Bir masal yazınız.

Bir masal / fabl yazınız.

Çok büyük ağaçların olduğu sık bir orman içerisinde küçük şirin bir gölette yaşayan kurbağa ailesi varmış. Bu kurbağa ailesi diğer kurbağa ailelerinden kendisini daha üstün görmekteymiş. Ailenin anne ve babası çocuklarının diğer kurbağa ailelerinin çocukları ile oynamalarını izin vermezmiş. Çünkü her zaman için kendisinin en üstün bir kurbağa ırkı olduğunu düşünür bundan kaynaklı olarak hiçbir zaman hiçbir kurbağa ailesine kendisini yakıştırmazmış.

Bu kurbağa ailesi diğer kurbağa ailelerinden biraz daha varlıklıymış. Elindeki imkanlar diğer kurbağa ailelerine göre daha iyiymiş fakat o kadar bencil ve o kadar vurdumduymazlarmış ki hiçbir zaman yardım isteyen birine dahi yardım etmez ve hiç kimse ile iletişim kurmak istemezlermiş. Çünkü kendilerini her zaman için daha farklı daha üstün olarak görürlermiş.

Devam Ediyor... Aşağı Kaydırın

Bir gün kurbağa ailesi içerisinde anne ve baba yolda yürürken karıncalara rastlamışlar.

  • Merhaba bay ve bayan kurbağa nasılsınız?
  • Bizimle konuşmaya nasıl da cüret ediyorsun! Bir haline dön de bak nasıl olduğumuz sana mı kalmış!
  • Kötü bir şey demek istememiştim sadece halini hatrını sormuştum elimde çok fazla yükler var birazcık yardımcı olur musun?
  • Şuna da bak bir de hizmetçiliğini yapmamı istiyor. Dönde bir haline bak ben senden üstünüm görmüyor musun? demiş ve hiçbir şekilde bay ve bayan kurbağa karıncaların yüzüne bakmadan oradan uzaklaşmışlar.

Akşam eve gittiklerinde bu olayı sürekli olarak konuşup durmuşlar. “Şunlara da bak nasıl da böyle bir şeye cüret ediyorlar.” diyerek aralarında hararetli hararetli tartışmışlar.

Bay ve bayan kurbağanın yanı sıra çocukları oldukça şefkatli ve merhametli çocuklarmış. Hiç anne ve babalarına benzemeyen bu çocuklar gündelik hayat içerisinde gizli gizli diğer ailelerin çocukları ile oynayarak vakitlerini geçirirlermiş. Hayatlarından o kadar mutlularmış ki herhangi biri yardıma ihtiyacı olduğun da diğer ailelerin çocuklarına da hiç çekinmeden yardımda bulunurlarmış.

Bir gün bayan kurbağa ormanda evine gelirken çocuklarına diğer hayvanların çocukları ile oynarken görmüşler. Kirpi ve sincabın çocukları ile oynayan kendi çocuklarını oradan oraya koşturup gülerken görünce bir anda sinirleri beynine sıçramış neye uğradığını şaşıran bayan kurbağa hızlı bir şekilde çocukların yanına gitmiş. Sinirli sinirli çocuklarından yakalarından tutan bayan kurbağa, kafasını sincap ile kirpinin çocuklarına çevirerek bağırmaya ve hiddetli hiddetli onlara çıkışmaya başlamış.

O kadar çok bağırmış o kadar çok bağırmış ki hem yavru kurbağalar bu duruma çok üzülmüşler hem de sincap ile kirpinin çocukları ağlamaya başlamış. Annesi çocuklarını alarak oradan hemen uzaklaşmış. Çocukları tekrar eve geldiklerinde öyle bir bağırmış öyle bir bağırmış ki çocuklar tekrar oraya gidip arkadaşları ile oynayacak cesareti bulamamış.

Bir gün çocuk kurbağalar marketten eve dönerken yolda koskoca bir karganın hışımına uğramışlar. Karga kurbağaları tam parçalayacakken kirpi onların önüne geçmiş ve dikenleriyle kuşu korkutmuş. Kuş korkup kaçmış ve bu manzarayı annesi pencereden uzakta görmüş. Sonra çocukların yanlarına koşup onlara sarılmış ve kirpiye dönerek;

  • Geçen gün çok fazla bağırdığım için senden özür dilerim” demiş. O sırada sincabı da görmüş ve ondan da özür dilemiş.
  • Bundan sonra beraber arkadaşlık yapabilirsiniz” demiş.

E biz bu hikayeden anlıyoruz ki muhakkak ki insanlara karşı şefkatli ve merhametli yaklaşmalıyız. Kendimizi diğerlerinden üstün görmek bize hiçbir zaman iyi bir sonuç kazandırmayacaktır. Biz insanlara muhtacız ve insanlarda bize muhtaç. Muhakkak yardımlaşma ve dayanışma toplum içerisinde önemli kavramlardır.

Bir cevap yazın