“Azıcık aşım, kaygısız başım.” atasözünden ne anlıyorsunuz?

“Azıcık aşım, kaygısız başım.” atasözünden ne anlıyorsunuz?

İnsanoğlu azla yetinmeyi öğrenirse yani aza kanaat getirirse iç huzuru ve mutluluğu fazla olur ya da telaşesi daha az olur. Mesela evinde kalabalık olmayan birisi kalabalık olana göre daha çok iş yapıyorsa, az işle veya az parayla uğraşan biride az telaşesi olur. İşi büyük ve çok olan birileri ticarette didişmeler çekişmeler ve kötü kavgalarla uğraşarak ya da işlerin yoğunluğundan başını kaldıramayarak çok para kazanmak için zamanını buna harcıyorsa bunun yerine az işi olup az uğraşı olanın kafası daha rahat ve dingin olur. Kısaca söyleyecek olursak da insanoğlu elinde olanlara şükreder gözlerini tavana dikmezse daha huzurlu ve sakin bir hayata kavuşur.

 

Devam Ediyor... Aşağı Kaydırın

Büyük uğraşların büyük sıkıntıları olur. Yüksek makamlarda veya yüksek işlerde çalışanların sıkıntıları tabi ki az işi olanların sıkıntılarından çok olacaktır. Onların yapmaları gereken sorumluluk çok daha büyüktür. Ben orta gelirli bir işle uğraşıp huzura vaktim olsun ve kafamda rahat olsun isterim. Çünkü insanın mutluluğu ve içsel huzuru çok para kazanarak zamanını maddiyata işe adayanlardan daha değerlidir. Gözlerini makam ve para hırsı bürümüş sürekli işle meşgul olan insanlar ilk başlarda bu düşünceyle hareket etmemişlerdir ama zamanla bu uğraş ve hırs onların mutluluklarını alıp götürmüştür. Sürekli huzursuz olmaya başlamışlardır. Dinlenme ve eğlenme ihtiyaçlarını karşılamayanlar sürekli kafalarında iş yoğunluğu olanlar zamanla sağlıklarını da yitirebilirler. Sağlık her şeyden daha önemlidir,  kaybedince değerini anlarız. Bütün bunlardan dolayı az iş, para, az stres daha iyidir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.