Yaptığınız çalışmalarda kaynakça göstermenin önemi nedir?

Yaptığınız çalışmalarda kaynakça göstermenin önemi nedir?

 

Yaptığımız çalışmalarda kaynakça göstermek çok önemlidir. Zaten kaynakça göstermek kesinlikle yapılması gereken bir iştir. Biz bir çalışma yaparken kaynaklardan yararlanmanız şarttır. Hiç kimsenin çalışmasında bir yerlerden yararlanmadığı, bilgi edinmek için araştırma yapmadan bir çalışma ortaya çıkarmak mümkün değildir. Yapılan çalışmalarda kaynakça göstermek etik olarak da uygun bir davranıştır.

 

Yapılan çalışmalarda bilgi kaynaklarının gösterilmesi gerekmektedir. Bu bilgi kaynakları internet, kitap ya da başka bir ortamdan olabilir. Hangi yazardan esin kaynağı olduysa bunun söylenmesi gerekmektedir. Hem bu yazarın emeğinin karşılığını vermek acısından hem de araştırmanın orijinal şeklini göstermek bakımından önem arz etmektedir.

 

Her metnin bir yazarı vardır ve bu yazıların kimlere ait olduğunun bilinmesi acısından kaynakça göstermek önemlidir. Yapılan tüm çalışmalarda nerelerden esinlendiysek ve nerden alıntı yapmışsak bunun gösterilmesi gerekir. Eğer araştırma yapılan yer internetse internet sitesi kaynak olarak gösterilmelidir.

 

Araştırma yapılan yer bir akademik makale ise makalenin yazarı ve makalenin adı hakkında bir kaynakça oluşturmalıdır. Kaynakça oluşturulurken dikkat edilmesi gereken bazı şartlarda vardır. Kaynakça gösterilirken önce yazarın soyadı sonra adı daha sonra kitabın adı, yayın evi ve yayın tarihi yazılmalıdır. Araştırmanın yazıldığı sayfanın sonra araştırma kaynaklarının belirtilmesi gerekmektedir. Kaynakça belirtmek bir eserden alıntı yapıldığını ancak çalışmadığını göstermesi bakımından da önemlidir.

Albert Einstein, Isaac Newton ve Prof. Dr. Aziz Sancar’ın ortak özellikleri nelerdir?

Albert Einstein, Isaac Newton ve Prof. Dr. Aziz Sancar’ın ortak özellikleri nelerdir?

 

İsmi geçen 3 kişide önemli bilim insanlarıdır. Dünya bilim tarihinde önemli buluşlara imza atmışlardır. Yılmadan usanmadan çalışmış, belki de binlerce başarısız deneylere imza atmış ama sonunda başarıya ulaşmış kişilerdir. Önemli ortak özellikleri çok çalışmaları ve önemli icadlar yapması.

 

1921 yılında ‘fotoelektrik etkinin ne olduğunu bulmuş ve fotoelektrik etkinin ne olduğunu açıklamıştır. Bundan dolayı da Nobel Fizik Ödülü’nü kazanmıştır. Hitler’in Yahudilere uyguladığı baskılardan dolayı Almanya’dan ayrılmak zorunda kalmıştır. Önce Belçika’ya oradan da İngiltere’ de yaşamıştır.  Einstein, Kuantum mekaniğini yetersiz ve geçici sayan çağımızın en parlak sayılabilecek bir bilim dehasıdır. Einstein, günümüzde çok adı geçen ve yaptığı çalışmalarıyla ve zekâsıyla on plana çıkan bir bilim insanıdır. Günümüzde tanımayan da yok denecek kadar azdır. Fotoğrafı da her yerde olduğu için herkes Einstein’i merak etmiş ve öğrenmiştir.

 

Newton 1600’lü yılların yetiştirdiği çok büyük bir bilim insanıdır. Isaac  Newton, tarihin yetiştirdiği en büyük bilim adamlarından biridir ve matematik, astronomi ve fizik alanlarındaki çalışmaları ve  nitelikli çalışmalarıyla tanınmaktadır. Fizik onunla çok önemli bir noktaya ulaşmıştır. Hatta en zirveye çıkmıştır. Bilime yaptığı temel katkılar, diferansiyel ve entegral hesap, evrensel çekim kanunu ve Güneş ışığının yakışı ile ilgili önemli çalışmalara imza atmıştır.

Eğitimini Mardin’de tamamladı. Sancar, 1963 tarihinde İstanbul Tıp Fakültesine girmiştir. 1971 yılında bitirmiştir. Eğitim için ABD’ye gitti. Savur’da iki yıl doktorluk yaptı.

 

İlköğretimini Mardin’de tamamlayan Aziz Sancar, Dallas’a giderek Teksas Üniversitesinde Moleküler Biyoloji dalında doktora yaparak Yale Üniversitesi’nde DNA onarımı dalında doçentlik tezini tamamlamıştır. DNA onarımı, hücre dizilimi, kanser tedavisi ve biyolojik saat ile ilgili çalışmalar yapmıştır. Biyokimya ve Biyofizik Bölümü’nde görev yapan Prof. Sancar, gerçekleştirmiş olduğu 300’e yakın bilimsel makalelere yazmıştır. Özellikle tanınmasını sağlayan ve ödül almasını sağlayan çalışması DNA onarımı ile ilgili çalışmasıdır.

Bu bilim insanlarının ortak özellikleri bilime olan katkıları ve çok çalışkan olmalıdır.

Hangi bilim insanlarını biliyorsunuz?

Hangi bilim insanlarını biliyorsunuz? Bu bilim insanlarının yaptığı çalışmaların insanlığa katkıları nelerdir?

 

Tarih boyunca bilim ve teknolojiye katkısı olan pek çok Türk bilim insanı vardır.   Astronomi, tıp, matematik ve mantık alanında sayısız eserler vermişlerdir. Benim tanıdığım bilim insanlarından bazıları Farabi, Ali Kuşçu, Türkiye’nin ilk atom mühendisi Prof. Dr. Ahmet Yüksel Özemre gibi isimlerdir. Nobel Ödüllü bilim insanımız Prof. Dr. Aziz Sancar’a kadar pek çok Türk bilim insanı geçmişten bugüne küresel ölçekte ses getiren çalışmalarıyla bilme büyük katkılar sağlamışlardır. Farabi; Felsefe alanındaki çalışmalarıyla dünyaya nam salan ünlü Türk filozofu Farabi, bugün Kazakistan sınırları içinde yer alan bir bölgede doğmuştur.

 

İlköğrenimini burada alan Farabi, medreseyi Rey ve Bağdat’ta okumuştur. Türkistan’da kadılık yapan ünlü düşünür, kendini felsefeye vererek felsefe üzerine araştırmalar yapmıştır. Arapça, Farsça, Süryanice ve Yunanca gibi pek çok dil öğrenmiştir. Başarılarıyla bize örnek olmuştur.

 

Timur İmparatorluğu ve Osmanlı İmparatorluğu’nda bir astronom, matematikçi ve dil bilimci olan Ali Kuşçu önemli bilim insanlarımızdandır. Özellikle matematik alanında yaptığı çalışmalarıyla ve matematik ile ilgili ünüyle bilinmektedir.  Ali Kuşçu matematik alanında yaptığı çalışmalarının yanında şiirle de uğraşmıştır. Kendisinin Farsça yazdığı bir beyitte günümüzde kadar ulaşmıştır.  İşte, Ali Kuşçu gibi önemli bilim insanları görülüyor ki tek bir isle uğraşmamışlar aynı zamanda pek çok işle uğraşmışlar ve günümüzde yaşanan teknolojik gelişmelerin temelini atmışlardır.

Aziz Sancar ise en güncel bilim insanlarındandır. DNA üzerine yapmış olduğu çalışmalarıyla ülkemizdeki gençlere iyi bir örnek olmuştur. Bizden de bilim insanlarının çıkabileceğini göstermiştir.

Teknolojinin aile, komşuluk, akrabalık ve misafirlik ilişkilerine etkisi nedir?

Teknolojinin aile, komşuluk, akrabalık ve misafirlik ilişkilerine etkisi nedir?

 

Günümüzde teknoloji çok geliştiği için her anlamda ilişkilerimizi etkilemektedir. Teknolojinin hayatımızın tüm zamanında var olması demek aslında bizi. Her an teknolojiyle zaman geçirmemiz gerektiği anlamına gelmez. Fakat bazı insanlar teknolojiyle çok zaman ayırdığı için ailesine, komşularına ya da akrabalarına zaman ayırmamaktadırlar. Mesela insanlar akşamları televizyon izlemek varken komşularına ya da akrabalarına vakit artırmıyorlar. Bir akraba ziyareti yapmak yerine insanlar bilgisayarda ya da tablette oyun oynamak daha cazip gelmekte ve bu da ilişkileri olumsuz etkilemektedir.

 

Teknolojinin gelişmesiyle beraber ailelerimize ve yakınlarımıza ayırdığımız zaman azalmıştır. Bu nedenle de insanlarla olan ilişkilerimiz eski zamanlarda olduğu kadar yakın değildir. İnsanlar birbirine yakın olmadığı için de yardımlaşma ve dayanışma azalmıştır. Teknolojinin yararlı yönleri olduğu gibi bu şekilde zararlı yönleri de çoktur. Komşularımıza da ayırdığımız zaman azalmıştır.

 

Olumlu yönlerini kullanırsak da faydaları fazladır. Mesela uzaktaki akrabalarımızla taşıtlar sayesinde sık sık gidip görüşme imkânı da bulabiliriz. Yalnız burada da yine bizim vakit ayırmamış gerekmektedir. Vakit ayırdığımız sürece akrabalarımızla ya da komşularımızla sık sık görüşerek bağlarımızı güçlendirebiliriz. Çünkü insanların dayanışmaya birlik olmaya ihtiyacı vardır. İnsanların sosyalleşme ihtiyaçları da vardır. Aslında bizim ihtiyacımız olan teknolojik cihazların basında saatlerce vakit ayırıp insanlardan uzaklaşmak değildir. Tam tersine bizlerin insanlara ve insanlarla birlik olmaya ihtiyacımız vardır.

Çanakkale Geçilmez! sözünden ne anlıyorsunuz?

“Çanakkale Geçilmez!” sözünden ne anlıyorsunuz? Açıklayınız.

Çanakkale Cephesi Osmanlı Devleti’nin I. Dünya Savaşı sırasında kahramanca mücadeleler verdiği bir cephedir. Çanakkale’deki kara ve deniz savaşları neticesinde düşman askerinin bir türlü Çanakkale’yi geçememiş olması; ‘’Çanakkale Geçilmez!’’ sözünü tarihe altın harflerle kazımıştır. Çanakkale Geçilmez sözünün tarihe geçilmesinde bu savaşlarda vatanları için can vermiş şehitlerin fedakarlıkları asla unutulmamalıdır. Yine Seyit Onbaşı’nın inancında yatan güç ve kudretten doğal bir kahramanlığı da unutmamak gerekir. Nusret Mayın Gemisiyle yapılan dahiyane operasyonların Çanakkale Savaşlarının kazanılmasında son derece önemli oldukları da unutulmamalıdır.

Mustafa Kemal Atatürk; Arıburnu, Conkbayırı ve Anafartalar’daki kahramanlıkları Çanakkale Geçilmez sözünün zihinlere işlenmesinde etkili olmuştur. Atatürk’ün bu cephelerdeki başarısı onun daha sonraki süreçte Milli Mücadele’nin başkomutanı olmasını da sağlamıştır. Bundan dolayı Çanakkale Savaşlarının kazanılmış olması; Milli Mücadele’nin başarılı bir şekilde tamamlanarak, yeni Türkiye Cumhuriyeti’nin de kurulmasını mümkün kılmıştır. Dolayısıyla Çanakkale Geçilmez sözü; Türk Yurdu geçilmez anlamında da kullanılmaktadır. Bütün bu bilgiler ışığında Çanakkale Geçilmez sözünün bir kahramanlık destanın efsanevi başarı öyküsünün bir yansıması olarak karşımıza çıkmaktadır.

Öğretmeninizle yaşadığınız bir anınızı beden dilinizi etkili kullanarak arkadaşlarınıza anlatınız.

Öğretmeninizle yaşadığınız bir anınızı beden dilinizi etkili kullanarak arkadaşlarınıza anlatınız.

Sözsüz iletişimin en önemli türleri arasında yer alan beden dili; duygu ve düşüncelerin jest ve mimikler kullanılarak aktarılmasına denir. Ağzımızdan tek bir sözcük dahi çıkmadan beden dilimizi kullanarak; duygu ve düşüncelerimizi aktarmak mümkün olmaktadır. El ve kol hareketlerimiz, bedenimizin duruş şekli ile birlikte jest ve mimiklerimiz pek çok sözcüğün bir araya gelerek anlatamayacağı şeyleri aktarabilmektedir. Bundan dolayı beden diline hakim olmak; etkili bir iletişim becerisinin de varlığı anlamına gelmektedir.

Öğretmenimizle yaşadığımız bir anımızı anlatırken; jest ve mimiklerimizi kullanmamız mümkün olabilir. Bunun için beden dilinin nasıl kullanıldığına dair bilgi sahibi olmak gereklidir. Mesela öğretmenimizle bir gezi sırasında yaşamış olduklarımızı beden diliyle yansıtmamız mümkün olabilir. Ayrıca öğretmenimizle birlikte sinemaya gittiğimizi de beden dilini kullanarak anlatabiliriz. Bununla birlikte öğretmenimizle halı saha maçına gittiğimizi de beden dilini kullanarak aktarabiliriz.

Hangi Çizgi Filmleri İzliyorsunuz?

Hangi Çizgi Filmleri İzliyorsunuz? Bu Çizgi Filmlerde Neler Anlatılıyor?

Çizgi film denince 7’den 70’e herkesin gözünde rengarenk kareler canlanır. Hemen hepimizin gönlüne bir zamanlar taht kurmuş ya da hala gönlünde yatan bir çizgi karakter mutlaka vardır. Kimi zaman kaçma-kovalamalı bazen macera dolu, çekişmeli, eğlenceli-komik çizgi filmlerle her yaşa ve her kesime hitap eden bir çizgi film mutlaka olmuştur, olmaya da devam ediyor. Yaşça daha büyük olanlar eski çizgi filmlerin tadını şimdilerde bulamadıklarını söyleseler de şimdiki çizgi filmler de bu çağın çocuklarına güzel ve eğlenceli geliyor.

Yıllara meydan okuyan çizgi filmler olmasıyla beraber, değişen yıllar ve imkanlar dahilinde yeni çizgi filmler ortaya çıktı. Hatta çizgi film kanalları bile var. Ailelerin çizgi filmlerin içeriklerine ve kalitesine göre kanal tercihleri oluştu. Vurdu kırdılı olmasın, ahlaki değerleri barındırsın diyen bir aile yerel kanalları tercih ederken, yaşça daha büyük çocuklar kendilerince yabancı kanalları daha eğlenceli bulabiliyor. Yeni çağın çizgi filmleri hem teknolojik olarak hem de içinde barındırmaya çalıştığı ahlaki ve eğitici mesaj içerikleriyle de dikkat çekmekte. Sokakta 0-6 yaş grubu çocuğa sahip bir anne-baba çevirip Elif’i, Aslan’ı, Hapşu’yu ve babaannesini sorsanız size aileden biri gibi anlatacaklarına emin olabilirsiniz. Bir de Pepe ve Niloya var tabii.

Ülkemizde yaygın olarak tercih edilen TRT Çocuk’tan bir kaç çizgi filmi kısaca ve birer cümleyle inceleyecek olursak;matematiği kolay ve eğlenceli bir hale getiren bir Pırıl var aynı şekilde bir içerikte İbi var,dostluk ve arkadaşlık,eğlenirken öğrenmek derseniz Rafadan Tayfa var -ki bu sinemaya bile uyarlanıp her kesimin gönlünü kazanmış bir yapım- yine arkadaşlığa dayalı anaokulu maceraları ve öğretici mesajlarıyla Elif ve Arkadaşları var,zeki ve mucit çocuk Aslan var,çocuklara satrancı sevdiren ve öğreten 64 Kare Ülkesi var,yardımsever ve çalışkan Akıllı Tavşan Momo var…Çizgi filmler artık eğlenceli zaman geçirtmekle kalmıyor;iyi bir insan olmanın önemini,yardımlaşmayı, hayal dünyasının sonsuz olduğunu,yemek seçmenin güzel bir şey olmadığını ve hatta ellerimizi yıkamanın,dişlerimizi fırçalamanın ne kadar önemli olduğunu da anlatıyor.