Osmanlı Beyliği’nin kurulduğu coğrafya, beyliğe ne gibi avantajlar sağlamıştır?

Osmanlı Beyliği’nin kurulduğu coğrafya, beyliğe ne gibi avantajlar sağlamıştır?

 Osmanlı Devleti kurulduğu coğrafya üzerinde önemli derecede şanlı sayılabilecek bir konumdadır. 1299 yılında Osman Bey tarafından Söğüt merkezli bir uç beyliği olarak kurulmuştur. Uç beyliği olarak kurulan bu beylik coğrafi avantajları sayesinde dünyaya hükmeden bir imparatorluk haline gelmiştir. İpek yolu başta olmak üzere pek çok ticaret yoluna yakınlığından dolayı Osmanlı beyliğinin gelişimi hızlı bir şekilde ilerlemiştir. Bu ticaret yolunun yakınlığından dolayı Bizans’a gelip giden tüccarların uğrak noktası haline gelmiş ve bu sayede alışveriş yapılan bir uğrak nokta haline olmuştur. Bu durum ticari olarak büyümesine katkı sağlamıştır.

Osmanlı Devletinin kurulduğu dönemde Bizans İmparatorluğu içerisinde çok karışıklık bulunmaktaydı. Karışıklık içerisinde olan Bizans’a yakın bir konumda olan Osmanlı Devleti için büyük bir avantaj sağlamıştır. Bizans ile yapılan Koyunhisar Savaşında Bizans’ın yenilmesi üzerine Osmanlı Devletini Bizans’ın üzerindeki baskısı artmıştır. Orhan Bey zamanında İpek yolu üzerinde bulunan Bursa’yı fethetmelerinden dolayı başkenti oraya taşımaları ticari yönden avantajlı duruma getirmiştir. Aynı zamanda Bursa ve Edirne’nin fethedilmesinden sonra Balkanlara ilerlemeleri kolaylaşmıştır. Balkanlarda önlerine çıkabilecek güçlü bir otorite olmamasından dolayı burada hızlı bir şekilde ilerlemişlerdir. Osmanlı Devleti zamanında Anadolu’da bulunan beylikleri teker teker kendilerine bağlayan Osmanlı giderek güçlenerek İmparatorluk haline gelmiştir.

Moğol İstilasının Anadolu’nun Demografik Değişimine Etkileri Nelerdir?

Moğol İstilasının Anadolu’nun Demografik Değişimine Etkileri Nelerdir?

 

Anadolu Selçuklu Devleti döneminde Anadolu’nun Türkleşmesi hızlı bir şekilde ilerlememekteydi. Çünkü Bizans tehlikesi mevcuttu. Moğolların Ora Asya’da başlatmış oldukları işgal ve ele geçirdikleri yerlerde halka yaptıkları işkence, katliam ve talanlardan dolayı insanlar üzerinde korku başlamıştır ve bu durum göç hareketlerini de başlatmıştır.  Devletleri yıkılan ve yaşadıkları yerler tehlikeli bir hale gelen topluluklar kendine yeni barınacak yerler aramaktaydı.

Bu sırada Anadolu Selçuklu Devleti en güçlü dönemini yaşamaktaydı. Sultan I. Alâeddin Keykubad zekice bir strateji izleyerek Moğollara karşı Harzemşahlar ve Eyyübiler ile ittifak yapmış, bunu gören Türkmenler Anadolu’ya göz etmeye başlamışlardı. I. Alâeddin Keykubad gelen Türkmen boyu mensuplarını Bizans sınırına yerleştirmekteydi fakat gelen Türkmenler ve Moğol korkusundan kaçan yerli halk Bizans’a sığınıyorlardı. Yerli halkın uzaklaştığı bölgelere Türkmenler yerleşiyordu, Türkmenler kurdukları beyliklerle Bizans’a saldırılarda bulunuyordu.

Bu akınlardan sağladıkları yerlerde kendi beyliklerini kuruyorlardı. Yerli halka iyi davranmaları onları kaynaştırıyordu. I. Alâeddin Yassı Çemen Savaşında Harzemşahları yenince Moğollar ile komşu oldular. Bu durum Anadolu’ya Türkmen göçlerini arttırdı. Bu sayede Anadolu’da bulunan Türk sayısı artmış ve Anadolu’nun Türkleşmesini sağlayan en büyük etkenin Moğol İstilası olduğunu söylememiz mümkün olmuştur.

Selahaddin Eyyubi’nin Türk İslam tarihindeki önemi nedir?

Selahaddin Eyyubi’nin Türk İslam tarihindeki önemi nedir?

 

 Selahaddin Eyyübi Eyyübiler’in kurucusudur. Türk İslam tarihindeki önemli başarılarının başında Kudüs’ü Haçlı devletlerinin elinden geri almasıdır. 2 Ekim 1187 tarihinde yapılan Hıttın Savaşı’nda Haçlı ordularıyla savaşarak yaklaşık bir asıra yakın bir süredir Hıristiyan hâkimiyetinde olan Kudüs’ü geri almayı başarmıştır. Kudüs’ün geri alınması Müslüman toplum için ve Türkler için kutsal bir şehir olmasından dolayı önemli bir gelişmedir. Aynı zamanda Türk İslam toplumuna çok önemli derecede moral kaynağı olmuştur. Haçlı seferlerinin Anadolu’da olan tarafıyla Türkler mücadele verirken Kudüs, Mısır ve Suriye tarafı ile Selahattin Eyyübi ve emrinde olan ordu mücadele etmiştir. Bu yoğun çalışmalar sonucunda Haçlı ordusu geri püskürtülmüştür.

Haçlı ordusunun geri püskürtülmesi sonucunda hem yeni devlet kurmakta olan Türkler için hem de İslam dünyasının eski gücüne ve otoritesine kavuşması amacıyla çok önemlidir. Selahaddin Eyyübi tek başına ilerlememiş yanından hiçbir zaman İslam âlimlerini ayırmamıştır. Mısır sultanı olduktan sonra dört farklı mezhebe göre medreseler kurmuştur. Böylece farklı mezheplerin arasındaki barışı sağlamış ve Müslümanların birlik içinde yaşaması için çalışmalar yapmıştır. Bunların yanında başta Mescid-i Aksa olup, birçok camiyi restore ettirmiştir.

Osmanlı Devleti, Anadolu’da Türk siyasi birliğini sağlamak için hangi adımları atmıştır?

Osmanlı Devleti, Anadolu’da Türk siyasi birliğini sağlamak için hangi adımları atmıştır?

 

 Anadolu’da Türk siyasi birliğini oluşturma çalışmaları ilk olarak Orhan Bey zamanında başlamıştır. Bu amaç doğrultusunda ilk olarak Karesioğulları Beyliği Osmanlı topraklarına katılmıştır. Osmanlı Devleti kurulduğu ilk yıllarda diğer Anadolu beylikleri ile iyi geçinme politikası uygulamıştır. I. Murat döneminde, Karamanoğullarına karşı güç kazanmak isteyen Germiyanoğlu Süleyman Şah kızını I. Murat’ın oğlu olan Yıldırım Bayezid ile evlendirdi. Bu evlilik ile Kütahya, Emet, Simav ve Tavşanlı çeyiz olarak Osmanlı himayesine geçmiştir. I. Murat o dönemde Hamidoğulları’ndan da para karşılığı Beyşehir, Yalvaç, Seydişehir ve Isparta’yı almıştır.

Yıldırım Bayezid döneminde de Anadolu’da Türk siyasi birliğini sağlamak için yapılan faaliyetler devam etmiş ve hızlandırılmıştır. Bu faaliyetler bu dönemde barış yolu ile değil savaş yolu ile sağlanmaya başlanmıştır. Bu durumda, Aydınoğulları, Menteşeoğulları, Germiyanoğulları, Karamanoğulları, Hamidoğulları ve Candaroğulları Osmanlı topraklarına katılmıştır. Bu sayede Anadolu’da Türk siyasi birliği büyük bir ölçüde sağlanmış olmuştur.

Osmanlı Devleti, uygulamış olduğu iskan politikasıyla neleri hedeflemiştir?

Osmanlı Devleti, uygulamış olduğu iskan politikasıyla neleri hedeflemiştir?

 İskan politikası, insanların hayatlarını devam ettirebilmeleri için devletin bir bölgeye yerleştirme politikasıdır. Osmanlı devleti toprakları genişleyince iskan politikasını uygulamaya başlayınca önem kazanmıştır. İskan politikasının uygulanmasındaki amaç fethedilen bölgede kalıcı olma isteğidir. Osmanlı Devletinin toprakları genişlemeye başlayınca devlet otoritesi zor durumda kalmaya başlamıştı. Bu durum karşısında Osmanlı, fethettiği bölgelere Türkleri yerleştirerek o bölgenin Türkleşmesini sağlamaktaydı. Bu uygulamayla fethedilen topraklarda bulunan devlete düşman kategorisinde topluluklar buralardan sürgün edilmekteydi. İskan politikasında genel olarak göçebe topluluklar iskan edilirdi.

Bunun sonucunda hem devletin birliği sağlanırdı hem de göç eden topluluklar yerleşik düzene geçerek maddi durumunu iyileştirirdi. İskana tabi tutulan toplulukların bütün ihtiyaçları bir süreliğine devlet tarafından karşılanmaktaydı. İskana tabi olanlara toprak verilerek, bir süre vergi alınmamıştır. İslamlaşmanın, Türkleşmenin ve üretimin devamı için iskan edilenlerin, belli bir süre eski yerleşim yerlerine dönmelerine izin verilmemektedir. Zamanla bu düzen oturunca iskan toprakları üretim yapılan ve vergi alınan yerler haline gelmiştir.

Osmanlı Devleti’nin kuruluşuyla ilgili yeterli kaynak olmamasının nedenleri neler olabilir?

Osmanlı Devleti’nin kuruluşuyla ilgili yeterli kaynak olmamasının nedenleri neler olabilir?

 Osmanlı Devleti’nin kuruluş zamanında tarih yazıcılığı alanı yoktu. Osmanlı tarih yazıcılığı kuruluşundan çok daha sonra yani 1410’lu yıllarda ortaya çıkmıştır. Osmanlı kuruluş zamanında devlet statüsünde değil beylik statüsünde olmasından dolayı kayıt sistemi daha oluşmamıştı. Osmanlı tarihçilerinden ilki, 1413 tarihlerinde vefat eden Ahmedi’dir. Osmanlı Beyliği’nin kuruluş tarihi hakkında belirsizlik olmasının nedeni kuruluş döneminin kaynaklarının yetersizliğinden kaynaklanır.

Osmanlılar hakkında ilk tarihi bilgiler, Orhan Bey’in imamı İshak Fakih’in oğlu Yahşi Fakih tarafından kaleme alınmış olan “Yahşi Fakih Menakıbnamesi” olmuştur. II. Murat zamanında, tarihi anlamda üç çeşit eser görülür. Bunlar, “Tevarih-i Al-i Osman” adında anonim eserler, Arapça ve Farsçadan Türkçeye çevrilen eserler ve saray müneccimleri tarafından hazırlanan saray takvimleridir.

Gazaya dayalı fetih politikasının, Osmanlı Beyliği’nin Rumeli’deki ilerleyişine etkileri nelerdir?

Gazaya dayalı fetih politikasının, Osmanlı Beyliği’nin Rumeli’deki ilerleyişine etkileri nelerdir?

 Devletin kuruluş aşamasından itibaren etkili olan gazaya dayalı fetih politikası Rumeli’nin fethinde de devam etmiştir. Gaziler ve aşiret reisleri seferlerde başarılı olup tımar sahibi olan devlete sürekli hizmet etmeyi amaçlamış ve bu şekilde bu emeline ulaşmıştır. Seferlere çıkan gaziler ve aşiret reisleri XIV.

Yüzyılda Rumeli’deki seferlere katılırken ekonomik güç elde etmeyi de amaçlamışlardır. Osmanlı Devleti gaza faaliyetlerinden dolayı diğer beyliklerin takdirini kazanmıştır. Rumeli’de Bizans’a karşı kazanılan zaferler, Osmanlı’nın itibarını yükseltmiştir. Gaza faaliyetleri, saygın dervişlerin saygı ve takdirini görmüştür ve bu durum Türk toplumumun Osmanlı’ya bağlılığını arttırmıştır.