Tarım ve hayvancılık faaliyetlerine bağlı olarak gelişen meslekler nelerdir?

Tarım ve hayvancılık faaliyetlerine bağlı olarak gelişen meslekler nelerdir?

Tarım ve hayvancılık bir çok meslek ile alakalıdır. Ülkemiz açısından bakıldığında coğrafi koşullar göz önüne alındığında ülkemizin bir tarım ve hayvancılık cenneti olduğu rahatlıkla söylenebilir. Özellikle İç Anadolu Bölgesi, Doğu Anadolu Bölgesi bu alanda en yaygın olarak tarım ve hayvancılığın yapıldığı bölgelerdir.

 

Tarım ve hayvancılık konusu ise kendi içinde alt başlıklara ayrılır. Tarım alanında endemik bitkiler, organik tarım gibi kavramlar son dönemlerde oldukça popüler hale gelen kavramlar. Bunların yanı sıra hayvancılık alanında bakıldığında da büyükbaş hayvancılık, küçükbaş hayvancılık, kümes hayvancılığı gibi alt başlıklar söz konusudur ki bunlara bağlı olarak da gelişen, dahası sürekli ortaya çıkan meslekler var.

 

Bunların en başında gerek tarım, gerek ise hayvancılık alanında verilen bu alanda eğitimli, deneyimli insanların verdiği danışmanlık hizmeti geliyor. Gıda alanında iyi tarım uygulamalarının gündeme gelmesi ile beraber bu alanda ortaya çıkan yeni uzmanlık alanları var. Bunun yanında ziraat mühendisliğinin alt alanları, kalite belgelendirme hizmetleri verilen iş alanları bu alanda gelişen mesleklerdir. Gıda mühendisliği da keza tamamen bu meslek faaliyetine bağlı gelişen bir alandır.

 

Hayvancılık alanında veterinerler dışında son yıllarda hayvanlarla özel olarak ilgilenen özel ihtisas yapmış hayvan psikologu olarak tabir edilebilecek, yurt dışında da örnekleri görülen meslekler vardır. Bunların yanında her iki alanda da kontrolör olarak hizmet yapanlar, denetleyiciler,  hijyen sanitasyon uzmanları yer almaktadır. Hayvan bakıcıları da bu mesleğin olmazsa olmazları arasındadır.

1 Star2 Stars3 Stars4 Stars5 Stars (1 Oy, Ortalama: 5,00 toplam 5)
Loading...

Cumhuriyetin İlk Yıllarında Yeni Bir Parti Kurulmasına Neden İhtiyaç Duyulmuş Olabilir?

Cumhuriyetin İlk Yıllarında Yeni Bir Parti Kurulmasına Neden İhtiyaç Duyulmuş Olabilir?

1925 yılında ilk kez muhalefet bir parti(Terakkiperver Cumhuriyet Fırkası) açılmış ama bu deneme başarısız olmuştur. 1930 yılında ikinci kez bizzat Atatürk’ün emri ile yeni bir parti(Serbest Fırka) kurulmuştur. Bu partinin de ömrü çok uzun sürmemiş 100 gün içerisinde kapatılmıştır.

 

Atatürk’ün en büyük hayali ülkesinin demokratik sistemle yönetilmesi cumhuriyetin gerçek bir şekilde yaşandığını görmekti. Bunun içinde tek partili hayat gerçek demokratik bir ülke olmadığını gösteriyor. Bu yüzden kendi çıkarlarını göz önünde bulundurmak yerine halkına söz verdiği gibi demokratik bir sistem kurmak istiyordu. Halk kendisini kimin yöneteceğine kendisi karar verecekti. Bunun için yapılması gereken muhalefet bir parti kurmak ve iktidarı kontrol etmesini sağlamaktı. Halkın sorunlarını meclise taşıyacak iktidar partisinin yetişemediği konuları göz önünde tutacak yeni bir parti gerekliydi.

 

Atatürk bu sözleriyle neden çok partili yönetim istediğini ifade etmiştir:” Benim istediğim, sadece memleket işlerinin Büyük Millet Meclisi’nde açıkça tartışılmasıdır. Büyük Millet Meclisi’nde, Türk milletinin gözü önünde konuşulamayacak hiçbir iş yoktur. “

Daha sonra Atatürk yeni parti hakkında; “Bırakınız, karşımıza çıksınlar, memleket işlerini münakaşa edelim. ”  ve  “Bizim Meclisimizde de iki parti olmalı, hükümeti denetleme sistemi kurulmalı ve medeni ülkelerin parlamentolarına benzemeliyiz. ” diyordu.

Yine Atatürk’ün bu sözlerinden yola çıkarak anlayacağımız üzere yeni parti kurulması medeni ve muasır bir toplum olmamız için gerekliydi.

1 Star2 Stars3 Stars4 Stars5 Stars (6 Oy, Ortalama: 2,83 toplam 5)
Loading...

Temsil Heyeti Oluşturulurken Üyelerinin Seçimle Belirlenmesi

Atatürk’ün Temsil Heyeti Oluşturulurken Üyelerinin Seçimle Belirlenmesini ve Bu Üyelerin Millî Mücadele’ye Ait Kararları Almasını Sağlamıştır. Atatürk’ün bu şekilde hareket etmesinin sebebi ne olabilir?

 

Temsil heyetinin (Hey’et-i Temsiliye) Erzurum kongresinde kurulmasına karar verilmiş ve 9 üye seçilmiştir. Sivas Kongresi’nde kesin olarak faaliyete geçmiş ve TBBM’nin kuruluşuna kadar verilen kararlar bu kurul tarafından gerçekleşmiştir. 11 Eylül’de Sivas’ta  Heyet-i Temsiliye (Temsil Kurulu) seçimi yapıldı; Erzurum Kongresi’’de seçilen 9 heyet üyeleri dahil seçilen yeni üyelerle heyetin üye sayısı 16’ya çıkarıldı. Başkanlık görevi Mustafa Kemal’e verildi. Heyet TBBM’nin kuruluşuna kadar geçici hükümet görevi üstlenmiştir.

Temsil heyetinin kurulmasında ki en önemli sebep vatan için en doğru kararların verilmesi,  vatan için çalışmak ve vatanın refah düzeyini arttırmaktır.

Üyelerin seçimle belirlenmesi aslında Atatürk’ün geleceğe dair cumhuriyet hayalinin de bir göstergesidir. Demokrasiden yana olan Mustafa Kemal Atatürk ve diğer heyet üyeleri  temsil kurulunda da yapılacak işlerin, verilecek kararların tek bir kişinin sözüyle olmaması gerektiğini birlik olarak hareket etmek gerektiğini farkındalardı. Atatürk’ün bu şekilde hareket etmesinin sebebi demokrasiye olan inancıdır.

 

1 Star2 Stars3 Stars4 Stars5 Stars (1 Oy, Ortalama: 5,00 toplam 5)
Loading...

Manevi köprüler sözü size ne ifade ediyor?

Aslında Manevi köprüler kelimesinin anlamı Atatürk’ün anlattıklarında geçiyor. Mustafa Kemal bu kelimeyi söyledikten sonra 2 örnek ile açıklamış. Konu paragrafta şu şekilde geçmekte:

 

“Bizim dili bir, inancı bir, özü bir kardeşlerimiz vardır. Onlara sahip çıkmaya hazır olmalıyız. Hazır olmak yalnız o günü susup beklemek değildir. Hazırlanmak lazımdır. Milletler buna manevi köprülerini sağlam tutarak hazırlanır. Dil ve tarih bir köprüdür.”

 

Bu cümleden yola çıkarak manevi köprüler sözünün dil, inanç ve tarih olduğunu anlayabiliriz. Sanırım dil, inanç ve tarihimizin bizi birbirimize bağlayan (yani köprü) unsurlar olduğunu anlayabiliriz.

1 Star2 Stars3 Stars4 Stars5 Stars (3 Oy, Ortalama: 3,33 toplam 5)
Loading...

Çalışmak zorunda bırakılan çocuklar hangi haklarından yararlanamazlar?

Çalışmak zorunda bırakılan çocuklar hangi haklarından yararlanamazlar?

Çalışmak zorunda kalan çocuklar bazı haklarından yararlanamazlar. Günümüzde sıklıkla karşılaştığımız sosyal ve kültürel sorunlardan biri de çocuk işçilerin artmasıdır. Çocuklar çok erken yaşlarda eğitimlerini yarım bırakarak, kendi isteyerek ya da zorlanarak maalesef çalışmaktadır. Çalışan çocuklar insan haklarından ve özlük haklarından mahrum bırakılmakta ve bir nevi emek sömürüsü döngüsü içinde kendilerini bulmaktadır.

 

Bu şekilde çalışmak zorunda kalan çocuklar doğal olarak birçok haktan da yararlanamadıkları gibi kendi çocukluklarını dahi yaşayamamaktadır. Bu gidişe bir son verilmeli ve gerekli önlemler Daha sıkı bir şekilde alınarak kanunlar uygulanmalıdır. Zorla çalıştırılan çocukların sırtından rant elde edenler, başta çocuk hakları olmak üzere insan haklarını da çiğnediklerini bilmelidirler.

 

Her ne sebeple olursa olsun çalışmak zorunda kalan çocuklar şu haklarından yararlanamazlar:

  • Okula gidemedikleri için eğitimlerini tamamlayamazlar.
  • Sağlık hizmetlerinden yeterince faydalanamazlar.
  • Çalışan çocuklar, sıcak bir yuvadan mahrum kalarak yaşıtları gibi oyun oynayamazlar ve dolayısıyla ruhsal olarak çöküntüler yaşayabilirler.
  • Küçük yaşta çalışmak zorunda kalan çocuklar, temiz bir ortamda yaşama, barınma, beslenme ve korunma haklarından da mahrum kalırlar.
  • Çalışan çocuklar özlük haklarından yararlanamadıkları gibi, çocuklarını da yaşayamaz ve özgür bir şekilde hareket edemezler.
  • Birçok sağlık sorunuyla karşı karşıya kalan çalışan çocukların, düzenli bir hayatları olmadığı için fiziksel ve ruhsal gelişimleri de yeterince gelişmez.
1 Star2 Stars3 Stars4 Stars5 Stars (1 Oy, Ortalama: 5,00 toplam 5)
Loading...

Mustafa Kemal’in Bağımsızlığa Önem Vermesinin Nedenleri Neler Olabilir?

Mustafa Kemal’in bağımsızlığa önem vermesinin nedenleri neler olabilir?

Bağımsızlık demek herhangi bir manda ve himayeyi reddetmektir. Mustafa Kemal Atatürk, Kurtuluş Savaşı’nın o zorlu mücadelesinin ardından vatanın bölünmez bütünlüğü ve bağımsızlığı için birçok önemli adımlar atarak çeşitli kongreler düzenlemiştir. Türk milletinin başka bir devletin boyunduruğu altında yaşamasının mümkün olmadığını ve ne pahasına olursa olsun bağımsız bir Türkiye oluşturmanın önemi için çalışmalar yürütmüştür.

 

Mustafa Kemal Atatürk, Türk milletinin yönetim olarak, ekonomik olarak ve toplumsal olarak daha da ileriye giderek gelişme gösterebilmesinin tek şartının bağımsızlık olduğunun bilincindeydi. Bunun içinde millet egemenliğine dayalı bir yönetim anlayışı benimsemiş ve 23 Nisan 1920 yılında TBMM’ni açmıştır. Böylece yüce Türk milletinin hür ve bağımsız yaşamasının önü açılmıştır. Bağımsız bir ülke kurabilmek için başta Atatürk ve silah arkadaşları olmak üzere tüm halk canla ve başla çalışmış ve hiçbir fedakârlıktan kaçınılmamıştır. Biz şuan dedelerimizin yaptığı büyük özverinin emanetçisi olarak özgür bir ülkede yaşayabiliyoruz.

 

Anadolu topraklarının başka devletlerin boyunduruğu altına girmemesi için verilen canlar ve dökülen kanlar hiçte azımsanacak kadar az değildir. Atatürk’ün her fırsatta dile getirdiği fikri hür, vicdanı hür nesillerin yetişmesi ancak bağımsız bir ülkede yetişebilirdi. Bizde, bize emanet edilen bu toprakları ve kazanılan bağımsızlığı kutsal bir emanet gibi taşımalı ve üzerimize düşen her vazifeyi layıkıyla yerine getirmeye gayret etmeliyiz.

 

Mustafa Kemal Atatürk, Türk milleti için çağdaş Uygarlık seviyesine çıkmanın önemini çok iyi bildiği için çok çaba sarf etmiş ve arkadaşları ile birlikte bunun için çok çaba harcamıştır. Bizde şerefli, şahsiyetli, özgür ve bağımsız bir millet olmak istiyorsak, bize bırakılan bu emaneti canımız pahasına sahip çıkmalı ve korumalıyız.

1 Star2 Stars3 Stars4 Stars5 Stars (6 Oy, Ortalama: 4,33 toplam 5)
Loading...

Hava olaylarının sebepleri nelerdir?

Hava olaylarının sebepleri nelerdir?

 

Günlük yaşamımızda hava sıcaklığının ve hava olaylarının sürekli değiştiğini görürüz. Hava olaylarının oluşmasını sağlayan sebepler ise; yüksek basınç ve alçak basınç sistemleridir. Basıncın değişmesine sebep ise sıcaklık değişimleridir. Hava sıcaklığında yaşanan değişimler basınç farkının ve rüzgarların oluşmasına sebep olur. Hava sıcaklığı sıcak, soğuk, serin, ılık gibi hızlı bir şekilde değişebilir. Hatta gün içerisinde de değişebilir. Hava sıcaklıklarındaki bu değişmeler sonucunda hava olayları oluşur. Yağmur, rüzgar, sis, kırağı, kar, dolu, fırtına, şimşek, yıldırım karşılaştığımız hava olaylarına örnek olarak verilebilir.

 

Basınç, hava da bulunan gaz tanelerinin birbirlerine çarpmaları sonucunda oluşur. Sıcaklık ile basınç birbiri ile ters orantılıdır. Alçak basınç ve yüksek basınç ise şudur. Sıcaklık arttığı zaman gaz taneciklerinin birbiri arasındaki mesafenin artması ile gaz taneciklerinin birbirine çarpma ihtimalinin azalmasından dolayı basınç düşer ve alçak basınç oluşur. Alçak basınç alanlarında hava sıcaklığı yüksektir. Sıcaklık azaldığında zaman ise gaz taneciklerinin birbiri arasındaki mesafe azalır ve gaz taneciklerinin birbirine çarpma ihtimali artar ve basınç artar böylece yüksek basınç oluşur. Alçak basınç alanlarında ise hava sıcaklığı daha düşüktür. Yağış alçak basınç alanlarında görülen bir hava olayıdır. Yüksek basınç ise, havanın açık olacağını gösterir.  Yüksek basınç olan alanlarda hava da bulut oluşmaz. Havadaki nem miktarı azdır. Rüzgar ise, yüksek basınç alanından alçak basınca doğru meydana gelen bir hava olayıdır.

1 Star2 Stars3 Stars4 Stars5 Stars (3 Oy, Ortalama: 4,00 toplam 5)
Loading...