Bir şiirden her okuyanın farklı anlam çıkarması şiirin hangi yönü ile ilgili olabilir?

Bir şiirden her okuyanın farklı anlam çıkarması şiirin hangi yönü ile ilgili olabilir?

 

Şiirin pek çok farklı tanımı bulunmaktadır. Bu edebi türü diğerlerinden ayıran, dilin ahenkli ve çok anlamlı oluşudur. Şiir içinde bir bütünü oluşturan kelimeler kişiler üzerinde farklı çağrışımlar yapabilmektedir. Bir şiir üzerinde bu kadar farklı yorumların yapılması şiirin öznel yönüyle ilgilidir. Nasıl ki şair, kendi düşünce ve yaşantılarıyla şiirini oluşturuyorsa okur da aynı şekilde kendi duygu dünyasından ve algısından bakacaktır şiire. Bununla birlikte subjektiflik de kaçınılmaz olmaktadır. Şiir, diğer edebi türlere göre öznelliğin en çok hissedildiği türdür. Her okurun şiir hakkında farklı bir değerlendirmesi olması buna bağlanmaktadır. Zira şiirde gerçek anlam ve mecaz anlam çoğu kez iç içe girmiş, girift bir durumdadır.

 

Şiir, insandan ve doğadan almış olduğu gerçekliği farklı bir mahiyete soktuğundan, bu edebi türde tek bir gerçek ya da doğrunun aranması da mümkün değildir. Dışarıda en saf hallerinde gördüğümüz nesneler bile şairin onları alıp işlemesiyle bambaşka şekillere bürünerek insanlarda farklı çağrışımlara neden olabilmektedir. Örneğin, gülün bitki biliminde ayrı, edebiyatta apayrı bir anlamı vardır. Bunun yanında bu kavramın hissettirdiği de farklı olacaktır. Şiirin kendine has doğası bu anlam çeşitliliğini ve imgelemeyi mümkün kılar. Şiirde kelimelerin kullanımı neredeyse sınırsız bir özgürlük içindedir. Diğer metinlerde ilk anlamında kullanılan bir kelime, şiir içindeyken hem gerçek anlamında hem yan anlamda hem terim anlamında hem de mecaz anlamında kullanılabilmektedir.

1 Star2 Stars3 Stars4 Stars5 Stars (Henüz Oy Verilmemiş)
Loading...

Şair şiir yazarken duygu ve düşüncelerini içinden geldiği gibi mi yoksa birtakım kurallara bağlı kalarak mı anlatmalıdır?

Sizce şair şiir yazarken duygu ve düşüncelerini içinden geldiği gibi mi yoksa birtakım kurallara bağlı kalarak mı anlatmalıdır? Düşüncelerinizi sözlü olarak ifade ediniz.

 

En eski edebiyat türlerinden bir tanesi olan şiir, söz sanatı kullanımının yoğunluk kazandığı estetik metinlerdir. Bu metinler, duygu ve düşünceleri diğer insanlara aktarmanın en etkileyici yolu olarak görülmüştür. Bu etkileyiciliği şiire kazandıran da onun söylenişi, okuyucuda bıraktığı tattır. Etkileyiciliğin bu denli ön planda olmasından ötürü “Kafiye göz için midir yoksa kulak için midir?” Gibi pek çok tartışma çıkmıştır. Şiirin, döneme göre değişmekle birlikte, bazı kuralları mevcuttur. Bu ölçülere göre şair anlatmak istediklerini biçimlendirir ve okuyucuya sunar. Bu şartlar sağlanmadan da şiir yazılabilir. Kuralsızlığı kendileri için bir kural addeden Garip Akımı şairlerinin yazmış oldukları şiirleri bu bağlamda örnek gösterebiliriz. Ancak kurallar, şiirleri kibarlaştıran ve söyleyişi güzelleştiren bir etmendir.

 

Şiir duygu ve coşku işidir. Anlatılmak istenen en güzel, en gösterişli haliyle okur karşısına çıkarılır. Şair yine içinden geldiği gibi yazacaktır ama onu kısıtlar gibi görünen o kurallar, onu anlatmak istediğini farklı bir şekilde anlatmaya zorlayacağından, şairin kendini geliştirmesine de katkı sağlayacaktır. Bir kalıba sokulmak gibi gelse de bu kurallar, şairin dili kullanma yetkinliği hakkında okura bir fikir verecektir. Kurallar, şaire anlatmak istediklerini nasıl anlatacağı yolunda bir kılavuz olduğu için de önem arz eder. Estetik açıdan bakıldığında da kurallar dahilinde yazılan şiirlerin diğerlerine kıyasla daha güzel olduğu söylenebilmektedir. Bu nedenle şiirde kurallara bağlı kalarak yazmak önemlidir.

1 Star2 Stars3 Stars4 Stars5 Stars (Henüz Oy Verilmemiş)
Loading...

Şairler, şiirlerini yazarken içinde yaşadıkları toplumun geleneklerinin dışında başka nelerden yararlanabilir?

Şairler, şiirlerini yazarken içinde yaşadıkları toplumun geleneklerinin dışında başka nelerden yararlanabilir?

 

Şiir düz yazıdan bazı yönleriyle ayrılmaktadır. Şiirlerde kullanılan kelimelere başka anlamlar yüklenilmesiyle karşılaşılmaktadır. Düz yazılarda bu durum şiire kıyasla daha azdır. Edebiyat türlerinden biri olan şiirde, dildeki ses estetiği öne çıkarılır. Bunun yanında ölçü ve ritmik özelliklerini de içinde barındırır. Şairler hemen hemen her konu hakkında şiir kaleme alabilirler. Şairleri şiirleri için besleyen ise bizzat kendi yaşantıları olacaktır. Kendi aşkları, kendi özlemleri ve kendi acıları gibi. İnsan, kendi başından geçenleri ya da aracısız şekilde tanık olduklarını, duyduğu gerçeklere göre daha derinden hissetmektedir. Derin hisler de şiirler için büyük önem taşımaktadır. Yaşantı şiirde olmazsa olmaz bir şart değildir ancak şiiri tatlandıran ve daha anlamlı kılan etken de budur.

 

Sanatın hemen her türünde olduğu gibi,  şiirde de toplumun değerleri izlerini hemen kendini gösterecektir. İnsanın yetişmiş olduğu çevre bu nedenle büyük bir öneme haizdir. Ancak şair için yararlanabilecekleri kaynaklar çok çeşitlidir. Hayal güçleri onları diğer insanlardan ayıran önemli bir farktır. Şairler için her şey ilham olabilir. Bunun yanı sıra aldıkları eğitim, okudukları kitaplar, dinledikleri müzikler, izledikleri filmler ve daha pek çok unsurdan yararlanabilmektedirler. Yine, doğadan ilham alınması şairlerde en çok karşılaşılan durumlardan bir tanesidir. Şairin yararlanma alanı oldukça geniştir aslında. Şair, bir şeyi alır ve onu kendi istediği biçime sokarak ortaya bir ürün çıkarır. İçinde yaşadıkları toplumun gelenekleri bu bağlamda önemli ise de tek değildir.

1 Star2 Stars3 Stars4 Stars5 Stars (Henüz Oy Verilmemiş)
Loading...

Bir şiirin çok anlamlı okumalara açık olması

 “Bir şiirin çok anlamlı okumalara açık olması” ifadesinden ne anlıyorsunuz?

 

Şiir, yaşantılar sonucu ortaya çıkan ve duygu, düşünce, hasret, aşk, doğa sevgisi, kahramanlık ve benzeri konuları işleyen coşkulu yazılardır. Şiir yazan kimselere ozan ya da şair denilmektedir. Şairler şiirlerinde anlatmak istediklerini, düz bir şekilde değil de daha süslü ve derin bir şekilde anlatmaktadırlar. İmgeleme denilen şeye şiirlerde çok fazla rastlanır. Anlamlar başka türlü düşünüldüğünde bambaşka bir mahiyete bürünebilmektedir. Dil oyunlarına fazlaca başvurulmaktadır. Bunun yanında simgelerden de sıkça bahsedilebilmektedir. Şiir türünde esas amaç, okuyanda duygu oluşturmak ve estetik açıdan okuru tatmin etmektir. Şiirde ritim olmazsa olmaz unsurlardan bir tanesidir. Kulağa hoş gelen söyleniş şairlerce tercih edilmektedir. Şair, dili kendine göre yontarak anlatmak istediklerine, bir heykeltıraş misali, estetik bir biçim verir.

 

Her şiirin okurlarda uyandırdığı duygular bambaşka olabilmektedir. İmge ve simgelere sıkça yer verilen şiirler bu yönüyle yorumlamaya oldukça açıktır. Aşkın ya da özlemin yüzlerce farklı tarifi vardır. Şiirlerde ve bu tariflerden yola çıkılarak varılan anlam okuyana göre farklılık gösterecektir. Saf şiir anlayışını buna örnek gösterebiliriz. Ayrıca İkinci Yeni Şiirlerinde de bu çok anlamlılık ile karşılaşılmaktadır. Bu şiir türlerinde esas olan anlam kapalılığı olduğu için, ulaşılan anlam kişiden kişiye değişiklik gösterecektir. Bu şiir türlerinde aynı cümleler okunmasına rağmen kişilere hissettirdikleri de düşündürdükleri de bambaşka olacaktır. Şiirin çok anlamlı okumalara açık olması da bu yorum çeşitliliğini anlatmak için kullanılmıştır.

1 Star2 Stars3 Stars4 Stars5 Stars (Henüz Oy Verilmemiş)
Loading...

Geleneksel Duyarlılığı Konu Alan Bir Şiir Yazmak İsteseniz Nereyi Mekân Olarak Seçerdiniz?

Geleneksel Duyarlılığı Konu Alan Bir Şiir Yazmak İsteseniz Nereyi Mekân Olarak Seçerdiniz? Niçin?

Şiir insanların kendi ediş biçimleri içinde matematiğin de işin içine girdiği en önemli edebiyat türleri arasındadır.

 

Bunun yanı sıra şiir herkesin yazabileceği bir olgu olarak da ele alınamaz. Kendi içinde alt başlıkları olan şiirde alt başlıklardan bir tanesi de geleneksel duyarlılığı konu alan şiirlerdir. Aşk gibi, tarih şiiri gibi bir şiir dalıdır. Elbette şiir yazmak için ilham, konu ile ilgili şiir yazmayı etkileyecek ortamlar, yaşanmışlıklar şiirin türüne göre oldukça önem arz eder. Geleneksel duyarlılığı olan bir şiir yazmak için en uygun olan mekanlardan bir tanesi Topkapı Sarayı’dır.

 

Topkapı Sarayı’nın geleneksel duyarlılığı konu alan bir şiir yazmak için seçilmesinin en temel sebebi burada yer alan yaşanmışlıktır. Osmanlı döneminin en önemli eseri olan tam anlamıyla bir başyapıttır. Kendi içinde başta harem olmak üzere çok farklı bölümler olması kültürel miras açısından da oldukça zengin veriler içerir.

 

Hırka-ı Şetif, içerisinde yer alan müze kısmı, sunulan gösterimler geleneksel duyarlılığı olan bir şiir yazmak için kişiye sonsuz sayıda seçenek sunar. Farklı alternatifler de, değişik kurgularda bu mekanda şiir yazmak mümkündür. Kişinin böylesi özel bir yapıda ilham almaması mümkün değildir. Bunun yanında şiir yazan kişinin zenginleşmesine de olanak veren bir yapısı vardır.

Geleneksel duyarlılığı olan şiir yazarken Topkapı Sarayı’nın herhangi bir yerine oturarak düne, bugüne, yarına dair çok özel şiirler yazılabilir.

1 Star2 Stars3 Stars4 Stars5 Stars (Henüz Oy Verilmemiş)
Loading...

Üç Nezaket Kuralı

Üç nezaket kuralını ve bunların nerelerde uygulandıklarını yazınız.

 

Nezaket, nazik, zarif ve ince olmaktan türemiştir. İnce, zarif olan davranışlar anlamına gelmektedir. Yaşamın olduğu her yerde nezaket kuralları vardır. Okul, iş, ev, sokak kuralların olduğu yerlerden sadece birkaç tanesidir. Nazik ve kibar olmak isteyenlerin bu kurallara uyması gerekir. Görgü ve nezaket kurallarına uymayanlar kaba insanlar olarak nitelendirilir. İslam dini insanların ince ruhlu ve nazik olmalarını öğütlemektedir. Yaşantımızda aslında çok fazla nezaket kuralı bulunmaktadır. Türk toplumu ahlak ve kültüründe var olan kurallar olduğundan her birey doğar doğmaz nezaket kurallarını öğrenmeye başlar. Farkında olmadan gelişen bu fiiller zamanla insanın hareketlerine iyice yerleşir. İnsanların mutluluğu birbirlerine bağlı olduğundan ilişkilerimize ve davranışlarımıza dikkat etmeliyiz. Kimseyi incitecek, nezakete aykırı hareketlerde bulunmamalıyız.

 

Uygulamamız gereken üç nezaket kuralı ve nerelerde uygulayacağımız:

  1. Söz verilmeden konuşulmamalıdır. Bu kural okulda, topluluğun bulunduğu her türlü ortamlar için geçerlidir.
  2. Yaşlı, engelli, çocuklular, bayanlar ve hasta olan insanlara yardım etmeli ve yer verilmelidir. Bu nezaket kuralı otobüs, minibüs, metro gibi toplu taşıma araçlarında ve özellikleri taşıyan insanları gördüğümüz her yer için geçerlidir.
  3. Çevremizi temiz tutmak, çöp kutusunun dışındaki yerlere çöp atmamak, sesli müzik dinlememek. Nezaket kuralları arasında bulunan bu kurallar sokakta uygulanması gerekir.

 

Bireylerin nezaket kurallarına uyması toplumun güzelleşmesine neden olacaktır. Hayatımızı ve toplumumuzu güzelleştirip yaşanır hale getirmek için nezaket ve görgü kurallarına uyulmalıdır.

1 Star2 Stars3 Stars4 Stars5 Stars (Henüz Oy Verilmemiş)
Loading...

Büyükleriniz size ne tür öğütler verir?

Büyükleriniz size ne tür öğütler verir?

 

Büyüklerimiz çoğu zaman bize çeşitli nasihatler vermektedir. Bu nasihatler, çeşitli tecrübelerin, yaşanmışlıkların bir sonucu olarak dile getirildiğinden, dikkate almakta fayda vardır. Onların verdikleri öğütler, kötü durumların engellenmesi ya da gelecekte iyi işlerin başarılmasında bir etken olarak karşımıza çıkabilmektedir. Zira onların bizlere oranla, ileri görüşlülükleri çok daha fazladır. Onların deneyimlerinden en iyi şekilde faydalanmak da öğütlerine kulak vermek ve bunları hayata tatbik etmekle mümkün olmaktadır. Büyüklerden çok duyulan bazı öğütler şunlardır:

 

  • Her zaman alçak gönüllü olun, kibirden uzak kalın: İnsan kalbini kazanan erdemlerden bir tanesi olan alçak gönüllülük, büyükler tarafında öğütlenir ki, kötü hırs ve kibirden yüzünden çocuklar zarar görmesin.
  • İnsanlarla dalga geçmeyin: İnsanlar, başkalarının ne yaşadıklarını, neyle mücadele ettiklerini bilmeden bazı incitici şakalarda bulunabilmektedir. Büyükler, bu öğüt ile kalp kırmanın kötü bir şey olduğuna ve empatiye dikkat çekmektedir.
  • Yardımsever olun: Sosyal bir varlık olan insan için yardımlaşmak büyük bir öneme haizdir. Zira insanlar yaşamak için öyle ya da böyle diğer insanlarla bağ kurmak durumundadır. İnsanlara yardım etmek de sosyal bir sorumluluk ve iyi bir huydur. Bu nedenle en sık verilen öğütler arasındadır.
  • Doğaya karşı duyarlı olun, hayvanları incitmeyin: İçinde yaşadığımız doğanın ve hayvanların korunması, insanın ve insanlığın devamı için gereklidir. Bunun yanında bu duyarlılık, merhametli bir insan olmanın da önünü açacaktır.

 

Bunlar dışında, derslere çalışmak, dikkatli olmak, iyilik sever olmak, affedici olmak, sabırlı ve saygılı davranmak gibi öğütleri de büyüklerimizden sık sık duyarız.

1 Star2 Stars3 Stars4 Stars5 Stars (Henüz Oy Verilmemiş)
Loading...