Güneş ne zaman doğar ne zaman batar?

Güneş ne zaman doğar ne zaman batar?

Güneşin doğuşu ve batışı hem dünyanın hem de güneşin hareketlerine bağlı olarak oluşur. Dünya’nın bir tur kendi etrafında dönmesiyle bir gün yani gece ve gündüz meydana gelir. Öncelikle Dünya’nın doğu yüzeyi güneşi gördüğü için doğudan güneş doğar. Doğuda güneş batarken batıda güneş doğarak gün başlar. Dünya’nın yarısında gündüz olurken diğer yarısında gece olur.

 

Güneşin doğuş ve batış saatlerinin hesaplanması meridyenler ile açıklanmaktadır. Meridyenler Dünya’yı dik olarak kesen hayali dairelere verilen isimdir. Bir diğer ismi de boylamdır.Örneğin Türkiye 26- 45 doğu meridyenleri arasındadır. İlk olarak güneş en doğudaki il olan Iğdır’da doğup en batıdaki il olan Çanakkale Gökçeada’da batmaktadır. Yani doğuş batış zamanı coğrafik olarak bulunduğumuz boylama göre değişir ve buna göre saat hesaplamaları yapılmaktadır.

 

Dünya’yı paralel olarak kesen hayali çizgileri de paralel (enlem) olarak isimlendirmekteyiz. Dünya’nın tam ortasından geçtiği varsayılan çizgiye de ekvator denilmektedir. Güneş ışınlarının ekvatora dik düştüğü zamanlarda gece gündüz eşitliği meydana gelir. Bu tarihler Kuzey Yarım Küre’de 21 Mart İlkbahar Ekinoksu ve 23 Eylül Sonbahar ekinoksu olarak isimlendirilir. Güney Yarım Küre’de ise 21 Mart Sonbahar Ekinoksu ve 23 Eylül İlkbahar ekinoksu olarak isimlendirilir. Bunun nedeni isegüney yarım küredekış mevsimi yaşanırken kuzey yarın kürede yaz mevsiminin yaşanmasıdır. Bu durum Güneş ışınlarının enlemlere düşüş açıları ile ilgilidir.Bu tarihlerin dışında ise geceler gündüzlerden uzun olurken gündüzler de gecelerden uzun olabilir. Ülkemizin de bulunduğu Kuzey Yarın kürede 21 Haziran’da en uzun gündüz yaşanırken 21 Aralık’ta en uzun gece yaşanmaktadır. Sonuç olarak gece ve gündüz süreleri sabit olmamakta sürekli olarak değişim içinde olmaktadır.

Doğal afetler ve doğa olayları karşısında ne tür önlemler alınmalıdır?

Doğal afetler ve doğa olayları karşısında ne tür önlemler alınmalıdır? (Sel, çığ, deprem, yağmur, sis, kar)

Sel doğal afeti için alınması gereken önlemlerin başında, doğal bitki örtüsünün özellikle de ormanların korunması ve arttırılması gelmektedir. Çünkü çorak yerlerde toprağı tutan bir bitki örtüsü olmadığı için su toprağın üzerinde birikir ve sel felaketi oluşur. Bunun yanı sıra ağaçlar suyun yamaçlardan akmasını en aza indirerek sel oluşumunu engeller. Sel felaketini önlemek için ayrıca yerleşim yerini sel oluşabilecek bölgelerin dışına inşa etmek ve akarsu yataklarını genişletip barajlarla kontrol altına almak gerekmektedir.

 

Çığ doğal afeti yüksekliğin eğimin fazla olduğu dağlık alanlarda meydana gelmektedir. Bu bölgelere yerleşim yeri yapılmamalı ayrıca kış spor aktiviteleri düzenlenmemelidir. Ulaşım bölgeleri de bu alanlardan uzakta kurulmalıdır.Bu alanlara yine ağaçlandırma yapılması önleyicidir. Çığ bölgelerinde gürültü yapılmamalıdır.

 

Deprem, doğal afetler arasında en tehlikeli olan afetlerin başında gelmektedir. Öncelikle iskana uygun yerlere konutlar inşa edilmelidir. Genel olarak toprağın uygun olduğu özellikle kayalık bölgelere ve kaygan olmayan zeminlere konutlar yapılmalıdır. Binalar depreme uygun betonarme olarak ve az katlı yapılmalıdır. Mevcut binaların ise dayanıklılığını arttırmak için çalışmalar yapılmalıdır. Aile bireyleri dairelerinde dolap v.b deprem esnasında düşme tehlikesi yaratacak eşyalarını duvara sabitlemelidir. Deprem esnasında ortaya çıkabilecek yangın ihtimaline karşılık evde yangın söndürücü bulundurulmalıdır. Aynı zamanda evde acil durum çantası hazırlanmalıdır. Deprem öncesi deprem tatbikatlarına katılıp deprem esnasında nasıl davranmamız gerektiği ile ilgili bilgi alınmalıdır.

 

Yağmur bir doğa olayıdır. Şiddetini arttırması sonucu doğal afet olan sele sebep olabilmektedir. Yağmur sel felaketi dışında zaman zaman yıldırım düşmelerine de sebebiyet vermektedir. Bu durumda cep telefonu ve telsiz gibi mevcut alıcı ve verici aletlerden mümkün olduğunca uzak durulmalıdır. Tarımsal alanlarımızda yağmurdan aşırı etkilenmektedir. Mahsulün yağmur istemediği durumlarda aşırı yağmur ile karşılaşıldığında ürünleri kaybetmemek adına, tarım alanlarına çeşitli setler çekilip yağmurdan en az zararla kurtulması sağlanmalıdır.

 

Sis, havadaki buharın yoğunlaşıp yeryüzüne inmesiyle oluşan bir doğa olayıdır. Bu nedenle görüş mesafesi düştüğü için özellikle trafikte büyük sorunlara yol açmaktadır. Trafikte aniden sis olayı ile karşılaşıldığında öncelikle aracın hızı düşürülmeli diğer araçlar sollanmamalıdır. Sis farları yakılmalı, uzun farlar açılmamalıdır. Dörtlü sinyallerinde bu durumda açık olması gerekmektedir.

 

Kar özellikle ulaşımda aksamalara neden olmaktadır. Bu nedenle kar yağışı olacağı önceden bildirildiğinde belediyelerin yaptığı tuzlama çalışmaları özellikle buzlanma sorunu için büyük önem taşımaktadır. Araçlara zincir takılması ve kış lastiği takılması alınacak önlemlerin en başında gelir.Çatılar üzerinde yoğunlaşan karın temizlenmesi de çok önemlidir. Çatılarda ki karın yayaların yada araçların üzerine aniden düşmesi de büyük felaketlere sebebiyet verebilir.

Hikaye unsurlarını kullanarak defterinize bir hikaye yazınız.

Hikâye unsurlarını kullanarak defterinize bir hikâye yazınız. Yazınızda olayları oluş sırasına uygun yazmaya dikkat ediniz. Yazdıklarınızın içeriğine uygun bir başlık belirleyiniz. Yazdıklarınızı dil bilgisi ve anlatım bozukluğu yönünden kontrol ediniz.

 

Olay: Havaların serinlemesiyle kuşların sıcak memlekete gitme hazırlıkları ve yolda yaşadıkları ilginç olaylar. Konu: Kuşların göç etmesi Kişiler: Anne kuş, Baba kuş ve yavruları. Yer: Orman Zaman: Sonbahar

 

Kuşlar Memleketine Gitti

Sonbahar mevsimiyle birlikte havalar iyice serinlemeye başladı. Baba Kuş, uzun uzun havaya bakıyor ve etrafı seyrediyordu. Artık göç etme vakti gelmiştir. Yavru kuşlar, ne olduğunun henüz pek farkında değillerdi. Baba ve annelerine bakarak, nelerin olacağını tahmin etmeye çalışıyorlardı.

Baba Kuş, bulundukları ormandaki en güzel yiyecekleri getirdi. Yavrularına ve Anne Kuşa verdi. Kendisi de bu yiyeceklerden yedi. Çünkü uzun yolculuk için enerji almaları gerekiyordu. O akşam, Anne Kuş ve Baba Kuş, yavrularına; ‘’Havaların artık buralarda soğuduğunu ve artık buradan daha sıcak yerler olan güney bölgelere gitmeleri gerektiğini’’ anlattı. Yavrular ilk önce çok üzüldüler. Ormana çok alışmışlardı. Hele sonbaharda orman çok daha güzelleşmişti. Her yer sapsarıydı. Yere düşen yaprakların arasında koşmak ve saklambaç oynamak yavruların çok hoşuna gidiyordu. Hem arkadaşlarından nasıl ayrılacaklardı.

 

Ertesi sabah, yavru kuşlar; ormandaki arkadaşlarıyla konuştu. O gece onların da anne ve babaları göç etmeleri gerektiğinden bahsetmişti. Çünkü göç etmek kuşların yaşam biçimiydi. Havalar serinleyince bulundukları yerden göç etmek durumundaydılar. Hem sonra buralarda havalar ısınınca tekrar geleceklerdi. Yavru kuşların içleri biraz olsun rahatlamıştı. Sabah erkenden kalkarak, güney doğru ailesiyle uçmaya başladılar. Gün ışıdıkça sadece kendileri değil, diğer kuşlarında havada kendilerinin gittiği yöne doğru uçtuklarını gördüler. Gökyüzü o kadar kalabalıktı ki adeta küme halinde uçuyorlardı. Bana kuş önde yavrular ortada anne kuş ise arkada yer alıyordu. Öğlene doğru baba kuş; ‘’mola’’ diye seslendi. Köy gibi bir yere indiler. O da ne; köylüler ellerinde bir sürü yem, konacakları yere gelmişlerdi. Baba Kuş ‘’Korkmayın, bu köylüler dostumuzdur. Her göç döneminde bize yiyecek verirler. Sonra da uğurlarlar.’’ Dedi. Gerçekten de öyle oldu. Köylüler, kafilede yer alan tüm kuşlara yem bıraktı. Hatta bazı çocuklar, yavruları sevmek için kuş sürüsünün ortasına daldı. Ancak köylüler arasındaki yaşlılar, çocukları uyardı. Kuşlar yemeklerini yiyerek tekrar havalandılar.

 

Yaklaşık olarak 10 – 15 gün kadar süreyle uçtuktan sonra; havaların tekrar ısınmaya başladığını hissetmeye başladılar. Çok geçmeden de gelecekleri yere vardılar. Burası da çok güzeldi. Üstelik deniz kenarıydı. Anne Kuş hemen yuvayı düzenledi. Baba Kuş, hemen bulmaya gitti. Yavru kuşlar ise; kendileriyle birlikte gelen diğer yavru kuşlarla birlikte etrafı tanımaya koyuldular.

Aşağıda serim (giriş) bölümü verilen hikayeyi tamamlayınız.

Aşağıda serim (giriş) bölümü verilen hikâyeyi tamamlayınız. Hikâyenize uygun bir başlık koymayı unutmayınız. Hikayenin başı:  Arkadaşlarımla birlikte piknik yapmaya gelmiştim. Burası yemyeşil ağaçların, renk renk çiçeklerin bulunduğu bir yerdi. Etrafı şöyle bir inceledim. Ne güzeldi burası. Doğaldı… Havası tertemizdi.

 

Piknik Alanı Macerası

… Gördüğüm manzaradan çok etkilenmiştik. Piklin alanı bir göl kenarındaydı. Hemen arkadaşlarımla gölün kenarına gittik. Göl o kadar berraktı ki gölün içerisindeki balıkları görebiliyorduk. Sonrasında gölden balık tutup pişirmeye karar verdik. Ancak ben nasıl balık tutulur bilmiyordum. Arkadaşım Ahmet ‘’Ben balık tutmasını biliyorum’’ dedi. Hemen uzun bir ağaç dalı aldı. Onu çakıyla düzelterek, pürüzsüz bir hale getirdi. Sonrasında piknik malzemeleri içerisinde yer alan uçurtma ipinden biraz aldı. Ahmet, uzun ağaç dalına bu ipi bağladı. En çok, oltanın uç tarafını nasıl yapacağını merak ediyordum. Ahmet cebinden kutu gibi bir şey çıkardı. Kutunun içerisinde oltanın ucuna takılacak kancalar varmış. Bu malzeme kutusu hep yanında olurmuş. Kancayı da ipin ucuna takınca şimdi bir oltamız oldu. Ben ‘’Peki, oltaya yem olarak ne koyacağız?’’ diye sordum. Ahmet, ‘’Solucan koyalım’’ dedi. Piknik alanında solucan aramaya başladık. Biraz zaman geçtikten sonra, arkadaşım Orhan, ‘’Buldum, bulum!’’ diye seslendi. Bir taşın altında koca koca solucanlar bulmuştu. Solucanlardan birini kancaya taktık. Ve göle oltayı sallayarak, bu yemi attık. Artık balığın gelmesini bekliyorduk. Tam 1 saat bekledik. Beklemekten usanmıştık ki Ahmet ‘’Balık kocaman balık’’ diye bağırdı. Hakikaten oltayı kıracak kadar büyük bir balık oltaya yakalanmıştı. Bin bir uğraşla balığı karaya aldık. Neredeyse 5 kiloya yakın bir balıktı. Artık balığımızı temizleyerek, pişirebilirdik. Öyle de yaptık.

Yağış türlerini ve yağış türlerinin nasıl oluştuğunu araştırınız.

Yağış türlerini ve yağış türlerinin nasıl oluştuğunu araştırınız.

Yağış türleri havanın içerisinde yer alan nemin ani hava olayları sonrasında; yağmur, kar ya da dolu gibi yere düşmesi sonucunda oluşurlar. Yağışın olabilmesi için; soğuma, yeni ve farklı hava kitleleriyle karşılaşma ya da yoğunlaşmanın olması gerekmektedir. Başlıca yağış türleri ise;

 

  • Yağmur
  • Dolu
  • Kar
  • Çisenti
  • Kırağı
  • Çiğ (Çiğ)
  • Yamaç Yağışları
  • Konveksiyonel Yağışlar
  • Cephe Yağışları

 

Yağmur: Yeryüzüne su şeklinde düşen damlara yağmur denir. Bulutlarda yer ala nem, yeryüzüne su şeklinde iner. Bulutların içerisinde yer alan sıvının yoğunlaşması sonrasında oluşan yağmur damlaları, yağmurun oluşumuna etki eder. Yarı çapları ortalama 6 mm olan yağmur damlaları, birbirleriye çarpıştıkça ufalanır. Dünyada görülen en fazla yağış türü; yağmurdur.

 

Dolu: Havadaki ani değişmeler sonrasında meydana gelen yağış türüdür. Özellikle dikey hava hareketleri sonrasında havanın birden bire soğuması neticesinde bulutların içerisinde bulunan nem, buz haline gelir ve yere buz şeklinde düşer. Bu yağış tipi dolu olarak isimlendirilir.

 

Kar: Soğuma sonrasında meydana gelen yağış türü olarak tanımlanır. Bulutların içerisinde yer alan nemin, soğuk hava dalgasıyla karşılaşmasının hemen ardından bulutların içerisinde bulunan nem; 0 derecenin altına düşmektedir. Bu durum ise bulutlarda buz kristallerinin oluşmasına neden olmaktadır. Söz konusu buz kristallerinin yeryüzüne düşmesi neticesinde ise kar yağışı olur. Kar genellikle -4 ile -20 derece arasındaki hava sıcaklık değerlerinde oluşmaktadır. Dünya genelinde en fazla görülen ikinci yağış tipi; kardır.

Bir masal kurgulayınız.

Bir masal kurgulayınız. Masalınızı kurgularken aşağıdaki sorulara vereceğiniz cevaplardan yararlanınız. Masalım hangi kalıplaşmış ifadelerle başlayacak ve bitecek?  Masalımın kahramanları kimler olacak? Bunların olağanüstü özellikleri neler olacak? Ne tür olağanüstü olaylara yer vereceğim?  Nasıl bir sonla bitireceğim.

 

Masalım; ‘’Evvel zaman içinde kalbur saman içinde …’’ tekerlemesiyle başlayacak. Sonrasında kahramanlarımızın yaşadığı yere dair kısa bir anlatıma yer vereceğim. Masalımın kahramanları ise; yaşadığı köyü kötü canavarlardan koruyan bilge bir dede olan Can Dede, bu kahramanımıza yardım eden 5 çocuk ve köylüler olacak. Masalımın kötü karakterleri ise; canavarlar ve o canavarları kullanarak köyü ele geçirmek isteyen Kara Sakallı Vezir olacak.

 

Masalımın baş kahramanı olan Can Dede; kötülükleri önceden görebilen ve zekasını kullanabilen biri olacak. Masalımdaki çocuklar ise hem cesur hem ahlaklı hem de zeki olacaklar. Köylüler dayanışma içerisinde olan ve birbirleriyle iyi geçinen insanlardan oluşacak. Masalımdaki olağanüstü olaylar ise, canavarların kendileri olacak. Canavarlar hem uçabilecekler hem de ağızlarından ateşler çıkartan bir ejderha olacaklar. Canavarların saldırıları ise masalda hep konu olarak bitecek.

 

Masalım sonunda her zaman olduğu gibi iyi olanlar kazanacak. Aklını kullanan, birlik içerisinde olan ve isabetli kararlar alarak uygulayanlar; masalımın sonunda mutlu olacaklar. Kötülük taslayan, birbirlerini sevmeyen ve hem kötü olanlar ise kaybedecekler.

Kendinizi bir kütüphane görevlisi olarak düşününüz.

Kendinizi bir kütüphane görevlisi olarak düşününüz. Kütüphanenize gelen ziyaretçiler için kütüphanenizi tanıtan bir konuşma planlayınız. Konuşma planınızı oluştururken aşağıdaki sorulardan faydalanabilirsiniz.

 

Bir kütüphane görevlisi kütüphanede bulunan bilgi ve kaynakları yönetir ve onların insanların bulup faydalanabileceği, kullanabileceği alt yapıyı hazırlar. Kaynaklar ve literatürle ilgili güncel bilgileri toplar ve kütüphanenin koleksiyonuna ilişkin yayınları seçer. Tüm bu materyalleri sınıflandırır, analiz eder ve düzenler. Kütüphane görevlisi ayrıca bireylerin ihtiyaç duydukları bilgileri kütüphaneden bulmalarına yardımcı olur, materyal, kaynak önerisinde bulunur. Kitapların raflara nasıl yerleştirildiği ve ödünç alınmaya nasıl hazırlandığı sorularının cevapları da kütüphane görevlilerindedir. Bir kütüphane görevlisi hem kitapları hem insanları sevmelidir.

 

İşini sorumluluk duygusuyla ve severek yapan bir kütüphane görevlisi olarak aynı zamanda bir bilim ve kültür merkezi olan kütüphanemizde;

 

  • Kaynak araştırabileceğiniz bilgisayarlar,
  • Üyelikle önceden kaynak ve okuma alanı rezervasyonu için e- kütüphanelink’i,
  • Dünya bilgi kaynaklarının araştırılması ve kullanımı için uzman rehberliği,
  • Online katalog,
  • Diz üstü bilgisayarla ve tablet bilgisayarla araştırma yapma, okuma imkanı,
  • Elektronik materyaller, kitaplar, dergiler, gazeteler, linkler vb.
  • Elektronik formlarda özel koleksiyonlar,
  • Görsel ve işitsel materyaller,
  • Kütüphanede olmak isteyeceğiniz konforlu okuma alanları,
  • Hayal gücünü ve motivasyonu artıran fonksiyonel çalışma alanları,
  • Şarj noktaları,
  • Dosya, kağıt, kalem
  • Siyah beyaz, renkli baskı makineleri ve fotokopi makineleri,
  • Kafeterya,

 

bulunduğunu ve kaliteli kütüphanecilik anlayışı ile hizmet verdiğimizi söylemekten gurur duyarım. Kütüphanemiz her yaş grubundan araştırmacı ve okumayı seven için zihin açıcı bir mekandır. Bunları imkanları deneyimlemeniz için sizleri kütüphanemize bekleriz.