Yeryüzünde bitkiler olmasaydı neler olurdu?

Yeryüzünde bitkiler olmasaydı neler olurdu?

Canlı yaşamının oluşması ile çoğu zaman farkında olmasak bile yaşamımızı sürdürmek için bitkilere muhtaç olduk. Bitkiler; fotosentez yaparak nefes alabilmemiz için gerekli olan oksijenin üretilmesini sağlar, tükettiğimiz her bitkiden farklı vitaminler alarak vücut direncimizin yüksek olmasını ve sağlıklı bir bünyeye sahip olmamızı sağlar, bitkilerin tedavi edici özellikleri de kuşkusuz çok önemlidir, bu sayede hastalıkların tedavisinde ilaç olarak kullanılmaktadırlar.

 

Karbondioksit ile fotosentez yapmaları sonucunda bizlere soluyabilmemiz için oksijen üretmeleri bile hayatta kalmamız için bitkilere olan bağlılığımızı yeteri kadar ifade etmektedir. Vücudumuz için gerekli besinlerin bir kısmını doğada bulunan bitkiler aracılığı ile alabiliriz. Böylelikle daha sağlıklı oluruz.

Sağlık sektöründe hastalıkların tedavisi için kullanılan bitkilere genel olarak Tıbbi ve Aromatik bitki adı verilmektedir. Bu bitkiler doğadan toplananlar ve kültürü yapılanlar olarak ikiye ayrılmaktalar. Doğadan toplanan tıbbi ve aromatik bitkiler, ormanlar, otlak arazileri, kullanılmayan tarım arazileri gibi doğada insan etkisi olmadan yetişen bitkilerdir. Doğadan toplanan bu aromatik bitkilerin çoğunluğu,  ticareti yapılarak ilaç sektöründe kullanılmaktadır. Dolayısı ile doğada bulunan tıbbi ve aromatik bitkiler aracılığı ile kullandığımız ilaçlar üretilmekte böylelikle hastalandığımızda tekrar sağlıklı olabilmemizi sağlamaktalar.

 

Bunlara ek olarak doğada yürüyüşe çıktığımız zaman psikolojik olarak kendimizi huzurlu ve rahatlamış hissetmemizin bir nedenidirler. Stresten ve karmaşadan uzaklaşmamız için birer araç olarak da kullanmaktayız bitkileri. Ayrıca güzel kokular üretmede aromatik bitkilerden yararlanmaktayız. Bu anlamıyla kozmetik sanayisi için de ham madde olarak kullanılmaktalar.

Kâğıt ve peçete üretimini de bunların arasında sayabiliriz. Bitkiler aracılığı ile kâğıt ve peçete üretimi yapılmakta ve günlük ihtiyaçlarımızı karşılamaktayız. Son olarak bitkilerin olmaması durumunda nefes alamayacağımızdan yaşamın kendisi de olmayacaktır.  Yaşamamız için bitkilere muhtacız.

Toplumsal İhtiyaçlarımızın Karşılanması İçin Hizmet Veren Kurumlar Olmasaydı Ne Gibi Sorunlar Yaşardık?

Toplumsal İhtiyaçlarımızın Karşılanması İçin Hizmet Veren Kurumlar Olmasaydı Ne Gibi Sorunlar Yaşardık? Düşüncelerinizi Arkadaşlarınızla Paylaşınız.

Doğada kurulmuş bir düzen vardır. Tüm canlıların kendilerine göre kurduğu bir düzeni vardır. Bu düzen çerçevesinde güven içinde daha huzurlu bir şekilde yaşanmaktadır. İnsanlar bireysel olarak hareket ettiği zaman tüm ihtiyaçları belirleyip karşılayamazdı. Bunun sonucunda haliyle kargaşa çıkar ve huzursuz bir ortam ortaya çıkardı. Toplumsal ihtiyaçlarımızın karşılanması için hizmet veren kurumlar sayesinde daha mutlu ve daha huzurlu yaşamaktayız. Yaşadığımız ortam güvenlidir. Bu ihtiyaçlar karşılanmasa insan hayatı daha zor bir hal alırdı.

 

Baktığımızda hasta olan bir kimse doktora gitmekte ve şikayeti doğrultusunda çözüm yolu aramaktadır. Eğer hastaneler ve doktorlar olmasaydı nasıl olurdu? Cevabı çok basit birçok hastalığın tedavisi bilinmez ve çaresiz hastalıklar çoğalırdı. İnsanların çektiği acı artar ve daha uzun sürerdi. En kötüsü  çözümsüz olurdu. Bunun gibi adalet dağıtan mahkemeler olmasaydı toplumsal bir kargaşa yaşanırdı. Herkes istediğini çalar, istediği usulsüzlüğü yapardı. Güvensiz ve yaşaması zor bir hayat ortaya çıkardı. Günümüzün en büyük güzelliklerinden birisi de ulaşımdır. Uzun mesafeler kısa süre içinde aşılmakta ve istenilen hedefe kısa süre içinde varılmaktadır. Yurt dışında binlerce kilometre uzaklıkta bir noktaya uçakla saatler sonra varılmaktadır. Tüm bunlar ve bunlar gibi daha birçok örnekte insanlar için hizmet veren kurumlar insanların hayatlarını kolaylaştırmaktadır. Bu düzen içinde bizim üstümüze düşen görev bu kurumların işlerini kolaylaştırmak ve kendi hayatımızı güzelleştirmektir.

Üretim Dağıtım Ve Tüketime Dayalı Yeni Fikirler Geliştirirken İş Birliği Yapmanın Önemi Nedir?

Üretim Dağıtım Ve Tüketime Dayalı Yeni Fikirler Geliştirirken İş Birliği Yapmanın Önemi Nedir?

Her geçen gün teknolojinin etkisi ile yeni ürünler piyasa sürülmektedir. Bu ürünler genel ölçüde insanların hayatını kolaylaştırmaktadır. Üretim ve dağıtımda her zaman yeni fikirlere ve iş birliğine ihtiyaç vardır. Çünkü iş hayatında kalkınmak ve tanınmak iş birliği ile daha çabuk sağlanmaktadır. İş birliği ile kalkınmak ve yeni ürünler piyasaya çıkarmak hem üretici hem tüketici açısından avantaj sağlamaktadır. Her iki tarafın menfaatine olan bir ticaret anlayışında ülke ekonomisi de kendi payını almaktadır.

 

Bir ürünün üretim aşamasından sonra en büyük problemi tanıtımdır. Tüketicinin ürünü tanıması ürün satışı için önemlidir. Bu konuda iş birliği zorunlu hale gelmektedir. Üretici ürettiği ürünü iş birliği yaptığı firmalar aracılığı ile tanıtmaktadır. Aslında bunların hepsi birbirine bağlantılı bir çark şeklindedir. Üreticiden çıkan ürün, tanıtım işini üstlenen ikinci bir aracının üzerinden tüketiciye ulaşmaktadır. Ürünün üretim amacı tüketici olduğu için iş birliği yaparak ürünlerin tüketiciye kısa sürede ulaştırılması gerekmektedir.

 

Teknolojinin gelişmesi ile birlikte insanların ihtiyaçları ve beklentileri değişmektedir. Değişen bu düzen içerisinde yeni fikirlere gereksinim duyulmaktadır. Farklı fikirler ve farklı deneyimlerin bir araya gelmesi ile yeni ürünler ortaya çıkmaktadır. Yeni ürünlerin ortaya çıkması için yeni fikirlere yani iş birliğine her zaman ihtiyaç vardır. Bu nedenle mümkün olduğu kadar herkesin menfaatine olacak yeni fikirlere ve iş birliğine açık olmak gerekmektedir.

Teknolojinin Gelişmesi Ve Ulaşım İmkanlarının Çeşitlenmesi Ürünlerin Dağıtımını Nasıl Etkilemiştir?

Teknolojinin Gelişmesi Ve Ulaşım İmkanlarının Çeşitlenmesi Ürünlerin Dağıtımını Nasıl Etkilemiştir?

Teknoloji hayatın her alanında büyük kolaylıklar sağlamaktadır. Ürünlerin üretilmesinden dağıtılmasına kadar geçen süre içinde büyük ölçüde teknolojiden faydalanılmaktadır. Üretilen ürünler eskiye oranla daha hızlı dağıtılmaktadır. Bu da ürünlerin bozulmadan veya zaman aşımına uğramadan talep edilen noktaya teslim edilmesini sağlamaktadır.

 

Günümüzde ulaşım karayolu, havayolu, demir yolu ve deniz yolu ile yapılmaktadır. Bu ulaşım yolları aynı zamanda kargo taşımacılığında kullanılmaktadır. Bir ülkede üretilen bir ürün bu yollar sayesinde kısa süre içinde başka bir ülkeye ulaştırılmaktadır. Ürünün tesliminde kullanılan yolların gelişmesinde yine teknolojinin büyük rolü vardır. Daha hızlı araçların üretilmesi, yolların daha geniş ve trafik sıkıntısına çözüm oluşturulması, deniz yolu araçlarının daha hızlı olması, havayolu araçlarının daha geniş ve dayanıklı olması  teknolojinin gelişmesi ile doğru orantılıdır.

 

Son yıllarda internet dünyası ürün pazarlamasında büyük rol oynamaktadır. Günümüzde ürün pazarlamada ilk tercih sanal ortamdır. Çünkü son yıllarda her evde ve her iş yerinde bilgisayar ve internet ağı yaygın olarak kullanılmaktadır. İnternetin gelişmesi ve iş hayatında kullanılması ticarette zaman kazanma olanağı sunmaktadır.

Günümüzde bir evrak kişinin eline daha çabuk geçmektedir. Her türlü evrak ve iş yükü sanal ortam üzerinden takip edilmektedir. İnternet üzerinden verilen ürün siparişi kısa süre içinde talep eden kişinin eline ulaşmaktadır. Ürün çeşitliliği ve ürün kalitesi her geçen gün artmaktadır. Tüm bu aşamalar ve gelişmeler teknolojinin gelişmesi ile sağlanmaktadır.

Rize’nin Adı Üzerine Özeti

Okuduğunuz metni, metnin kahramanlarından biri olan Roza’nın ağzından özetleyiniz. Metin kısaca Rize isminin hikayesini anlatmakta.

 

Hali vakti yerinde olan Ali Reis ile Roza arasında geçmektedir hikaye. Ali Reis çok zengin bir kişi. Roza ile dillere destan aşk yaşar. Ali Reis, Roza için saray bile yaptırmış. O sarayda yaşamaya başlamışlar.

Günlerden birgün Ali Reis karadenize açılmış. Ama geri dönmemiş. Roza, günlerce onun dönüşünü beklemiş. Camın önünden ayrılmamış, dışarı çıkmamış. Ali Reis dönene kadar gülmemiş, eğlenmemiş. Roza, içini türkülere dökmüş. Türküler yazmış.

Bir gün Roza’yı pencerede görememişler. Merak etmişler acaba başına bi hal mi geldi diye saraya gidip bakmışlar. Roza gitmiş sarayı terk etmiş ve arkasında not bırakmış. Hazineden fakirlere dağıtın, kilerimden fakirleri doyurun diye. Civarda yaşayanlar sarayın etrafına evler yaparak zamanla büyümüş orası.

İşte Roza diye diye zamanla Rize’ye dönmüş ismi. Hatta çok yağmur yağmasını Roza’nın gözyaşları diye yorumlayan bile varmış