Sevgi Evleri ile ilgili araştırma yapınız.

“Sevgi Evleri” ile ilgili araştırma yapınız.

Pek çok çocuk hayata akranlarından daha şanssız olarak gelmektedir. Bu çocuklar ya henüz çok küçükken ailelerini kaybedip, başka akrabaları da olmadığı için bakıma muhtaç hale geliyor ya da aileleri ya da akrabaları olsa da bu kişilerden yeterli desteği alamıyorlar. Bu durumlardaki çocukların sağlıklı bir ortamda yetiştirilerek topluma yararlı bireyler olabilmeleri için devletin üzerinde büyük bir sorumluluk vardır. Çünkü bu çocukların daha iyi koşullarda yetiştirilerek iyi insanlar olmasının sağlanması hem onlar için hem de toplum için çok önemlidir.

Ailesi tarafından, büyümesi için sağlıklı bir ortam sağlanamayan çocukların topluma faydalı ve mutlu bireyler olabilmeleri çok zordur. Çünkü bu çocuklar henüz sevgiye muhtaç oldukları dönemlerde üzerlerine büyük ağırlıklar yüklenerek çocukluklarını yaşayamamaktadırlar. Bu durumda çocukların psikolojik ve fiziksel gelişimlerini sağlıklı bir şekilde tamamlayabilmeleri de mümkün değildir. Bu çocukların sağlıksız koşullarda büyümeleri sonucu yaşadıkları travmalar hayatlarının ilerleyen dönemleri için de onlar için olumsuz sonuçlar doğurabilecektir.

 

Tüm bu sebeplerden dolayı devletin bir sorumluluğu doğmaktadır. Bu sorumluluk hem bu çocuklar içindir hem de toplum içindir. Çocuk için olmasının sebebi, bu çocuğunda bir vatandaş olup devlet tarafından korunmasının ve haklarının sağlanmasının gerekmesidir. Yani bu çocuk da anayasal olarak yaşama hakkına sahipken eğitim hakkı vs. gibi haklara da sahiptir. Ailesi olmayan ya da ailesi tarafından kötü muamele gören çocuğun kendi başına hayatta kalabilmesi mümkün değildir. Bu sebeple devletin bakımına ve ilgisine muhtaçtır. Ayrıca bu çocuğun, böyle bir durumda eğitim hakkını kullanabilmesi de olanaksızdır. Bu konuda da devletin yardımına ihtiyacı vardır. Çünkü ülkemizde eğitim her ne kadar ücretsiz olsa da okula ulaşım, okul kıyafetleri ve okul malzemeleri için bir miktar paranın gerektiği aşikardır.

Devlet de elbette bu durumlar için birtakım çözümler getirmiştir. Bu çözümlerden bir tanesi de sevgi evleridir. Sevgi evleri çocukların ihtiyacı olan sağlıklı ortamın sağlanmaya çalışıldığı yerlerdir. Buralarda çocuklar yurtlara oranla aile ortamının daha iyi sağlanabildiği bir yerde büyürler. Sevgi evlerinin, yetiştirme yurtlarından en büyük farkı ve artı yönü budur.

1 Star2 Stars3 Stars4 Stars5 Stars (Henüz Oy Verilmemiş)
Loading...

Eğitim hakkının nasıl kullanıldığını araştırınız.

Eğitim hakkının nasıl kullanıldığını araştırınız.

         Ülkemizde liseye kadar eğitim zorunludur. Yani tüm çocukların liseye kadar eğitim görme haklarının bulunduğu söylenebilecektir. Ailelerin ise çocuklarını liseye kadar okula gönderme zorunluluğu vardır. Aksi halde aileler için bazı müeyyideler öngörülmüştür.

İlköğretim döneminde eğitim yalnızca örgün olarak görülebilmektedir. Ancak liseden sonra uzaktan eğitim şeklinde yöntemler de kullanılabilmektedir. Yani ilköğretim döneminde okula gidip eğitim almak gerekmektedir. Liseden sonra ise eğer örgün eğitim tercih edilmediyse uzaktan eğitimde okula gitmeye gerek yoktur. İnteraktif bir şekilde dersler takip edilerek de eğitim alınabilmektedir. Ancak bu eğitimde de sınavlar yer almaktadır. Ancak bu sınavlarda başarılı olunduğu taktirde bu eğitim tamamlanabilecektir.

 

Eğitim hakkı çocuk haklarına dair sözleşme ile teminat altına alınmış bir haktır. Bu hak, anlaşmaya taraf olan tüm devletler tarafından sağlanmalıdır. Ancak bu hakkın nasıl sağlandığı ülkelere göre farklılık gösterebilecektir. Yukarıda ülkemizdeki sistemden bahsettik. Ancak farklı ülkeler için bu durum farklı olabilecektir. Örneğin ülkemizden farklı olarak bir ülkede eğitim liseye kadar değil de ilköğretime kadar ya da farklı bir şekilde nitelendirilen farklı sürelerdeki eğitim sistemleri benimsenmişse eğitim hakkının kullanılması da bu durumla bağlantılı olarak farklı bir şekilde kullanılabilecektir. Ancak temel ilkeler birbiriyle benzerlik göstermektedir. Çünkü her ülkenin bireylerinin bir seviyenin üzerinde eğitim almasına ve kendisini geliştirmesine ihtiyaç vardır. Bu durum farklı süreler olarak düzenlenebileceği gibi farklı okullar ve farklı eğitim sistemleri şeklinde de düzenlenebilir.

1 Star2 Stars3 Stars4 Stars5 Stars (Henüz Oy Verilmemiş)
Loading...

Dünya Mirası Listesi’ne giren kültürel değerlerimizin ve doğal varlıklarımızın bu listeye alınış sebebi ne olabilir?

Dünya Mirası Listesi’ne giren kültürel değerlerimizin ve doğal varlıklarımızın bu listeye alınış sebebi ne olabilir? Tartışınız.

Dünya mirası listesine yalnızca en değerli kültürel ve doğal yapılar girebilmektedir. Bu listeye girebilmek için bir varlığın tüm insanlığa mal olmuş bir yapı olması gerekmektedir. Bu sebeple ülkemizden bu listeye giren yapıların tamamının insanlığı mal olmuş varlıklar olduğu söylenebilecektir.

 

Bu listeye giren varlıklar daha iyi bir şekilde korunmaktadırlar. Çünkü her ne kadar tarihi eser niteliğindeki bölgeler iyi korunsalar da bu listeye girdikten sonra bu eserlerin daha fazla korunmaya başladığını söylemek mümkündür. Çünkü bu varlıklar, listeye girdikten sonra daha bilinir hale gelmekte ve daha göz önünde olmaya başlamaktadır. Bu sebeple de bu yapılara dokunmak ve zarar vermek çok daha zor olmaya başlamaktadır. Çünkü bu yapılar artık kamuoyunun daha fazla ilgisini çekmeye başlamaktalar. Bu sebeple de bu eserlere verilen en küçük zararlar ya da yapılan en küçük değişiklikler bile fark edilmektedir. Bu durum da listeye girebilen eserlerin daha iyi korunabilmesine sebep olmaktadır.

Ülkemizde dünya mirası listesine girmeye başarmış olan varlıkların bu listeye girmelerinin en önemli sebepleri olarak yukarıda sayılan iki sebep gösterilebilecektir. Bu varlıklar insanlığın ortak mirası olarak görülmektedir. Yani bir topluluk tarafından yapılmış ve hayat bulmuş olsalar daha tüm dünya medeniyetleri için önemli ve değerlilerdir. Bu sebeple de iyi korunmalı, muhafaza edilmeli ve gelecek nesillere de aktarılmalıdırlar.

1 Star2 Stars3 Stars4 Stars5 Stars (Henüz Oy Verilmemiş)
Loading...

Dünya Mirası Listesi’nde ülkemizden hangi kültürel ve doğal varlıklar bulunmaktadır?

Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Örgütü (UNESCO) tarafından Dünya Mirası Listesi’nde ülkemizden hangi kültürel ve doğal varlıklar bulunmaktadır? Araştırınız.

Türkiye’nin her yerinde insanlığın ortak mirası olarak kabul edilen doğal ve kültürel varlıklar bulunmaktadır. Ege bölgesinde yer alanlar şunlardır; Pamukkale-Hierapolis (Denizli), Afrodisias (Aydın), Efes (İzmir), Bergama Çok Katmanlı Kültürel Peyzaj Alanı (İzmir). Bu yerler çok değerlidirler. İnsanlığın ortak mirası olarak kabul edilmelerinin sebebi de budur.

   Divriği Ulu Camii ve Darüşşifası (Sivas), Çatalhöyük Neolitik Kenti (Konya) ve Göreme Milli Parkı ve Kapadokya (Nevşehir) ise İç Anadolu bölgesinde yer almaktadır.

 

         İstanbul’un tarihi alanları, Troya Antik Kenti (Çanakkale), Edirne Selimiye Camii ve Külliyesi (Edirne) ve Bursa ve Cumalıkızık: Osmanlı İmparatorluğunun Doğuşu (Bursa) ise Marmara bölgesinde yer almaktadır. Bu mekanlarda özellikle Osmanlı Devleti’nin etkileri görülmektedir.

         Safranbolu Şehri (Karabük) ve Hattuşa (Boğazköy) – Hitit Başkenti (Çorum) Karadeniz bölgesinde bulunmaktadır. Karadeniz bölgesinde bunların dışında insanlığın ortak mirası sayılması gereken pek çok yer bulunmaktadır. İlerleyen dönemlerde bu mekanlar insanlığın ortak mirası sayılan doğal ve kültürel varlıklar listesine girebilecektir.

   Xanthos-Letoon (Antalya – Muğla) Akdeniz Bölgesinde yer almaktadır. Yine Akdeniz Bölgesinde de Karadeniz Bölgesinde olduğu gibi insanlığın mirası sayılan varlıklar arasında sayılması gereken ancak sayılmayan bazı doğal ve kültürel varlıklar bulunmaktadır. Bu varlıkların daha sonra bu listede kendilerine yer bulabilmeleri mümkündür.

         Nemrut Dağı (Adıyaman – Kahta), Diyarbakır Kalesi ve Hevsel Bahçeleri, Ani Arkeolojik Alanı (Kars), Göbeklitepe Arkeolojik Alanı (Şanlıurfa) ise Doğu Anadolu ve Güneydoğu Anadolu bölgesinde yer almaktadır.

Görüldüğü gibi ülkemizin 7 bölgesinden de insanlığın ortak mirası olarak kabul edilen doğal ve kültürel varlıklar bulunmaktadır. Bu varlıklar günümüzde 18 tane olsa da daha sonra artmaları mümkündür. Yani ülkenin neresinde yaşarsa yaşasın insanların çevresinde bu listede yer alan mekanlar bulunmaktadır. Bu da ülkemizin en büyük zenginliklerinden bir tanesidir.

1 Star2 Stars3 Stars4 Stars5 Stars (Henüz Oy Verilmemiş)
Loading...

Yakın çevrenizde insanlığın ortak mirası olarak kabul edilen doğal ve kültürel varlıklar var mı?

Yakın çevrenizde insanlığın ortak mirası olarak kabul edilen doğal ve kültürel varlıklar var mı? Araştırınız.

Ülkemizin her yerinde bahsedilen varlıklar vardır. Bu varlıklar doğal ve kültürel olarak ayrılmaktadır. Ülkemiz bu konuda da zengindir. Hem doğal varlıklar olarak hem de kültürel varlıklar olarak ülkemizden bu listeye girebilen yerler mevcuttur.

Bu listeye girebilen mekanlar için bir İzmir’de yer alan mekanlar seçilip incelenecek olursa bu yerler; Efes ve Bergama Çok Katmanlı Kültürel Peyzaj Alanı olacaktır. Seçilen şehrin İzmir olmasının sebebi bu kentte 2 adet insanlığın ortak mirası olarak kabul edilen varlığı olmasıdır.

 

Efes; Çukuriçi Höyük, Ayasuluk Tepesi, Meryem Ana Evi ve Efes Antik Kenti gibi bölümlerden oluşmaktadır. Bu dört bölüm de çok önemli ve etkileyici yapılara sahiptir. Bu yapılar yaklaşık 9000 yıldır ayakta kalmayı başarmıştır. Efes de aynı şekilde bu süre boyunca önemini sürdürebilmiştir. Efes çok uzun bir süre boyunca çok önemli bir liman kenti olmuştur. Ayrıca Efes ticari öneminin yanı sıra kültürel olarak da büyük bir öneme sahiptir.

İzmir’de ki ikinci insanlığın ortak mirası olarak kabul edilen varlık olan Bergama Çok Katmanlı Kültürel Peyzaj Alanı da tıpkı Efes gibi büyük bir öneme sahiptir. Burası 2014 yılında insanlığın ortak mirası sayılmaya başlamıştır. Burası Helenistik dönem şehir planlamacılığının en önemli örneklerinden bir tanesidir. Kent, Helenistik Bergama Krallığının başkentliğini yapmıştır ve dönemi için büyük bir eğitim merkezidir.

1 Star2 Stars3 Stars4 Stars5 Stars (Henüz Oy Verilmemiş)
Loading...

Özel gereksinimi olan arkadaşlarınızın okul bahçesinden yeterince yararlanabilmesi için neler yapılabilir?

Özel gereksinimi olan arkadaşlarınızın okul bahçesinden yeterince yararlanabilmesi için neler yapılabilir? Tartışınız.

En büyük problem kısıtlı hareket etmeleri. Hareket edebilmeleri için genelde başkalarına ihtiyaç duyulur. İlk olarak buradan başlardım. Hareket edebilmelerini kolaylaştırmak adına özel bir yol yapılabilir. Merdiveni basamağı olmayan hareket alanları oluştururdum. Oyun alanlarında oyun gereçlerine daha kolay ulaşabilecekleri mekanizmalar oluştururdum. Mesela topların hepsini sırayla alabilecekleri bir makine. Ayrıca özel gereksinimi olan arkadaşlarıma yardımcı olması için mutlaka her okula bir kaç görevli yerleştirirdim. Tek işleri yardım etmek olacak.

Günümüzde şehirlerin çok kalabalıklaşması ve şehir düzenlemesi konusunda da ülkemizin yeterince iyi olmamasından dolayı çocuklar için oyun alanlarının yeterliliği konusunda sorun yaşanmaktadır. Bu büyük bir sorundur çünkü oyun oynama hakkı çocuk hakları arasında yer alan önemli haklardan biridir. Yeterli oyun alanı olmazsa da çocukların bu haklarını kullanabilmesi mümkün olmayacaktır.

Oyun alanları olmadığı için evlerinin önünde yeterli alan olmamasına rağmen oyun oynamaya çalışan çocuklar da aslında tehlikeli bir durumla karşı karşıya kalabilmektedir. Bu tehlikenin sebebi bu bölgelerdeki yollardır. Bu yollardan geçen taşıtlar çocuklar için tehlike oluşturabilmektedir. Yani oyun alanlarının bulunması çocukların sağlığı açısından da önem arz etmektedir.

Şehirlerin kalabalık olması ve kısıtlı alan bulunmasından dolayı da okul bahçelerine oyun alanı olarak kullanılabilme açısından büyük bir görev düşmektedir. Okul bahçeleri büyük alanlara sahip yerlerdir. Bu yerlere de böyle büyük alanlar kapladıkları için bir görev düşmektedir. Bu görev çocukların bu bahçeleri okul saatleri dışında da oyun alanı olarak kullanılabilmesidir.

 

Okul bahçelerinin yalnızca oyun alanı olarak kullanılabilecek niteliklerde olması da yeterli değildir. Bu bahçelerden özel gereksinimi olan öğrencilerin de yararlanabilmesi gerekmektedir. Geçmişte ülkemizde bu konuya çok edilmemekteydi. Ancak son yıllarda bu konudaki artan hassasiyet mutluluk vericidir. Bu hassasiyet sayesinde artık pek çok okul bahçesinden özel gereksinimi olan öğrenciler de yararlanabilmektedir.

Özel gereksinimi olan öğrencilerin okul bahçelerinden yararlanma olanaklarının son yıllarda arttığını belirttik. Ancak bu yeterli değildir. Özel gereksinimi olan öğrencilerin okul bahçelerinden yararlanabilme imkanları her ne kadar artsa da hala bu konuda bazı düzenlemelerin yapılabilmesi gerekmektedir. Bu düzenlemeler, bu konuda uzman olan kişiler tarafından yapılmalıdır. Bu düzenlemeler yapılırken, bu konuda bize göre kendilerini daha iyi geliştirmiş olan Avrupalı devletlerin yaptıkları şeylerin incelenmesinde fayda vardır.

1 Star2 Stars3 Stars4 Stars5 Stars (Henüz Oy Verilmemiş)
Loading...

Okul meclisleri, il ve ilçe insan hakları kurulları, Kamu Denetçiliği Kurumu hakkında bilgi edininiz.

Okul meclisleri, il ve ilçe insan hakları kurulları, Kamu Denetçiliği Kurumu hakkında bilgi edininiz.

Okul meclisleri, Türkiye Büyük Millet Meclisinin minyatürü gibidir. Meclisin ülke için ifa ettiği görevlerin benzerini okul meclisleri de okul için yaparlar. Mecliste görevli milletvekillerinin seçilmesine benzer bir şekilde seçimle göreve gelirler ve her seçim döneminde yenilenirler. Çalışma süreleri ülke genelindeki meclislerde, ülkeden ülkeye değişiklik gösterebilip 4, 5, 7 yıl gibi süreler olabilirken okul meclislerinde 1 yıldır. Her yıl seçimler yenilenir ve yeni okul temsilcileri ve okul meclisi üyeleri seçilir.

 

İl ve ilçe insan hakları kurulları 2000 yılında resmî gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren “İnsan Hakları Kurullarının Görev, Kuruluş ve Çalışma Esasları Hakkında Yönetmelik” sonrasında kurulmuşlardır. Bu kurulların başlıca görevi insan haklarının korunmasıdır. Bu kurullar, insan haklarının korunması için İnsan hakları ihlalleri hakkındaki iddiaları dinler ve inceler. Bu iddialar hakkında araştırmalar yapar. Bu iddiaların somut gerçekler olduğuna kanaat getirir ise bu engellere sebep olan fiilleri ce durumları inceler ve araştırır. Ayrıca bu engellemeler hakkında görev yaptığı bölgeye göre değişiklik göstermek üzere valiliğe ya da kaymakamlığa görüşlerini sunar ve tavsiyelerde bulunur. Bunların yanı sıra il ve ilçe insan hakları kurulları ayda bir olmak üzere bir faaliyet özeti hazırlar. Bu özetleri ilçelerde görev yapıyor iseler İl Kuruluna, illerde görev yapıyor iseler de Başkanlığa bildirmek ile yükümlüdürler. Bu kurullar insan haklarının korunması için son derece mühim bir görev yapmaktadırlar.

 

Kamu Denetçiliği Kurumu da yukarıda sayılanlar gibi son derece mühim bir görevi yerine getirmektedir. Hukuka aykırı bir şekilde yürürlüğe giren ya da uygulanan şeylerin hukuki müeyyideler ile karşılaşması ve iptal edilmesi ya da düzeltilmesi için bu hukuka aykırılıkların öncelikle tespit edilmeleri gerekmektedir. Eğer bu hukuka aykırılık kimse tarafından fark edilmez ise uygulanmaya devam edecek ve olumsuz sonuçlar meydana getirecektir. Kamu denetçiliği kurumu da tam olarak bu noktada devreye girmektedir. Bu kurum sayesinde idarenin işlemleri incelenmektedir. Bu inceleme sonucunda hukuka aykırı işlem ve eylemler söz konusu ise bunların tespiti söz konusu olabilecektir. Bu işlem ve eylemler hakkında müeyyidelerin uygulanabilmesi için de bu tespit işleminin gerçekleştirilebilmesi asli şartlardan biridir.

1 Star2 Stars3 Stars4 Stars5 Stars (Henüz Oy Verilmemiş)
Loading...