Büyüklere saygıyı anlatan atasözü ve özlü sözler

Büyüklere saygıyı anlatan atasözü ve özlü sözleri araştırıp yazınız.

İnsan sosyal bir varlık olduğundan dolayı çevresindeki insanlarla devamlı iletişim halindedir. İletişim halinde küçüklere sevgi, büyüklerine karşı saygı içeren cümleler sarf edilmelidir. İnsan iletişim kurmadan tek başına yaşayamaz. Fakat iletişim kurarken toplumsal değerlere dikkat edilmezse kişi yine kendini tek kalmaktan kurtaramayacaktır. Toplumu ayakta tutan bazı değerler vardır. Bu değerler yazılı değildir. Geçmişin aynası olan bu değerler toplumu ayakta tutan unsurlardır. Değerleri ile yaşayan Türk milleti yazısız toplumsal kurallardan asla vazgeçemez. Yazısız toplumsal kurallarda büyüklere karşı saygı çok önemlidir.

 

Saygının toplumumuzda ayrı bir yeri vardır. Adet ve geleneklerden gelen ve nerdeyse toplumumuzun her kesiminde geçerli olan saygıyı yansıtan davranışlar vardır. Örneğin anne, baba, dede, nine, teyze, hala, dayı, amca gibi büyüklerimizin ellerini öpmek saygıyı gösteren davranışlardır. Oturulan odaya veya toplu taşıma araçlarına büyük bir insan geldiğinde kalkıp yer vermek saygı gösterisidir. Kişi saygı gösteren davranışları yapmadığında hoş karşılanmaz.

 

Saygıyı gösteren davranışlar milletten millete değişiklik gösterebilir. Türk milletinde büyüklerin yanında bacak bacak üstüne atmak saygısız bir hareket olarak görülür. Fakat Avrupa’daki bir ülkede saygısızlık olarak görülmeyebilir. Toplumumuzda büyüklere saygı gösterilmesi gerektiği atasözleri ve özlü sözlerle de belirtilmiştir. Bu sözlerden birkaç örnek verelim:

Ulular köprü olsa basıp geçme

Öpülecek el ısırılmaz

Köpek bile yal yediği kaba pislemez

Ahmak gelin yengeyi halayığı sanır

Tuz ekmek hakkını bilmeyen kör olur

Ünlü düşmesine örnek cümleler

Ünlü düşmesine örnek olabilecek kelimelerin içinde geçtiği cümleler yazınız.

Türkçe dilbilgisinde bazı kurallar vardır. Bu kurallardan birisi de ünlü düşmesidir. Kelimelerin sın hecesinde dar ünlü varsa ve bu heceden sonra ünlü ile başlayan bir ek getirilirse kelimenin son hecesindeki ünlü kaldırılır. Buna ünlü düşmesi denir. Bu ses olayına hece düşmesi de denmektedir.

  • Ünlü ile biten bazı isim köklerine –le veya –la ekleri getirilmesi gerekebilir. Getirilen ekle birlikte isimden fiil türetilir. Böyle bir durumda da ünlü düşmesi gerçekleşir.

Koku ismi ünlü ile bitmektedir. –la eki getirilmek istendiğinde ünlü düşmesi gerçekleşir. Koku-la-mak yerine Koklamak kullanılır.

Örnek cümle: Çiçek ne kadar güzel görünüyor koklamak istiyorum

  • Renklerin bazılarına isimden fiil yapma eki olan –er, -ar eki getirildiğinde de ünlü düşmesi ortaya çıkar. Sarı rengine –ar mak eki getirilmek istendiğinde Sarı-ar-mak diye kullanılmaz. Sar-ar-mak şeklinde ünlü düşmesiyle kullanılır.

Örnek cümle: Başakların biçilmesine az kaldı nerdeyse sararmak üzereler.

  • Türkçede iki kelime birleşerek birleşik kelime oluşturabilir. İki kelime birleşirken ünlü düşmesi gerçekleşir. Kahve ve altı iki ayrı kelimedir. İki ayrı kelime birleşip Kahvealtı kelimesini oluşturur. Fakat bu birleşik kelimenin yazımı ve söylenişi bu şekilde değildir. Kahvealtı’nın kullanılış şekli Kahvaltı’dır. –e ünlüsü düşmüştür.

Örnek cümle: Çocukların arkadaşları kahvaltı için bize gelecekler.

Örnek cümle: Adamın oğlu karnında bir ağrı ile hastaneye gitmiş. Muayene eden doktorlar karın boşluğunda farklı bir cismi gözlemlemişler.

Buluşların Gerçekleşmesinde Merak Duygusu İle Hayal Gücünün Etkisi Ne Olabilir?

Buluşların Gerçekleşmesinde Merak Duygusu İle Hayal Gücünün Etkisi Ne Olabilir? Açıklayınız.

 

İnsan doğası gereği merak eden bir varlıktır. Ancak merak ettiği hususlar önemlidir. Zira buluşların çoğundan merak ile hareket etme dürtüsü bulunmaktadır. İnsanlar başlangıçta evren ve doğa olaylarını merak ederek giriştikleri süreçte farklı buluşlara imza atmıştır. Sonraki süreçte ise gelişen teknoloji ile teknik cihaz ve aletlerin çalışma prensiplerini merak ederek yeni buluşlara ulaşılabilmektedir.

 

Örneğin güneş sistemi, dünyanın dönmesi ve yağmur gibi doğa olayları merak edilerek bu işlemler sonuçlandırılmış ve nasıl gerçekleştiği keşfedilmiştir. Bununla birlikte teknoloji çağında yaşadığımız günümüzde ise oldukça fazla teknik aletin bulunuşu ve bunların merak edilmesi ile çalışma sistemleri öğrenilmektedir. Bu sürecin sonrasında ise buluşların geliştirilmesi mümkün olmaktadır.

 

Ayrıca buluşların gerçekleşmesi için insanların merak duygusu kadar önemli bir diğer etken daha bulunmaktadır. Bu etken kuşkusuz hayal gücü olmaktadır. İnsanlar hayal gücünü kullanarak hayatlarını kolaylaştıracak konuları düşünmektedirler. Bu düşünceler şartlar oluştuğunda uygulamaya geçirilmekte ve insanoğlu için büyük faydalar sağlayacak buluşlar ortaya çıkmaktadır.

Görüleceği üzere buluşlar gerçekleştirebilecek mucitler ve bilim insanlarının temel özelliklerinden olan merak duygusu ve hayal gücü bu gelişimleri tetiklemektedir. Sorunlara karşı çözüm üretmek için merak içinde olan ve hayal gücünü kullanarak çözümler üretmeye çalışan bilim insanları ortaya önemli buluşlar çıkarmaktadır. Böylece insanların doğa ve evren ile ilgili merakları giderilebilmekte ve bunun yanında hayatlarını kolaylaştıracak buluşlar da ortaya konulabilmektedir.

Soyağacındaki aile büyüklerinizle ilgili duygu ve düşüncelerinizi anlatınız.

Soyağacındaki aile büyüklerinizle ilgili duygu ve düşüncelerinizi anlatınız.

Bir aileye veya sülaleye mensup olan kişileri gösteren çizelgedir. Ağaca benzetilir. Soy ve ağaç kelimelerinin birleşmesinden oluşmuştur. Ağacın bir kökü, gövdesi ve dalları vardır. Ailelerin köklerini, gövdesini ve dallarını oluşturan kişiler vardır. İşte bu kişilerin çizelgesi belli bir hiyerarşik düzen dikkate alınarak oluşturulur. Karmaşık değildir. Geçmişten günümüzde yaşayan aile bireylerine kadar bütün fertler sıralanır.

 

Soyaağacı yerine aile ağacı veya secere kelimeleri de kullanılır. Ağaç benzetmesindeki kökleri anne ve baba tarafındaki dede ve ninelerimiz oluşturur. Dede ve ninelerimiz ailemizin temellerini oluştururlar. Onların evde olması huzur ve mutluluktur. Onlar çocuklara güzel hikayeler anlatır, harçlık verir ve onları mutlu ederler. Onların varlığı ailemizin bereketidir. Annemizin annesi ve babası bizim için ne kadar değerli ise babamızın anne ve babası da aynı derecede değerlidir.

 

Ağacın köklerini anne ve babamız oluşur. Ailemizi sıcak bir yuva haline getiren anne ve babamızın varlığıdır. İkisinden birinin hayatta olmaması hem maddi hem de manevi kayıplarımıza neden olur. Anneler çocuklarındaki sevgi, merhamet duygularının oluşturur. Babalar ise güven duygusunun oluşmasında etkilidir. Annesi olmayan çocuk sevgisiz ve merhametsiz büyüyecektir. Gelişiminde manevi eksiklikler olacaktır. Baba sevgisini almayan çocuk sosyal hayatta özgüven eksikliği hissedecektir. Anne veya babadan birinin olmaması bir insanın hayattaki en büyük kaybıdır. Yapraklar kişinin kendisinin de içinde bulunduğu abi, abla ve kardeşlerdir.

Bizler niçin büyüklere ihtiyaç duyarız?

Bizler niçin büyüklere ihtiyaç duyarız?

Bizler insanız. İnsanların dünyaya gelebilmesi için anne babalarına ihtiyaçları vardır. Büyük olarak en fazla değer verdiğimiz anne babalarımız bizlerin dünyaya gelmesine neden olurlar. Onlar olmadığında bizim dünya hayatımız olmazdı. Bizlerin büyüklerimize neden ihtiyaç duyduğumuzun en birinci cevabı dünyaya gelmemiz için olacaktır.

 

Dünya hayatına gözlerini açan bebek savunmasız, masum bir varlıktır. Beslenmek, kendini korumak ve bir şeyler öğrenmek için büyüklerinin bakımına muhtaçtır. Anne, baba veya diğer büyükleri olmayan bir bebek 1,2,3 veya biraz daha şanslı ise biraz daha fazla yaşayabilir. Fakat büyüklerinin beslemesi, bakımı olmazsa bebek hayata gözlerini yumar. Bundan dolayı dünya hayatında varlığını sürdürmek için bebekler yine büyüklere muhtaçtır. Kendi ihtiyaçlarını kendi görebilecek yaşa gelinceye kadar anne babalar çok büyük fedakarlıklar gösterir.

Kendi ayakları üzerinde durabilecek

yaşa gelmesine rağmen Türk milleti çocuklarının hep arkasındadır. Yardıma veya desteğe ihtiyacı olduğunda her zaman çocuklarının ve küçüklerinin yanında yer alırlar. Büyüklerin küçüklerine en fazla ihtiyaç duydukları şey ahlaki olarak eğitilmeleridir. Anne babalar başta olmak üzere büyükler küçüklerine ahlaki bütün değerleri öğretirler.  Bu durum ahlaklı ve iyi bireyler olmak için çok önemlidir. Büyüklerin hayat tecrübeleri de küçüklerin yanlışa düşmesini ve hata yapmasını engeller. Kendinden büyük insanların hayat tecrübelerine, bilgilerine dikkat edip önem veren küçüklerin hayatları daha güzel ilerler. Çünkü yanlışa girmeden hep doğru işler yaparak hayatlarını kurarlar.

Bizden önce dünyaya gelen akrabalarımız kimlerdir?

Bizden önce dünyaya gelen akrabalarımız kimlerdir?

Akraba kelimesi Arapça “karıb” kelimesinden gelmektedir. Karıb yakın demektir. Dünya üzerinde milyarlarca insan yaşar. Bu insanlarla insan olduklarından dolayı bir bağımız vardır. Fakat bütün insanlıkla aynı yakınlıkta bağa sahip değilizdir. Akraba olanlar yakın ilişki içerisinde olduğumuz kişilerdir. Bu kişilerin bazıları bizden önce dünyaya geldiğinden dolayı büyüktür. Bazıları ise bizden sonra dünyaya gözlerini açtığı için küçüktür. Bizden önce dünyaya gelenler;

 

  • Abla, abilerimiz
  • Anne ve babamız
  • Dayı, teyze gibi anne tarafından akrabalarımız
  • Amca, hala gibi baba tarafından akrabalarımız
  • Annemizin annesi ve babası
  • Babamızın anne ve babası
  • Dedelerimizin, nenelerimizin anne ve babaları
  • Teyze, hala, amca veya dayıların çocuklarından bizden yaşça büyük olanlar daha önce dünyaya gelmiştir.

 

Yaş olarak bizden fazla olan herkes bizden önce dünyaya gelmiştir. Örneğin ben 12 yaşındayım ve 2007 yılında dünyaya geldim. Teyzemin kızı Aylin 15 yaşında ve 2004 yılında dünyaya geldi. Takvim ve sayı sıralamasına göre 2004 yılı 2007 yılından önce gelmektedir. Bundan dolayı Aylin benden önce dünyaya gelmiş oluyor. Aynı durum abi ve ablalarımız için de geçerlidir.

 

Anne babamız, teyzelerimiz, halalarımız, dayılarımız, ninelerimiz, dedelerimiz zaten bizden çok büyüktürler. Daha çok yaş aldıklarından dolayı daha önce dünyaya geldikleri kesindir. Zaten bir insanın dünyaya gelebilmesi için anne ve babaya ihtiyacı vardır. Anne babamız bizden önce dünyada olmasaydı bizim dünyaya gelmemiz gibi bir durum söz konusu olmazdı.

Bilim Kelimesinin Zihninizde Çağrıştırdıklarını Yazınız.

Bilim” Kelimesinin Zihninizde Çağrıştırdıklarını Yazınız.

Bilim ile insanların hayatlarını kolaylaştıracak faaliyetler yürütülmektedir. Fizik, kimya ve biyoloji gibi deneysel yöntemlerle ortaya çalışmalar konulan bilimsel faaliyetler bulunmaktadır. Bununla birlikte hukuk ve siyaset bilimi gibi sosyal hayatı düzenleyecek sosyal bilimler de bulunmaktadır. Ayrıca astronomi gibi evren ve doğa ile ilgili çalışmaları yürüten bilim alanları da bulunmaktadır.

 

Birçok farklı tanımı bulunan bilim kelimesi için en genel tanım evren ve doğa olaylarını araştırmak ve insanların hayatlarını kolaylaştıracak buluşlar yapmak olarak ifade edilmektedir. Bilimsel çalışmaları yürüten kimseler ise bilim insanları olarak ifade edilmektedir. Örneğin ampulü keşfeden Edison, telefonu bulan Alexander GrahamBell ve dünyaca ünlü Einstein gibi bilim adamları bulunmaktadır. Ayrıca ülkemizde de kanser tedavisi ile ilgili çözümler üreten Aziz Sancar gibi bilim insanları bulunmaktadır.

 

Bununla birlikte bilim insanlara büyük kolaylıklar sağlamaktadır. Örneğin uçak ile yolculukların kısaltılması, telefon ile uzakta olan arkadaş ve akrabalarımızla haberleşmenin sağlanması, bilgisayar ile bilgilere hızlı erişim ve oyunlarla keyifli vakit geçirebileceğimiz etkinlikler yapabilmekteyiz. Ayrıca çalışanlar için de bilgisayar programları ile işleri kolaylaşmaktadır.

 

Bilim denilince tüm bunların yanı sıra dünyanın sürekli olarak gelişmesi akla gelmektedir. Bilim insanlarının yapmış oldukları çalışmalar ile kanser gibi tedavisi çok zor hastalıklara tedavilerin geliştirilmesi de bilimle mümkün olmaktadır. Ayrıca okullardaki tablet ve bilgisayar üzerinden işlenen dersler de bilim ile ortaya konulmaktadır.