Karışımların ayrılmasının ülke ekonomisine katkısı nedir?

Karışımların ayırılmasının ülke ekonomisine katkısı nedir? Tartışınız.

Ülkemizde karışımların ayrılması için yapılan çalışmalar sağlıklı bir çevre için önemlidir. Ayrıca ülke ekonomisine de katkı sağlamaktadır. Karışımların ayrılması ile yapılan enerji tasarrufunun ekonomiye ve doğal kaynakların tasarruflu kullanımına sağladığı katkı payı büyüktür. Bu nedenle ülkemizde karışımların ayrılması ile ilgili yapılan çalışmalara devam edilmesi, atıkların türlerine göre ayrılması ve geri dönüşümünün sağlanması ile büyük ölçüde enerji tasarrufu sağlanmaktadır. Cam, plastik, kağıt ya da metal olarak ayrılarak geri dönüşüm kutularına atılan katı atıklar ile bu maddeleri tekrar elde edebilmek için kullanılacak doğal kaynakların kullanımı konusunda da tasarruf sağlanmış olunur. Bu sayede de sınırlı olan doğal kaynaklarımız hammadde üretimi için kullanılmak zorunda kalmamaktadır.

 

Karışımların ayrılması için yapılan çalışmalar sayesinde katı atıkların geri dönüşümü sağlanarak harcanacak zaman ve iş gücünden de tasarruf edilir. Bu maddelerin yeniden üretimi için geçen zaman, üretim için harcanacak para ve enerji daha farklı ve daha etkin işler için kullanılabilir. Aynı zamanda geri dönüşüm çalışmaları ile yeniden kullanılan atıklar ve hammaddeler sayesinde çevre ve doğa da daha az kirlenmiş olmaktadır. Örnek verecek olursak kağıt elde edebilmek için pek çok ağaç kesilmektedir. Gereksiz yere tüketilen ve atılan kağıtların geri dönüşümü sağlanmadığı takdirde ağaç kesilmeye ve hammadde üretimi yapılmaya devam edilecektir. Bu durumda da hem oksijen için gerekli olan ağaçlar kesilerek doğaya zarar verilmekte hem de kesilen ağaçlardan hammadde üretimi için gereksiz yere enerji ve iş gücü harcanmaktadır. Tüm bunlar düşünüldüğünde karışımların ayrılmasının ülke ekonomisine ve ayrıca çevreye, doğaya sağladığı yararlar oldukça fazla olmaktadır.

Günlük hayatımızda eleme yöntemi kullanarak birbirinden ayırdığımız karışımlara örnekler verebilir misiniz?

Günlük hayatımızda eleme yöntemi kullanarak birbirinden ayırdığımız karışımlara örnekler verebilir misiniz?

Karışımların ayrılması için eleme, süzme, buharlaştırma, damıtma gibi pek çok farklı yöntem olmakta ve seçilecek olan yöntem karşımı oluşturan maddelerin fiziksel ve kimyasal özelliklerine göre değişmektedir. Katı- katı heterojen karışımlar içerisinde bulunan maddeler eleme yöntemi kullanılarak birbirinden ayrılabilmektedir. Karışım içerisinde bulunan maddelerin tanecik boyutlarının farklı olması gibi fiziksel özellikleri sayesinde pek çok karışım birbirinden kolaylıkla ayrılabilmektedir. Günlük hayatımızda da eleme yöntemi kullanarak birbirinden ayırdığımız katı karışımlar oldukça fazladır. Tanecik boyutlarının farklı olması nedeni ile eleme yöntemi kullanılarak karışımların ayrılması mümkün olmaktadır.

 

Günlük hayatımızda çoğu zaman katı karışımları ayırabilme ihtiyacı duymaktayız. Eleme yöntemini kullanarak ayırma işlemi yapılan katı karışımlara çakıl ve kum, kömür ve kömür tozu gibi karışımları örnek olarak verebiliriz. Çakıl ve kum, kömür ve kömür tozu maddeleri sahip oldukları tanecik boyutlarının farklı olması nedeni ile eleme yöntemi ile çok kolay ayrılabilirler. Tanecik boyutu daha küçük olanlar eleğin altına geçerken, boyutu büyük olan tanecikler eleğin üzerinde kalarak ayrılmış olmaktadır. Ayrıca gıda sektöründe de sıklıkla kullanılan eleme yöntemi, farklı boyutlardaki meyvelerin ya da bakliyatların ayrılması amacı ile kullanılmaktadır. Bunların dışında aldığımız unu içerisindeki kepekten ya da iri kalmış tanelerden ayıklamak için de gene eleme yöntemine ihtiyaç duymaktayız. Eleme yöntemi günlük hayatımızda karışımların ayrılabilmesi için çok işimize yarayan bir  metot olmakla birlikte istenilen tane boyutuna göre seçilebilecek elekler ile iri ve ufak tanecikler birbirinden ayrılabilmektedir.

Basıncın günlük yaşamdaki uygulamaları nelerdir?

Basıncın günlük yaşamdaki uygulamaları nelerdir?

 

Günlük yaşamımızda katı, sıvı ve gaz basıncını oldukça fazla kullanırız. Sıkça kullandığımız basıncın günlük yaşamdaki uygulamalarından bahsedecek olursak;  balta, çivi, bıçak, testere, kazma, kürek, toplu iğne, limon sıkacağı, vida, çekiç, kar ayakkabısı, krampon, topuklu ayakkabı, otomobil lastiği katıların basıncı iletmesi özelliğini kullanılarak yapılmış aletlerdir. Katı cisimlerin geniş yüzeylerine uygulanan kuvvet aynı kalarak sivri uca iletilen kuvvetin sivri yüzeyde daha büyük basınç elde edilirken, kuvvetin uygulandığı yüzeyde daha küçük basınç olur. Kesici aletlerin keskin olan taraflarının ince yapılması bu yüzdendir.

 

Kamyon, traktör gibi araç kasalarının kaldırılmasında ise sıvı ve gazların basıncı iletmesi özelliğinden yararlanılarak yapılmıştır. Hidrolik fren sistemleri, hidrolik sistemli kepçeler, ilaçlama pompaları, hidrolik fren ve damper sistemleri, yakıt göstergesi, şebeke suyu basıncı, itfaiye merdivenleri, tansiyon ölçüm cihazları basıncın günlük hayattaki uygulama alanlarına verilebilecek bir başka örnektir. Boya yapmak için kullanılan boya püskürtme makineleri, parfüm ve dedorantları püskürtülerek şişeden çıkması, pistonlar, yangın söndürme tüpü, mutfak tüpü, hastanelerde kullanılan oksijen tüpü, düdüklü tencere, hava yastıkları, balon ya da topların şişirilmesi, lastiklerin şişirilmesi,  gazlı içecekler, çakmaklar, damacana pompaları, otomatik kapıların açılıp kapanması sistemi, kutulardaki meyve suyunu pipet ile içebilmemiz, lavabo açma pompası, elektrik süpürgesinin çalışma sistemi, itfaiye araçlarında da kullanılan suyun yükseğe çıkartılması gibi durumlarda da basınçtan yararlanılır. Daha pek çok alanda basınçtan faydalanarak basıncı günlük yaşamımızın birçok yerinde kullanırız.

Basınç Nedir?

Yeryüzündeki tüm maddeler ağırlıklarından dolayı bulundukları zemine bir kuvvet uygularlar. Maddelerin ağırlıklarından dolayı uyguladıkları bu kuvvetler cisimler üzerinde bir basınç meydana getirir.

 

Buna göre basınç, birim yüzeye etki eden dik kuvvete denir. Başka değişle ise; bir yüzeye uygulanan dik kuvvetin yüzeyin birim alanına olan oranına basınç denilmektedir. Basınç skaler bir büyük olup, basınç “P” harfi ile gösterilmektedir. Basınç birimi uluslararası birim sistemine göre ise, “Pa” ( Pascal) ile gösterilmektedir. Örnek vercek olursak; 1N’luk dik bir kuvvetin 1 m2’lik bir yüzeye uyguladığı basınç 1Pa’dır. Basınç çeşitleri katılarda basınç, sıvılarda basınç ve gazlarda basınç olmak üzere üç çeşittir. Katı, sıvı ve gazlar temas ettikleri bütün yüzeylere kuvvet uygularlar.

 

Basınç, katı sıvı ve gazlarda farklı özellik gösterdikleri için hepsinde hesaplanması farklıdır. Katı cisimlerin bulundukları yüzeye uyguladıkları basıncın formülü ise, Basınç = Kuvvet / Alanı formülü ile hesaplanmaktadır. Katı basıncında basınç, uygulanan kuvvetin büyüklüğü ile doğru orantılıdır. Kuvvetin kaynağı ise cismin ağırlığı olduğundan dolayı cismin ağırlığı artar ise basınç artar, cismin ağırlığı azalır ise basınç azalır. Katı basıncını etkileyen bir diğer unsur ise yüzey alanıdır. Sıvıların içerisinde bulunan cisimlere uyguladıkları basınca ise sıvı basıncı denilmektedir. Sıvı basıncını ise sıvının derinliği ve sıvının özkütlesi etkilemektedir. Gazlarda basınç ise; gaz tanecikleri çok hızlı hareket ederler bu yüzden yüzeye çarparak kuvvet oluştururlar. Bu kuvvet de çarptığı yüzeyde basınç oluşturur.

Günümüzdeki biyoteknolojik uygulamalara örnekler veriniz.

Günümüzdeki biyoteknolojik uygulamalara örnekler veriniz.

 

Canlıların hücrelerinin fonksiyonlarını anlama, görme ve değiştirmeye yönelik yapılan çalışmalara biyoteknoloji denir. Günümüzde biyoteknoloji çok geniş bir alan haline gelmiştir ve pek çok sahada biyoteknoloji uygulama alanı bulunmaktadır. Günümüzdeki biyoteknolojik uygulamalara örnekler verecek olursak; günümüzde özellikle tarımsal alanda tohumlar üzerinde uygulanarak daha verimli yapıda tohumlar elde edilmeye çalışılmaktadır. Aşı ve ilaçların geliştirilmesi alanında kullanılmaktadır. Kanser gibi hastalıkların tedavisi için de kullanılmaktadır. Gıda endüstrisinde renk, tat gibi özellikler vermede, yoğurt, süt gibi paketli gıdaların raf ömrünü arttırma da kullanılmaktadır. Farklı birçok hastalığın teşhis ve tedavisinde kullanılmaktadır.

 

Ev temizlik ürünleri alanında, kişisel bakım ürünlerinde de kullanılmaktadır. Bir canlıya ait olan özelliğin diğer canlılara aktarılması alanında da biyoteknolojik alanından faydalanılmaktadır. Örneğin; tütün bitkisine ateşböceği genlerinin aktarılması ile tütün bitkisinin etrafa ışık saçtığı görülmüştür. Tıp alanında ilaç, antibiyotik üretimi alanında kullanılmaktadır. Büyüme geriliği, bulaşıcı hastalıklar gibi sorunlar için insan sağlığına yönelik protein üretilmesinde kullanılmaktadır. Tarım alanında yeni sebze ve meyve üretimi alanında kullanılmaktadır. İnsanın zarar görmüş ya da işlevini kaybetmiş doku ve organlarının değiştirilmesi için yapay doku ve organ üretimi alanında kullanılmaktadır. Vitamin üretiminde kullanılmaktadır.  Saydığımız örnekler günümüzde uygulanan biyoteknolojik alanındaki uygulamaların bazılarıdır. Bu örnekleri daha da çoğaltabiliriz.  Görüldüğü gibi günümüzde tıp alanı, tarım alanı, gıda alanı gibi çok geniş yelpazede biyoteknoloji alanı kullanılmaktadır.

Biyoteknolojik uygulamaların insanlık için yarar ve zararları

Yukarıdaki bilgilere göre biyoteknolojik uygulamaların insanlık için yarar ve zararlarının neler olabileceğini aşağıda noktalı yerlere yazınız. (Uzayda bitki yetiştirme uygulaması)

 

Biyoteknoloji yeni bir organizma elde etmek ya da var olan bir organizmanın genetik yapısında istenilen yönde değişiklikler yapmak amacıyla kullanılan uygulamaları kapsayan bir bilim dalıdır. Biyoteknolojinin saymakla bitmeyen birçok yararı vardır. Hatta biyoteknolojinin yararları zararlarından çok daha fazladır. Bunun birkaç sebebi vardır. Ancak en önemli sebebi teknolojinin iyi, insanlara faydalı yönde kullanılmasıdır. Ya da teknolojinin yan etkilerinin azaltılması için çalışmalar yapılmasıdır. Biyoteknoloji günümüzde çok sık olarak kullanılmaktadır. Biyoteknoloji sayesinde günlük birçok ihtiyacımızı karşılayabiliriz.  Biyoteknolojinin yararları şu şekildedir: Bulaşıcı hastalıkların erken teşhis edilmesinde ya da önlenmesinde etkili olmaktadır. Salgın hastalıkların tedavisinde etkili olmaktadır. İlaç üretiminde ve bu ilaçların geliştirilmesinde etkili olmaktadır. Aşı sektöründe aşının hem üretilmesinde hem de çoğaltılmasında etkili bir şekilde kullanılmaktadır. Tedavi için geliştirilmiş olan yapay doku ve hücrelerin üretilmesinde ve geliştirilmesinde kullanılmaktadır. Genetik olan hastalıkların tedavisinde ve önlenmesinde kullanılmaktadır. Kanser tedavisinde kullanılmaktadır. Tarımda verimlilik için de kullanılabilmektedir.

 

Biyoteknolojinin zararları ise şu şekildedir: Biyoteknoloji silah ve diğer patlayıcı maddeler gibi insanlığa zararlı araç ve gereçlerin üretiminde kullanılabilmektedir. Bu nedenle çok tehlikelidir. Ayrıca genetiği değiştirilmiş organizmaların tarım sektöründe kullanılması, biyoteknolojinin kullanılması sonucu atık olarak meydana gelen toksit atıklar, besin zincirinin bozulmasına neden olması, proteinlerin yapısının zarar görmesi, doğal denge ve döngülerin bozulması, çevre kirliliklerin yaşanması, ekosistemin bozulması da biyoteknolojinin zararlı yönlerinden bazılarıdır.

Geçmişten Günümüze Türkiye’de Kimya Endüstrisi Nasıl Bir Gelişim Göstermiştir?

Geçmişten günümüze Türkiye’de kimya endüstrisi nasıl bir gelişim göstermiştir? Örnek vererek açıklayınız.

 

Kimya temel bir bilim dalı olduğu için hayatın her alanıyla ilgilenen bir bilim dalıdır. Kimya sektörü de hayata dair birçok ürünün elde edildiği bir alandır. Birçok sektör için lazım olan ham maddeler ya da ürünlerin üretimini sağlayan tesislere kimya endüstrisi denir. Geçmişten beri gelişmeye devam ederek günümüze kadar gelmiştir. Kimya endüstrisi insanoğlunun ihtiyaçlarına göre gelişimini devam ettirmektedir. Ülkemizde özellikle de ilaç, gıda, kozmetik gibi alanlarda kimya endüstrisi oldukça gelişim göstermiştir.  Cumhuriyetin ilanından sonra ülkemizde sanayileşme için çalışmalar yapılmaya başlanmıştır.  Örnek verecek olursak tıp, tarım kimyasalları, deterjanlar, matbaa mürekkebi, tekstil boyaları gibi ürünlerin üretimi hızlandı.

 

1934-1938 yılları arasında Birinci Beş Yıllık Sanayileşme Planı hazırlanarak sanayileşmenin önü daha da açılmıştır. Kimya endüstrisi, ülkemizde belirgin bir şekilde cumhuriyet sonrası döneminde oluşan ve gelişen bir sektördür. Sektörün gelişimi ülkemizde sanayileşmenin artması ile doğrudan bağlantılıdır. Sanayileşme ne kadar çok olursa kimya endüstrisi de bir o kadar gelişim gösterir. Bu sayede ekonomik gelişmeler de sağlanmaktadır. Osmanlı döneminde 20. yy başlarından itibaren sabun, temizlik ürünleri vb. üreten birkaç kimya endüstrisi üretim tesislerinin dışında çok fazla kimya sanayi tesisi bulunmamakta idi. Makine-Kimya Endüstrisi Kurumu, Bor Sanayi Tesisleri, Azot Sanayi, Gemlik Suni İpek Fabrikası ülkemizde ilk kurulan kimya fabrikalarıdır. 1950’li yıllar ve sonrası ülkemizde sanayileşmenin artmasıyla birlikte kimya sanayisi de artamaya başladı. Büyük petrol tesislerinin özelleşmesi ve gelişmesi günümüzde de halen devam etmektedir.