Öğretmeninizle yaşadığınız bir anınızı beden dilinizi etkili kullanarak arkadaşlarınıza anlatınız.

Öğretmeninizle yaşadığınız bir anınızı beden dilinizi etkili kullanarak arkadaşlarınıza anlatınız.

Sözsüz iletişimin en önemli türleri arasında yer alan beden dili; duygu ve düşüncelerin jest ve mimikler kullanılarak aktarılmasına denir. Ağzımızdan tek bir sözcük dahi çıkmadan beden dilimizi kullanarak; duygu ve düşüncelerimizi aktarmak mümkün olmaktadır. El ve kol hareketlerimiz, bedenimizin duruş şekli ile birlikte jest ve mimiklerimiz pek çok sözcüğün bir araya gelerek anlatamayacağı şeyleri aktarabilmektedir. Bundan dolayı beden diline hakim olmak; etkili bir iletişim becerisinin de varlığı anlamına gelmektedir.

Öğretmenimizle yaşadığımız bir anımızı anlatırken; jest ve mimiklerimizi kullanmamız mümkün olabilir. Bunun için beden dilinin nasıl kullanıldığına dair bilgi sahibi olmak gereklidir. Mesela öğretmenimizle bir gezi sırasında yaşamış olduklarımızı beden diliyle yansıtmamız mümkün olabilir. Ayrıca öğretmenimizle birlikte sinemaya gittiğimizi de beden dilini kullanarak anlatabiliriz. Bununla birlikte öğretmenimizle halı saha maçına gittiğimizi de beden dilini kullanarak aktarabiliriz.

Hangi Çizgi Filmleri İzliyorsunuz?

Hangi Çizgi Filmleri İzliyorsunuz? Bu Çizgi Filmlerde Neler Anlatılıyor?

Çizgi film denince 7’den 70’e herkesin gözünde rengarenk kareler canlanır. Hemen hepimizin gönlüne bir zamanlar taht kurmuş ya da hala gönlünde yatan bir çizgi karakter mutlaka vardır. Kimi zaman kaçma-kovalamalı bazen macera dolu, çekişmeli, eğlenceli-komik çizgi filmlerle her yaşa ve her kesime hitap eden bir çizgi film mutlaka olmuştur, olmaya da devam ediyor. Yaşça daha büyük olanlar eski çizgi filmlerin tadını şimdilerde bulamadıklarını söyleseler de şimdiki çizgi filmler de bu çağın çocuklarına güzel ve eğlenceli geliyor.

Yıllara meydan okuyan çizgi filmler olmasıyla beraber, değişen yıllar ve imkanlar dahilinde yeni çizgi filmler ortaya çıktı. Hatta çizgi film kanalları bile var. Ailelerin çizgi filmlerin içeriklerine ve kalitesine göre kanal tercihleri oluştu. Vurdu kırdılı olmasın, ahlaki değerleri barındırsın diyen bir aile yerel kanalları tercih ederken, yaşça daha büyük çocuklar kendilerince yabancı kanalları daha eğlenceli bulabiliyor. Yeni çağın çizgi filmleri hem teknolojik olarak hem de içinde barındırmaya çalıştığı ahlaki ve eğitici mesaj içerikleriyle de dikkat çekmekte. Sokakta 0-6 yaş grubu çocuğa sahip bir anne-baba çevirip Elif’i, Aslan’ı, Hapşu’yu ve babaannesini sorsanız size aileden biri gibi anlatacaklarına emin olabilirsiniz. Bir de Pepe ve Niloya var tabii.

Ülkemizde yaygın olarak tercih edilen TRT Çocuk’tan bir kaç çizgi filmi kısaca ve birer cümleyle inceleyecek olursak;matematiği kolay ve eğlenceli bir hale getiren bir Pırıl var aynı şekilde bir içerikte İbi var,dostluk ve arkadaşlık,eğlenirken öğrenmek derseniz Rafadan Tayfa var -ki bu sinemaya bile uyarlanıp her kesimin gönlünü kazanmış bir yapım- yine arkadaşlığa dayalı anaokulu maceraları ve öğretici mesajlarıyla Elif ve Arkadaşları var,zeki ve mucit çocuk Aslan var,çocuklara satrancı sevdiren ve öğreten 64 Kare Ülkesi var,yardımsever ve çalışkan Akıllı Tavşan Momo var…Çizgi filmler artık eğlenceli zaman geçirtmekle kalmıyor;iyi bir insan olmanın önemini,yardımlaşmayı, hayal dünyasının sonsuz olduğunu,yemek seçmenin güzel bir şey olmadığını ve hatta ellerimizi yıkamanın,dişlerimizi fırçalamanın ne kadar önemli olduğunu da anlatıyor.

Çanakkale’ye sanal bir gezi düzenleyiniz.

Adresinden yararlanarak Çanakkale’ye sanal bir gezi düzenleyiniz. İzlenimlerinizi not alınız.

Çanakkale ve Gelibolu yarım adasına Kültür ve Turizm Bakanlığımızın düzenlemiş olduğu sanal tura katıldım. İzlenimlerimi belirtmem gerekirse özetle harika bir deneyim olduğunu söyleyebilirim. Tarihimiz, kültürümüz ve mirasımıza sahip çıkarken teknolojiyi bu kadar akıllıca ve yerinde kullanma fikri çok hoşuma gitti. Gönül istiyor ki elbette Çanakkale’yi, Gelibolu’yu sık sık ziyaret edip tarihimize tekrar tekrar tanıklık edelim. Ancak içinde bulunduğumuz hayat koşulları içinde bu pek de mümkün olamayabiliyor. Kültür ve Turizm Bakanlığımızın yapmış olduğu bu çalışma ile artık mirasımıza sahip çıkıp tarihimizi tam olarak öğrenebilmek kolaylaştırılmış. Kaliteli fotoğrafları, içeriği ile sanki oradaymış gibi Çanakkale’yi ve Gelibolu’yu gezdim.

Şehitler Abidesi ve diğer tarihi anıtlarımız hakkında yazılan detaylı açıklamalar ayrıca hoşuma gitti. Çünkü orada yazılanlar bizim tarihimiz ve mirasımız. Çanakkale’yi ve Gelibolu’yu gezerken sadece anıtlara ve önemli yerlere bakmak değil o yerlerin ve anıtların önemini, hikâyesini de öğrenmek gerekiyor. Bu detayı da unutmadan hazırlanan sanal tur öğreticilik anlamında kesinlikle tatmin edicidir. Orada bulunan her şey detaylı bir şekilde anlatılmış. Hem fiziksel özellikleri hem de temsil ettiği hikâye anlatılmış. Bu sayede gerçekten oradaymış gibi hissettim. Ayrıca belki de gerçekten oraya gidip gezildiğinde eğer iyi bir bilgi birikimi olmadan gidilirse gözden kaçabilecek önemli şeyler burada gözden kaçmıyor. Çünkü incelenmesi gereken her şey sıralı ve detaylı bir şekilde ziyaretçilere sunulmuş. Biz sadece aralarında geçiş yapıp iyice inceliyor ve öğreniyoruz.

Sanal gezi sayesinde neler öğrendiniz?

Sanal gezi sayesinde neler öğrendiniz? Farklı kaynaklardan bilgi edinme konusundaki düşüncelerinizi açıklayınız.

Çanakkale’ye yaptığım sanal turda öğrendiğim ilk şey bir yere gidip gezsek bile o yer hakkında bütün detayları tam olarak öğrenemeyebileceğimiz oldu. Çanakkale’ye ve Gelibolu’ya gerçekten gitmek ve oraları görmek, havasını koklamak kesinlikle gereklidir. Ancak her ne kadar tarihimizi bilsek ve sahip çıkmaya çalışsak da her şeyi bütünüyle ele alamayabilir ve bir seferde bu kadar büyük bir tarihi mirası tam olarak deneyimleyemeyebiliriz. Ancak bu sanal turda hiçbir şey atlanmamış olduğu için sanal turun içerisindeyken ziyaretçi de hiçbir şeyi atlamıyor. En ince detayına kadar tarihi olayları ve anıtları öğrenebiliyor.

Örnek olarak sanal turu yaparken Büyük Şehitler Abidesi hakkında birçok şey öğrendim. Sadece hikayesi ve neyi temsil ettiğini değil, fiziksel özellikleri hakkında da detaylı bilgi sahibi oldum. Turda verilen bilgiler sayesinde anıtın tam olarak coğrafik konumunu, boyutlarını, şeklini ve temsil ettiği tarihi çok iyi bir şekilde öğrendim. Sitede yer alan diğer bilgiler, tarihi alanlar ve anıtlar için de geçerli bu durum. Teknolojinin kültürümüze ve tarihimize sahip çıkmak, öğrenmek ve öğretmek için de bu derece güzel kullanılabileceğini öğrendim.

Farklı kaynaklardan bilgi edinmek gerçek ve kalıcı bilgiye ulaşmak için en iyi yoldur. Bir konu hakkında çalışma yapılmış birçok kaynaktan alınan bilgiler birbirini doğrular ve örtüşür. Bunun yanında herkesin daha iyi öğrenebileceği bir iletişim yolu mevcuttur. Görsel, işitsel, duygusal öğrenme yolları gibi yollardan kişiye en uygun olan tercih edilmelidir.

Milli Mücadele yıllarında yaşamış olsaydınız vatanımızın düşman işgalinden kurtulması için neler yapardınız?

 “Millî Mücadele yıllarında yaşamış olsaydınız vatanımızın düşman işgalinden kurtulması için neler yapardınız?”

Osmanlı İmparatorluğu, Birinci Dünya Savaşı sırasında önce tarafsız kalmış daha sonra da İttifak Devletlerinin yanında yer almıştır. İtilaf Devletleri savaşı kazanmış İttifak Devletleri ile anlaşmalar imzalamış ve işgal hazırlıklarına başlamıştır. Osmanlı topraklarını aralarında paylaşmış halka zulmetmeye başlamış ve ülkemizin üstüne adeta bir kara bulut gibi çökmüştür.

 

İşgal güçleri zulümlerine artırarak devam etmiş ve bir çok insanın ölümüne neden olmuştur. Bu yıllarda Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşları halkı işgalden kurtaracak ve tam bağımsız Türkiye hayalini gerçekleştirecek planlar yapmaya başlamış ve 19 Mayıs 1919’da Samsun’a ayak basarak Milli Mücadelenin fitilini ateşlemiş ve planlarını hayata geçirmeye başlamıştır.

 

Kongreler düzenlemiş tüm zorluklara rağmen halkı mücadeleye çağırmıştır. Amasya Genelgesinin 3. Maddesinde de yazdığı gibi “Milletin bağımsızlığını yine milletin azim ve kararı kurtaracaktır”. Süreç zorludur. Birçok aile dağılmış bir çok bebek doğmadan ölmüştür. Yaşlı, genç, çocuk, kadın, erkek demeden bağımsız bir Türkiye hayali kuran her vatandaş bu çağrıya kulak vermiş ve bu mücadeleye katılmıştır.

 

Eğer milli mücadele yıllarında yaşamış olsaydım ben de bu çağrıya kayıtsız kalmaz ülkemin bölünmez bütünlüğü ve bağımsızlığı için elimden geleni yapardım. Belki, bebeği Elif’i battaniyeye sarıp cepheye mermi taşıyan Şerife Bacı gibi cepheye mermi taşır, belki de 17 yaşında şehit düşen Bombacı Ahmet gibi kaledeki mücahitlere mühimmat ve erzak taşırdım. Düşmana ilk kurşunu sıkan Hasan Tahsin kadar cesur olamasam da “vatan sağ olsun diyerek” kendini cepheye atan halkımla birlikte cansiperane düşmana karşı savaşırdım.

Dumlupınar Şehitliği’ni ziyarete gittiğinizi düşününüz.

Dumlupınar Şehitliği’ni ziyarete gittiğinizi düşününüz. Şehitlerimize duygu ve düşüncelerinizi ifade eden bir mektup yazınız. 

 

Sevgili Şehidim,

Milli mücadelenin en kritik savaşlarından olan Dumlupınar Meydan Muharebesinde göstermiş olduğunuz üstün başarı sayesinde bu günlere geldiğimizi belirtmek isterim. Siz bu savaşı kazanarak bir ülkeyi ayağa kaldırdınız ve Yunan askerini bozguna uğrattınız. Türk’ün gücünü tüm dünyaya gösterdiniz. Ve her şeyden önemlisi siz bu savaşla bağımsızlığın fitilini ateşlediniz ve sömürge devletlerinin umudunu kırdınız. Düşman ordusunu dağıttınız ve bir daha toparlanması mümkün olmadı.

Kazandığınız bu zaferin ardından Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün verdiği “Ordular ilk hedefiniz Akdeniz’dir, ileri” talimatı ile 1 Eylül’de Uşak, 2 Eylül’de Eskişehir, 6 Eylül’de Balıkesir ve Bilecik, 7 Eylül’de Aydın, 8 Eylül’de Manisa ve 9 Eylül’de ise son darbe İzmir’de işgalci devletlere vuruldu.

19 Mayıs 1919’da Atamızın Samsun’a çıkışıyla başlayan milli mücadelemizi 30 Ağustos 1922’de zaferle taçlandırarak bağımsızlık, milli egemenlik, laiklik ve kadın erkek eşitliği hayalimizi gerçekleştirmek üzere Başkomutan Mustafa Kemal Atatürk önderliğinde attığınız bu büyük adım Türkiye Cumhuriyeti’nin ilelebet payidar kalacağını tüm dünyaya kanıtlamıştır.

Bizlerin özgür bir şekilde yaşamamız için; torunlarının vatansız yaşamamaları için canlarını verip; şehit düşen Vatan Evlatlarını saygıyla anıyorum. Bu aziz vatan uğruna canını veren aziz şehitlerimizin ruhları şad mekanları cennet olsun.

Atatürk’ün vatan sevgisi ve liderlik özelliklerini yansıtan veciz sözlerini araştırınız.

Atatürk’ün vatan sevgisi ve liderlik özelliklerini yansıtan veciz sözlerini araştırınız.

Vatan sevgisi ile ilgili;

“Söz konusu olan vatansa, gerisi teferruattır.” Vecizesi ile vatanın her şeyin üstünde ve her şeyden önemli olduğunu ifade etmiştir.  Bundan dolayı şayet vatanımız söz konusuysa geriye kalan tüm unsurların göz ardı edilebileceğinden söz etmektedir.

“ Yurt sevgisi ona hizmetle ölçülür.” Vecizesi ile de ancak çalışarak vatanımıza katma değer üreterek sevgimizi göstereceğimizi, borcumuzu ödeyebileceğimizi ifade etmiştir. Bundan dolayı vatanını en çok sevenin görevini en iyi yapan olduğunu söylemek de mümkün oluyor.

 

“Vatanın her karış toprağı vatandaşın kanıyla sulanmadıkça terk olunamaz.” Vecizesi ile de gerektiğinde vatanı müdafaa için canımızı seve seve vereceğimizi, ölmeden, yok olmadan vatanı terk etmeyeceğimizi ifade etmiştir.  Böylece Türk Milleti her şartta vatanını korumak için canı pahasına bir mücadeleye girebileceğini göstermiştir.

 

“ Gerektiğinde vatan için bir tek fert gibi yekpare azim ve karar ile çalışmasını bilen bir millet elbette büyük bir geleceğe layık ve aday olan bir millettir.” Sözü ile de vatan için tüm milletin tek vücut gibi hareket edeceği, birlik ve beraberlik ile azim ile hareket edildiği takdirde büyük bir millet olabileceğimizi, çağdaş toplum olmaya aday olduğumuzu ifade etmiştir. Bu söz ile birlik ve beraberliğimizin ne kadar önemli olduğunu bir kez daha vurgulamıştır.

 

“ Türk milleti milli birlik ve beraberlikle güçlükleri yenmesini bilmiştir.” Sözü ile de Türk milletinin kurtuluş savaşında olduğu gibi milli birlik ve beraberlik ile tüm güçlükleri yenebileceğini ifade etmiştir. Vatan sevgisini içerisinde hisseden bireylerin vatan uğruna her şartta bir araya gelebilmelerinin önemine atıfta bulunmuştur.

 

“ Beni seven arkadaşlarıma tavsiyem şudur: şahsınız için değil, fakat mensup olduğunuz millet için elbirliği ile çalışalım; çalışmaların en yükseği budur.” Sözü ile vatan için çalışmanın en erdemli çalışma olduğunu ifade etmiştir. Çalışmak, işini en iyi şekilde yapmak; vatanımıza karşı en temel sorumluluklarımız arasında yer almaktadır.