Günümüzde şehir halkının bir araya geldiği, kaynaştığı etkinlikler nelerdir?

Günümüzde şehir halkının bir araya geldiği, kaynaştığı etkinlikler nelerdir?

Halkın kaynaştığı etkinlikler eskiye göre sayısı ama daha kalabalık olmakta. Günümüzde teknolojinin bu kadar üst seviyelere ulaşması şehirleşme hayatı ve şehirlerde olan konutlaşma dostluk ve komşuluk kavramını azaltmıştır. İnsanlar aynı apartmanda yaşadığı karşı komşusundan bir haber yaşamakla birlikte bir günaydın veya iyi akşamlar sözü bulunmaz hal almıştır. Yine de bizim geldiğimiz Türk kültürünü taşıyan geleneklerde insanları bir araya getirecek birçok etkinliğimiz faaliyetimiz vardır bu faaliyetleri şöyle sıralayabiliriz.

 

  1. Dini bayramlar dini bayramlar bize İslamla tanıştıktan sonra gelmiş kültürümüzün mihenk taşı olmuş etkinliklerdir. Kurban bayramı ve ramazan bayramı olarak ikiye ayrılan bu bayramlarla halk şehirler de ve ya köylerde bir araya gelerek dostluk akrabalık ve arkadaşlık bağlarını kuvvetli kılarlar.
  2. Milli bayramlar ise bizim hayatımıza cumhuriyetle birlikte yerleşmiştir ulu önder Mustafa kemal Atatürk önderliğinde bizlere armağan edilen 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı ,19 mayıs gençlik bayramı bunlardan bazılarıdır. Bu bayramlar için yapılan törenler de bizi bir araya getiren millî şuurumuzu yükselten bayramlardır.
  3. Düğünler bizim hayatımız da ilk Türklerden beri olan sadece kutlama şekli olarak değişmiş ama hala insanları birleştirici özelliği olan törenler olmayı başarmaktadır.
  4. Nevruz bayramı ise eski gücü olmasa da hala bazı yörelerde insanlar tarafından kaynaşmayı sağlamaktadır.
  5. Günümüz teknolojik olarak ve zevkler konusunda farklı bir nokta olduğu için konserler de bu maddeler arasına girmektedir.

Sultan elinde terazi tutan kimseye benzer ifadesi hangi anlama gelmektedir?

‘’Sultan elinde terazi tutan kimseye benzer’’ ifadesi hangi anlama gelmektedir?

Dünya üzerinde bazı imgele vardır ki bazı anlamları temsil eder. Güvercin ve zeytin dalı barışı temsil ederken terazi adaleti temsil etmektedir. Türk devletleri gittikleri her yerde barbar bir kavim olarak nitelendirilse de Türk egemenliğinde yaşayan herkes Türklerin adaletinden etkilenmişlerdir. Bu adaleti tüm Türklere yayarken devlet bazında en uzun süreyi alan devlet tarih sayfalarında Osmanlı devleti olarak geçmektedir. Osmanlı devleti adalet kelimesinin bir devlet üzerinde vücut bulmuş halidir. Sadece Türk devletlerine değil bünyesinde birçok ulusu hatta birçok medeniyeti barındırmış bir devlettir. Devleti devlet yapan ise padişahtır. Osmanlı devleti ulus ve devlet olarak tek kişi yönetiminde kalmış bir devlet olduğu için bütün sorumluluk da padişahta olmuştur. Osmanlı da söylenen sultan elinde terazi tutan kimseye benzer sözü ise şu şekilde anlam ortaya çıkarır.

 

Padişahlar hakimler gibi avukat ya da Osmanlıda ki kadılar gibi bu işi meslek olarak değil her zaman yapmak zorunda olan kimselerdir. Padişahlar ki bu görevi ölene kadar yerine getirmiş en azından Osmanlının genel döneminde padişahlar adaletleriyle meşhur olmuştur. Osmanlının en adaletli padişahları başında fatih Sultan Mehmet han olarak geçmiştir. Şeriattan ve adaletten ayrılmayan padişah İstanbul’u fethedip Gayrimüslim halkı himayesine aldığı zaman bile adaletinden hiçbir şekilde vazgeçmemiştir. Adalet Osmanlı devleti için Müslim Gayrimüslim ayırt etmeden tebaa olan herkese aynı şekilde davranmak olmuştur. Buda padişahları sevdiren ve özel kılan şeydir.

Osmanlı devletinin merkezi otoritesini güçlendirmesinde müsadere sisteminin etkileri nelerdir?

Osmanlı devletinin merkezi otoritesini güçlendirmesinde müsadere sisteminin etkileri nelerdir?

Osmanlı devleti büyük ve ulu bir devlet olurken bunu askeri başarısı kadar siyasi başarısına da borçludur. Bu devlet büyük bir cihan sahibi olurken çok çeşitli sistemler kullanmışlardır. Bu sistemleri sadece devleti büyütmek için değil devlet otoritesini güçlü kılmak için yapmıştır. Öncelikli hedef olarak devletin dağılmasını önlemek için getirdiği bu sistemler daha sonra bir gelişimsel ideoloji eşliğinde devlet kalıcı sistemine dönüşmüştür. Bu sistemlerden bazıları iskân sistemi, tımar sistemi gibi sistemler olurken bizim bugün üstünde duracağımız sistem ise müsadere sistemi olmuştur. Osmanlı devleti fatih sultan Mehmet han zamanında bu sistemi getirerek devlet otoritesini güçlü kılmayı amaçlamıştır. Bu sistemin devlet otoritesine katkılarını şöyle sıralayabiliriz.

 

  1. Merkezi otorite devletin başında olan padişahın güçlü olması demektir. Müsadere ise devletin hak verdiği yetkilere sahip kişilerin haksız kazanç elde ederek kendi bünyesine mal geçirmesi demektir. Bu siyasetle devlet kendi adını insanların kirletmesini önleyerek merkezi otoriteye ilk katkıyı yapmıştır.

2 – Devlet adı altında zenginleşen insanların devlet karşısında büyük bir güç olmasının önüne geçilerek merkezi otoriteye ikinci katkı sağlanmıştır.

  1. İnsanların derebeylik sistemine benzer bir sistemi getirmesinin önüne geçen devlet 3. Etkiyi de böylece yapmayı başarmışlardır.
  2. Halkın parasının haksız yere alınmasının önüne geçen devlet halkın güvenini sağlamayı başarmış ve 4. Başarısını da sağlamıştır.

Devlet kendinden ve hazinesinden para çalınmasının da önüne geçen devlet mali olarak zarara uğramayarak 5. Etkiyi yapmış ve devleti güçlü kılmıştır.

Not: müsadere siteminin ilk uygulandığı kişi devlet aleyhinde olan kişi fatih sultan Mehmet han baş veziri Çandarlı Halil paşadır.

Padişahlar merkezi otoriteyi güçlü tutmakla neleri amaçlamış olabilir?

Padişahlar merkezi otoriteyi güçlü tutmakla neleri amaçlamış olabilir?

Türkler kısa sürede yıkılan devletlere sahip olmuş bir ulustur. Türkiye’yi de baz alırsak tarihte 16 büyük Türk devleti kurulmuştur. Bu devletlerin kısa süreli olmasının asıl nedeni merkezi otoritenin zayıf olmasıdır. Osmanlı devleti bunun aksine merkezi otoriteyi güçlü kılmıştır. Bu şekilde cihanın en büyük imparatorluğu olan Osmanlı İmparatorluğu kurulmuştur. Bu imparatorluk 600 yıl cihanda hakimiyet sürmüş Avrupa Asya ve ve Afrika topraklarına karış karış ayak basmıştır. Bu devleti bu kadar yüce kılmakla yetinmemiş ve aynı zaman da devletin kalıcılığı da sağlanmıştır. Devlet bu otoriteyi sağlarken birçok sistem ve yenilik yapmışlardır. Devletin merkezi otoriteyi kurmak da büyük amaçları vardır. Bunları şöyle sıralayabiliriz:

 

  1. Devlet topraklarının parçalanmaması en büyük amaçtır. Devlet merkezi otoriteyi güçlü kırarak bütün ve büyük olan topraklarını genişletmeyi ve parçalanmasını engellemiştir. Devlet tek kalıp ikilikler çıkmadığı sürece bu amaç hedefine ulaşmıştır.
  2. Devletin sahibi olan ailenin değişmesini önlemek bir diğer amaçtı. Türk devletlerinde devlet yönetimi belirli şartlarla hanedan değişikliği yaşamıştır. Osmanlı devletinin kurucu ailesi olan Osmanlı devleti devlet yönetiminin kendilerinde kalması için merkezi otoriteyi güçlü kılmış ve 1. Murat’ın getirdiği padişah hanedanın değil padişah ve oğullarının malıdır. Kanunuyla da bu maddenin gerçekliğini kanıtlar niteliğindedir.
  3. Bu maddeler ışığında Osmanlı devletinin hangi amaçla merkezi otoriteyi güçlü kıldığını öğrenmiş oluyoruz. Bu maddelere farklı maddeler eklense de asıl büyük ve ana sebepler bunlardır.

Osmanlı devletinin diğer Türk Devletlerine göre daha uzun ömürlü olmasının nedenleri nelerdir?

Osmanlı devletinin diğer Türk Devletlerine göre daha uzun ömürlü olmasının nedenleri nelerdir?

Türkler asla bir başka devletin egemenliği altında yaşamayı kabul etmemişlerdir. Gerekirse ölmüşlerdir, ama esaret kanlarına karışmamıştır. Türkler için esaret en büyük ölüm olmuştur. Bunun içindir ki Avrupa’da bir söz vardır iki alman yanyana gelirse fabrika iki Türk yan yana gelirse devlet kurar diye. Türklerde bu sözün hakkını vermiş ve birçok Türk devleti kurmuş, birbirini yıkmış veya başka devletlerinin baskısıyla yıkılmışlardır. Bu devletler içinde en uzun ömürlü olarak tarihe adını yazan devlet tartışmasız Osmanlı Devleti olmuştur Osmanlı devleti tam 600 yıl yaşamıştır. Osmanlı devletini diğer devletlerden ayıran ve uzun ömürlü olmasını sağlayan özellikleri sıralayalım.

  1. Cihat ve gaza anlayışı bu fikirlerin başında gelmektedir. Türkler İslam’ı yaymak için sürekli savaşmış savaştıkça güçlü kalmış ve büyümüştür. Bu devletin uzun soluklu olmasına ve bir inanç uğruna savaşmasına yol açmıştır. İnancı olanlar yıkılmaz sözü unun en büyük kanıtıdır.

 

  1. Coğrafi olarak da iyi bir konumda olan Osmanlı devletinin etrafında güçlü bir devlet bulunmaması onları yıpratan bir güçle karşı karşıya gelinmesini önlemiştir. Bu da yıkılma sürecini uzun kılmıştır.
  2. Türk devletleri normalde birbiriyle savaşırken Osmanlı büyüdükçe Türk devletlerini de arkasına almayı başarmıştır. Büyük bir güç olan Osmanlı yıkılma süreci gecikmiştir.
  3. Merkezi otorite Osmanlı da çok güçlü olmuştur. Bunun yanı sıra emirler tek elden ilerlemiş bu da devlet arası ikiciliği önlemiştir. Devlette bulunan veraset anlayışlıda bunun önemli bir nedenidir. Diğer Türk devletleri devleti şehzadeler arasında bölmüş ve yıkılmışlardır. Osmanlı ise bunu yapmayarak uzun yaşamayı başarmıştır.

Siyasetname tarzında yazılmış önemli eserler nelerdir?

Siyasetname tarzında yazılmış önemli eserler nelerdir?

Türkler için nasihat Lara her zaman büyük önem vermişlerdir. Bunun için ki Türkler de her zaman bir danışma meclisi bulunmuştur buğunun yanı sıra ülkede yaşça büyük olan insanların aklı ve tecrübemside faydalanılacak bir diğer bilgi türü olmuştur. Devlete yardım için bilgili kişiler siyaset name örnekleri vermiş bu örnekler devlet yöneticilerine sunulmuştur. Padişahlar bu fikirlerden her zaman fayda sağlamışlardır. Devlet bu şekilde daha adaletli ve daha hoşgörülü olmuştur. İnsanlarla padişah arsında ki bağın kurulmasında yardımcı olmuşlardır. Bunların ilkini Yusuf Has Hacip yazmıştır. Bu günden sonra birçok siyasetname örneği birçok sultana sunulmuştur. Bu siyasetname örneklerini şöyle sıralayabiliriz.

 

1.Pendname

2.Taberi

3.Risaletüs-siyase

4.Risaletü Abdilhamid el-kâtip fi nasihati veliyyi l ahd

5.Kitab fıs-siyasetil-ammiyye

6.Nehcü-belaga

 

7.Edebül-vezir

8.Es Siyasetü l-medenniyye

9.Cahiz`in et-tac fi ahlaki’l- mülük

10.Nesayül- vüzera ve’l –imara

11.Risaletü’ş  şahabe

12.Kutadgu Bilig

Bu siyasetname örneklerinin bazı açıklamaları şöyledir.

Kutadgu Bilig: Türk siyasi tarihinin ilk siyasetname örneği olan bu kitap Yusuf has hacip tarafından yazılmıştır. Mutluluk veren bilgi anlamına gelmektedir. Karahanlı hükümdarı tabgaç hana sunulan bu kitapta siyaset ile ilgili bilgiler verilmektedir. Kitap kendi içinde kişi isimleri üzerinden örneklendirilmiştir. Kün togdı kitap içinde adaleti ve hükümdarlığı temsil etmiştir. Ay toldı mutluluk ve saadeti temsil eden bir imgedir. Odgurmuş ise akıbet ve hayat sonunu temsil ederek padişaha nasihat olmuştur son olarak ögdilmiş ise akıl ve zekânın temsili olmuştur.

Osmanlı devlet yönteminde yer alan Divan-ı Hümayuna benzer kurullara diğer devletlerden örnek veriniz?

Osmanlı devlet yönteminde yer alan Divan-ı Hümayuna benzer kurullara diğer devletlerden örnek veriniz?

Devletler sadece askerlerinden oluşmamaktadır. Bunun yanında devletlerin birçok kurulu olmuştur. Bu sadece Osmanlı Devletine ait bir gelenek de değildir. Padişah devletin yönetici monarşik devletlerde devletin sahibi olmuştur. Devlet padişah tarafından yönetilirken bazı kurullar da padişaha destek vermiş ve devlet yönetiminin daha adaletli ve daha güçlü olmasını sağlamıştır. Bu meclis tarzı kurulların başında Osmanlı Devletinde yer alan divanü hümayun olmuştur. Bu kurul sadece Osmanlı da değil diğer Türk devletlerinde de yer almıştır. Bu kurulları şöyle sıralayabiliriz.

 

  1. Toy, Osmanlı ve diğer devletlerden bulunan meclislerin atası olarak bilinmelidir. Toy Türk devletlerinde yer alan bir tür danışma meclisidir. Bu meclis Türk devletlerinin gördüğü en geniş yetkilere sahip meclis olmuştu. Gerektiği zaman danışma meclisi niteliği taşıyan bu meclis, beylerin yanlış yolda olduğunu görür veya tanrının yönetme yetkisini bu beyden aldığını düşünürse beyi azat etme yetkisine bile sahipti. Bundan sonra gelen Türk devletlerinde bunu örnek almışlardır.
  2. Divanı ala Selçukluda yer alan bu meclis, Büyük Selçuklu devletinin danışma meclisi olmuştur. Osmanlı da bulunan divanı hümayuna benzer olmada, divanı hümayuna göre daha dar ve kişi sayısı azdır. Vezir başkanlık yapmıştır.
  3. Divani ali ise Karahanlı Devletinde bulunan bir tür danışma meclisi olmakla birlikte Türk ve İslam adı altında ki ilk büyük meclis olmuştur.
  4. Divanı vezaret Gazneli devletine ait olan bir diğer bu divan da aynı özelliklere sahip divan meclislerindendir.