Bitkilerin Yaşamaları İçin Gerekli Şartlar Nelerdir?

Bitkilerin Yaşamaları İçin Gerekli Şartlar Nelerdir?

Doğada yaşayan sadece insanlar değil elbette hayvanlar ve bitkiler de var. Her bir canlının varoluşu gereği yaşaması ve hayatını normal yaşam standartlarına göre idame ettirebilmesi için olması gereken asgari yani en alt koşullar var. Çünkü doğada yer alan tüm canlılar nefes alıp veriyor. İşte bu yüzden de hem hayvanlar, hem insanlar hem de bitkiler için olmazsa olmaz olan şeylerin başında nefes alıp verebilmeleri için hava geliyor. Hava olmadan yaşam denen bir olgu ortaya çıkmıyor lakin olay hava ile de bitmiyor. Özellikle bitkiler için temiz hava denen şey son derece önemli. Eğer temiz bir hava yok ise o zaman bitkilerin ömrü kısalıyor. Çürümeler başlıyor. Bitki cılızlaşıyor ve bir süre sonra da ölüyor.

 

Bir diğer önem arz eden husus ise güneş. Her ne kadar bitkilerin türüne göre değişse de her bitkinin yaşaması için az ya da çok güneş görmesi şart olan bir konu. Güneş görmeden bitkiler uzun süre dayanım yine gösteremiyor. Kimi bitkilerin sürekli güneş görmesi gerekirken kimi bitkilere günün belli saatlerinde alınan güneş yetiyor. Tıpkı insanlar gibi bitkilerin de suya gereksinimi var ve yine bitkinin özelliğine göre mutlaka sulanmaları gerekiyor. Suyun hayat olduğunu söylemeye bile gerek yok. Son olarak da konumundan bahsetmek gerekiyor. Yerinden sık sık değiştirilmemeli ve doğru bir toprakta yetiştirilmelidir. Tüm bunlardan birisi ve ya birkaçı olmaz ise bitkilerin yaşaması zorlaşır.

Bitkilerin ve hayvanların yaşamları için gerekli olan şartlar

Bitkilerin ve hayvanların yaşamları için gerekli olan şartları karşılaştırarak açıklayınız.

Bitkiler ve hayvanlar farklı sınıflarda bulunan canlı türleridir. Temel farklılıkları: Biyolojik yapıları ve beslenme şekilleridir. Canlılarda yaşam ilk olarak su birikintilerinde başlamıştır. Örneğin su yosunu, deniz süngeri gibi. Su yosunu damarsız bitkidir. Yer çekimi kuvvetine karşı koyamaz. Canlı kalabilmesi için mutlaka su kütlesine ihtiyaç duyar. Damarlı bitkiler yani yer çekimine karşı koyabilen bitkiler ise yaklaşık olarak beş milyon yıl önce toprakta yaşamaya başlamıştır.

Bitkiler kök, gövde ve yaprak çiçek olarak bölümlere ayrılır. Yaşamın sürmesi için  bu organlar  ortaklaşa çalışır. Bitki kökü ile toprakta bulunan su ve minaralleri alır, gövdeye verir, gövdede yapraklara çiçeklere iletir. Yapraklar minareleri tamamen kullanır suyu da ihtiyacı kadar kullanır,  geri kalanı terleme yöntemi ile dışarı atar.

 

Bitkilerin sinir sistemi olmadığı için doku ve organlar arasındaki iletişim ve koordinasyon, hormonlarla sağlanır. Aynı zamanda su baskını, kuraklık enfeksiyon gibi olaylara karşı etilen gazı üretir. Bu gaz bitkinin meyvesinin olgunlaşmasını da sağlar. Bitkiler kendilerini savunmak için tüylü organlarını kullanırlar. Örneğin nane koku salar, ısırgan otu savunma yaprakları geliştirmiştir ayrıca yaşamlarını sürdürmek için türüne göre kök, gövde veya yapraklarına nişasta, protein ve yağ depolarlar.

Yeryüzünde binlerce hayvan türü bulunmaktadır.  Bunlar çevre koşullarına göre farklı yerlerde yaşarlar. Hayvanlar kendi besinlerini üretemez, bir kısmı otçul bir kısmı etçildir.  Etçil olan hayvanların yapısında selülaz enzimi olmadığı için ot yiyemezler. Örneğin aslan, köpek gibi bu tür hayvanlar başka hayvanları yiyerek yaşamlarını sürdürür otçul olan hayvanlar bitkilerle beslenir.

Bitkilerin ve hayvanların yaşamlarını sağlıklı bir şekilde sürdürmesi için su hava ve toprak olmalıdır. Besin zinciri bunlar olmadan oluşmaz.

Grip aşısı uygulandığı hâlde hastalık görülebilir. Neden?

Grip aşısı, her yıl tekrarlanan dozlar hâlinde kişilere uygulanır. Grip aşısı uygulandığı hâlde hastalık görülebilir. Bunların nedenlerini araştırınız.

 

Grip özellikle kış aylarında sürekli olarak karşılaştığımız akut bir hastalıktır. Mikropların bizi hasta etmesi ve kişiden kişiye bulaşması ile gözlenen bir hastalıktır. Bu hastalıkta mevcut olan durum, bakteriyel olmasıdır. Normal kuluçka süresinin tamamlanması ile hastalık geçmektedir. Ancak bazı durumlarda bağışıklık sistemini etkileyen hastalıklar gribin ağır bir seyir göstermesine neden olmaktadır. Grip olan kişiler özellikle de kalp, şeker, tansiyon gibi kronik hastalıkları olan kişiler olduğunda grip süresi uzamakta ve seyri ağırlaşmaktadır.

 

Gripten korunmak için kış aylarının başlangıcında mevcut olan bu durum grip aşısıdır. Grip aşısı aslında grip mikrobunun önceden vücuda verilmesi ve yapay bir şekilde bağışıklama kazanmasını sağlamaktır. Amacı bu şekilde ilerlemekte ve gripten korunmayı sağlamaktadır. Yaşlı bireyler kronik hastalıkları olan kişiler de bu aşıyı kış başlangıcında yaptırarak gripten ve zararlı etkinliklerinden korunmuş olmaktadır.

Yeni bulunan bir tür organizmanın bitki olduğuna karar vermek için hangi ölçütleri kullanırsınız?

Yeni bulunan bir tür organizmanın bitki olduğuna karar vermek için hangi ölçütleri kullanırsınız?

Canlıların ortak belli başlı özellikleri vardır. Bu ortak özelliklerin dışında bitkilerin en bilinen ve diğer canlılardan farkı fotosentez yapmalarıdır. Bu fotosentez, yeşil yaprak bitkilerde gözlenmektedir. Bunun dışında aktif hareket değil pasif hareket etmektedirler. Gün içerisinde oksijen üretimi sağlanırken, akşam karbondioksit salınımı sağlarlar. Bitkiler besin olarak tüketildiği gibi bazı bitkiler sanayide de kullanılmaktadır. Kök, gövde ve yaprak gibi bitkisel basit organları bulunmaktadır. Bu organlar sayesinde besin alışverişini topraktan yapar ve en uç noktasına kadar iletebilmektedir.

Farklı bitkilerin yapraklarına bakarak bitkinin yaşadığı ortam koşulları hakkında bilgi sahibi olabilir miyiz?

Farklı bitkilerin yapraklarına bakarak bitkinin yaşadığı ortam koşulları hakkında bilgi sahibi olabilir miyiz?

 

Canlıların en bilinen özelliklerinden biri de ortama adapte olmalarından kaynaklanmaktadır. Bunun en bilinen örnekleri de doğada sıklıkla görülmektedir. Bukalemunların bulunduğu ortama adapte olup kendini kamufle etmesi gibi örnekler çoğaltılabilmektedir. Ancak bunu sadece hayvanlar değil bitkiler de yapmaktadır. Bir bitkinin yaprakları incelenerek o bitkinin yaşayış ortamı hakkında bilgi sahibi olması mümkündür. Suyu seven bitkiler biraz daha çekimserdir ve su kaybetmek istemezler. Bu yüzden sulu ortamlarda memnun olurlar. Su eksikliğinde de su kaybını önlemek adına yaprak yüzeyleri değişkenlik gösterir.

 

Ancak bazı bitkilerde ışık sever ve yapraklarının yüzey alanı oldukça geniştir. Daha fazla ışık almak adına bu şekilde ortama adapte olmuştur. Yaprakların iğneli olması da rüzgarlı yerlerde bir savunma ve adaptasyon belirtisi oluşturmaktadır. Bitkiler de bulundukları ortama uyum sağlayarak daha uzun ömürlü canlı kalmaktadır.

Bitki kısımlarından hangileri bitkinin kökü, hangileri gövdesi, hangileri yaprağıdır?

Gıda olarak tüketilen birçok bitki türü bulunmaktadır. Günlük hayatta gıda olarak tüketilen bitki kısımlarından hangileri bitkinin kökü, hangileri gövdesi, hangileri yaprağıdır?

 

Bitkiler genellikle besin olarak tüketilen zengin kaynaklardır. Bu kaynaklara bakıldığında, bitkilerin geniş bir tüketim yelpazesi olduğu bilinmektedir. Bazı bitkilerde yenen kısım kök iken bazı bitkilerde gövde , yaprak ya da meyve gibi farklı bitki organları yenmektedir. Gıda olarak tükettiğimiz bitkilere baktığımızda en bilinen patates bitkisidir. Bu bitki bir kök bitkisidir. Yumru şeklinde olup toprak altında gelişim göstermektedir. Bizim aradığımız nişasta özellikleri bu kısımda olduğundan dolayı yenen kısmı da burasıdır. Maydanoz gibi yeşilliklerin ise gövde ve yaprakları tüketilmektedir. Yeşil yapraklı bitkilerin genellikle yaprakları tüketilmektedir.

 

Bazı bitkiler ise genel olarak tüketilmemektedir. Bu yüzden de bitkileri tanımak ve yenen bitki olup olmadığını bilmek gerekmektedir. Bitkilerin yenmesi halinde tüketimi sağlanmalıdır. Çünkü doğada yararlı bitkinin yanı sıra zehirli bitki de bulunmaktadır.

Geçmişte yeryüzünde yaşamış ve sonradan fosilleri bulunmuş birçok canlı bulunmaktadır.

Geçmişte yeryüzünde yaşamış ve sonradan fosilleri bulunmuş birçok canlı bulunmaktadır. Bu canlılar günümüzde neden yaşamamaktadır?

 

Yeryüzünde geçmişten günümüze bakıldığında birçok çeşitli canlı yaşamıştır. Ancak geçmişteki doğa şartları ile şu anın doğa şartları bir olmadığından dolayı canlılık değişkenlik göstermiştir. Doğal adaptasyon süreci, canlıların bulunduğu ortama adapte olabilmesi için oldukça önemlidir. Bu durumda canlıların ölmesi ya da morfoloji değiştirdiği gözlenmiştir. Ancak bazı canlılar geçmişten günümüze kadar gelebilmiştir. Fosil denilen özel korunaklı yapıları sayesinde bozulmadan ancak ölü şekilde yüzyıllarca yaşayan canlılar bulunmaktadır. Bu canlılar, fosil kaynaklardır. Dönem hakkında aslında bizlere güzel bilgiler vermektedir.

 

Ölü de olsa fosil kaynakların ekolojik ve ekonomik değerleri olabilmektedir. Bazı değerli türler ya da hiç keşfedilmemiş türler bulunabilmekte ve günümüzde buna göre isimlendirilmesi yapılmaktadır. Fosillere bakılarak geçmiş hakkında yorumlar yapılabilmektedir. Doğa şartları ve iklim hakkında da bilgi sahibi olunması gibi birçok farklı konu hakkında yorum yapılabilmektedir. Bu araştırma konusu ise Jeoloji ve Arkeoloji bilimine aittir.