Sude ile Mehmet’in kendini tanıtırken hangi ifadeleri kullandıklarını söyleyiniz.

Sude ile Mehmet’in kendini tanıtırken hangi ifadeleri kullandıklarını söyleyiniz.

Öncelikle Mehmet ile başlayalım. Mehmet kendini tanıtırken:

  • Adını ve soyadını
  • Çalışkan olduğunu
  • Yaşını
  • Kaçıncı sınıfa gittiğini
  • Boy ve kilosunu
  • Saç ve göz rengini
  • Hobilerini  anlatıyor.

 

Sude ile devam edersek, Sude şunları anlatıyor:

  • Adı ve soyadını
  • Saç rengini ve tenini,
  • Boy ve kilosunu
  • Hobilerini
  • Gelecekte yapmak istediği mesleği anlatıyor.

Milli bayramlarda neler hissedersiniz?

Milli bayramlarda neler hissedersiniz? Söyleyiniz.

Milli; bir milletin değerlerini yansıtan değerlerin tümüdür. Millete özgü olan ve sadece o millete/ulusa özgü değerlerdir. Bu değerlere milletçe sahip çıkar ve değer veririz.

Bizim milli bayramlarımız da bu şekilde oluşmuştur. Bayram, kutlama günüdür. Bizde de milletimize özel kahramanlık günleri beraberlik içerisinde gururla ve saygıyla bayram havasında kutlanır.

Yurt genelinde milli bayram günlerinde sabahın erken saatlerinde o coşku herkesi sarar. Evlerin camlarına bayrak asılır. Televizyonlarda anonslar yapılır, konuşmalar yapılır ve yurdun dört bir yanında yapılan kutlamalar haberlerde bizlere sunulur. Tüm ülke aynı anda neşe ve gurur ile kutlamalar yapar.

Okullarda günler öncesinden tören hazırlıkları ve süslemeler yapılır. Sınıflar bayrak ve balonlara süslenir. Günün neden bu kadar önemli olduğu tekrar öğrenilerek her sene yeniden büyük bir coşkuyla törene ve yürüyüşlere katılınır.

 

Milli bayramlarımız sırasıyla;

– 23 Nisan günü Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı

– 19 Mayıs günü Atatürk’ü Anma Gençlik ve Spor Bayramı

– 30 Ağustos günü Zafer Bayramı

– 29 Ekim günü Cumhuriyet Bayramı

23 Nisan; Atatürk’ün çocuklara armağan ettiği bayramdır. O gün neşe içinde çocuklar sevinçle gösterilere katılır. Her 23 Nisan da çocuklara öncelik verilir. Ülkenin Cumhurbaşkanı o gün koltuğuna bir çocuk geçirir. Burada çocuk artık bir günlük ülkenin başkanı olmuştur. Bu kadar kıymetli, yüce bayramımız kutlanırken neşe ve mutluluk hissederiz. Askerlerimizi tekrar anar ve onlara teşekkür ederiz.

Dini bayramlarda dayanışma ve paylaşmaya örnek vererek anlatınız.

Dini bayramlarda dayanışma ve paylaşmaya örnek vererek anlatınız.

Dini bayramlarımız ikiye ayrılır: Ramazan bayramı ve Kurban bayramı. Ramazan Bayramı: Ramazan dan sonraki bayramdır. Ramazanda oruçlar tutulur. İftarda da misafirler çağrılır. Büyük büyük sofralar kurulur ve hep beraber topluluk içinde iftar yapılır. Oruçlar açılır; birlik beraberlik dayanışma günüdür. Fakirler gözetilir, iftara çağrılır. Kumanyalar dağıtılır.

Ardından Ramazan Bayramını kutlarız. Bayram için tatlılar yapılır. Baklavalar açılır. Misafirler için şeker, kolonya hazırlanır. Bayram sabahı; erkekler camiye bayram namazına giderler. Evde annelerimiz kahvaltı hazırlar evin erkekleri camiden döner toplanılır. Beraber kahvaltılar yapılır. Bayram sabahına börekler yapılmıştır.

 

Daha sonra evde toplanınca bayramlaşılır. Küçükler büyüklerin ellerini öperler. Çocuklara harçlıklar verilir. Sonra mezarlıklar ziyaret edilir. Uzakta olan büyüklere yaşlılara ziyarete gidilir. Elleri öpülür ve lokum, şeker hediye götürülür. Öksüz veya yetim varsa bayramlık kıyafet hediye alınır. Bayram harçlığı verilir, başı okşanır, gönlü hoş edilir.

Dini bayramlarımızdan kurban bayramında büyük baş veya küçük baş kurban keseriz. Dini geleneğimizi yerine getiririz. Kurbanımızı paylara ayırırız. Kurbanını kesemeyenlere; yoksula , fakir olan akrabaya, komşuya hemen dağıtırız. Evimize gelen misafirimize de pişirdiğimiz kurban yemeğinden ikram ederiz.

Ailecek toplanırız, büyük sofralar kurarız. Hep beraber yemekler yeriz sohbetler ederiz. Bayramlarımız; küslerin barıştığı gönüllerin bir olduğu gündür. Komşularlada bayramlaşılır. Birli, beraberlik günüdür. Paylaştıkça malımızdan çoğalır. Gülümsemeyi ve hoş sohbeti birbirimizden eksik etmemeliyiz çünkü bayramlarımız en mutlu günlerimizdir.

Atatürk ’ün çocukluk anılarıyla ilgili bir araştırma yapınız.

Atatürk ’ün çocukluk anılarıyla ilgili bir araştırma yapınız.   

Atatürk, Türkiye Cumhuriyetini kuran ve düşmanlardan arınmış tertemiz ve huzurlu bir ülke armağan eden kişidir. Anne ve babası ile huzurlu bir çocukluk geçiren Atatürk çocukken de oldukça zeki ve mutluydu. Çocukluğuna dair pek çok hatırası bulunan Atatürk çocukluk yıllarını kardeşi makbule ile birlikte geçirmişti.

Atatürk ve Kuş Anısı

Selanikte; Şemsi Efendi mektebinde okumaktaydı. Arkadaşları onu çok severdi. Bir gün okulda Beden Eğitimi dersinde herkes koşu yarışındayken küçük Mustafa birden gözden kayboldu. Başarılı bir çocuk olan Mustafa normal şartlarda yarışı kazanırdı. Herkes birincilik çizgisinde onu göreceğini sanmıştı. Sonradan anladılar ki; yarış esnasında bir kedi tarafından avlanabileceğini düşündüğü yerde çaresizce duran yavru kuşu avuçlarına alarak onunla ilgilenmişti. Atatürk oldukça merhametliydi.

Küçük Mustafa “ Kemal” Oldu!

Bir gün okulda Matematik öğretmeni küçük Mustafa’ya: “ İkimizin adıda Mustafa sana farklı bir çağrışımla seslenmeliyiz.” dedi. Zaten matematik derslerine büyük bir ilgi duyan Mustafa, öğretmeninin bundan sonra adın Mustafa Kemal demesine de ayrı bir sevindi. Ve o günden sonra onu bu şekilde çağırdılar.

 

Mustafa Kemal ve Arkadaşı Enver

Atatürk, bu anısında lise zamanlarındaydı. O dönemde Askeriyede okumaktaydı. Tatili fırsat bilerek ailesiyle çok yakın oldukları dayısının çiftliğini ziyarete gitmişlerdi. Burada gezmek için yanında komşu çocuğu Enver ile yola çıktılar.

Saati hesap edemeyen iki çocuk ormanda yürürken, havanın karardığını fark ettiler. Daha yeni yeni kararırken hava, arkadaşı Enver korkma diyerek ona espriler yapıyordu. Dönerken hava iyice kararınca bu sefer gerçekten korkmaya başlayan Enver ile bu sefer şakalaşan o olmuştu. Ben korkmam, demişti. Ardından eve vardılar.

Milli bayramlarda okulunuzda ve sınıfınızda hangi hazırlıkları yaparsınız?

Milli bayramlarda okulunuzda ve sınıfınızda hangi hazırlıkları yaparsınız? Anlatınız.

Milli bayramlarımız bizim kültürümüzde vatana, millete ya da dini değerlere saygı amaçlı kutlanan günlerdir. Bu günlerde büyük küçük herkeste ve etrafta, mekanlarda farklı bir hava oluşur. Göğsümüz kabarır, şanlı tarihimizle gurur duyarız.

Biz biliriz ki; bu özel günler zor bir şekilde elde edilmiş ve bizlere armağan edilmiştir. Güzel vatanımızda canı pahasına mücadele edip şehit olan onlarca askerimizi bu şekilde de yad etmeiş oluruz.

Sadece bu da değil 23 Nisan gibi çocuklara Atatürk tarafından armağan edilen bu müthiş bayram okullarda, resmi kuruluşlarda ve hatta sokaklarda coşkuyla kutlanır. Her yıl hem bu tarz özel milli günlerde hem de Atatürk’ün ölüm yıl dönemlerinde Anıtkabir de ziyaret edilir ve saygı ile anılır.

 

Sınıflarımız öğretmenlerimizin de yardımıyla güzelce süslenir. Bayraklar, fiyonklar, balonlar…

Bu süslemeler sırasında birlikte iş paylaşımı yaparız. Bir kısmımız bayrak alırken, bir kısmımız fiyonk süsler, bir kısımda balonlar…Bazı şiir ve yazıya yetenekli olanlarda günün anlamına uygun yazı yazıp getirirler.

Coşku ve neşenin yanı sıra gurur duygusununda ağır bastığı bu özel günlerde okullarda özel gösteriler düzenlenir. Bu amaçla bazı kişiler şiir ezberlerken bazıları gösteri, halk oyunları ya da sahnelenebilecek bir tiyatro sergilerler. Bunların hepsi hem bizleri mutlu eder hem de bu günleri unutmayarak her yıl yeniden hatırlamamızı ve bize bugünleri veren Ulu önder Atatürk ile silah arkadaşlarını unutmamamızı sağlar.

Yörenize ait gelenek ve göreneklerden bir tanesi

Yörenize ait gelenek ve göreneklerden bir tanesini aşağıya yazınız.

Türkiye’nin her bölgesinde farklı yaşam tarzına sahip. Eski zamanlardan beri sürdürülmekte olan davranış ve düşünce biçimlerinin oluşturduğu gelenek ve görenekler, her milletin yaşayış, dini ve ahlak biçimine göre farklılık ve benzerlikler gösterir.

Mesela Doğu Anadolu yöresinin gelenek ve göreneklerinden biri olan kız isteme merasimi. Doğu Anadolu yöresinde evlenmeler ya çiftin birbiri tanışıp anlaşıp o şekilde evlenmesidir. Bir diğer evlenme yöntemi ise erkek tarafından ailenin yaşlı kadınlarından oluşan bir grup kadın isteyecekleri kızın evine gidip isteyecekleri kızın hal ve hareketlerini, ne kadar becerikli olduğunu, fiziğini, bilgisini ve kişiliğini öğrenirler.

 

Kız evinden ayrılan erkek tarafını temsil eden kadınlar kendi aralarında isteyecekleri kızı değerlendirirler. Eğer olumlu bir sonuç çıkarsa isteyecekleri kızın ailesine bir aracı ile kızı istemeye gelmek istediklerini söylerler. Belli bir zaman sonra eğer kız tarafı da bu evliliğe onay verirse yine aracı ile erkek tarafını kızı istemeye davet ederler. Genelde imam ve birkaç kişi ile damat kızı istemeye kız evine giderler. Eğer herhangi bir problem çıkmaz ise söz kesilir. Kız isteme merasiminden sonra nişan, daha sonra da düğün yapılır.

Doğu Anadolu bölgesinde düğünler genelde kalabalık akraba grupları ile birlikte, uzun günler devam eden şatafatlı ve gösterişli düğünlerdir. Bu düğünlerde yöreye ait olan değişik müzik aletleri çalınır. Yapılan bu törenlerde öne çıkan geleneklerden biri de takı merasimlerinde takılan takıların fazlalığıdır.

Yöresel kıyafetleriniz ve oyunlarınız nelerdir?

Yöresel kıyafetleriniz ve oyunlarınız nelerdir? Yazınız.

Ülkemiz kendi içinde müzik, yemek, eğitim, kıyafet, oyun alanlarında farklılıklara sahip bir yerdir. Ülkemiz içindeki vatandaşların bulundukları yere göre de yörelere ayrılmış ve her yöreye özgü bir farklılık oluşmuştur.

Ülkemizin ili olan Kastamonu yöresinden buna şu örneği verebiliriz: özellikle bayanların kullandıkları ve sadece özel günleri beklemeden ünlük hayatalarında da çokça tercih ettikleri şalvar ve büyük emekler verilerek özellikle uçlarına ince detay oya motifleri yaparak işlenen oyalı yazmalar bu yörenin geleneksel kıyafetlerdir.

Çeşitli yörelerimizde de görebileceğimiz el işçiliğini ön plana çıkaran çeşitli kasnak çalışmaları uçları süslenmiş başörtüsü yapımında kullanılırlar. Bunları yaparken boncuk ve çiçek işlemeleri daha çok tercih edilir.

 

Erkeklerinde buna benzer yöresel kıyafetleri vardır. Bu günlük hayatlarında giydikleri; kadınlarınkinden daha aşağıda ağ yapısına sahip şalvarları giyerler. Üst kıyafet olarakta düz, uzun, işlemeye sahip yelek giymekteydiler. Birde bu kıyafetler hem evde farklı hem de dışarda farklı olarak giyilmekteydi.

Yöresel oyunlarımızda meşhurdur. Özellikle ülkemizin kurucusu baş komutan Atatürk Ege yöresinde daha çok görülen Zeybek oyununu sevmekteydi. Karadeniz yöresinde de Horon oyunu daha çok meşhurdur. İç Anadolu ve Doğu Anadoluda Halay, Kaşık ve misket oyunları daha çok görülür. Trakya bölgesinde de daha çok yöresel kıyafetler giyilerek karşılama adı verilen kişinin mendil kullanarak oynadığı bir oyun geleneği vardır.

Erzurum bölgesi ve civarında da çoklu kişilerin yan yana dizilerek beraber davul müzik aleti eşliğinde performanslarını sergiledikleri “Bar” isimli oyun karşımıza çıkar.