Pazar ve manavda satılan meyve ve sebzeleri mevsimlerine göre söyleyiniz?

Pazar ve manavda satılan meyve ve sebzeleri mevsimlerine göre söyleyiniz?

Her mevsimin farklı koşullara sahip olması, sıcaklık değerlerinin değişiklik göstermesiyle birlikte, bünyesinde farklı meyvelerin ve sebzelerin yetişmesine olanak tanımaktadır. Bu nedenle de her mevsimde, mevsim koşullarına göre yetişen, yenilebilecek farklı meyve ve sebze türleri vardır. Bunlardan bazılarını şöyle sıralayabiliriz: kış mevsiminde manav tezgâhlarında ve pazarda satılan sebzeler; pırasa, turp, lahana, karnabahar, ıspanak, balkabağı. Meyveler ise: mandalina, limon, nar, portakal, elma. Yaz mevsiminde, pazarda ve manavlarda satılan meyve ve sebzeler ise şöyle sıralanabilir: sebzeler; domates, biber patlıcan, marul, fasulye, bezelye, bamya, sarımsak, soğan, patates, pazı. Meyveler: kavun, karpuz, üzüm, incir, dut, armut, kiraz, vişne, çilek, kivi, muz, erik, yenidünya.

 

Günümüz şartlarında, artık her mevsimde, arzu edilen meyve ve sebzeye kolaylıkla ulaşılabilmektedir. Bunun nedeni ise gelişen teknoloji ile birlikte istenilen meyve ve sebzenin yetiştirilebilmesidir. Sebze, meyve seraları sayesinde artık mevsimini beklemeden, istenilen meyve ve sebzeler üretilebilmektedir. Bu da mevsiminin gelmesini beklemeden, mevsimi gelmeden arzu edilen meyve ve sebzenin yenmesine imkân tanımaktadır.

 

Bu sayede; artık eskide olduğu gibi, yaz meyvelerinin ya da sebzelerinin sadece yazın değil, kış meyvelerinin ve sebzelerinin sadece kışın değil, istenilen sebze ve meyvenin istenildiği zamanda tüketilebileceği anlamına gelmektedir. Manavlarda ve pazarlarda, yaz ve kış meyve ve sebzelerinin her mevsim yan yana görülebilmesi de artık mümkündür. Fakat her mevsim de ayrı ayrı yetişen meyve ve sebzelerin, mevsim özellikleri ve doğallık açısından, kendi mevsimlerinde tüketilmesi gerekmektedir. Hiçbir meyve ve sebze, mevsiminde yetişen kadar doğal ve sağlıklı olmamaktadır.

Kişisel bakımınızı yaparken nelere dikkat ediyorsunuz?

Kişisel bakımınızı yaparken nelere dikkat ediyorsunuz? 

Kişisel bakımın, sağlıklı ve temiz bir beden için düzenli olarak yapılması gerekmektedir. Temizlik, hayatımızın en önemli kurallarından biridir. Büyüklerimiz tarafından küçük küçük kaideler ile öğrenmeye başlarız. Yemekten sonra ellerimizi yıkamamız gerektiği, sonrasında dişlerimizin fırçalanması biraz daha büyüdüğümüzde odamızın toparlanması işleri, birer ikişer hayatımıza giren temizlik kaideleri olur. Temiz bir vücut da bu kurallardan bağımsız değildir. Haftada en az bir kez duş alırız. Düzenli olarak tırnak bakımımızı yaparız.  Düzenli olarak saçlarımızı tarar ve fırçalarız. Dışarıda dokunduğumuz her şey üzerinde milyonlarca bakteriyi barındırır. Sağlığımız açısından dışarıdan eve geldiğimizde ilk olarak yapmamız gereken ellerimizi sabun ile yıkamaktır.

 

Peki kişisel bakımımızı yaparken nelere dikkat ederiz? Tabi ki düzenli olarak yapmaya ve doğru yapılmasına. Haftada bir kere banyo yapıyorsak, vücudumuzun tamamen temizlenmiş olmasına dikkat etmeliyiz. Saçlarımızı kurutmalı ve bunu yaparken de enerji tasarrufu açısından elektrik kullanımına dikkat etmeliyiz.  Ellerimizi yıkarken sabun ve su kullanmalıyız. Sabun ile ellerimizi iyice köpürtüp, sonrasında da bol su ile durulamalıyız. Su kullanımında da yine su israfından kaçınmalıyız. Haftada bir kere tırnak bakımımızı yapmamız gerekir. Tırnak bakımımızı yaparken tırnakların fazla olan kısmını kesmeliyiz. Tırnak bakımı önemlidir. Tırnaklar uzadıkları zaman gerekli bakım yapılmazsa, bu sağlık açısından tehdit içerebilir. Çünkü içlerinde göremediğimiz bakteriler yaşamaya başlar ve bir şekilde bu ağız yolu ile vücuda girerse çeşitli hastalıklara yol açabilir. Bu sebepten tırnaklarımızı düzenli kesmeliyiz. Ve gerekli bakımı yapmalıyız.

Açıkta satılan yiyecekler sağlığa zararlı mıdır?

Açıkta satılan yiyecekler sağlığa zararlı mıdır? Niçin?

Günümüzde insanlar öğünlerini vaktinde yiyememektedir. Bunun en büyük sebebi de hızlı yaşamın ve iş hayatının gereksinimleridir. Vaktinde yenemeyen sabah, öğle ya da akşam yemeklerine alternatif olarak, hızlı yemekler ile öğünler kimi zaman geçiştirilir. Örneğin simit poğaça ya da hamburger vs. gibi yiyecekler tüketilir. Fakat bu tür yiyecekler tüketilirken dikkat edilmesi gereken en önemli konu açıkta satılıp satılmadığıdır. Çünkü açıkta satılan yiyecekler, açık havada bulunduklarından dolayı, rüzgâr ile birlikte gelen bakteri ve mikroplara maruz kalabilirler. Toz ve benzeri mikroplar bu yiyeceklerin üzerinde görünmez bir kalkan oluşturur.

Sonrasında da bu besinlerin yenildiği takdirde bedenimize giren zararlı bakteri ve mikrolar, çeşitli hastalıkların oluşmasına ve sağlığımızın bozulmasına neden olabilir. Ayrıca, açık havada satılan şekerlemeler ve çikolata benzeri yiyecekler de sağlığımızı tehdit eden unsurları bünyesinde barındırabilmektedirler. Bu sebepten açıkta satılan yiyecekleri tüketme konusunda dikkatli olmamız gerekmektedir.

 

Diğer yandan açıkta satılan; süt, süt ürünleri, pirinç, bulgur, kuru meyve, bakliyat gibi besin maddelerini de tercih etmememiz gerekmektedir. Çünkü görünmez bazı mikroorganizmalar, gıdaların renginde ya da görüntüsünde bir değişikliğe neden olmadan, korunma olanakları ve satıldığı koşullar açısından gerekli hijyen kurallarından yoksun olabilmektedir. Bu da bazen, gıda zehirlenmesi gibi oldukça ciddi sonuçlar doğurabilmekte ve insan hayatını tehdit etmektedir. Açıkta satılan çeşitli ürünler sadece mikroplar ve bakterilerin oluşumu ile değil, bazen sinek, kuş, kedi köpek gibi hayvanların etkileriyle de mikrop oluşumuna açık olabilirler. Bu sebeple açıkta satılan ürünleri tüketirken, ambalajlı olmasına ve ambalajının yırtık ya da zarar görmüş olmamasına dikkat etmemiz gerekmektedir.

Çevrenizde Oluşabilecek Acil Durumlar Nelerdir?

Çevrenizde Oluşabilecek Acil Durumlar Nelerdir?

Hayatta başımıza ne zaman neyin geleceğini hiçbir zaman kestiremeyiz. Aniden yaşayacağımız bir acil durum ya da çevremizde karşımıza çıkabilecek herhangi bir şey hayatımızı olumsuz yönde etkileyebilir. Mesela; sağanak şeklinde başlayan, gayet tehlikesiz görülen yağmurun sonucunda, sel baskınları ile evlerimizi ya da iş yerlerini ya da mahalleleri su basabilir. Hayatın akışı bozulurken, bu beklenmedik duruma karşı yapabileceklerimiz sınırlı olabilir. Bunun için de profesyonel bir yardım elmamız gerekebilir.

 

Ani bir yer sarsıntısı da bazen arşçı olarak gelip büyük depremlere neden olabilir. Bu gibi bir durumda bazen tek yapabildiğimiz o an için kendimizi koruyacak bir yere sığınmak olur.  Deprem küçük bir sarsıntı ile atlatılabileceği gibi çok büyük hasarlara da neden olabilir. Çevremizde gelişebilecek, birçok acil durum gibi depremler de karşılaşmaktan korktuğumuz doğal afetlerden biridir.

 

Özellikle Karadeniz bölgesinde oldukça fazla karşımıza çıkan heyelan da, yine hayatlarımızı olumsuz yönde etkiler. Ani toprak kaymalarının sonucunda can ve mal güvenliğimiz tehlikeye gireceği gibi çevresel bir takım aksaklıklar da yaşayabiliriz. Kar sınırı yüksek olan ve yıl boyunca çok fazla bir değişime uğramayan, kışları yoğun kar yağışı altında geçiren bölgelerimizde, oldukça fazla çığ düşmeleri yaşanmaktadır.

 

Çığ düşmesi ve donma sonucu çok sayıda insan hayatını kaybetmektedir. Çevremizde aniden yaşanabilen bu duruma karşı alabileceğimiz tek önlem de tehlike altında bulunan yerlerden uzak durmak olacaktır. Yine küçük bir rüzgar olarak başlayabilen ve arkasından tusunami felaketidir.  Çevremize ve ailemize zarar verebilecek olan bir doğa felaketi de hortumdur. Başka bir önemli afette yangın felaketidir. Özellikle orman yangınları ve evimizde çıkabilecek, çevremizde oluşabilecek büyük ve küçük çaplı yangınlar, acil durumlara birer örnek niteliğindedir.

Sel ve Su Baskınlarında Neler Yapmalıyız?

Sel ve Su Baskınlarında Neler Yapmalıyız?

Bazen, yağışlar hayatımızı etkileyecek derecede ciddi hasarlar ile sonuçlanabilir. Ani yağışlar ile evleri su basabilir. Kısa süreli olsa da, bazı durumlarda, bu kadarı bile su baskınlarına neden olur. Kısa süren ani yağışlar bazen sele neden olurken, uzun süren yağışlar nehirlerin ve barajların taşmasına da neden olabilir. Şehirlerde plansız kentleşme ile gelişen alt yapı sorunları, ani sel ve su baskınlarının en büyük nedenlerindendir.

 

Meteorolojinin yaptığı hava tahminlerini dikkate almak, bu bakımdan oldukça önemlidir. Bazen bu gibi durumlardan en azami şekilde zarar görmemizi sağlayacak önlemler almamıza yardımcı olur. Aniden bastıran yağışlar ile birlikte, evinizin su baskınına maruz kalması durumunda ise ilk yapmamız gerekenlerden biri; evde bulunan önemli belgeleri ve eşyaları koruma altına almamız, zarar görmeyecek şekilde bir yere koymamızdır. Afet, ilk yardım çantası gibi eşyaları yanımızda bulundurmamız gerekir. Zarara yol açabilecek ya da zarar görebilecek evin dışında bulunan eşyaları içeri almamız gerekir. Sel suyunda yürümeye çalışmamalıyız. Açık bir alandaysak da en yüksek yere çıkılır. Sel suları içinde asla araba kullanılmamalıdır.

 

Arabalar selden etkilenmeyecekleri güvenli yerlere çekilmelidir. Sel sularının akıntılarında yürünülmemelidir. Ya da nehirlerin taşmaları olasılığı bulunan durumlarda nehirlerde yürünülmemelidir.  Hızlı akan suların çok derin olmasalar bile, 15-20 cm derinliklerinde olsa dahi bir insanı devirmeye yetecek güçte olduğunu unutmamak, aklımızdan çıkartmamak gerek.  Evimizi terk etmemiz gereken durumda, elektrik, doğal gaz ve tehlike oluşturacak her türlü eşya kapatılır. Su içinde ne olursa olsun araba kullanılmaması gerekir. Selden sonra ise ilk yapılması gereken hasar tespitidir.

Ülkemizin Gelişmesi İçin Üzerinize Düşen Görev ve Sorumluluklarınız Nelerdir?

Ülkemizin Gelişmesi İçin Üzerinize Düşen Görev ve Sorumluluklarınız Nelerdir?

Ülkeler bünyelerinde barındırdıkları toplumlar ve o toplumların ülkeleri için yaptığı dayanışmalar sayesinde ayakta kalır. Ülkesinin gelişmesi ve ilerlemesi için içerisinde yaşayan vatandaşlarına belli başlı sorumluluklar düşmektedir. Her vatandaş ülkesinin gelişmesi ve ilerlemesi için üzerine düşen vatandaşlık görevini yerine getirmelidir. Bu vatandaşlık görevlerinin başında da, erkeklerin yaşları geldiğinde, askerlik görevlerini yapmaları gelir. Sonrasında her vatandaş düzenli olarak vergilerini ödemelidir. Tolumun düzenine aykırı davranarak, toplumun birliğine ve beraberliğine aykırı hareket etmemek gerekir.

 

Ortak kullanım alanlarından olan, ancak kullanımına dikkat edilmesi gereken, kamu malına zarar vermemek gerekir. Her ne olursa olsun, hangi adaletsizlik ile karşılaşırsak karşılaşalım, hukukun üstünlüğüne inanmak ve hukuka aykırı davranmamak gerekir. Kanunlar ile adaletsizlikler ile mücadele etmek, bu gibi görev ve sorumlulukların daima farkında olarak bu şekilde hareket etmek gerekir. Ülkenin gelişimi ve ilerlemesi, belli başlı sorunlarının giderilmesi ile mümkün olur. Eğitimini tamamlamış her bireye de bu sorunları çözümlemek için çaba sarf etmek düşer.

 

Sonrasında ülkenin sorunlarını gidererek daha ileri bir seviyeye gelmesi için çalışmak gerekir. Yardım sever bir tavır ile yardıma ihtiyaca olanlara yardım etmek gerekir. Yardımlaşma ve dayanışmanın önemini bilmek ve çevresinde bulunanlara da bu konunun önemini anlatmak. Toplumun ilerlemesi ve gelişmesi için çalışmak ve hangi mesleği yaparsa yapsın, en iyi şekilde görevlerini yerine getirmek. Çok çalışmak, Ülkenin çıkarları, milletin gelişimi ve ileri bir toplum seviyesine çıkması için en iyi şekilde görevlerini yerine getirmek, ülkemizin gelişimi için üzerimize düşen en önemli görevlerdendir.

Ülkemize Hizmet Etmiş Kişilerden Kimleri Tanıyorsunuz?

Ülkemize Hizmet Etmiş Kişilerden Kimleri Tanıyorsunuz?

Osmanlı İmparatorluğu’nun yıkılmasıyla birlikte; seçme ve seçilme hakkının tamamen millete verilmesi çok ciddi bir hizmettir. Ulu Önder Atatürk ve O’nun Silah Arkadaşları ilk parlamenter sisteme geçiş için büyük mücadeleler vermişlerdir. Bütün dünyada Rönesans’la birlikte yaşanan değişimlere ayak uydurabilmemiz için parlamenter sisteme geçiş gerekliydi. Kahramanlık denince; ülkeye hizmet denince öncelikle aklımıza Türk Ordusu ve tabi ki Mehmetçik gelir.

 

Onlar olmasa bu ülkenin hali ne olurdu diye düşünmek bile istemeyiz. Ülkemiz işgal devletlerinin eline geçmek üzereyken; Kurtuluş Savaşı mücadelesiyle, başka hiçbir yerde görülmemiş bir başarıya imza atarak, ülkemizi kurtarmışlardır. Halkın hizmetini de unutmamak gerekir. O dönemden başlamak gerekirse; Atatürk, İsmet İNÖNÜ, İstiklal Marşı Yazarımız Mehmet Akif ERSOY, Halide Edip ADIVAR gibi isimler ilk akla gelen kişilerdir. İsimleri saymakla bitmeyecek sayısız kahramanlar, her şeyden önce özgürlüğümüz ve bağımsızlığımız için hizmet vermişlerdir.

 

Bir ülkeyi ülke yapan özgür ve bağımsız oluşudur. Daha sonraki dönemlerde bilim insanları, yazarlar, devlet adamları, milli sporcularımız, sanayimizin gelişmesine katkı sağlayan iş insanlarımız, sanatçılarımız, isim yapmış doktorlarımız vs. hepsi ülkemize sayısız hizmetler sunmuş kişilerdir.  Ülkemize hizmet etmiş bu değerli insanların isimleri yazmakla bitmez. Sadece ismini ve hizmetlerini bildiğimiz bu şahsiyetler; Türkiye Cumhuriyeti’nin bugünlere gelmesinde çok önemli katkıları olmuş insanlardır. Bir ülkede bilgiye ve bilime önem verildiği sürece o ülkenin geleceği ve kalkınması için hizmet yapacak birçok insan yetişecektir.