Küresel iklim değişikliklerinin nedenlerini ve olası sonuçlarını çeşitli kaynaklardan araştırınız.

Küresel iklim değişikliklerinin nedenlerini ve olası sonuçlarını çeşitli kaynaklardan araştırınız. Edindiğiniz bilgileri sınıfta arkadaşlarınızla tartışınız.

 

İklim değişikliği, insanların faaliyetlerinin sonucu olarak, atmosferde  sera gazlarının yoğunluğunun artması dünya genelinde sıcaklık ortalamalarının artmasına sebep olmuştur ve bu sıcaklık artışının iklimler üzerinde neden olduğu değişikliğe denilmektedir. İklim değişikliğinin en önemli sebebi atmosferdeki ısı artışı olarak gösterilebilir. Dünya üzerinde yaşanan bu iklim değişikliğinin çok temel sebepleri bulunmaktadır. Yaşanan bu iklim değişikliğinin en temel sebebi, doğal dengenin bozulmasına yol açan insanlardır.  Bu iklim değişikliğinin yaşanmasında, insanların doğayı düşünmeden hareket etmesi gösterilebilir. Fosil yakıtların yakılması, ormanların yok edilmesi, atıklar ve endüstri süreçleri gibi süreçlerin sonucu oluşan atmosferdeki sera gazı, ozon tabakasındaki incelme, çevrenin tahrip edilmesi gibi nedenler küresel boyutta bir iklim değişikliği yaşanmasına sebep olmuştur.

 

Yaşadığımız iklim değişikliği, insanlığın karşı karşıya kaldığı en önemli problemlerin başında gelmektedir. Sera etkisi ise, güneşten gelen ışınların atmosfer tarafından tutulmasına ve bundan kaynaklı olarak Dünya’nın ısınması olayına denir. İklim değişikliğinin olası sonuçları olarak dünyanın sıcaklık ortalamasının artması, kuraklık, buharlaşmanın artması ile beraber yeryüzündeki suların buharlaşarak azalması, seller, şiddetli kasırgalar, toprak kayması gibi aşırı hava olaylarının meydana gelmesi, buzulların erimesi ve buzulların erimesinden kaynaklı deniz suyu seviyesinde yükselme, tatlı su kaynaklarının azalması, tarım alanlarının kaybını örnek verebiliriz. Yaşanılan bu iklim değişikliklerinin sonucunda yeryüzündeki bu ekosistemde yaşanılan sorunların sonucunda bitkiler, hayvanlar ve insanlar da ciddi tehditler ile karşı karşıyadır.

1 Star2 Stars3 Stars4 Stars5 Stars (3 Oy, Ortalama: 4,67 toplam 5)
Loading...

Göller hangi mevsimde donar?

Göller hangi mevsimde donar? Göllerin donduğu mevsimde hangi hava olayları ile karşılaşırsınız?

 

Maddeler hal değişimi sırasında ısı alır veya ısı verirler. Bu alış veriş sırasında maddenin ısı alarak katı halden sıvı hale geçmesine erime, sıvı halden gaz hale geçmeye ise buharlaşma denir. Maddenin gaz halden sıvı hale geçmesi olayına yoğuşma, sıvı halden katı hale geçmesi olayına ise donma denilmektedir. Gaz  halde bulunan su  buharının direk olarak katı hale geçmesine kırağılaşma, katı halde bulunan maddenin ise direk olarak gaz hale geçmesine de süblimleşme denilmektedir. Isı etkisi ile maddeler hal değiştirebilirler.

 

Saf maddelerin erime ve donma noktaları aynıdır. Örnek verecek olursak suyun erime noktası da suyun donma noktası da 0 °C’dir. Saf maddeler hangi sıcaklıkta eriyor iseler, sıvı haldeyken de aynı sıcaklıkta donmaktadırlar. Donma, sıvı haldeki bir maddenin ısı vererek katı hale geçmesine denilmektedir. Göller kış mevsiminde donarlar. Bunun sebebi, kış mevsimi en soğuk olan mevsimdir. Bu mevsimde havalar soğur hatta hava sıcaklığının 0 derecenin altına düştüğü zamanlar da olur. Bu mevsimde kar yağışları, sis ve don olayları gibi hava olayları da görülür. Kış mevsiminde göllerin donduğu gibi başka su kaynakları da donabilir. Ancak tuzlu su olan denizler 0 °C donmazlar. Bunun sebebi denizde bulunan tuzdur. Göllerin donduğu kış mevsiminde kar yağışı, don olayları, kırağı, çiğ, dolu olayları gibi hava olayları ile de karşılaşılabilir.

1 Star2 Stars3 Stars4 Stars5 Stars (1 Oy, Ortalama: 5,00 toplam 5)
Loading...

Aynı zaman diliminde, Dünya’nın farklı yerlerinde farklı mevsimlerin yaşanmasının nedenleri

Aynı zaman diliminde, Dünya’nın farklı yerlerinde farklı mevsimlerin yaşanmasının nedenlerini aşağıdaki noktalı yerlere yazınız.

 

Hem kendi hem de Güneş’in etrafında dönen Dünya’nın Güneş etrafında dolaşma süresi 365 gün 6 saattir ve Dünya’nın Güneş etrafında dolandığı yörüngeye eliptik yörüngede denilmektedir. Dünya kendi ekseni etrafında dolanmasını ise 24 saatte tamamlamaktadır. Dünyanın hem kendi hem de güneşin etrafında dönmesi sonucu; gün dönümü,  mevsimlerin oluşumu gibi olayların oluşmasına sebep olur.  Dünyanın şekli geoit şeklindedir. Ayrıca Dünya, belirli bir eksen eğikliğine de sahiptir. Dünya 23o 27’lık (23 derece, 27 dakika) bir açı ile eğik şekilde durmaktadır.

 

Dünya’nın Güneş etrafındaki hareketi sırasında, eksen eğikliğinden dolayı Güneş ışınları Dünya üzerindeki farklı bölgelere farklı açılarda gelmektedir. Güneş ışıklarının dik geldiği yere bıraktığı ısı eğik geldiği yere bıraktığı ısı miktarından fazladır. Aynı zaman diliminde Dünya’nın farklı yerlerinde farklı mevsimlerin yaşanması;  Dünya’nın yıllık hareketi ve eksen eğikliği sonucunda güneş ışınlarının bir yere yıl boyunca farklı açılarda gelmesi olarak açıklanabilir. Yıl içinde dört mevsim yaşanmaktadır. Bu mevsimler ilkbahar, yaz, sonbahar ve kış olmak üzere dört tanedir. Her iki yarım küre de farklı mevsimler yaşanmaktadır. Güneş ışınları, Kuzey Yarım Küre’ye dik geldiği zamanlarda, Güney Yarım Küre’ye güneş ışınları eğik şekilde gelmektedir. Güneş ışınları dik geldiği zaman yaz mevsimi yaşanırken güneş ışınları eğik geldiği zamanlarda ise kış mevsimi yaşanmaktadır. Yine aynı şekilde bir yarım kürede ilkbahar yaşanırken diğer yarım kürede sonbahar mevsimi yaşanmaktadır.

1 Star2 Stars3 Stars4 Stars5 Stars (1 Oy, Ortalama: 5,00 toplam 5)
Loading...

Güneş ışınlarının dünya üzerindeki bir noktaya geliş açısı, neden yıl boyunca değişir?

Güneş ışınlarının dünya üzerindeki bir noktaya geliş açısı, neden yıl boyunca değişir? Bu durumun mevsimlerin oluşumu ile bir ilişkisi var mıdır? Açıklayınız.

 

Dünya’nın şekli kutuplardan hafifçe basık, ekvator’dan ise şişkin bir şekle sahiptir. Dünya’nın bu şekline geoit denir. Dünya kendi ekseni etrafında döndüğü gibi güneşin etrafında da dönmektedir. Dünya’nın kendi ekseni etrafındaki dönüşü batıdan doğuya doğru olup, 24 saatte tamamlanır. Dünya Güneş etrafındaki dönüşünü elips şeklindeki bir yörüngede 365 gün 6 saatte bitirir. Güneş ışınlarının dünya üzerindeki bir noktaya geliş açısı; Dünya’nın eksen eğikliği, Dünya’nın Güneş çevresindeki hareketi, Dünyanın günlük hareketi ve bakı ve eğime bağlı olarak yıl boyunca değişir. Mevsimlerin oluşmasının temel sebebi ise Dünya’nın eksen eğikliği ve Dünya’nın Güneş çevresindeki hareketidir.

 

Dünya küresel bir şekle sahip olduğu için güneş ışınları her yere aynı açı ile düşmez, bulunulan enlemin yerine göre farklılık göstermektedir. Dünyanın şeklinden dolayı Ekvator çevresine genellikle güneş ışınlarını dik ve dike yakın açılar ile düşmektedir. Ekvatordan kutuplara doğru gidildikçe ise güneş ışınlarının gelişi daralmaktadır. Dünyanın eksen eğikliğinden dolayı Güneş ışınlarının yeryüzüne geliş açısı yıl boyunca değişir. Böylece Güneş ışınları Dünya’ya düşme açısına göre  farklı mevsimler yaşanmaktadır. Mevsimlerin oluşmasında ki diğer temel sebep olan Dünya’nın Güneş çevresindeki hareketidir. Dünya’nın Güneş’e olan uzaklığı sabit olmadığı için bazı dönemlerde uzaklaşırken, bazı dönemlerde ise yakınlaşmaktadır. Bunun sebebi ise Dünya’nın bulunduğu yörüngenin elips şeklinde olmasından kaynaklanmaktadır. Dünyanın Güneş eksenindeki hareketi ve eksen eğikliğinden kaynaklı oluşan mevsimler, güneş ışınlarının geliş açısını etkiler. Bunun sonucu olarak da; Dünya’nın her iki yarım küresin de mevsimler birbirinin tersi olarak yaşanmaktadır.

1 Star2 Stars3 Stars4 Stars5 Stars (Henüz Oy Verilmemiş)
Loading...

Mevsim oluşumunu etkileyen faktörler nelerdir?

Mevsim oluşumunu etkileyen faktörler nelerdir? Yorumlayınız.

 

Mevsim, yıl içerisinde güneşten alınan ısı ve ışığın dönem dönem değişmesi ve farklı dönemlerde farklı etkiler oluşturması şeklinde tanımlanabilir.

 

Mevsim oluşumunu etkileyen faktörler ise; Dünya’nın eksen eğikliği ile Dünya’nın Güneş etrafındaki hareketidir. Dünyanın eksen eğikliği sonucunda dünya güneş etrafında dolaşırken güneş ışınlarının düşme açısı değişmektedir. Böylece sıcaklık değişimleri gerçekleşmekte ve mevsimler oluşmaktadır. Dünya Güneş’in etrafındaki hareketini elips şeklindeki bir yörünge üzerinde tamamlamaktadır. Dünyanın bu yörünge üzerindeki hareketi sırasında güneşe olan uzaklığı sabit değildir. Dünya güneşe hareketi esnasında yaklaşıp uzaklaşmaktadır.

 

Mevsimlerin oluşumu Güneş ışınlarının Dünya’ya düşme açısı ile alakalıdır. Mevsimlerin başlangıç tarihi olarak dört önemli tarih bulunmaktadır. Bu tarihler; 21 Haziran – 21 Aralık ve 21 Mart – 23 Eylül (gece-gündüz eşitliği) tarihleridir. Bu tarihler mevsimlerin başlangıç ve bitiş tarihleri olarak kabul edilir. 21 Haziran -21 Aralık gündönümü tarihleri gündüz sürelerinin uzamaya ya da kısalmaya başladığı tarihlerdir. 21 Mart – 23 Eylül ekinoks tarihleri ise güneş ışınlarının ekvatora dik açı ile düştüğü ve dünyada gece ve gündüz sürelerinin eşit olduğu tarihlerdir. Kuzey ve Güney yarım küreler, dünyanın güneş etrafında dönüşü sırasında yörünge değişikliğine uğramakta ve farklı zaman aralıklarında mevsimler oluşmaktadır. Kuzey yarım küre de yaz mevsimi yaşanırken, Güney yarım küre de ise kış mevsimi yaşanmaktadır. Aynı şekilde yarım kürelerden birinde sonbahar yaşanırken diğerinde ise ilkbahar yaşanmaktadır.

1 Star2 Stars3 Stars4 Stars5 Stars (Henüz Oy Verilmemiş)
Loading...

Ortancalar toprağın özelliğine göre neden renk değiştirir?

Ortancalar toprağın özelliğine göre neden renk değiştirir? Tahminlerde bulununuz. (Asidik topraklarda yetişen ortancalar mavi tonlarında, bazik özellik taşıyan topraklarda yetişen ortancalar ise pembe tonlarında olur. )

 

Ortanca sadece ülkemizde değil, birçok ülkede sıklıkla gördüğümüz çiçeklerden birisidir. Birkaç metre boya kadar uzayabilen bu ortanca çiçekleri, pembeden maviye çok farklı bir renk tonu göstermektedir. Bazen başka bir bahçeden aldığınız mavi ortanca çiçeği başka bahçeye ekince ortancalar pembe renkte çıkabiliyor. Bunun sebebi ise ortanca çiçeğinin çok farklı bir özelliğinin olmasıdır. Yani ortancanın toprağındaki maddelerin türüne göre renginin değişmesidir. Eğer ortancanın toprağının pH derecesi yüksekse bitki pembe renkli açacaktır, pH derecesi düşük ise ortanca mavi renkli olarak açacaktır.

 

Ortanca çiçeğinin toprağının ph’nın asidik ya da bazik olması ortanca çiçeğinin renginin farklı olmasına sebep olmaktadır. Ortanca çiçeğinin bu farklı özelliğinden yararlanılarak ortancanın rengi maviden pembeye ya da pembeden maviye dönüştürülebilir. Ancak ph oranı aynı toprak söz konusu ise ortancaların renkleri de aynı olacaktır. Ortanca çiçeklerinin rengini değiştirmek mümkündür. Asit oranı yüksek topraklarda yetiştirilen ortancalar mavi tonlarında olur, baz oranı yüksek topraklarda yetiştirilen ortancalar ise pembe tonlarında olmaktadır. Toprağın ph’sı toprağın asitli olduğunu, bazik olduğunu ya da nötr olduğunu ifade eder. Toprağın ph’sı 1 ila 14 seviyesi arasında ölçülür. Toprağın asidik olması demek toprağın ph seviyesinin 7’nin altında olması anlamına gelmektedir. Toprağın bazik olması demek ise ph seviyesinin 7’nin üzerinde olması demektir. Sonuç olarak; toprağın pH seviyesi değiştirebilirsek açacak olan ortanca çiçeğinin rengini de mavi ya da pembe olarak değiştirebiliriz.

1 Star2 Stars3 Stars4 Stars5 Stars (Henüz Oy Verilmemiş)
Loading...

Kimyasal tepkimeler sonucu oluşan bileşiklere örnekler yazınız.

Kimyasal tepkimeler sonucu oluşan bileşiklere örnekler yazınız.

Maddenin iç yapısında meydana gelen değişimlere kimyasal değişim denilmektedir. Kağıdın yanması, yemeğin pişmesi, odunun yanması, demirin paslanması kimyasal değişimlere örnek olarak verilebilir. Kimyasal tepkime ise; iki ya da daha fazla element ya da bileşiğin kimyasal etkileşime uğrayarak yeni maddeler oluşturmasına denir. Element ya da bileşikler kimyasal tepkimeye girince kendi özelliklerini tamamen kaybederler. Kimyasal tepkimeye giren maddelerin toplam hacmi, mol değerleri, kokusu ve rengi gibi özellikleri değişse de, maddelerin toplam kütlesinde bir değişiklik olmaz. Ayrıca atom türü ve sayısında da bir değişiklik olmaz.

 

Demirin paslanması, ayvanın çürümesi, peynirin küflenmesi, tuz oluşması, suyun meydana gelmesi, ekmeğin küflenmesi gibi tepkimelerin her biri kimyasal tepkimedir. Kimyasal tepkimeler sırasında oluşan değişiklikler denklem ile gösterilir. Kimyasal denklemlerde tepkimeye giren ve çıkan maddeler formül ile gösterilmektedir. Demirin paslanması olayını örnek verecek olursak; demirin paslanması sonucu demir oksit oluşmaktadır. Demir oksit bileşiğinin kimyasal formülü ise Fe2O3’dir. Demirin sembolü “Fe” ile oksijenin sembolü ise “O” ile gösterilmektedir. Demirin paslanmasının kimyasal formülü ise; 2 Fe + 3/2 O2 → Fe2O3 + ısı şeklinde gösterilmektedir. Kimyasal tepkimeler sonucu oluşan bileşiklere başka örnekler verecek olursak aşağıdaki örnekleri de verebiliriz.

 

  • C + O2 → CO2 + ısı     (Odunun yanması )
  • Fe + S → FeS  (Demir ile Sülfür)
  • C2H5OH + 3 O2 →  2 CO2 + 3 H2O + ısı  (Etil alkol oksijen ile yanması)
  • C6H12O6 + 6 O2 → 6 CO2 + 6 H2O + ısı (Solunum olayı)
  • CH4 + 2 O2 → CO2 + 2 H2O + ısı  (Metan oksijen ile yanması)
  • C + O2 → CO2  + ısı   (Karbon oksijen ile yanması)
  • S2 + 2O2 → 2SO2   (Kükürdün yanması)
  • 2H2 + O2 → 2H2O + ısı  (Hidrojen oksijen ile yanması)
1 Star2 Stars3 Stars4 Stars5 Stars (2 Oy, Ortalama: 1,00 toplam 5)
Loading...