranında olmak üzere 31,6 milyon TL azaltılarak 57,5 milyon TL’ye indirilmesi ve eş anlı olarak %60,87 oranında bedelli olarak 35 milyon TL nakden artışla 92,5 milyon TL’ye çıkarılmasına kapsamında SPK’ya başvuru yapıldı. 29 haziran

  • AVOD – Şirket sermayesinin 90 milyon TL’den %100 oranında bedelli olarak 90 milyon TL nakden artışla 180 milyon TL’ye yükseltilmesi kapsamında SPK’ya başvuru yapıldı. 1 eylül
  • BNTAS – Şirket sermayesinin 64,5 milyon TL’den %25 oranında bedelli olarak 16,1 milyon TL nakden artışla 80,6 milyon TL’ye yükseltilmesine karar verildi. 1 eylül
  • SKBNK – Banka sermayesinin 1,16 milyar TL’den %60,62 oranında bedelli olarak 702 milyon TL nakden artışla 1,9 milyar TL’ye yükseltilmesi kapsamında SPK’ya başvuru yapıldı. 11 eylül
  • KATMR – Şirket sermayesinin 75 milyon TL’den %190 oranında bedelli olarak 142,5 milyon TL nakden artışla 217,5 milyon TL’ye yükseltilmesi kapsamında SPK’ya başvuru yapıldı. 31 HAziran

BEDELSİZ

 

 

 

 

Kılıç! Bak, koskoca bir tarih göçüyor!

Rıza Soyak “Kılıç! Bak, koskoca bir tarih göçüyor!” sözüyle ne anlatmak istemiş olabilir? Açıklayınız.

Belirli hedeflerİ olan insanlar başarıya ulaşabilmek için çok çalışanlar, elinden gelenin en iyisini yaparlar. Atatürk’ün de belirli bir hedefi vardı. Hatta bu hedef normal bir kişinin kendi hayatı için ve kendi kontrolü için belirlemiş olduğu hedeflerden biraz daha farklıydı. Onun hedefinde vatanın ve milletin daha refah ve daha huzurlu günlere erişebilmesi vardı. Çok büyük savaşların olduğu pek kritik süreçlerden geçen Türk yurdunu tekrar eski gücüne kavuşabilmesi, başka bir milletin ya da devletin bulunduğu altında kalmaması, kendi dilini benimseyip devam ettirebilmesi, bir başkasının sömürüsü altında kalarak, bir başkasının dilini ve dinini benimsememesi için belirli mücadeleler vermiştir.

 

İşte her zaman için vatanı ve milleti uğruna bazen de uykusuz kalan bazen çok çalışan bazen sağlığından olan ve bazen dinlenemeyen Atatürk’ü düşündüğümüzde, onun verdiği emekler ve mücadeleler o anda tek tek gözlerinin önüne gelmişti.

Atatürk hastalandığı dönemde yatağında uzanırken; Rıza Soyak da gayri ihtiyari bir şekilde bu günler aklına gelecek tüm düşüncesi ile birlikte bir anda ağzından bu kelimeler dökülecekti. Burada koskoca tarih derken; onun yaptıkları mücadeleleri ve verdiği zaferleri aklına geliyordu. Çünkü adeta bir tarihi dönem kapanmış yeni bir tarihi dönem açılmıştı. Dile kolaydı. Onca zafer onca mücadele sanki gözleri önünde eriyip gidiyordu. Belki daha da güzel günler olacak ve o bu güzel günleri bile görerek huzur içinde ülkesinde yaşayamayacaktı.

Güler yüzlü olmanın faydaları nelerdir?

Sizce güler yüzlü olmanın faydaları nelerdir?

Gülmek ve ağlamak insanı insan yapan duygulardandır. Dünya üzerinde var olupta gülümsemeyen ya da ağlamayan canlı türü yoktur. Hatta bir video izlemiştim. Hayvanlar bile canları yandıklarında ağlayabiliyorlar ya da mutlu olduklarında gülebiliyorlar. Yaratılışımız itibariyle verilmiş olan görme duygusu aslında hem kendimiz için hem de karşımızdaki kişi için çok büyük bir nimettir. Gülme refleksi aslında kişi mutlu olduğunda gerçekleşir. Hayatımıza dair hiçbir sıkıntı yada sorunumuz yoksa ve bizi mutlu edecek bir şey yaşamışsak ister istemez gülümseriz.

Bazen de bu gülme eğilimini karşımızdakini mutlu etmek için de yapabiliriz. İşe yeni başlayacak olan bir kişi için iş yaşantısına dair tavsiyeler verilirken özellikle mülakat kısmında soru soran tarafa karşı, güler yüzlü olunması gerektiği sürekli söylenen bir şeydir. Çünkü güler yüzlü olmak pozitif enerji saçar ve bu da özellikle iş görüşmelerinde kişinin tercih edilmesine sebeptir.

 

Günlük hayatta da böyledir. Sürekli ağlayan, mızmızlanan bir kişinin yanında durmak istemezsin. Senin zaten bu sorunların varsa sürekli gülen ve mutlu olan birini görmek isteyeceksindir.

Gülmek, güler yüzlü olmak hem bir saygının hem de bir sevginin ifadesidir. Dinimize bakıldığında da gülümsemekle ilgili Peygamber Efendimiz; “gülümsemek sadakadır” demiştir. Yani gülmenin sadaka gibi karşı tarafı mutlu eden ve Allah’ın sevdiği bir hareket olduğunu da dinimizce de kabul edilmektedir. Gülümsemek pozitif enerji vermektir, işlerin daha kolay bir şekilde halledilmesini sağlar. İş yaşantınızda hem arkadaş yaşantınızda daha güçlü bağların oluşmasına etki eder.

Birbirimize saygılı olmayı gerektiren bir afiş

Vatandaş olarak toplumda birbirimize saygılı olmayı gerektiren bir afiş hazırlamak isteseydiniz afişinizde nelere yer verirdiniz? Niçin?

Saygılı olmak yapmamız gereken kuralların en başlarında olması gerekirken maalesef günümüzde en sonlarda yer alıyor.

 

İnsanoğlu nedense karşısındaki saygı gösterme konusunda duyarsız ama kendisine saygı gösterilmeme konusunda çok isyankar.

İnsanoğlu bir arada yaşadığı sürece birbirine saygılı olmak zorunda. Bu konu ile ilgili afiş hazırlamak isteyenler için örnek olabilecek 3 görsel hazırladık.

Osmanlı Devletinin Habsburg imparatorluğuna karşı Fransa’ya destek vermelerinin amaçları nelerdir?

Osmanlı Devletinin Habsburg imparatorluğuna karşı Fransa’ya destek vermelerinin amaçları nelerdir?

Osmanlı Devleti yani devleti şahane sadece Türk devletlerinin değil kendisinden yardım isteyen hiçbir devletin yardım isteğini geri çevirmemiş. Yardım isteyen Hristiyan olsun Müslüman olsun hep yardıma gitmiş büyük bir cihan imparatorluğu olmuştur. Bunu ilk yapan Orhan Gazi olmuştur. Orhan Gazi kendisinden yardım isteyen Bizans taht varisi Kanta kuzenin tahta çıkmasına yardım ederek bunu başlatmıştır. Bugünden sonra birçok yabancı devlet yardım eden Osmanlı Devleti sadece ilamı korumak olarak amacını belirlememiş. Bütün insanlığı korumuştur. Bunun için ki Osmanlı Devleti bir devlet değil cihan devleti olarak adlandırılmıştır. Kanuni Sultan Süleyman zamanı ise Osmanlı Devletinin zirve değil zirve üstü dönemi olmuştur.

 

Dünya üzerinde bulunan bütün devletlere ülkelere Osmanlı Devleti adı duyurulmuştur. Kanuni, Osmanlı devletini bütün dünya devletlerinden güçlü kılmayı başarmış ve hatta Avrupalı devletlerinin en büyüklerinden olan Fransa bile Osmanlı devletinden yardım istemiştir. Kral Şarlken’e esir düşen Fransa tazminat ödeyerek özgür kalmış ama tacizler bitmemiştir. Habsburg kralına karşı Kanuniye sığınan Fransuvaya yardım için sefer çıkan Kanuni den Avrupa o kadar korkmuş ki Şarlken karşısına bile çıkamamış. Osmanlı Devletinin Fransa’ya yardımının sebepleri ise şöyle olmuştur.

1- Osmanlı Devletine karşı haçlılar sürekli birlik olmaya çalışmışlardır. Muhteşem Süleyman olarak adlandırılan Kanuni bu süreci dağıtmak ve haçlı birliğini dağıtmak için böyle bir hamlede bulunmuştur.

2- Bunun yanı sıra Osmanlı Devleti ahlaki devlet anlayışı olarak yardım isteyeni geri çevirmezdi bu da bir başka neden olmuştur.

3- Osmanlı ticaretini geliştirmek de Fransa’ya yapılan yardımın diğer amacıdır.

Doğa Ve Evrenle İlgili Merak Ettiğiniz Konular Nelerdir?

Doğa ve evrenle ilgili merak ettiğiniz konular nelerdir?

Doğa ve evrenle ilgili merak ettiğim çok fazla konu vardır.

Çünkü doğa ve evren çok geniş kavramlardır. Ve evren genel olarak doğayı da içine alır. Yani bu kavramlarla ilgili merak ettiğim noktaların bir kısmını araştırmaya başladım. Doğa ile ilgili merak ettiğim şeylerin başında ise şuanlar gelmektedir. Bu merak ettiğim konuları maddeler halinde şu şekilde sıralayabilirim

  • Doğanın içinde yer alan tabiat güzellikleri
  • Ağaçlar
  • Hayvanlar
  • Bitki örtüleri
  • Yağmur ve karın oluşumu
  • Güneşin doğması ve batması
  • Hayvan çeşitleri ve yaşam alanları
  • Yaşadığımız ülkemizin sahip olduğu tabiat ve özellikleri
  • İnsanlar ve aralarında ki ilişkiler
  • Mevsimler
  • Başka ülkeler
  • Diğer bölgelerde yaşayan canlı türleri

Evrenle ilgili de özellikle uzay ve diğer gezegenler başta olmak üzere merak ettiğim konular şunlardır.

 

  • Evren içinde dünyamızın yeri
  • Dünyanın kendi etrafında ve güneş etrafında dönmesi
  • Evrende yer alan diğer gezegenler
  • Yıldızlar
  • Ay
  • Güneş
  • Meteorlar
  • Evrenin sınırları konusu
  • Dünyamızın yapısı
  • Dünyamıza benzeyen başka yerlerin olup olmadığı
  • Evrende dünyadan başka yerlerde canlıların olup olmadığı
  • Kuyruklu yıldızlar
  • Güneşin büyüklüğü
  • Güneşin ne kadar sıcak olduğu

Bu ve daha çok fazla evrenle ilgili merak ettiğim ve araştırmak istediğim konu vardır. Bu konuları öğrenmek hem bilgi seviyemi artırmamı sağlayacak hem de merak ettiğim birçok konuyu öğrenmiş olacağım. Evren ve doğa hakkında öğrendiklerim ise yaşadığımız yer olan dünyamızı daha iyi tanımamı sağlayacaktır.