En çok ithalat yaptığımız ülke Çin’dir. Bunun sebepleri neler olabilir?

En çok ithalat yaptığımız ülke Çin’dir. Bunun sebepleri neler olabilir? Tartışınız.

Çin nüfus olarak Dünya’nın en kalabalık ülkesidir. Bunun sonucunda iş gücü maliyetleri de birçok ülkeye nazaran çok düşük seviyelerdedir. Bir başka nokta ise Çin’in teknoloji de büyük fark açarak diğer ülkeleri kendisinin gerisinde bırakmasıdır. Bu yukarıda bahsedilen durumlar neticesinde Türkiye ‘de dâhil olmak üzere çok sayıda ülkenin ithalat listelerinin başında yer alır.

 

Aslında Türkiye ile Çin arasındaki ticari adımlar 1965 yılında başlamış 1971 yılında diplomatik ilişkilerin kurulmasıyla giderek artış göstermiştir. Başlarda ithal ettiğimiz ürünler tekstil ve giyim iken zamanla elektronik aletlere karşı bir evrim geçirmiştir. Çin Dünya üzerinde üretilen teknolojik ürünleri çok daha düşük maliyetlerle ortaya koyabilen bir ülkedir. Bunun bir getirisi olarak birçok teknolojik ürün üreticileri en büyük üretim noktalarını Çin’de kurmaya başlamışlardır. Hal böyle olunca en çok ithalatı teknolojik ürünler üzerine yapan Türkiye gibi ülkelerde Çin ile ciddi ekonomik ilişkilere girmek durumunda kalmışlardır. Bu bir bakıma gücün teknoloji üretiminde olduğunun da göstergesidir.

Yıllar önce çok büyük ekonomik krizler içerisinde yer alan Çin hem nüfus çokluğu gibi olumsuz bir durumu olumlamayı başarmış hem de çağın gereği olan teknolojiyi yakalayarak ülkesine ciddi bir gelir kaynağı sağlamıştır. Bizim gibi teknoloji üretme noktasında mevcut durumda gelişme gösterememiş ülkeleri de kendisine bağlayabilecek gelişmişliğe sahip olmasıyla da Dünya üzerinde yer alan ilk üç ekonomi içerisine girmeyi  başarmış durumdadır. Netice itibariyle Türkiye ve Çin arasındaki yoğun alışverişin çağın gereği ve Türkiye ‘nin kendi teknolojisini üretememesi dolayısıyla uzun yıllar devam edeceği tahmin edilmektedir.

1 Star2 Stars3 Stars4 Stars5 Stars (Henüz Oy Verilmemiş)
Loading...

Türkiye’nin bulunduğu konumun ülkemize ekonomik açıdan sağladığı yararlar nelerdir?

Türkiye’nin bulunduğu konumun ülkemize ekonomik açıdan sağladığı yararlar nelerdir?

Bu yararları saymakla bitmez aslında bir kaç tanesine değinelim. Türkiye konum olarak eski kara kütleleri diye tabir edilen Asya, Avrupa ve Afrika kıtalarının birbirlerine en çok yaklaştığı yerdedir. Bunun sonucunda Dünya üzerinde dönen büyük ticaret ağlarının birçoğunun yolu bir şekilde ülkemizden geçer. Diğer bir taraftan bu yakınlık Türkiye olarak ihracat yelpazemizi çok geniş tutmamıza da olanak sağlar. Bir başka bakış açısıyla konumumuzdan dolayı yer aldığımız iklim kuşağı bizlere ülkemizde dört mevsimi yaşama imkânı sunar.

 

Bunun sonucunda ortaya çıkan ürün çeşitliliği de ülkemizi ekonomik açıdan yücelten başka bir noktadır. Örnek vermek gerekirse yazın yetiştirdiğimiz yaz sebze ve meyvelerini yaz mevsimini hiç yaşayamayan Rusya gibi ülkelere ihraç ederken, kışın yetiştirdiğimiz kış sebze ve meyvelerini Arap Yarımadası gibi hiç kış yaşayamayan bölgelere ihraç etmek gibi güzel bir avantaja sahibiz. Yine ülkemizin konumu itibariyle üç farklı denize kıyısı olan yarımada sayılabilecek bir konumdayız. Bu da ekonomik olarak hem deniz taşımacılığında hem de balıkçılıkta büyük avantaj sahibi olmamızı sağlayan unsurlardandır.

Belki de Dünya‘nın şu anda en çok gündemde olan enerji potansiyeli gündeminin de konum itibariyle tam ortasında yer almaktayız. Bir yandan çoğunluğu ülkemizde yer alan bor gibi değerli bir enerji kaynağına sahipken diğer yandan hali hazırda en çok kullanılan petrol rezervlerinin de geçiş noktasında bulunmaktayız. Netice itibariyle ülkemiz hem üretim çeşitliliği hem ticaret ve enerji yollarının merkezinde bulunması ile son derece kritik ve bir o kadar da değerli konumda yer almaktadır.

1 Star2 Stars3 Stars4 Stars5 Stars (Henüz Oy Verilmemiş)
Loading...

Ülkeler arasındaki ekonomik ilişkilerde iletişim ve ulaşım teknolojisinin etkisi nedir?

Ülkeler arasındaki ekonomik ilişkilerde iletişim ve ulaşım teknolojisinin etkisi nedir?   

Günümüzde genel iletişim ve ulaşım araçlarının gelişmesi bütün ekonomik faaliyetleri büyük ölçüde etkilemektedir. Dünya üzerinde küreselleşme ve iletişim olanakları sürekli artığından, gelişmiş ulaşım sistemine sahip olamayan ülkelerin dünya ile olan bağlantısı zayıf kalır. Ekonomi ile iletişimin iç içe geçtiği bu dönemde, iletişimin ekonomi üzerindeki etkinliği giderek artmaktadır. İletişimin önemini artıran nedenler arasında: küreselleşme, iletişimin sanayileşmesi ve ekonomik krizler olarak gösterilebilir. İletişimin ve ulaşımın ekonomiye olan etkileri arasında ikinci bir neden olarak da iletişimin artık bir sanayi dalı olarak kabul edildiği görülmektedir.

 

Birincil ekonomik etkinliklerde elde edilen ürünlerin tüketim alanına ulaşabilmesi için pazarlama adına iletişim, taşınma adına da ulaşım önemli rol oynar. Ulaşımın ve iletişimin gelişmesine bağlı olarak her türlü ürün piyasada bulunabiliyor. İkincil faaliyet kollarında da ham maddenin ve enerji kaynaklarının pazar alanlarına kolayca taşınmasında ulaşımın etkisi gözlenmektedir. Bu bağlamda üçüncül, dördüncül ve beşincil ekonomik etkinliklere de ulaşım ve iletişimin etkisinin büyük olduğu gözlemlenmektedir. Her türlü hizmetin en kısa sürede ve kolaylıkla tüketiciye sunulması, verilerin toplanması ve ilgili yerlere iletilmesi, yöneticilerin verdiği kararların uygulanması, uygulanan kararların üretime dönüşmesi iletişim ve ulaşıma bağlıdır.

1 Star2 Stars3 Stars4 Stars5 Stars (1 Oy, Ortalama: 5,00 toplam 5)
Loading...

Dağlık arazilerde hangi üretim faaliyeti fazladır?

Dağlık arazilerde hangi üretim faaliyeti fazladır?

Dağlık ve engebeli olan araziler üretim faaliyetleri için çok elverişli olmayan yerlerdir. Bu yüzden buralar tarıma uygun araziler değildir. Tarım alanları genellikle düz ovalık yerlerde yaygın olan bir üretim faaliyetidir. Çünkü, dağlık araziler tarım ya da diğer faaliyetleri yapmaya pek uygun olan yerler değildir.

 

Dağlık araziler de hayvancılık faaliyetleri genel olarak fazladır. Bunun yanı sıra yüksek alanlarda arıcılık faaliyeti ve rüzgar enerjisi üretimi için de uygundur. Yeryüzü şekilleri üretim faaliyetlerini doğrudan etkilemektedir, yeryüzü şekillerine göre üretim faaliyetleri de değişmektedir. Tarım ve hayvancılık faaliyetleri de yeryüzüne göre değişmektedir. Bundan dolayı yeryüzü şekilleri ve coğrafi özellikler üretim faaliyetlerini doğrudan etkiler. Bu yüzden dağlık araziler de daha çok hayvancılık yapılmaktadır. Dağlık olan araziler ulaşımın da oldukça zor olduğu bölgeler olduğu için tarım faaliyetleri bu alanlar da yapılamamaktadır. Bu yüzden bu alanlar da hayvancılık yapılmaktadır.

 

Ülkemizde yükseltisi çok olan bölgeler Doğu Anadolu bölgesidir. Doğu Anadolu bölgesin de yükseltinin çok olması ve engebenin fazla olmasından dolayı bu bölge de tarım alanları sınırlıdır.  Bu yüzden bu Doğu Anadolu bölgesin de hayvancılık faaliyetleri ile uğraşan kişi sayısı da oldukça fazladır. Bu bölge de daha çok küçükbaş ve büyükbaş hayvancılık faaliyeti yapılmaktadır. Hatta bu bölge de bulunan Erzurum-Kars platosunda da büyükbaş hayvancılık ile arıcılık bu bölge de gelişmiş olan üretim faaliyetlerindendir.

1 Star2 Stars3 Stars4 Stars5 Stars (4 Oy, Ortalama: 3,75 toplam 5)
Loading...

Doğa olayları nelerdir?

Doğa olayları nelerdir? Söyleyiniz.

Doğada oluşan hadiselere doğa olayı adı verilir. Doğa olaylarının afetlere sebep olmasında jeopolitik yapı, yeryüzü şekilleri ve iklim özellikleriyle insan faktörü etkilidir. Ülkemiz sahip olduğu bu özellikler dolayısıyla da önemli risklere sahiptir heyelan, deprem, sel ve çığ gibi afetlerden sık sık etkilenir. Doğal afetler can ve mal kaybına sebep olur. Dünyada görülen doğa olayları;

 

  • Deprem: Yer kabuğu katmanlardan meydana gelmiştir ve bu katmanlar devamlı hareket eder. Katmanlarda oluşan ani kırılmalar dolayısıyla depremler oluşur. Depremle meydana gelen titreşimler dalgalar halinde yer küreye ulaşır ve tahribatlara sebep olur. Kısacası yer kabuğunun yapısında meydana gelen sarsıntılara zelzele yani deprem denir.

 

  • Yanardağ (Volkan) Patlamaları: Yanardağ, mağmanın yer kabuğundan çıktığı bölgededir. Yanardağdan çıkan mağmayalav adı verilir. Yanardağ daha çok koni biçimindedir. Volkanik patlamalar Dünya’nın iç yapısınınhala sıcak olduğu anlamına gelir. Uzun zamandır lav çıkmayan volkanlar, sönmüş volkandır. Ülkemizde aktif olan bir volkan yoktur, sönmüş yanardağlar vardır. Bunları sıralamak gerekirse; Ağrı dağı, Süphan dağı, Nemrut dağı ve Hasan dağı olarak sıralayabiliriz.

 

  • Sel: Toprağın yüzeyini kaplayan, düzensiz ve ani bir biçimde büyük su taşkınlığına sel denir. Akarsular, taşıyabilecekleri sudan daha fazla su ile yüklendiklerinde sel meydana gelir. Sel sonucunda can ve mal kayıpları oluşur. Maalesef temiz su bulunamaz, tarım alanları tahrip olur ve ulaşımda aksaklıklar meydana gelir.
1 Star2 Stars3 Stars4 Stars5 Stars (6 Oy, Ortalama: 3,17 toplam 5)
Loading...

Bitkilerin Büyümesinde Uygun Isının, Havanın ve Suyun Etkisi Nedir?

Bitkilerin Büyümesinde Uygun Isının, Havanın ve Suyun Etkisi Nedir?

Tüm canlıların yaşamlarını devam ettirebilmeleri için su, hava ve sıcaklık çok önemlidir. Bitkilerin de büyümesinde ve yaşamaya devam etmesinde bu etkenler oldukça mühimdir. Bitkiler de diğer canlılar gibi solunum yaparlar. Gündüz fotosentez ve gece ise solunum yapan bitkiler için bulundukları ortamda oksijen olması gereklidir.

 

Havasız ortamda nefes alamayan bitikler yaşamına devam edemez, solar ve yaprakları dökülür. Yaşam için diğer önemli bir etken ise yeteri kadar sudur. Bitkiler için de su yaşam için önde gelen etkenlerdendir. Bitkiler suyu toprakta bulunan kökleri ile alır ve gövdelerinden yapraklarına iletirler. Dolayısı ile bitki bakımında sulama çok önemli olmakla birlikte her bitkinin su ihtiyacının farklı olması da göz önünde bulundurulmalıdır. Su, mutlaka gereklidir fakat fazla sulama da bitkinin çürümesine neden olabileceği için bitki bakımı için her bitkinin ne kadar su ihtiyacı olduğu öğrenilmeli ve yeteri kadar su alması sağlanmalıdır. Bitkilerin yaşamına devam etmesi, sağlıklı büyümesi ve çiçek açabilmesi için üçüncü önemli etken ise uygun ortam ısısıdır.

 

Bitki bakımında uygun ortam ısısı da bitkilerin sağlıklı büyümesi için dikkat edilmesi gereken bir faktördür. Bunun nedeni çok soğuk ortamda donabilecek olan bitkiler, gereğinden sıcak ortamlarda da aşırı terleme ile fazla su kaybı yaşayabilirler. Ayrıca bitki bakımında her bitkinin sevdiği uygun ortam şartlarında yetiştirilmesi de önemlidir. Bazı bitkiler güneş ışığını severken bazıları ise doğrudan güneş ışığını sevmeyebilir. Tüm bu yazılanlardan da anlaşıldığı gibi su, hava ve uygun ortan ısısı bitkilerin sağlıklı büyümesi için çok önemlidir.

1 Star2 Stars3 Stars4 Stars5 Stars (3 Oy, Ortalama: 4,67 toplam 5)
Loading...

Türkiye’deki su kaynaklarını araştırınız.

Türkiye’deki su kaynaklarını araştırınız.

Ülkemiz su açısından şanslı sayılabilecek ülkeler arasındadır. Kuzeyinde Karadeniz, Marmara, batısında Ege ve güneyinde Akdeniz olmak üzere denizlerle çevrilmiş bir coğrafyada yaşıyoruz. Başta balıkçılık olmak üzere ulaştırma, turizm, sınır güvenliği ve ticaret gibi konular ele alındığında deniz suları en önemli su kaynaklarımız olarak değerlendirilebilir.

 

Yaşam için mutlak olan tatlı su kaynaklarımızın başında ise akarsular ve göller gelmektedir. Türkiye büyüklü küçüklü 120’den fazla göle ev sahipliği yapmaktadır. Türkiye’de göller kabaca dört bölgede kümelenmiştir. Eğirdir, Burdur, Acıgöl ve Beyşehir civarı olan Göller Bölgesi, Güney Marmara Bölgesi, Tuz Gölü ve çevresi ve de Van Gölü ve çevresi. Bunların haricinde barajlar sayesinde ilave 706 baraj gölümüz daha vardır. Filyos, Kızılırmak, Yeşilırmak, Çoruh, Asi, Seyhan, Ceyhan, Tarsus, Dalaman, Büyük Menderes, Küçük Menderes, Gediz, Meriç, Susurluk/Simav Çayı, Biga Çayı ve Gönen Çayı denizlerimize ulaşan akarsulardır. Fırat, Dicle, Aras ve Kura nehirleri ise sınırlarımızın dışına dökülen akarsularımızdır.

 

Marmara ve Ege Bölgesi’ndeki ovalar, Muş, Erzurum ve Pasinler ovalarındaki yer altı suları Taban Suyu olarak isimlendirilen yeraltı su kaynaklarıdır. Ayrıca ülkemiz kaplıca ve ılıca bakımından da zengin bir ülkedir. Yalova, İnegöl, Kızılcahamam, Bolu, Bursa, Erzurum, Haymana, Sarıkaya, Sivas, Çermik, Afyon, Kütahya ve Denizli çevrelerinde kaplıca ve ılıca kaynakları konumlanmıştır.

 

Oldukça çeşitli su kaynaklarına rağmen, 1.519 metreküp olan kişi başına düşen yıllık su miktarı göz önüne alındığında ülkemiz, su azlığı yaşayan bir ülke durumundadır.

1 Star2 Stars3 Stars4 Stars5 Stars (30 Oy, Ortalama: 4,47 toplam 5)
Loading...