Grip aşısı uygulandığı hâlde hastalık görülebilir. Neden?

Grip aşısı, her yıl tekrarlanan dozlar hâlinde kişilere uygulanır. Grip aşısı uygulandığı hâlde hastalık görülebilir. Bunların nedenlerini araştırınız.

 

Grip özellikle kış aylarında sürekli olarak karşılaştığımız akut bir hastalıktır. Mikropların bizi hasta etmesi ve kişiden kişiye bulaşması ile gözlenen bir hastalıktır. Bu hastalıkta mevcut olan durum, bakteriyel olmasıdır. Normal kuluçka süresinin tamamlanması ile hastalık geçmektedir. Ancak bazı durumlarda bağışıklık sistemini etkileyen hastalıklar gribin ağır bir seyir göstermesine neden olmaktadır. Grip olan kişiler özellikle de kalp, şeker, tansiyon gibi kronik hastalıkları olan kişiler olduğunda grip süresi uzamakta ve seyri ağırlaşmaktadır.

 

Gripten korunmak için kış aylarının başlangıcında mevcut olan bu durum grip aşısıdır. Grip aşısı aslında grip mikrobunun önceden vücuda verilmesi ve yapay bir şekilde bağışıklama kazanmasını sağlamaktır. Amacı bu şekilde ilerlemekte ve gripten korunmayı sağlamaktadır. Yaşlı bireyler kronik hastalıkları olan kişiler de bu aşıyı kış başlangıcında yaptırarak gripten ve zararlı etkinliklerinden korunmuş olmaktadır.

Yeni bulunan bir tür organizmanın bitki olduğuna karar vermek için hangi ölçütleri kullanırsınız?

Yeni bulunan bir tür organizmanın bitki olduğuna karar vermek için hangi ölçütleri kullanırsınız?

Canlıların ortak belli başlı özellikleri vardır. Bu ortak özelliklerin dışında bitkilerin en bilinen ve diğer canlılardan farkı fotosentez yapmalarıdır. Bu fotosentez, yeşil yaprak bitkilerde gözlenmektedir. Bunun dışında aktif hareket değil pasif hareket etmektedirler. Gün içerisinde oksijen üretimi sağlanırken, akşam karbondioksit salınımı sağlarlar. Bitkiler besin olarak tüketildiği gibi bazı bitkiler sanayide de kullanılmaktadır. Kök, gövde ve yaprak gibi bitkisel basit organları bulunmaktadır. Bu organlar sayesinde besin alışverişini topraktan yapar ve en uç noktasına kadar iletebilmektedir.

Farklı bitkilerin yapraklarına bakarak bitkinin yaşadığı ortam koşulları hakkında bilgi sahibi olabilir miyiz?

Farklı bitkilerin yapraklarına bakarak bitkinin yaşadığı ortam koşulları hakkında bilgi sahibi olabilir miyiz?

 

Canlıların en bilinen özelliklerinden biri de ortama adapte olmalarından kaynaklanmaktadır. Bunun en bilinen örnekleri de doğada sıklıkla görülmektedir. Bukalemunların bulunduğu ortama adapte olup kendini kamufle etmesi gibi örnekler çoğaltılabilmektedir. Ancak bunu sadece hayvanlar değil bitkiler de yapmaktadır. Bir bitkinin yaprakları incelenerek o bitkinin yaşayış ortamı hakkında bilgi sahibi olması mümkündür. Suyu seven bitkiler biraz daha çekimserdir ve su kaybetmek istemezler. Bu yüzden sulu ortamlarda memnun olurlar. Su eksikliğinde de su kaybını önlemek adına yaprak yüzeyleri değişkenlik gösterir.

 

Ancak bazı bitkilerde ışık sever ve yapraklarının yüzey alanı oldukça geniştir. Daha fazla ışık almak adına bu şekilde ortama adapte olmuştur. Yaprakların iğneli olması da rüzgarlı yerlerde bir savunma ve adaptasyon belirtisi oluşturmaktadır. Bitkiler de bulundukları ortama uyum sağlayarak daha uzun ömürlü canlı kalmaktadır.

Bitki kısımlarından hangileri bitkinin kökü, hangileri gövdesi, hangileri yaprağıdır?

Gıda olarak tüketilen birçok bitki türü bulunmaktadır. Günlük hayatta gıda olarak tüketilen bitki kısımlarından hangileri bitkinin kökü, hangileri gövdesi, hangileri yaprağıdır?

 

Bitkiler genellikle besin olarak tüketilen zengin kaynaklardır. Bu kaynaklara bakıldığında, bitkilerin geniş bir tüketim yelpazesi olduğu bilinmektedir. Bazı bitkilerde yenen kısım kök iken bazı bitkilerde gövde , yaprak ya da meyve gibi farklı bitki organları yenmektedir. Gıda olarak tükettiğimiz bitkilere baktığımızda en bilinen patates bitkisidir. Bu bitki bir kök bitkisidir. Yumru şeklinde olup toprak altında gelişim göstermektedir. Bizim aradığımız nişasta özellikleri bu kısımda olduğundan dolayı yenen kısmı da burasıdır. Maydanoz gibi yeşilliklerin ise gövde ve yaprakları tüketilmektedir. Yeşil yapraklı bitkilerin genellikle yaprakları tüketilmektedir.

 

Bazı bitkiler ise genel olarak tüketilmemektedir. Bu yüzden de bitkileri tanımak ve yenen bitki olup olmadığını bilmek gerekmektedir. Bitkilerin yenmesi halinde tüketimi sağlanmalıdır. Çünkü doğada yararlı bitkinin yanı sıra zehirli bitki de bulunmaktadır.

Geçmişte yeryüzünde yaşamış ve sonradan fosilleri bulunmuş birçok canlı bulunmaktadır.

Geçmişte yeryüzünde yaşamış ve sonradan fosilleri bulunmuş birçok canlı bulunmaktadır. Bu canlılar günümüzde neden yaşamamaktadır?

 

Yeryüzünde geçmişten günümüze bakıldığında birçok çeşitli canlı yaşamıştır. Ancak geçmişteki doğa şartları ile şu anın doğa şartları bir olmadığından dolayı canlılık değişkenlik göstermiştir. Doğal adaptasyon süreci, canlıların bulunduğu ortama adapte olabilmesi için oldukça önemlidir. Bu durumda canlıların ölmesi ya da morfoloji değiştirdiği gözlenmiştir. Ancak bazı canlılar geçmişten günümüze kadar gelebilmiştir. Fosil denilen özel korunaklı yapıları sayesinde bozulmadan ancak ölü şekilde yüzyıllarca yaşayan canlılar bulunmaktadır. Bu canlılar, fosil kaynaklardır. Dönem hakkında aslında bizlere güzel bilgiler vermektedir.

 

Ölü de olsa fosil kaynakların ekolojik ve ekonomik değerleri olabilmektedir. Bazı değerli türler ya da hiç keşfedilmemiş türler bulunabilmekte ve günümüzde buna göre isimlendirilmesi yapılmaktadır. Fosillere bakılarak geçmiş hakkında yorumlar yapılabilmektedir. Doğa şartları ve iklim hakkında da bilgi sahibi olunması gibi birçok farklı konu hakkında yorum yapılabilmektedir. Bu araştırma konusu ise Jeoloji ve Arkeoloji bilimine aittir.

Hamilelerin girmesi yasaktır. Neden?

Hastanelerde röntgen çekilen odaların kapılarında “Hamilelerin girmesi yasaktır.” ibaresini görürsünüz. Bu durumun sebebi ne olabilir?

 

Hastanelerde röntgen çekilen bölümlerde yüksek miktarda radyasyon bulunmaktadır. Radyasyon, kişilerin iç organlarının görüntülenmesi amacıyla kullanılan bir tür görüntüleme yöntemidir. Bu yöntem sayesinde birçok hastalığın tanı ve tedavisi olmaktadır. Bu tanı yöntemi sağlıksız veya sağlıklı insanlara uygulanabilirken, gebelere ve gebelik şüphesi olan kişilere uygulanmamaktadır. Bunun sebebi ise anne karnındaki bebeğin genetiğin de geri dönüşü olmayan hasarlara neden olmasından kaynaklanmaktadır. Radyasyon telafisi olmayan genetik bozukluklara sebep olabilmektedir. Bundan dolayı da korunaklı bir şekilde çekim işlemleri yapılmalıdır.

 

Radyasyon gebelik dönemindeki hassas durumdan faydalanarak bebeğe zarar verebilmektedir. Bebeğin zarar görmemesi veya doğum anomalisi olarak doğmaması için röntgen çekimlerinden ve röntgen odalarından uzak durulması gerekmektedir. Çünkü yetişkin bireyin genetik dizisi şekillenmiştir. Herhangi bir hasar durumunda tamir mekanizmaları devreye girerek dna daki bu hasarı tamir edebilmektedir. Ancak gebelik sürecinde gelişim tamamlanmadığı için bu durum mümkün olmamaktadır.

Yabani meyveler neden gösterişli ve büyük değildir?

Yabani meyveler, neden her zaman gördüğünüz diğer meyveler kadar gösterişli ve büyük değildir?

 

Meyveler bulundukları yerlere göre büyüme göstermektedir. Bu birçok bitki de görülmektedir. Bunun sebebi istediği ışık ve ısıya sahip olmasının yanı sıra toprak durumuna bağlı da olmaktadır. Toprakta meydana gelen bu değişimlerinin sebeplerine bakılacak olursa çevresel etmenler olarak sınırlandırılabilmektedir. Meyveler özellikle de yabani meyveler genel olarak küçük boyutlarda olmaktadır.

 

Genetik olarak normal meyvelere benzese de fenotipine bakıldığında normal meyvelerden daha küçük olmaktadır. Bunların genetik olarak boyutları birbirinden farklıdır. Aynı tadı alıp aynı şekilde büyüme gösterse de bulunduğu ortamda yoksunlukla büyümektedir. Bu durumdan dolayı genetik materyal de bu çevresel şartları desteklemektedir.  Yabani meyveler aslında doğada kendiliğinden gelişir ve büyüme göstereceği maksimum boyuta ulaştığında olgunlaşır ve yenir. Ancak her yabani meyve de yenmez. Bu yüzden bilmediğiniz ve daha önce yemediğiniz bir meyveyi yememeniz gerekmektedir.