Yediğimiz Besinlerin Vücudumuzdaki Öncelikli Görevleri Neler Olabilir?

Yediğimiz Besinlerin Vücudumuzdaki Öncelikli Görevleri Neler Olabilir?

Günlük hayatımızı sağlıklı bir şekilde sürdürebilmemiz için besinleri tüketiriz. Yediğimiz besinlerin çeşitlerine göre vücudumuzda yerine getirdikleri birtakım işlevleri vardır. Besinlerin çeşitlerine göre görevlerini inceleyecek olursak;

  1. Karbonhidratlar

Günlük hayatta en sık karşılaşabileceğimiz besin içeriklerinden olan karbonhidrat başlıca; ekmek, patates, tahıl ve bakliyatlarda bulunmakla birlikte bir numaralı enerji kaynağımızdır.

  1. Yağlar

Karbonhidratlardan sonraki enerji kaynağımız olan yağlar; tereyağı, zeytinyağıayçiçek yağı, fındık ve fıstık gibi besinlerde bulunmaktadır.

  1. Proteinler

Hücrelerimizin gelişmesi, metabolizmanın düzenlenmesi, yaraların iyileşmesi ve bağışıklık sistemimizi güçlendirmesi gibi vücudumuzdaki önemli faaliyetlerin gerçekleşmesini sağlayan proteinler başlıca; et, süt, yumurta ve tahıllarda bulunmaktadır. Ayrıca proteinler karbonhidrat ve yağlardan sonra üçüncü enerji kaynağımızdır.

 

  1. Vitamin

İşlevlerine göre A, B, C, D, E ve K gibi türleri bulunan vitaminler et – süt ürünleri, sebze ve meyveler gibi çok çeşitli besinlerde bulunmaktadır. Vitaminler türlerine göre; bağışıklık sistemi, kemik ve diş yapılarının güçlendirilmesi, hormonların üretilmesi, gözün korunması ve vücudumuzdaki birçok kimyasal işlemlerin gerçekleşmesini sağlar.

  1. Mineraller

Doğada hazır bulunan ve ihtiyaçlarımın direk doğadan karşılandığı mineraller kalsiyum, demir ve sodyum gibi çeşitlere sahiptir. Minerallar vücudumuzun işleyişini düzenler ve kemik yapısı gibi oluşumlarda yer alırlar.

  1. Su

Hayatımızın vazgeçilmezi olan su kuşkusuz besinlerin en önemlilerindendir. Minerallerle birlikte sindirim sistemi, vücut ısımızın düzenlenmesi gibi işlemlerin gerçekleştirilmesini sağlarlar.

1 Star2 Stars3 Stars4 Stars5 Stars (1 Oy, Ortalama: 2,00 toplam 5)
Loading...

Neleri Besin Olarak Kullanırız?

Neleri Besin Olarak Kullanırız?

Hayatımızı sürdürmek, günlük işlerimizi yapabilmede enerji sağlamak için tükettiğimiz şeylere besinler deriz. Hayatımızı dengeli ve düzenli bir şekilde devam ettirebilmemiz, hastalıklardan korunabilmemiz için sağlıklı beslenmemiz gerekmektedir. Yediğimiz meyve, sebze ve yemekleri, tükettiğimiz içecekleri göz önüne aldığımızda besinlerin kaynaklarına, çeşitlerine ve görevlerine göre farklı türleri bulunmaktadır. Örneğin kaynaklarına göre, et, süt, yumurta ve peynir gibi hayvansal besinler; domates, biber, elma, muz gibi bitkisel besinler vardır. Herkesin bildiği hayvansal ve bitkisel besinlerin yanı sıra çeşitlerine göre besinler;

  • Karbonhidrat
  • Yağ
  • Protein
  • Vitamin
  • Mineral
  • Su olarak ayrılmaktadır.

Günlük hayatımızda tüketeceğimiz besinleri çeşitlerine göre seçersek daha düzenli ve sağlıklı beslenmiş oluruz. Sağlıklı beslenme için kahvaltı, öğle yemeği ve akşam yemeğinde uygun besinler tüketmeliyiz.

 

Örneğin güne dinç ve enerjik başlamamamız için önemli olan kahvaltıda; acıkmamızı önleyecek ekmek gibi karbonhidratlar; metabolizmamızı hızlandıran süt, peynir, yumurta gibi proteinler ve zeytin gibi enerji veren yağlar tüketmeliyiz. Ara öğün olan öğle yemeklerimizde sebze yemekleri, bakliyatlar ve salata ağırlıklı besinler tüketebiliriz. Günün son öğünü olan akşam yemeklerimizde et, balık, sebze yemekler, yoğurt ve salata gibi besinleri tercih edebiliriz. Ayrıca akşam yemeği için midemizi yormayacak besinler tüketmeye dikkat etmeliyiz.

Bunun yanında günlük hayatımızda içecek olarak tükettiğimiz besinlerde; elma, portakal, limonata gibi taze sıkma meyve suyu ürünlerini tercih etmeli ve sağlıklı beslenmeye özen göstermeliyiz.

1 Star2 Stars3 Stars4 Stars5 Stars (1 Oy, Ortalama: 5,00 toplam 5)
Loading...

Besinlere neden ihtiyaç duyarız?

Besinlere neden ihtiyaç duyarız?

Hayatımızı devam edebilmek için vücudumuz belirli miktarlarda enerjiye ihtiyaç duyar. Gerekli olan bu enerjiyi çeşitli besinlerden karşılamaya çalışırız. Protein, karbonhidrat, aminoasit gibi çeşitli ihtiyaçları farklı farklı besinlerden elde ederiz.

Yaşantımız boyu günlük faaliyetlerimizi sağlıklı bir şekilde yapabilmemiz için her kişinin ihtiyaç duyduğu standart bir enerji vardı. Vücut yapısına göre farklılık gösterebilen bu enerjiyi farklı besinlerden farklı oranlarda karşılayabiliriz. Fakat yıllar süren bir araştırma sonucu sadece 17 yılda gıdaların besin değerindeki azalmaların %50 den fazla olduğu görülmektedir. Örneğin 1995 yılında 100 gram brokolide 103 birim ölçülen kalsiyum miktarı 1996 yılında 33 birim, 2002 yılında 28 birime düştüğü görülmektedir. 1995-2002 yılları arasındaki kayıp %73’tür. Yine 100 gram brokolide 1995 yılında 47 birim olarak ölçülen folik asit miktarı 47 birim iken 1996 yılında 23 birim, 2002 yılında 18 birim ölçülmüştür. Buradaki 1995-2002 yılları arasındaki kayıp ise %52’dir.

 

Vücudumuzun kendi başına üretemediği ve eksikliği en çok görülen maddelerden biride çinkodur. Çinkoyu mutlaka vücut dışından belirli besin maddelerinden almamız gerekmektedir. Fakat bahsettiğimiz gibi yıllar geçtikçe besinlerde bulunan çinko miktarları da oldukça azalmıştır. Sağlıklı bir kişinin günlük çinko miktarı 10-12 mg’dır. Günümüz şartlarında bu ihtiyacı dışarıdan karşılayabilmek için günlük 50 adet patlıcan, 1 kg kabak çekirdeği, 1 kasa elma yememiz gerekmektedir. Doğal olarak bu ihtiyacın mevcut şekliyle karşılanamayacağı bir gerçektir. Bu bilinçteki insanlar çeşitli gıda takviyeleriyle vücudumuzun gerekli olan çinko miktarını karşılamaya çalışmaktadır.

1 Star2 Stars3 Stars4 Stars5 Stars (1 Oy, Ortalama: 5,00 toplam 5)
Loading...

Canlılar neden beslenme ihtiyacı duyarlar?

Canlılar neden beslenme ihtiyacı duyarlar?

Birbirinden güzel çeşitli yiyecekler hayatımızın bir parçası. Bizler gibi doğadaki diğer canlılar içinde beslenmek hayatlarının bir parçası. Kedimizin maması, kuşumuzun yemi, belgeseldeki aslanın avı ve çiçeğimizin suyu;  örnekler tabi ki artırılabilir. Bu canlı olmanın en önemli özelliklerinden biridir.

Peki canlılar neden beslenme ihtiyacı duyarlar. Çünkü yaşamsal faaliyetlerin yerine getirilebilmesi için enerjiye ihtiyaç var. İşte bu enerjinin kaynağı da besindir. İhtiyacımız olan besini vücudumuza alır, ilgili organlar ve yine vücudumuzda olan enzimlerle besinleri yapıtaşlarına kadar parçalar, devamında havadan aldığımız oksijenle yakar ve enerjiye dönüştürürüz. Bu sayede hareket, büyüme, üreme gibi canlılığın diğer özellikleri yerine getirilir. Kalp, akciğer, böbrekler, beyin gibi tüm iç organlarında görevlerini yapabilmesi için enerjiye ve dolayısıyla besine ihtiyacı var.

 

Enerji dışında yaşamsal faaliyetlerin davamı için gerekli bazı maddeleri metabolizmalar kendileri üretirken bazılarını üretemez. Üretilemeyen ihtiyaçları karşılamak içinde beslenmeye ihtiyacımız vardır. Bazı proteinler, vitaminler ya da su bunlara örnektir.

Başta da bahsettiğimiz bir detay gözlerden kaçmamıştır. Kedimize mama verirken kuşumuza yem verdik. Yani canlılar olarak tükettiğimiz besinler aynı içeriğe mi sahiptir sorusuna görüldüğü gibi hayır cevabını verebiliriz. Her canlının ihtiyaçları farklıdır. Bu sebeple besinleri de farklıdır. Doğada bazı canlılar otlarla beslenirken bazıları etle beslenmekte. Biz insanlarsa hem et hem de otla besleniriz.  Canlılardaki beslenme sistemi de ilgili besinlere özel olarak şekillenmiştir. Otçul bir canlının ağız şekli, diş yapısı, mide ve bağırsakları etle beslenene göre farklılık gösterir.

1 Star2 Stars3 Stars4 Stars5 Stars (1 Oy, Ortalama: 5,00 toplam 5)
Loading...

Besinleri satın alırken, tüketirken taze ve doğal olmaları için nelere dikkat etmeliyiz?

Besinleri satın alırken, tüketirken taze ve doğal olmaları için nelere dikkat etmeliyiz?

Besinler insan bedeni için oldukça önemlidir. Beslenme hayatın devamlılığı için şarttır. Vücudumuz dışarıdan aldığı maddeleri kullanarak enerjiye çevirir. Dışarıdan alınan besin maddelerinin sağlıklı olmasına özen gösterilmelidir. Bu sebeple besinleri satın alırken dikkatli olunması gerekmektedir. Taze besinler bedenimiz için yararlı olurken bozulmuş gıdalar insan bedenine zarar vermektedir.

Besinleri satın alırken pek çok yol kullanabiliriz. Bütün bu alışveriş yollarında aldığımız besinlerin son kullanma tarihinin geçmemiş olmasına dikkat edilmelidir. Ayrıca meyve, sebze satın alırken de bu besinlerin hormonsuz ve doğal yollarla yetiştirilmiş olmasına özen göstermeliyiz. Son yıllarda organik tarım yoluyla yetiştirilen ürünlerin satıldığı pazarlar açılmaya başlanmıştır. Fiyat olarak biraz daha pahalı olsa da bu yiyecekler vücudumuza zararlı maddelerin girmesinin önüne geçecektir.

 

Besin maddelerini satın alırken dikkat edilmesinin yanında kullanırken ve saklarken de uygun şartlarda saklanmasına dikkat edilmelidir. Ürünlerin korunması ve tazeliğini koruması için gerekli şartları yerine getirmemiz halinde onları sağlıklı bir şekilde kullanabiliriz. Bedenimiz böylece sağlıklı besin maddeleri ile besleneceği için sağlık durumumuz da çok çok iyi olacaktır.  Bozulmuş ve son kullanma tarihi geçmiş ürünler artık insan bedenine zarar verecek maddeler üretmeye başlayacaktır. Bunun önüne geçilmesi için yediğimiz içtiğimiz maddelere satın alırken ve saklarken dikkat etmeliyiz. Sağlıklı yaşam ancak sağlığa yararlı maddelerin tüketilmesi ile söz konusu olabilir.

1 Star2 Stars3 Stars4 Stars5 Stars (2 Oy, Ortalama: 3,00 toplam 5)
Loading...

Dinozorlar hakkında bugün elde ettiğimiz bilgilerin nasıl elde edilmiş olabileceğini araştıralım.

Dinozorlar çok uzun zaman önce yaşamış canlı varlıklardır. Dinozorlar hakkında bugün elde ettiğimiz bilgilerin nasıl elde edilmiş olabileceğini araştıralım.

Çok eski zamanlarda yaşayan canlılar her zaman bizlerde merak konusu olmuştur. Bu merakımız özellikle dinozorlar üzerinde artmış, günümüzde hala bazı düşüncelere ve tartışmalara yol açmaktadır. Kimileri dinozorları dev kertenkeleler olarak adlandırırken, kimileri ise canavar vb. gibi betimlemelerle kafamızda somutlaştırmaya çalışmışlardır.

Dinozorlar hakkında bazı konularda aydınlık kazanan ve kazandırılmaya devam edilen bilgileri jeolojik geçmişte yaşayan hayvan ve bitki kalıntılarından elde ediyoruz. Bu kalıntılara fosil adını veriyoruz. Fosiller bir dönem yaşayan doğal olarak korunmuş canlı kalıntılarına verilen isimdir. Fosiller sayesinde geçmiş yaşam hakkında bilgiler elde ederiz. Dinozorlar için elde ettiğimiz bilgilere de en büyük desteği fosillerden alırız ve onlar sayesinde bilim dünyamıza yeni bilgiler ekleriz.

 

Dinozorlarla, tam anlamda 19.yy ortalarında yaşayan İngiliz doğa bilimci Sır Richard Owen yaptığı çalışmalarla ilgilenmeye başlamıştır. Dinozor adını bu hayvanlara kendisi vermiştir. Dinozor fosillerine yönelik yapılan çalışmalar 20.yy ikinci yarısında olmuştur. Bu fosiller bizlere dinozor türlerini, yemek yeme ihtiyaçlarını nasıl karşıladıklarını, nerelerde ve daha çok hangi kısımlarda ne zaman yaşadıklarını ve bunlar gibi bir sürü bilgiyi de bizlere aktarmıştır. Günümüzde hala devam eden araştırmalar sonucunda dinozorlar hakkında oldukça bilgi sahibiyiz. Ve her geçen gün bilgilerimizi fosiller sayesinde arttırıyoruz.

1 Star2 Stars3 Stars4 Stars5 Stars (5 Oy, Ortalama: 2,40 toplam 5)
Loading...

Tükettiğimiz besinler aynı içeriğe mi sahiptir?

Tükettiğimiz besinler aynı içeriğe mi sahiptir? Araştıralım. 

İnsan bedeninin farklı özelliklere sahip yiyeceklere ihtiyacı bulunmaktadır. Bu besinlerin bir kısmı enerji verirken bir kısmı da vücudun ayakta kalmasını sağlayan yapı taşlarına sahip olan besinlerdir. İnsan et, süt, yumurta, sebze, meyve gibi farklı türden besinleri tüketmektedir. Bunun sebebi vücudun bütün bu besinlere ayrı ayrı ihtiyacının olmasıdır. Sadece hayvansal besinlerle beslenmek belli bir süre sonra vücutta bazı sıkıntıların oluşmasına sebep olacaktır. Ya da sadece bitkisel ürünlerle beslenmek de yine belli bir süre sonra bedenin hayvansal ürünlere ihtiyaç duymasını sebep olacaktır.

Beslenirken her biri ayrı içeriğe sahip besin maddelerinden eşit olarak tüketmeye özen göstermeliyiz. Aldığımız besin maddeleri karbonhidrat, protein, yağ, vitamin ve mineraller olmak üzere gruplandırılmaktadır. Besin maddelerinin gruplandırıldığı öğelerin özellikleri şu şekilde sıralanabilir:

 

Karbonhidrat: İnsanın beslenirken en çok tükettiği besin öğesidir. Günlük hayatta ihtiyaç duyulan enerjinin % 60’ı bu besin öğesinden karşılanır.

Protein: Vücut hücrelerinin yapı taşları olan aminoasitler proteinlerden oluşmaktadır. Bu sebeple bu besin öğesi vücut için oldukça önemlidir.

Yağ: İnsan vücudunun yaklaşık olarak % 20’si yağlardan oluşur ve yağlar enerji deposudur. Yağ olmadan vücut enerjiyi yakamayacaktır. Yağın fazlası ise vücut için zararlıdır.

Vitamin ve mineraller: Vitaminler insan vücudunda çok az bulunur ve tamamen dışarıdan sağlanır. Bu sebeple insanlar vitaminli besinleri tüketmeye özen göstermelidir.

1 Star2 Stars3 Stars4 Stars5 Stars (Henüz Oy Verilmemiş)
Loading...