Gazneli Mahmut’un bilime ve bilim insanlarına verdiği değeri açıklayınız.

Gazneli Mahmut’un bilime ve bilim insanlarına verdiği değeri açıklayınız.

 

İslam dininin Hindistan’da yayılmasını sağlayan ve “Sultan” ünvanını ilk kez kullanan hükümdar Gazneli Mahmut’dur. Hindistan’daki ticari yollara hakim olan Gazneli Mahmut, Türk – İslam tarihinin çıkarmış olduğu en başarılı hükümdarlardan biri sayılmaktadır.

 

   Gazneli Mahmut, başarılı bir hükümdar olmasının yanı sıra bilime de değer verirdi. Öyle ki sarayında pek çok alim ve bilim insanını ağırlamış, burayı ilim üzerine çalışmalar yapan bir meclis konumuna getirmiştir. Şair ve ilim sahibi kişileri sürekli konuk ederek, onları himayesi altına almıştır. Bilime olan ilgisi vesilesiyle, dönemin ünlü bilginleri olan Biruni, Firdevsi gibi alimlere değer vermiş ve onlarla çok ca sohbetler gerçekleştirmiştir. Gazneli Mahmut’un bilime ve bilim insanlarına verdiği değer onları çeşitli şekillerde ödüllendirmesiyle kendini göstermektedir.

 

   Düzenlediği 17 Hindistan seferi sayesinde bölgede hakimiyeti kuran Gazneli Mahmut, bu bölgeye Müslüman ve ilim sahibi kişilerin yerleşmelerini sağlamıştır. Böylelikle Hindistan’da İslamiyet yayılmış, kültür etkileşimi gerçekleşmiştir. Gazneli Mahmut’un hükümdar olduğu 33 yıl içerisinde onlarca kitap ona sunulmuştur. Bu kitaplar arasında Firdevsi’ye ait olan Şehname’de yer almaktadır. Gazneli Mahmut ileriye dönük bakış açısına sahip bir hükümdar olduğundan bilimi geri planda bırakmamış, bu alanda da ilerleme gösterilmesini desteklemiştir.
1030 tarihinde Gazne’de hayata veda eden Gazneli Mahmut, ilim ve sanata değer vermesiyle tanınan, Hindistan’a müslümanlığın yayılmasını sağlayarak Asya ve Hindistan arasında bağ kuran, gelişmeye açık bir hükümdar olarak tarihe geçmiştir.

Yolların toplumlar arası etkileşimdeki önemini açıklayınız.

Yolların toplumlar arası etkileşimdeki önemini açıklayınız.

 

Devletler arası yapılan ticari yollar pek çok milletten insanın birbirini tanımasına olanak sağlar. Eski dönemlerde yol güzergahında bulunan kervansaraylar ve hanlar, tüccarların konaklama yerleriydi. Çeşitli milletlerden olan tüccarların buralara uğraması ve ticaret yapması insanların farklı konularda da etkileşim yaşamasına neden olmuştur. Dil, din, görgü ve ahlak anlayışı gibi değerler birbirinden etkilenmiştir. Ticari yolların toplumlar arası etkileşimi, sadece kazanç sağlanmasıyla kalmayıp aynı zamanda kültürel alışverişi de sağlamaktadır.

 

   Günümüzde de devletler arası ticari yollar yapılmaktadır. Bu yollar hem rekabeti ve iş gücünü arttırmakta hem de ulusların kendi kültürlerini başka devletlere aktarmalarına vesile olmakta. Yapılan iletişim, ticaret ve bunlardan kaynaklı olarak elde edilen kazanç da yolların devletler arasındaki en büyük etkisi ve amacıdır. Bu yol üzerinde bulunan devletlerin elde ettikleri kazanç neticesinde refah seviyeleri yükselmektedir.

 

    Etkileşim içerisinde bulunan tüccarlar diğer tüccarlara ve bölgede bulunan insanlara kendi kültüründen ögeler de katmaktadır. Satılan ürünler, konuşulan dil, görgü kuralları ve gelenekler ticaret yapılan devletlere tanıtılmaktadır. Böylelikle bir devlet istemsiz bir şekilde ve sadece ticaret yaparak kendini tanıtabilmektedir. Bunun getirisi de alışveriş sağlayan devletlerin birbirlerinin kültürlerine olan katkısıdır. Yolların toplumlar arasındaki etkileşimi bu nedenle azımsanamayacak kadar büyüktür. Çok çeşitliliğin olduğu bir bölge olan ticari yollar, Buradaki halkın diğer kültürlerden etkilenmesine neden olmuştur. Böylelikle kültürel anlamda çeşitlilik artmış, toplumlar bu kültür tanıtımı sayesinde de kazanç elde etmişlerdir.

Bir çuval baharatın bir insan hayatı kadar kıymetli olmasını nasıl değerlendirirsiniz?

Bir çuval baharatın bir insan hayatı kadar kıymetli olmasını nasıl değerlendirirsiniz? Söyleyiniz.

 

Coğrafi keşiflerden önce İpek ve Baharat yolları ticari anlamda oldukça önem sahibi yollardı. Bu yollar vasıtası ile Avrupa, sahip olmadıkları pek çok ürüne ulaşabiliyorlardı. Ayrıca yolların güzargahında bulunan ülkelerde gelir elde ettiklerinden refah seviyeleri yükselmekteydi. Hem kültürel etkileşimin yaşandığı hem de ticaretin yapıldığı bu yollar, Avrupa’nın sahip olmadığı kaynaklara çıkıyordu. Bundan dolayı da Avrupa’nın gözü Asya ve Hindistan’daydı.

 

    Özellikle Avrupa’nın baharata ve hint kumaşına olan ilgisi büyüktü. Nitekim bu ürünlere sahip olmak zenginlik göstergesiydi. Baharat Yolu kullanılarak Hindistan’dan getirilen baharatlar çeşitli alanlarda kullanılıyordu. Sağlık ve güzelliğin yanısıra yemeklere lezzet katmak için de kullanılan baharatlara ulaşmak ise oldukça güçtü. Baharatın zenginlik göstergesi olması ve bu ürünlere sahip olma isteği Hindistan’ın çok kez yağmalara maruz kalmasına neden olmuştur. Dönemin şartları, kölelik ve sömürgeciliğin var olduğu göze alındığında bir çuval baharatın bir insanın hayatından daha önemli olması kaçınılmazdır.

 

   İnsanların zenginliği temsil eden pek çok şeye sahip olma arzusu, bu ürünlerin zor temin edilmesi baharatı daha değerli kılmaktaydı. Dönem dönem değişen zenginlik temsili ürünlere ulaşmak için ticari yolların dışında istila, yağma ve saldırılar yapılmıştır. Günümüze baktığımızda baharat yerine farklı kaynakları ele geçirmek için yapılan saldırılar yaşanmaktadır. Bu da gösteriyor ki her dönemin zenginlik kavramı farklıdır ve insanlar bu kaynaklara sahip olmak için her yolu denemeye devam edeceklerdir.

Ulaşım alanındaki yeni projenin yol güzergâhında bulunan ülkelere ekonomik açıdan getireceği katkıları açıklayınız.

Ulaşım alanındaki bu yeni projenin yol güzergâhında bulunan ülkelere ekonomik açıdan getireceği katkıları açıklayınız.

 

14 ülkeyi birbirine bağlayacak olan ve Londra’dan Pekin’e kadar uzanan yeni ticari yol, pek çok ülkeyi kapsamakta. Türkiye’de dahil olmak üzere Fransa, Almanya, Türkmenistan, Avusturya, Kazakistan, Azerbaycan, Belçika, İngiltere, Gürcistan, Sırbistan, Macaristan, Bulgaristan ve Çin’i kapsayan bu yol ticari süreyi kısaltmakta. Yapılan ticaretin süresini 33 ile 47 güne kadar kısaltan bu yol üzerinde bulunan ülkelerin rekabet ortamı da genişlemiş olmakta.

 

    Özellikle bazı sektörlere can vermesi beklenen bu ticari demir yolu Asya’dan Avrupa’ya herhangi bir kesinti olmadan ulaşım sağlayabilecek. Ayrıca Uluslararası Nakliyeciler Derneği’nin yapmış olduğu açıklamaya göre maliyetinden dolayı taşıma işleminin nadir gerçekleştirildiği pek çok ürün ve malzeme daha uygun bir şekilde Avrupa ve Asya’ya gönderilebilecek. Özellikle inşaat malzemeleri gibi ürünlerin taşınma zorluğundan dolayı ticareti zor yapılıyordu. Fakat bu yol sayesinde daha uygun ve daha kolay taşınma sağlanabilecek. Ayrıca ulaşımın kolaylaşması zamandan da büyük ölçüde tasarruf edilmesine olanak sağlamakta.

 

    Demir İpek Yolu olarak adlandırılan bu yeni ticari yol tıpkı eski dönemlerdeki gibi güzargahındaki ülkelere büyük kazanç sağlaması bekleniyor. Rekabet ortamını güçlendiren ve Asya ülkelerinin Avrupa’ya ulaşımını kolaylaştıran bu yol sayesinde alışveriş ve ticaret yeni bir boyut kazanmış olacaktır. Yapılan Demir İpek Yolu sayesinde, ülkeler arasında 75 milyar dolarlık gelir elde edilmesi bekleniyor. Yol üzerindeki ülkeler taşınması zor olan ürünlerini pazarlayabilecek ve sevkiyatını gerçekleştirebilecekler. Böylelikle yeniden kültürel etkileşim ve ülkeler arası kültür aktarımı da daha kolay sağlanacaktır.

İpek Yolu’nun Asya ile Avrupa arasındaki kültürel etkileşime katkısı nedir?

İpek Yolu’nun Asya ile Avrupa arasındaki kültürel etkileşime katkısı nedir? Açıklayınız.

 

İpek Yolu da Baharat Yolu gibi önemli bir ticari yoldur. Kervansarayların bulunduğu ve tüccarların uğrak yeri olan bu yol, çeşitli kültürden insanların birbirlerini tanımasına da vesile olmuştur. Avrupa ve Asya arasındaki İpek Yolu güzergahında bulunan devletler önemli gelirler elde etmiş, bölgedeki ticaret gelişmiştir.

 

Kervanların dinlenebildiği, atlarına bakabildiği ve aynı zamanda alışveriş yapabildikleri bu ticari yol, Doğu ve Batı kültürünü birbirine tanıtmıştır. Çeşitli insanların geçiş yolu olan ve her milletten insanın bir arada bulunup ticaret yaptıkları İpek Yolu, dil, sanat ve görgü açısından etkileşimlerin yaşanmasına da olanak sağlamıştır.

 

İpek Yolu’nun Asya ve Avrupa’ya Olan Kültürel Etkisi

Bu ticari yol sayesinde sürekli iletişim halinde olan farklı milletlerden insanların birbirlerine kültürel anlamda da yenilikler katmalarına yardımcı olmuştur. Örneğin; pek çok dilden başka dillere geçen kelimelerin yanısıra, el sanatları gibi uğraşlar da Asya ve Avrupa arasında tanıtılmış olmuştur. Ayrıca çeşitli görgü kuralları ve temizlik anlayışı da bu yol sayesinde yaygınlaşmıştır. İpek Yolu’nda yapılan ticaret, giyimden – sanat anlayışına, dilden – edebiyata kadar pek çok alanda toplumları etkilemiştir.

 

İpek Yolu’nun kıtalar arası etkilerini sıralamak gerekirse;

  • Çeşitli diller birbirlerinden etkilenmiş ve böylelikle dillere yeni kelimeler katılmıştır.
  • Özellikle el sanatları yaygınlaşmıştır.
  • Farklı dinlerden olan insanlar, diğer dinleri tanıma fırsatı bulmuştur.
  • Edebiyat gelişmiş ve devletler birbirlerinden etkilenmişlerdir.

İpek Yolu’nun kültürel etkileri adı altında sıralanan tüm bu maddeler küçük gibi görünse de, kültürel anlamda büyük akımlara öncülük etmiştir.

Baharat Yolu’nun devletler arası ilişkilerdeki ekonomik rolünü açıklayınız.

Baharat Yolu’nun devletler arası ilişkilerdeki ekonomik rolünü açıklayınız.

 

Diğer bir adı “Buhur Yolu” olan Baharat Yolu, Hindistan’dan Avrupa’ya kadar uzanır. Daha çok baharat ticareti için kullanılan bir yol olduğundan bu adı almıştır. Coğrafi keşiflerin yapılmasına kadar olan süreç içerisinde önemli bir ticaret yoluydu. Bu yol üzerinde bulunan devletlerin refahı ve ekonomik düzeyi oldukça yüksekti.

 

Baharat Yolu‘da tıpkı İpek Yolu gibi büyük önem teşkil etmekteydi. Ancak İpek Yolu ile aralarındaki fark, Baharat Yolu’nun deniz yolu olmasıdır. Eski dönemlerde baharata sahip olmak zenginliğin simgesiydi. Bundan dolayı pek çok istila ve savaş yaşanmıştır. Özellikle Hindistan bu istilalardan oldukça yara almıştır. Baharat Yolu üzerindeki devletler ticari açıdan gelişmişlerdi. Ayrıca yapılan ticaret dolayısıyla da kazanç oranı yüksekti. Bu yol vesilesiyle Hint kumaşı, Hint çayı, zerdeçal, Hacıyağı ve çeşitli baharatlar satılırdı. Avrupa için bu ürünler çok önemliydi. Zira tuvalet kültürlerinin olmaması nedeniyle hoş kokulu yağlar ve bitkilerin yanısıra, çeşitli kumaşlara da ihtiyaç duyuluyordu. Ayrıca etin muhafaza edilebilmesi ve bitkisel macunlar için de baharatlara ihtiyaçları vardı.

 

Bu ürünlere ulaşmanın tek yolunun Baharat Yolu olması ve Avrupa’nın bu zenginliğe sahip olmayı istemesi üzerine çeşitli ticari yollar arandı. Bunun sonucunda da coğrafi keşifler yapıldı. Bu keşiflerin ardından Baharat Yolu eski önemini kaybetti. Sonuç olarak Baharat Yolu üzerindeki devletler eskisi gibi ticaret yapamaz duruma geldiler.

 

Baharat Yolu’nun devletler arasındaki ekonomik önemini özetleyecek olursak;

  • Bu ticari yol üzerinde bulunan devlet ve şehirler önemli kazançlar elde etmiştir.
  • Doğu kültürü Batı’ya tanıtılmıştır.
  • Avrupa için önemli olan zenginlik simgesi haline gelen ürünlere sahip olmanın tek yoludur.
  • Baharat Yolu’nda yapılan ticaretin büyüklüğü sayesinde yol üzerindeki devletler gelişmiştir.
  • Cografi keşiflerin yapılmasına sebep olmuştur.

Türklerin Orta Asya’dan göç etmesinin nedenlerini yazınız.

Türklerin Orta Asya’dan göç etmesinin nedenlerini yazınız.

Türkler, her zaman için yayılmacı politika izlemişlerdir. Bu durum Türklerin göç etme sebeplerinden sadece biridir. Cihan hakimiyeti sağlamak adına yapılan göçlerin dışında siyasi ve sosyal etkenler nedeniyle de göçler yapmışlardır. Konar – göçer bir toplumdan farklı olan Türkler, Orta Asya ve Anadolu’ya yayılmışlardır. Bugün ise dünyanın çeşitli bölgelerinde yaşayan Türkler bulunmaktadır.

 

Türklerin Göç Etmelerine Sebep Olan Çevresel ve Ekonomik Faktörler

Türkler kalabalık topluluklar halinde yaşayan bir millettir. Ancak göçebe yaşam sürdüklerinden dolayı hayvancılıkla geçimlerini sağlamışlardır. Türklerin bulundukları bölgelerde zaman içerisinde görülen salgın hastalıklar hayvanların telef olmasına yol açmıştır. Bu durum Türkleri ekonomik açıdan büyük zararlara uğratmış, bölgede yaşamayı zorlaştırmıştır. Ayrıca zaman zaman görülen kuraklıklar yaşam koşullarını oldukça zorladığı için göç mecburi hale gelmiştir. Kuraklığın getirmiş olduğu verimsizlik, otlakların azalmasına neden olmuştur. Yetersiz otlak seviyesi hayvanların ve insanların beslenmesini zorlaştırmıştır. Nüfusun da artıyor olması farklı bölgelerde yaşama zorunluluğunu getirmiş ve bu nedenle göçler yapılmıştır.

 

Türklerin Göç Etmelerine Sebep Olan Siyasi Faktörler

Öncelikle “kut anlayışı” adı verilen cihana hükmetmek düşüncesi göçlerin en büyük siyasi etkenidir. Atların binek olarak kullanılması Türklerin yayılma hızını arttırmıştır. Bu nedenle Orta Asya’da pek çok bölgede Türklerin varlığı görülmüştür.

Göçlere sebep olan bir diğer siyasi unsursa Moğol ve Çin baskıları olmuştur. Kavimler halinde yaşayan çeşitli Türk boyları kendi içlerinde de çatışma ve sorunlar yaşayınca da toluluklar halinde göçler yapılmıştır. “Göç Destanı” adı verilen ve Türklere özgü destanın var olma sebebi ise Uygur Türklerinin, Kırgızlar tarafından yenilmesi üzerine, bölgeyi terk eden Uygurlardan bahseder.

Özetle, Türkler kendi aralarındaki mücadeleler, dış baskılar, kuraklık ve hastalıklar nedeniyle çeşitli bölgelere göç etmişlerdir.