Ülkemizin hangi şehirlerini gezip görmek istiyorsunuz?

Ülkemizin hangi şehirlerini gezip görmek istiyorsunuz? Nedenleriyle açıklayınız.

Gezmeyi istediğim çok sayıda farkı şehir elbette ki var. Bu şehirler arasında en çok gezmeyi istediğim kent İstanbul’dur. İstanbul pek çok farklı medeniyete ev sahipliği yapmış bir kentimiz olarak ön plana çıkmaktadır. Üstelik hem ülkemizin en büyük kentidir hem de dünyanın sayılı büyük kentleri arasında yer almaktadır. Ayrıca İstanbul çok eski çağlardan bu yana yerleşim yeri olduğu için pek çok farklı medeniyete de başkentlik etmiştir.

İstanbul’u gezmek istememdeki en büyük sebep; esasında bu kentin kültürel ve doğal dokusunun bulunmasıdır. Kentte çok sayıda farklı tarihi eserin bulunuyor olması da benim ilgili çeken en temel husus olarak tanımlanabilir. Yine İstanbul kentinde çok sayıda müzenin bulunduğunu da biliyorum.

 

Bu müzeleri gezerek, müzelerdeki tarihi eserleri de görmeyi fazlasıyla istiyorum.

İstanbul sadece tarihi güzellikleriyle değil doğal güzellikleriyle de ilgimi çekiyor. Özellikle İstanbul Boğazı muazzam manzarasıyla dikkatimi çekiyor. İlerde bir gün mutlaka İstanbul Boğazı’nda yat turuna katılmayı çok istiyorum. Bununla birlikte yat turuna arkadaşlarımla ya da ailemle yani sevdiklerimle de katılmayı fazlasıyla istiyorum. Bana göre İstanbul ülkemizin ve dünyanın en güzel kentidir.

Fabl Türünde Metin Yazınız.

Fabl Türünde Metin Yazınız.

Fabl küçük öykülerden oluşan yazılara verilen addır. Sonunda hem ders vermek, hem de güldürürken düşündürmek isteyen yazılardır. İnsanlara ait hikâyeleri insanların dışındaki varlıkları konuşturarak anlatılır. Lafontain fabl konusunda en bilinen yazarlardan biridir.

Tilki İle Kedi: Tilki ve kedi sohbet ediyorlarmış. Tilki sürekli ne kadar kurnaz ve hilekâr olduğunu anlatıp böbürleniyormuş. Düşmanlarını her zaman yenebilirmiş; çünkü onun mutlaka bir oyunu, hilesi olurmuş. Kedi kendi durumundan utanarak ”ben fazla oyun bilmem ”demiş. “Düşmanlarımın elinden kurtulmamın tek yolu bana göre kaçmaktır ”demiş. Tilki;” kedi kardeş! Ben her tehlikeden kendimi kurtarabilirim ama senin durumuna üzülüyorum. Korkarım ki bir gün düşmanların seni yakalayacak ”demiş.

 

Bu konuşmalardan az sonra bir sürü tazının bağrışmaları duyulmuş. Bir avcı grubuna ait olan bu köpekler hızla kendilerine doğru koşmaktaymış. Kedi hemen yakınındaki bir ağaca sıçramış ve dalların arasına saklanmış. Tilki ise ”acaba hangi hileyi yapsam” diye karar vermeye çalışıyormuş. O kadar çok hile biliyormuş ki hangisini yapsam diye kalakalmış. Tam bir hileye karar vermiş ki, tazılar etrafına toplanmışlar ve onu yakalamışlar. Bütün bu olanları yukarıdan izleyen kedi” iyi ki çok hile bilmiyorum” diye haline şükretmiş.

Bu küçük öyküden insanlara çok güzel dersler çıkarılabilir.  Ne kadar çok gözü açık olunsa ve hile yoluna gidilse de, bir yerde o çok iyi bilinen hileler insanın başına iş açabilir. Bir işin doğru yolunu bilmek, bizi hile yapmaktan alıkoyar.

Astronot olduğunuzu hayal ediniz.

Astronot olduğunuzu hayal ediniz. Uzayda geçirdiğiniz bir günü anlattığınız hikâye edici metin yazınız.

Dünyadan ilk kez uzaklaşıyordum dünyayı dışarıdan görmek harika bir şey. O kadar çok merak ettiğim şey var ki. Güneş ne kadar sıcak diğer gezegenlerde yaşayan var mı? Uzaylılar nerede? Hepsini merak ediyorum ama ilk olarak marsa gitmek istedim. Mars gerçekten söyledikleri gibi kırmızı ve çok soğuk bir gezegen ama burada yaşayanlar olduğu kesin. Çünkü anlam veremediğim şeyler gördüm Mars’ta ve gezinmeye başladım.

Gezegende gerçekten de hayat var. Ama bu canlılar bizden çok farklı dilimiz, görüntümüz her şeyimiz farklı. Onların hayatlarını anlamak için onları takip ettim. Benden rahatsız olmadılar. Sığındıkları bir evleri yok. Beslenmek için sadece marsta bulunan toprak diyebileceğimiz kumumsu maddeyi kullanıyorlar.

 

Bu beslenme şekli hiç bana göre değildi. Bir süre sonra onlardan ayrıldım ve aracıma geri geldim. Aracımda beslenmem için her şey vardı. Şimdi ise sıra Satürn’de. Hep merak ettiğim gezegenlerden biri halkaları ile gerçekten çok farklı görünüyor.

Yaklaştıkça fark ettim ki halka gibi görünenler aslında onun uyduları imiş. Mars’tan ve dünyadan çok büyüktü bu gezegen. Bu gezegen o kadar hızlı dönüyordu ki hemen akşam oluyordu. Akşam olmadan bu gezegende de olan biteni anlamalıydım. Burada sadece böceğe bezeyen değişik yaratıklar vardı. Ama bu böcekler bildiğimiz boyutlarda değil devasa boyutlarda idi. Belki de on katlı bir bina boyutunda. Aracıma binerek hemen oradan uzaklaşmak istedim.

Aşağıdaki görselin sizde çağrıştırdığı duygu ve düşünceleri anlatacağınız bir konuşma yapınız.

Aşağıdaki görselin sizde çağrıştırdığı duygu ve düşünceleri anlatacağınız bir konuşma yapınız.

Bir kedinin kendi yansımasını aslan olarak görmesi o kedinin dış görünüşüne rağmen kendine olan güveni kendini nasıl hissettiği ile alakalı bir durumdur. Kedi kedigillerin en küçük çeşidi olsa da kendinde bulduğu özgüven ve gücü ile aslında bir aslan gibi güçlü ve heybetli hissediyor. Hayatta önemli olan da tam olarak budur. Dış görünüşümüzden ziyade hissedilen, içimizde var olan gücümüzdür. İçimizde var olan güce, yani kendimize inanırsak dışarıdan bize yüklenen misyonlardan çok daha farklı şeyler başarabiliriz. Dışarıdan gelen yorumlar, bize yüklenen sorumluluklar sadece bizi dışarıdan görenlerin yaptığı yorumlardır. Fakat içimizde var olan o gücü biz biliriz ve sadece biz o güce sahip çıkıp istediğimiz her şeyi başarabiliriz. Herkesin içinde başarmak için o güç var fakat hayat bazen o gücü unutmamıza ve üstünü kapatmamıza sebep olabiliyor.

 

Hayatta istediğimiz her şeyi başarma potansiyelimiz vardır. Bunun için tek yapmamız gereken çok çalışmak, kendimizi ve gücümüze inanmak, başkalarının dediklerine aldırmamaktır. Kendimiz ile ilgili en doğru kararları biz alabilir ve başarabilme potansiyelimizi en iyi biz bilebiliriz. Gerçekten istediğimiz şeyleri başarmaya olan inancımızı kendi azmimiz ve istikrarımızla desteklemeliyiz. Başkalarından beklemek yerine kendimiz ile barışıp kendimiz ile o istediğimiz yolda ilerlemeliyiz. O yolda ilerlemek için ihtiyacımız olan tek şey kendimize olan inancımız ve güvenimizdir.

Dünya’nın ve diğer gezegenlerin nasıl oluştuğunu araştırınız.

Dünya’nın ve diğer gezegenlerin nasıl oluştuğunu araştırınız.

Dünya güneş sistemi içerisinde var olan bir gezegendir. Güneş sistemi ise Samanyolu Galaksisinde bulunan binlerce güneş sisteminden biridir. Sonsuz bir uzay boşluğu içerisinde var olan dünya ve diğer gezegenler aslında bir patlama sonucu oluştu. Güneş çok sıcak ve kaynamakta olan bir yıldızdı. Bundan yaklaşık 13,8 milyon yıl önce güneşte bir patlama meydana geldi. Bu patlama Big Bang yani büyük patlama olarak bilinmektedir. Bu patlama yoğun sıcaklık ve gazın sıkışması ile meydana geldi. Güneş sistemindeki gezegenler bu patlama ile meydana gelmeye başladı. Patlama sonucunda etrafa yayılan parçaların milyonlarca yıl soğuması ve düzene girmesi ile bugün ki gezegenler meydana geldi.

 

Dünyanın bugün yaklaşık 4,8 milyar yıl yaşında olduğu düşülmektedir. Dünya bugün ki gibi yaşanılacak hale gelmesi için birçok oluşumdan geçmiştir. İlk zamanlarda enerji topu halinde bulunan dünyada insan yaşaması hiç de mümkün değildi. Bu hale gelmesi için birçok kez yok oluş ve var oluş meydana geldi. Son hali ile dünyamız artık yaşlı bir gezegen. Güneşte oluşan patlama ile dünya gibi bu güneş sisteminde toplamda 8 tane gezegen oluştu. Merkür, güneşe en yakın ve en küçük gezegendir. Venüs, güneşe Merkür’den sonraki en yakın gezegendir. Dünya, üçüncü gezegen uydusu ise Ay’dır. Mars, dördüncü gezegen. Jüpiter, beşinci gezegen. Satürn, altıncı gezegen. Uranüs, yedinci gezegen. Neptün ise sekizinci güneşe en uzak gezegendir.

Evliya Çelebi ve “Seyahatname” hakkında araştırma yapınız.

Evliya Çelebi ve “Seyahatname” hakkında araştırma yapınız.

Türk ve dünya tarihinin en büyük gezgini olan Evliya Çelebi, 25 Mart 1611 tarihinde İstanbul’da doğmuştur. Babası sarayda kuyumcu başıdır. Aslen Kütahya kökenlidir. Evliya Çelebi babasının saraydaki saygın görevinden dolayı çok iyi hocalardan eğitim almıştır. İyi bir eğitim almasının yanı sıra, o dönemin en geçerli dilleri olan Arapça ve Farsçayı öğrenmiştir. Biraz Rusça ve biraz da Latince dersleri almıştır.

Evliya çelebi hiç evlenmemiştir. Gezmeye düşkünlüğü dolayısıyla, gezmek için her sebepten yararlanmış ve bütün ömrü boyunca gezmiştir. Seyahatname boyunca defalarca ifade ettiği üzere; Rum, Arap ve Acem’de, İsveç, Leh ve Çek memleketlerinde, 51 yıl boyunca geziler yapmıştır. Bütün bu gezdiği coğrafyada 147 dilden kelimeler toplamıştır. Bu topladığı bilgileri yazıya aktarmış ve günümüze kadar gelen 10 ciltlik seyahatnameyi yazmıştır.

 

Gerçekçi bir bakış açısıyla izlenen olayları yalın bir şekilde anlatmış, halkın anlayacağı şekilde yazmış, halkın kullandığı deyimlere sıkça yer vermiştir. Evliya Çelebi gezip gördüğü yerleri kendi üslubuyla anlatmıştır. Bazen alaycı bir tavır takınmıştır. Okuyucunun ilgisini çekmek için yazılarında akla mantığa uymayacak gariplikte olayları da aktarmıştır. Gezdiği gördüğü her yeri ve o yörenin insanlarını tasvir ettiği için kültürümüze ışık tutmaktadır.

Rüyasında peygamber efendimizi görüp, “Şefaat ya Resulullah” diyecekken, “Seyahat ya Resulullah” demesi ile gezgin olmaya karar vermiş ve gezerek belgesel çeken kişilerin ilki olmuştur. Okunması Ve İncelenmesi Gereken Bu 10 ciltlik seri, okullarda tavsiye edilen eserlerin başında gelmektedir.

Gezdiğiniz bir yerin tarihî ve doğal güzellikleri hakkında arkadaşlarınıza bilgi veriniz.

Gezdiğiniz bir yerin tarihî ve doğal güzellikleri hakkında arkadaşlarınıza bilgi veriniz.

Tokat:  Her gittiğimde mutlaka gezecek bir yer bulduğum Tokat İli, tarihi ve doğal güzellikleriyle ilgimi çekmektedir. Tokat ilinin kendine has kalem işi, baskı denen kumaşa uygulanan desenlerle süslenmiş örtüleri rengârenktir. Taşhan isminde tarihi bir çarşısı vardır. Bu çarşıda birbirinden güzel tokat işi hediyelik eşyalar satılmaktadır.

Tokat’ta Selçuklu ve Osmanlı Döneminden kalma tarihi binalar vardır. Tokat Kalesi mutlaka görülmesi gereken yerlerdendir. Şehrin içinden geçen Yeşilırmak şehre ayrı bir doğal güzellik vermektedir. Plevne Kahramanı Gazi Osman Paşa Tokatlı olduğu için pek çok yere üniversitesi dâhil bu isim verilmiştir.

 

Tokat Şehir Müzesi görülmeden dönülmemelidir. Tokat’a has olan her şey bu müzede mevcuttur. Tarihi eserlerin olduğu ayrı bir müzesi de bulunmaktadır. Atatürk’ün evi görülmeye değerdir. Yüksek bölgeleri bol yeşillikli, havası oldukça temizdir. İnsanlar birbirine karşı saygılıdır. Her giden kişi orada mutlu hissetmektedir. Üniversitesinden dolayı başka şehirlerden çok öğrenci gelmektedir.

Tarihi ve kültürel zenginliğinin yanında doğal güzellikleri ile de göz doldurmaktadır. Ballıca Mağarası, Canik Dağları, Kaz Gölü, Tokat Kalesi gibi bu ili çekici yapan pek çok özellik vardır. Sanayi olarak gelişmiş bir il değildir. Eskiden sigara fabrikası olduğu için dışarıya fazla göç vermezmiş. Yerli halk kendi ürettiği doğal ve sağlıklı ürünleri satarak gelir elde etmektedir. Ülkemizin gezmekten keyif alınacak tarihi ve doğal güzellikleri olan yerlerinden biridir Tokat.