Bir yayın ilkesi olarak kanunda yer alan bu düzenlemenin amacı nedir?

Bir yayın ilkesi olarak kanunda yer alan bu düzenlemenin amacı nedir? Değerlendiriniz.

Televizyon yirmi birinci yüzyılda her evde bulunan bir ev aleti haline gelmiştir. Bu sebeple televizyon yayınlarının denetimi çok önemlidir. Radyo ve Televizyon Üst Kurulu yani RTÜK bu denetimi yapmakla görevli olan kurumdur. Radyo ve Televizyonların Kuruluş ve Yayın Hizmetleri Hakkında Kanunda RTÜK’ün yapacağı bu denetim için bir yol gösterici hüviyetindedir.

 

Günümüzde her evde bulunan televizyonlara çocukların ulaşabilmesi de çok kolaydır. Hatta 2-3 yaşındaki çocuklar bile ebeveynleri yanlarında olmadıkları zamanlarda dahi rahatlıkla televizyon yayınlarına ulaşabilmektedir. Bu sebeple televizyon yayınlarına çok dikkat edilmelidir. Ayrıca günümüzde internet ile birlikte televizyon yayınlarına ulaşabilmek için artık bir televizyona bire gerek kalmamış durumdadır. İnternet aracılığıyla bilgisayar ve cep telefonlarından da televizyon yayınlarını izlemek mümkündür. Bu sebeple ailelerin çocukların izledikleri televizyon yayınlarını her zaman kontrol altında tutabilmeleri çok zordur. Bu sebeple ailelerden önce televizyon yayınlarının çok özenli bir şekilde denetimden geçmesi gerekmektedir.

 

Radyo ve Televizyonların Kuruluş ve Yayın Hizmetleri Hakkında Kanun’un 8. maddesinde düzenlenen televizyon ve radyo yayınlarında “Toplumun millî ve manevî değerlerine, genel ahlaka ve ailenin korunması ilkesine aykırı olamaz.” hükmü de bu doğrultuda konulmuş bir hükümdür ve oldukça büyük önem arz etmektedir. Bu düzenlemenin amacı yukarıda belirtilen çocuklar için tehlikeli olabilecek yayınların engellenmesi amacıyla konulmuştur. Ayrıca korunması gereken sadece çocuklar değildir. Televizyon ve radyo yayınlarının milli manevi değerlere aykırılığı durumunda ortaya toplumsal sorunlar da çıkabilecektir.

Dünya çocuklarının en önemli sorununu

Dünya çocuklarının en önemli sorununun ne olduğunu ve bu sorunun çözümü için neler yapılması gerektiğini sınıfınızda tartışınız.

Dünyada çocukların karşılaştığı pek çok sorun vardır. Bu sorunlar çocukların yaşadıkları toplumlara göre ve yaşadıkları ülkelerin gelişmişlik düzeyine göre farklılık göstermektedir. Avrupa’da yaşayan ortalama gelir düzeyine sahip bir ailenin çocuğu olan herhangi bir çocuğun sorunu ailesinden istediği ama almadıkları son model bilgisayar ya da telefon olabilirken Orta Doğuda yaşayan bir çocuğun sorunu bir aile ferdini savaş yüzünden kaybetmek olabilir. Ya da Asyalı bir çocuğun sorunu ağır bir işte çalışmak olabilecekken Afrikalı bir çocuğun sorunu bakımsızlık yüzünden kaptığı hastalıklar, açlık ya da susuzluk olabilmektedir.

 

Çocukların karşılaştıkları bu sorunlar birbirleri ile kıyaslandıklarında elbette ağır işlerde çalışmakta olan ve açlık ile mücadele eden çocuğun sorunu çok daha büyük önem arz etmektedir. Çünkü bu sorunlar çocukların en temel ihtiyaçlarından olan sağlıklı bir çevrede büyüme ve gelişme haklarına karşı bir tehdittir. Bu sorunların en büyük kaynağı bu çocukların içlerinde bulundukları toplumun sosyal, kültürel ve ekonomik açıdan gelişmemiş ya da az gelişmiş olmasıdır. Bu sorunun çözümü için dünyada gelir dağılımının daha dengeli olması gerekmektedir. Çünkü bir çocuk işçinin bir ayda kazandığı parayı Avrupa’da ya da ABD’de ortalama bir insan bir günde ya da bir günden bile daha kısa bir sürede kazanmaktadır. Yine Afrikalı bir çocuğun hayatta kalabilmesi için gerekli yiyeceği ya da suyu bir Avrupalı aile bir gün içerisinde çöpe atabilmekte ya da boşa harcayabilmektedir. Bu durum göz önüne alındığında dünyanın aslında tüm insanlar için yeterli kaynağa sahip olduğunu söylemek yanlış olmayacaktır. Ancak gelir dağılımı çok dengesiz olduğu için bazı insanlar bu dağılımın büyük parçasını alırken bazı insanlar ise bu dağılımdan nasiplerini yeteri kadar alamamaktadır.

Yaşadığınız yerde en çok hangi meyve ve sebze yetiştirilir?

Yaşadığınız yerde en çok hangi meyve ve sebze yetiştirilir?

Ankara şehri, İç Anadolu Bölgesinde bulunur. Bu nedenle de içerisinde yetiştirilen meyve ve sebzeler de iklim gibi coğrafik koşullara göre değişiklik gösterir. Ankara’da karasal iklim hakimdir. Karasal iklimin, meyve ve sebze yetiştirilmesi üzerindeki etkisi büyüktür. Karasal iklimde yetiştirilebilen meyve ve sebzelerin çoğu Ankara’da yetiştirilebilir. Örneğin elma, Ankara’da çoğunlukla yetiştirilen bir meyve türüdür.

 

Elma ile birlikte armut, dut, kayısı, kiraz, vişne ve üzüm gibi birçok meyve de Ankara ili sınırları içerisinde yetiştirilebilmektedir. Ankara ilinde yetiştirilen meyvelerin, karasal iklimin getirdiği sıcak ve kurak yaz mevsimi şartlarına dayanabilecek meyveler olması gerekmektedir. Armut, dut, kayısı, üzüm ve vişne gibi meyveler ise Ankara ilinde hâkim olan karasal iklim şartlarına dayanıklı oldukları için, burada bol miktarda yetiştirilirler. Bir başka etken ise mevsimlerdir. Örneğin, erik ve dut gibi yaz aylarına Ankara’da bol miktarda yetiştirilebilen meyveler, kış aylarında karasal iklimin soğuk ve karlı şartlarına ayak uyduramazlar. Bu nedenle de kış aylarında çoğu meyve Ankara’da yetiştirilmez ve meyve yetiştiriciliği genellikle yaz aylarında yapılır.

Ankara’nın kurak iklim şartlarına ayak uydurup bol miktarda üretilen sebzeler ise fasulye, patates ve şeker pancarıdır. Bununla birlikte, özellikle Ankara’nın Ayaş ilçesinde domates sebzesinin yetiştiriciliği oldukça fazladır. Ayrıca Ayaş domatesi de sebze pazarlarında epeyce ün salmış bir domates cinsidir.  Meyve ve sebzelerin dışında ise, ay çiçeği, buğday ve ceviz gibi tahıllar da Ankara’da yapılan hayvancılık nedeniyle bol miktarda yetiştirilmektedir.

İnsanlar Evlerinde veya Bahçelerinde Neden Bitki Yetiştirirler?

İnsanlar Evlerinde veya Bahçelerinde Neden Bitki Yetiştirirler?

Bitkilerin her birinin çeşitli faydaları vardır. Bazı bitkiler hastalıkların tedavisinde kullanılırken, bazıları beslenmemize yardımcı olur, bazıları ise fiziksel özellikleri sayesinde bulundukları ortamı nemlendirirler ve yaptıkları oksijen salınımı ile beynimize giden oksijen miktarını artırarak daha zinde olmamızı sağlarlar.

 

Günümüzde plansız kentleşme, tarım ilaçları, doğal kaynakların yok edilmesi gibi nedenlerden dolayı beslenmemiz için önem arz eden gıdaların büyük çoğunluğu organik değildir. Bunun yanı sıra vücudumuz için uzun vadede hastalık yapıcı maddeleri barındırırlar. Saydığımız bu nedenler, organik sebze ve meyveye ulaşma şansımız azaltmaktadır. Buna bir çözüm olarak daha sağlıklı besinler tüketme ihtiyacımıza çözüm olarak evlerimizde ya da bahçelerimizde çeşitli bitkiler, ağaçlar, meyve ağaçları yetiştirmekteyiz.

 

İnsanlar, rahatlamak ve huzurlu, mutlu hissetmek istediklerinde bitkilerin, ağaçların çoğunlukta olduğu alanlara giderler. Buralarda bolca bulunan bitkiler ve ağaçlar kötü havayı soluyup temiz oksijen ürettiklerinden dolayı ve etraflarına yaydıkları güzel kokulardan dolayı hem daha mutlu, huzurlu ve dinç hissettirirler hem de daha yaratıcı olmamızı sağlarlar. İş, okul vb. nedenlerden dolayı evlerimizden uzaklaşıp bu tarz yerlere gitmemiz her zaman mümkün olmadığı için bu tarz huzur verici ortamları kendi çabamız ile oluşturup hem daha huzurlu, mutlu hissetmemizi hem de daha yaratıcı olmamızı sağlamış oluyoruz.

 

Bitkilerin bir diğer faydası ise evimizde bulunan radyasyonu emerek daha sağlıklı bir ortam oluşturmalarıdır. Kullandığımız elektronik cihazlar; televizyonlar, cep telefonları, ampuller ile sokaklarımızda bulunan baz istasyonları radyasyon yaymaktadırlar. Elbette hepsinin yaydığı radyasyon oranı birbirinden farklı olmasına rağmen elimizden geldiği kadar evimizde, bahçemizde yetiştirdiğimiz bitkiler sayesinde bulunduğumuz ortamdaki radyasyon oranını azaltabiliriz. Bunlara örnek olarak aşağıda yer alan bitki türlerini verebiliriz.

  • Kaktüs
  • Sarmaşık.
  • Aşk merdiveni.
  • Kurdele çiçeği

Anneler gününde nasıl yazılır?

Yıl içinde kutladığımız günlerden birisidir. Mayıs ayı içinde kutladığımız bu gün yaklaşırken nasıl yazıldığına bakalım.

 

Anneler Günü özel isim gruba giriyor. Özel bir olması sebebi ile her iki kelimenin de baş harfi büyük yazılır. Yani Anneler Günü şeklinde yazılır.

 

Özel isim gibi olduğundan bu kelimeye eklenecek eklerde üstten kesme işareti ile ayrılmalı. Anneler Günü’nde ne hediye alalım tarzında bir soru cümlesinde doğru yazım bu şekildedir.

Diğer bir yazım şeklide Anneler Günü’n kutlu olsun şeklinde mesaj atacağımız da karşımıza çıkar. Yine doğru yazım şekli az önceki gibidir.