Yaşadığınız yere çocuk parkı yapılmasına yönelik ilgili kuruma bir dilekçe yazınız.

Yaşadığınız yere çocuk parkı yapılmasına yönelik ilgili kuruma bir dilekçe yazınız. Dilekçenizi yazarken dilekçe yazım kurallarına dikkat ediniz

 

14.03.2019

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığına;

Talepte bulunan: Ammar site yönetimi

Koşuyolu Mah. Koşuyolu Cad. No: 208/1 Kadıköy-İST

 

Tel No

 

Talep Konusu:  Koşuyolu Mahallesi, Koşuyolu Caddesi Ammar Sitesinin karşısında bulunan boş alana çocuk parkı yapılması

 

  1. Koşuyolu Mahallesi, Koşuyolu Caddesi, Ammar sitesinin karşısında bulunan ve imarda park olarak gözüken 10 Ada, 1052 Parsel nolu 2000 m2lik alan atıl bir halde bulunmakta olup buraya çevrede bulunan sitelerden de gelişi güzel çöpler atılmaktadır. Bu durum başta çocuklarımız olmak üzere tüm bölge halkı için tehlike arz etmektedir. Ayrıca burayı akşamları alkol ve çeşitli bağımlılıkları bulunan kişiler mesken olarak kullanmaktadır. Dolayısıyla da akşam saatlerinde çocuklarımız yalnız başlarına bölgeden geçmeye korkmaktadır, okula gidip gelirken ebeveynleri olarak bizler eşlik etmekteyiz.
  2. Mahallemizde ve sitemizin karşısında bulunan bu alanda, çocukların rahatlıkla oyun oynayabileceği, sosyalleşmeleri açısından zaman geçirebilecekleri herhangi bir yeşil alan ve park bulunmamaktadır. Ebeveynleri olarak bizler çocuklarımızın sokaklarda, arabaların aralarında ve kaldırımlarda oyun oynamalarını istemiyoruz. Bu durum çoğu zaman tehlike oluşturduğu için can güvenlikleri tam olarak sağlanamamaktadır.

Sonuç ve İstem: Yukarıda kısaca açıkladığımız sebepler de dikkate alınarak 10 Ada, 1052 Parsel nolu 2000 m2lik alanın bir an önce park haline dönüştürülmesi için gerekli talimatların ilgili birimlere verilmesini saygılarımızla arz ve talep ederiz.

Ammar Site Yönetimi Adına Yönetici

Ceyhun Küneç

İmza

1 Star2 Stars3 Stars4 Stars5 Stars (1 Oy, Ortalama: 5,00 toplam 5)
Loading...

 Hayvanların da insanlar gibi haklarının olduğunu düşünüyor musunuz?

 Hayvanların da insanlar gibi haklarının olduğunu düşünüyor musunuz? Açıklayınız.

 

15 Ekim 1978 tarihinde Paris UNESCO evinde ilan edilen Hayvan Hakları Evrensel Bildirisine göre;

 

  • Tüm hayvanlar yaşam önünde eşit doğar ve aynı var olma hakkına sahiptir.
  • Tüm hayvanlar aynı ölçüde saygı görme hakkına sahiptir. Bir hayvan türü olan insan, hiçbir şekilde diğer hayvanları yok edemez. Bu hakkı yok sayarak onları sömüremez. Tüm canlıların insanca gözetilme, korunma ve bakılma hakkı vardır.
  • Hiçbir şekilde hiçbir hayvana şiddet, uygulanamaz. Eğer bir hayvanın öldürülmesi mecburiyse, bu o hayvana acı çektirmeden, korkutmadan bir anda yapılmalıdır.
  • Yabani hayvanlar, kendi doğal çevreleri olan hava ve suda üreme hakkına sahiptir. Eğitim amaçlı bile olsa özgürlüklerini ellerinden almak hakka aykırıdır.
  • İnsanların yanlarına alıp sahiplendiği tüm hayvanlar, doğal yaşam uzunluklarına uygun olarak yaşama hakkına sahiptir. Bir hayvanı terk etme aşağılık ve acımasız bir davranıştır. Unutulmamalıdır hayvanların da duyguları vardır ve terk edilmek her canlıya aynı acıyı verir.
  • Tüm çalışan hayvanların iş süresi sınırlandırılmalı, kuvvetlerini arttırıcı beslenme ve dinlenme hakkına sahiptir.
  • Hayvanlar üzerinde yapılan psikolojik yada fiziki deneyler kesinlikle hayvan haklarına aykırıdır.
  • Hayvanlardan insanların eğlencesi olsun diye faydalanılamaz, hayvanlardan yararlanılan gösteriler yani sirkler hayvan onuruna aykırıdır.
  • Zorunluluk haricinde zevk için bir hayvanın öldürülmesi yaşam hakkına işlenmiş bir suçtur.
  • Çok sayıda yabani hayvanın öldürülmesi, yani av bir soykırımdır ve suçtur.

 

Kısacası insan dışındaki tüm canlılarında hakları vardır ve insanoğlu bunlara saygı göstermelidir.

1 Star2 Stars3 Stars4 Stars5 Stars (Henüz Oy Verilmemiş)
Loading...

Araştırma Yaptığınız Kütüphane Hakkında Bilgi Veriniz.

Araştırma Yaptığınız Kütüphane Hakkında Bilgi Veriniz.

Farsçada “hane” ev anlamına gelmektedir. Arapçada kitaplar anlamına gelen “kütüp” kelimesi ile hane kelimesi bir araya gelerek “hane-i kütüb”(kitaplar evi) isim tamlamasında iki ismin yer değiştirmesi ile kütüphane kelimesi meydana gelmiştir. Kütüphanelerin var olması insanlık tarihi kadar eskidir. Eserleri korumak ve toplayarak ilmi araştırmalarımızı yapmamızı sağlar. Eğitim ve öğretime yardımcı olurlar.Kütüphanelerde sunulan imkanlar; ücretsiz internet, ödünç kitap alma, ansiklopedi ve dergilere ulaşmamızı sağlar.İnsanların yararlanması için kurulmuş geniş bilgi yelpazesine sahiptir.Her yaş ve her düzeyde insanlara, engelli, hasta, yaşlı fark etmeksizin üye olarak veya misafir olarak giriş yapıp hizmet vermektedir.

 

Bulunduğunuz şehrin özellikleri koleksiyonları hazırlamakta hizmetlerini sunabilmek için kütüphanelere kitap bağışında bulunabilirsiniz. Yüzyıllardır yazılan ve basılan milyonlarca kitap kütüphanemizin raflarında yerini almıştır.Kütüphanenin materyalini istediğiniz takdirde belirli günler aralığında üzerinize kayıt yapılarak ödünç alabilirsiniz. En eski kütüphane, Asur Devleti Hükümdarı Asurbanipal tarafından M.Ö. 625 yılında kurulan Ninova Kütüphanesidir. Türkiye’de kurulan ilk kütüphane 1661 yılında Köprülü Fazıl Paşa tarafından İstanbul’da kuruldu.Köprülü Kütüphanesi ismini almıştır. Devletin kurduğu ilk kütüphane Beyazıt Devlet Kütüphanesidir. Kütüphane-i Umûmi-i Osman ismi ile 24 Haziran 1884 yılında hizmete açılmıştır. 7 gün 24 saat aktiftir. Kütüphanede 1.000.000’un üzerinde döküman mevcuttur.Görme engelli insanların yararlanacağı 5000 adet sesli kitap vardır. Kayıtlı olan 812.858 adet sahip kütüphanede kitap sayısı sürekli bir artışa da sahiptir.Kütüphane haftası da kütüphanelerin bizim için önemini vurguluyor.Her sene Mart ayının son Pazartesi günü ile başlayan hafta kütüphanelerimizin önemini bizlere anlatır. Ülkemizde ki kütüphaneler T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı’na bağlıdır.

1 Star2 Stars3 Stars4 Stars5 Stars (Henüz Oy Verilmemiş)
Loading...

Kütüphanelerin Hangi Saatlerde Açık Olmasını İstersiniz?

Kütüphanelerin Hangi Saatlerde Açık Olmasını İstersiniz?

 

Kütüphanelerin çalışma saatleri farklılık göstermektedir. Hafta içi 09:00 – 00:00 hafta sonu ise 09:30 -22:00 arası genellikle açıktır. Kütüphaneden istediğiniz materyal talepleri hafta içi 09:00 – 12:00 ile 13:30 – 16:30 saatleri arasında karşılanmaktadır. 24 saat hizmet veren kütüphanelerde mevcuttur. Elbette ihtiyaçlarımız için kütüphanelerin sürekli hizmet vermesini isteriz.Sınav dönemlerinde, tez hazırlarken, dönem ödevlerinin teslimi için gece gündüz kütüphanelere ihtiyaç duyarız. Dönem dönem kütüphanelere giden herkes sabahlamıştır. Her insanın alışkanlıkları birbirinden farklı olduğundan kimi gündüz kime gece masa başına geçip ders çalışmayı, araştırma yapmayı severiz.Kütüphanenin çalışma saatleride değişkenlik gösterebilir. En çok ihtiyaçta 24 saat hizmet sunan kütüphanelerdir.

 

Eğitim ve ögretim  dönemi ve yaz dönemi şeklinde kütüphanelerinde çalışma sistemleri vardır. Eğitim ve öğretim dönemi sıklıkla tercih edildiği için çalışma saatlerinin de ona göre şekillenmesi önemlidir. Bilgi sonsuzluğuna ulaşmamızı sağlayan kütüphaneler 7 gün 24 saat hizmet vermeleri bizler için daha fayda sağlayacaktır. Genellikle ulusal ve dini bayram günleri tatil olur. Kütüphaneler hayatımızın ve eğitim sistemimizin olmazsa olmaz kurumlarından biridir. Maalesef günümüz dünyasında çok eskiden olduğu gibi ilgi görmese de her zaman var olmaya devam edecektir. Teknoloji ve internet sayesinde her türlü bilgiye rahatça ulaşabildiğimiz halde kütüphanelerin huzurlu, saygılı, sessiz ve sükut dolu ortamları hiçbir şeye değişilmez. Kütüphanelerin sınırsız imkanları ve sunduğu sonsuz bilgi kaynakları ile her zaman bileceğiz ki hayatımızda bir yerlerde mutlaka olacaktır.

1 Star2 Stars3 Stars4 Stars5 Stars (Henüz Oy Verilmemiş)
Loading...

Kütüphaneye Gitmek Bir İhtiyaç Mıdır? Neden?

Sizce Kütüphaneye Gitmek Bir İhtiyaç Mıdır? Neden?

 

Kütüphaneye gitmek bir ihtiyaçtır. İnsanlar yeni şeyler öğrenmeye, kendini geliştirmeye açık varlıklardır. Kütüphaneler daha çok araştırma yapmak için, farklı konuda kaynaklar ve tarihsel kitaplara ilk elden ulaşmamızı sağlamak için bizlere hizmet vermektedir. İster araştırma yapmak için isterseniz ders çalışmak için sakin bir ortamda dilediğiniz çalışmayı yapabilirsiniz. Her çeşit kitabın rahatça bulunduğu yardımcı kuruluştur. Sessiz sakin ortamı, istediğiniz bilgiyi size sunacak bilgi dünyasıdır. Eskilerde evlerimizde yer alan ansiklopediler teknolojinin gelişmesiyle değerini yitirdiler. Kütüphaneler ise geçmişten günümüze bilgilerimizi korumamızı sağlamamıza yardımcı olmaktadır. Teknoloji sayesinde istediğimiz her bilgiye kolayca ulaşsak da kütüphanenin yerini doldurması pek mümkün değildir. İstediğiniz bilgilere dokunarak, görerek hatta sayfaların değişmiş kokularını içinize çekerek o dönemi size yaşatarak ulaşabilirsiniz. Çalışma disiplinine sahip değilseniz sistemli şekilde çalışmanız için kütüphaneye gitmek size gerekli düzeni sağlamanıza yardımcı olacaktır.

 

Sınavlara hazırlanan öğrencilerin sıklıkla gittiği ve saatlerini geçirdiği, çalışmak için kütüphaneleri seçenler ihtiyaçlarını karşılamak için doğru adrese yönelmiş oluyorlar. Bilgi almanızın yanı sıra kitap okumak için sessiz bir ortam da sizlere sunuyor. Ticari olmayan bütün dünyayı bilgileriyle içinde barındıran mekanlardır. Ülkemizin genelinde pek çok kütüphaneye sahip olsa da bu imkanlara sahip olmayan yerlerinde olduğunu unutmamalıyız. Elimizde ki imkanların değerini kaybetmeden bilmeli, gerekli önemi göstermeliyiz. Kütüphane ihtiyacını karşılamak için yapılan kampanyalara, bağışlara destek olarak kütüphane ihtiyacını karşılamaya yardımcı olabilirsiniz. Öğrenme, araştırma ve bilgi sahibi olmayı hayatımız boyunca devam ederiz. Kütüphaneler de var olduğu sürece bizlerin ihtiyaçlarını karşılayacaktır.

1 Star2 Stars3 Stars4 Stars5 Stars (Henüz Oy Verilmemiş)
Loading...

Kağıdın icadı neden önemlidir? İnsanlık tarihine katkısı nedir?

İnsanlık tarihi açısından büyük adımlardan biri de kağıttır. Çünkü kâğıdın ilk olarak bulunması ile yazılı tarihin başlangıcı ortaya konulabilmektedir.Tarihi kaynaklarda ilk olarak MS 105 yılında Çinliler tarafından kullanıldığı ileri sürülen kâğıt sayesinde;

 

  • Buluşlar
  • Kümülatif olan bilgiler
  • Yazılı kaynaklar

 

olarak özetlenebilecek tüm bilgilerden tüm insanlığın faydalanmasının kapısı açılmıştır. Bu da beraberinde ilim, fen ve teknik gelişmelerin hızlanmasını getirmiştir.

 

Kâğıt olmadan insanlar üzerine yazı yazmak için çeşitli maddeler kullanıyorlardı. Kâğıdın icadı sayesinde artık yazı yazmak rahat bir hal almıştır.  kâğıdın icadı,başlangıçta Çinlileri yeryüzünün en gelişmiş kültür toplumu haline getirdi.Matbaanın icadı ve kullanılmaya başlanması ile birlikte kâğıda olan gereksinim arttı. Farklı araştırmalar yapıldı. 18. Yüzyılın sonlarında ilk kâğıt üretme makinesi yapıldı. 1880 yılında kâğıt üretimi hammaddesi olarak odun hamuru kullanılması kâğıdın bollaşmasını sağlamıştır.

 

  • Nesiller arasındaki bilgi aktarımı kâğıt sayesinde olmuştur.
  • İnsanlığın gelişiminde büyük öneme sahip bir gereç olmuştur.
  • Bilgiye ulaşmak kolaylaşmıştır.
  • Kültürler arası geçişler ve etkileşim artmıştır.
  • Bilginin saklanma güçlüğü oldukça azalmıştır.
  • İnsanlar ve toplumlar arasında haberleşme ve iletişim gelişmiş ve kolaylaşmıştır.
  • Bilgiye rahat ulaşan insanların eğitim seviyeleri yükselmiştir.
  • Ellerinde bulunmayan bilgilere ulaşabilen toplumların yeni icatlar bulma oranları artmıştır.
  • Belki de en önemlisi insanlığın yaşadığı her şey kaydedilmiş ve tarihi olaylar kayıt altın alınmıştır.
  • Kısaca kâğıdın bulunması ile insanlık tarihi yön değiştirmiştir.
1 Star2 Stars3 Stars4 Stars5 Stars (1 Oy, Ortalama: 1,00 toplam 5)
Loading...

Şiir okurken neler hissedersiniz?

Şiir okurken neler hissedersiniz?

Şairler şiirleri yoğun duygular içerisinde iken yazarlar. Bu duygular bazen sevinç, bazen hüzün, bazen özlem, bazen sevgi, bazen sitem, bazen dert yüklüdür. Şairin yazarken hissettiği yoğunlukta olmasa da hissettiği düşünceleri kaleme aldığı kelimelerden, satırlardan, mısralardan bizler de hissederiz. Genel anlamıyla şair kadar olmasa da şairin hissettiklerini okurken anlamak ve hissetmek mümkündür.

 

Şiiri okurken tek mısradan veya kıtadan çıkarım yapmamak lazımdır. Bazı kelimeler bizi çok etkilese de kelimelere değil şiirin geneline bakarak şiirin neler anlatmak istediğini anlamalıyız. Hissiyatımızı yoğunlaştıran kavramı ve kelimeyi şiirin bütünlüğü içine koyarak yorumlamalıyız. Şiir okumak insana kendini değerli hissettirmektedir. Değerli ve özel hissettiren bu edebi parçaları kendi duygu ve düşüncesinde yorumlamalıyız.

 

Şiir, şairin kendi duygu ve düşüncelerini en gerçekçi ve en doğru şekilde gösterebildiği alandır. Şairin duygularını ortaya çıkardığı gibi okuyan kişinin de duygularını gün yüzüne çıkarır. Bazen insanın içinde kimseye anlatamadığı duyguları olabilir. İşte bu duyguları ortaya çıkaran nadide parçalar şiirlerdir. Şiirler, insanlara bazen mutluluğu bazen acının kaynağı olurlar.

 

Okunan şiirin tamamı bitirildiğinde aklımızda ve kalbimizde şairin duygularından kırıntılar kalır. Kırıntı diyorum çünkü aynısını hissetmek ve yaşamak mümkün değildir. İçten okumak önemlidir. İçten okunmayan şiir kendini açmaz. Hissedemeyiz. Dış etkilere kendimizi kapatıp tamamen içsel duygularımızı açarak şiiri okumalıyız. Yoksa diğer türlü olduğunda sadece kendimizi şiir okuyorum diye kandırmış oluruz.

1 Star2 Stars3 Stars4 Stars5 Stars (Henüz Oy Verilmemiş)
Loading...