Kahvaltıda Neler Yiyoruz ve Niçin?

Kahvaltıda neler yiyoruz ve niçin?

Beslenmek kelime anlamıyla organizmanın ihtiyacının karşılanmasıdır. Yeme faaliyetimiz beslenmekle eş anlamlı olmalıdır.  Gece uyku boyunca vücudumuz sindirim faaliyetine devam eder. Ve sabah boş bir mideyle uyanırız. Kahvaltı, günün ilk öğünü olarak vücudumuzu desteklemeli ve ihtiyacı olanı karşılamalıdır. Çoğumuz günlük hayatta iş ve okula yetişmek amacıyla bu öğünü atlayabiliyoruz. Ama uzmanlar sabah pratik bir şekilde hazırladığımız basit şeylerin bile kurtarıcı olduğunu belirtmektedir.

Kahvaltıda tercihimiz neler olmalıdır; daha çok vitamin ve mineralli yiyecekler tüketilmeli, yağ ve kolesterol bakımından düşük yiyecekler tercih edilmeli ve yağ oranı düşük proteinli besinler yemeliyiz. Tercihimiz bu yönde olduğunda; dikkatimiz ve verimliliğimiz artar, daha enerjik olmamızı, kilo kontrolü sağlamamızı ve kalp hastalığı risklerini azaltmamızı sağlar.

 

Tüm bunları yaparken dikkat etmemiz diğer önemli nokta aşırı doymuş bir mideyle sofradan kalkmamız yönünde olur. Eğer kahvaltı yaptıktan sonra rahatsızlık hissediyorsak bir şeyleri yanlış yaptığımız aklımıza gelmelidir. Herhangi bir öğünde vücut istemiyorsa zorlamamalıyız. 17 yy’da yaşamış olan bilim adamı Paracelsus, ‘ bütün maddeler zehirdir, zehirle ilacın farkı yeterli doz, yeterli miktardır’ demiştir. Beslenmeyi vücudumuzu dinleyerek yapmalıyız. Her çeşit besin tükettiğimiz zaman vücudumuzun verdiği tepkiyi görmemiz gerekir.  Çünkü besin yararlı olsa bile sizin o besine karşı vücudunuz kötü tepki verebilir. Bunun sebebi alerjik olabildiği kadar vücudunuzda, aldığınız besinde bulunan proteinden olması gerekenden fazla bulunmasından kaynaklı olabilir.

İnternet kullanımı gençler için yararlı mıdır, zararlı mıdır?

İnternet kullanımı gençler için yararlı mıdır, zararlı mıdır?

Çoğu kimseden internetin ne kadar zararlı olduğu konusunda yakınmalar duyuyoruz. İnternetin gençleri ne kadar olumsuz etkilediğini söylüyorlar, ama kendileri de internetten kaçamıyorlar. Günümüz koşullarında internetsiz bir hayat düşünmek pek de mümkün değil, bu yüzden artık internetin hayatımıza sağladığı katkıları da düşünmemiz gerekiyor.

Gençler için internetin tamamen zararlı bir şey olduğunu düşünmemeliyiz. İnternet ortamında öğrenebileceğimiz bir sürü yeni bilgi, hayatımıza katabileceğimiz bir sürü yeni uygulama öğrenebilmemiz mümkün. Sadece okul ödevleri adına değil aynı zamanda hobileri ve hayata bakış açıları adına okuyabilecekleri bir sürü yazı, dinleyebilecekleri bir sürü insan var.

 

Gençlerin bu gibi durumlardan faydalanması sayesinde internet zararlı bir araç değil, yararlı bir araç oluyor. Oyun oynuyor diye kızdığımız gençlerin oyundan da bir sürü şey kazanabildiklerini unutuyoruz. Örneğin, birçok oyun gençlerin strateji yeteneğini geliştirmekle kalmıyor, bilgilerini kullanırken dikkatlerini toplamalarını sağlıyor.

Strateji yetenekleri gelişen gençlerin düşünme yapıları da çeşitlenerek gelişiyor. Eskiden strateji oyunlarının tahtada olmasına alışkın olduğumuz için şimdilerde bu durum bize anlamsız ve yapay görünüyor olabilir, fakat gençler için bu durum sıradanlığın içinde yer buluyor. Bu yüzden gençlerin de zamanın koşuluna ayak uydurmasını engellemeye çalışmamalıyız, aksine zamanın koşullarını en iyi şekilde değerlendirmeleri gerektiği konusunda onları cesaretlendirmeliyiz. İnternetin gençler için zararlı değil aksine yararlı bir araç olduğunu kabul etmeliyiz.

İbni Sina’nın yazdığı eserlerin adlarını ve içeriklerini araştırıp defterinize not ediniz.

İbni Sina’nın yazdığı eserlerin adlarını ve içeriklerini araştırıp defterinize not ediniz. (Eserlerin hakkında kısa kısa bilgiler veriniz.)

İbn-i Sina her bilim alanında eğitim almış ve bu alanlarda eserler icra etmiş biri bilim insanıdır. Her alanda dünyaya ölümsüz eserler bırakmıştır. Günümüzde bilinen eserlerinin sayısı yaklaşık olarak 60 tanedir. Bu eserlerden başlıca olanları şöyledir:

El-Kanun fi’t-Tıb: Tıpta kanun anlamına gelen bu eser İbn-i Sina tarafından 1025 yılında yazılmıştır. 14 ciltten oluşan bu eser tıp konusunda çok önemli bilgiler içeren bir ansiklopedi şeklindedir. BU eser 1650 yılına kadar üniversitelerde ders kitabı olarak kullanılmıştır. BU kitapta hem sağlıklı kalmanın püf noktaları yer alırken hem de hastalıkların sebepleri vurgulanmıştır.

Kitabü’l-Necat: Çeviri ‘Kurtuluş Kitabı’ olarak yapılan bu kitap felsefenin temel konularını vurgulayan bir eserdir. Metafizik, mantık ve doğa bilimleri konusunda ders niteliğinde bir kitap olup 2 ciltten oluşmaktadır.

 

Risale fi-İlmi’l-Ahlak: Bu eserde ahlak felsefesine değinilmiştir.

İşaratve’l-Tembihat: İbn-i Sina’nın felsefe konusunda yazdığı son eseridir. Mantık, fizik ve metafiziği içerisinde bulunduran bu kitapta diğer eserlerine de göndermeler yapmıştır.

Kitabü’ş-Şifa: Şifa kitabı manasına gelen bu kitap İbn-i Sina tarafından yazılmıştır. Kitabü’ş Şifa 11 ciltten oluşan bir ansiklopedi şeklindedir. Birçok alanda bilgi içeren bu kitap ağırlıklı olarak tıp konusunda bilgilere değinmektedir. Türkçe’ye çevrisi mevcuttur.

İbni Sina’nın tıp alanındaki çalışmalarını araştırıp sunum hazırlayınız.

İbni Sina’nın tıp alanındaki çalışmalarını araştırıp sunum hazırlayınız.

İbn-i Sina olarak bildiğimiz Ebu Ali el-Hüseyin ibni Abdullah ibn-i Sina el-Belhi, Fars bir bilim adamıdır. Birçok alanda çalışmaları vardır. Tıp, astroloji gibi alanlarda önemli çalışmaları vardır. Aynı zamanda yazar ve filozoftur. 980 yılında dünyaya gelen İbn-i Sina Özbekistan da yaşadı. İbn-i Sina 10 yaşında Kuran’ı ezberleyerek başarılarla dolu hayatının ilk başarısını elde etmişti. Tıp konusundaki becerilerine ilk olarak Kuşyar ismindeki tıp insanının yanında yetişerek sahip oldu. 19 yaşına kadar çeşitli alanlarda eğitimler aldı.

16 yaşında tıp alanına yoğunlaşan İbn-i Sina 19 yaşında doktor olarak çalışmaya başladı. Fakat maddi beklentisi olmaksızın hastalıklara yeni tedaviler geliştiriyordu. En önemli eserlerinden biri olan18 ciltlik Eş-şifa kitabı, tıp alanında birçok konuya ışık tuttu.

 

İbn-i Sina kanın vücut içerisinde dolaşımı, dolaşım sistemi ve gıda içerisinde gerekli olan maddeleri taşıma özelliği olduğunu keşfetti. Aynı zamanda şeker hastalığının idrarda olan bir sonucu ile tespitinin yapılabileceği konusunu gün ışığına çıkarmıştır.

O dönemlerde yapılan ameliyatlarda herhangi bir uyuşturma yapılamıyordu. İbn-iSina uyuşturma için bir formül geliştirdi. Afyon ve sair maddelerden bir uyuşturucu ilaç yarattı. Suda ve havada dolaşan organizmaların var olduğunu ve bu organizmaların insanlara hastalıkları taşıdığını iddia etti ve bu yüzden suların tüketilmeden önce kaynatılması gerektiğini halka empoze etti.

İbni Sina’nın farklı alanlarda eserler vermiş olması

İbni Sina’nın farklı alanlarda eserler vermiş olması hakkındaki düşüncelerinizi aşağıya yazınız.

İbn-i Sina yaşadığı dönem içerisinde zekası, çalışkanlığı ve araştırma merakı ile değer görmüş bir bilim insanıdır. İbn-i Sina 10 yaşında Kuran’ı ezberleyerek zekasını çevresine kanıtlamıştır. Daha sonra 14 yaşında almaya başladığı tıp eğitimi ile kendini bu alanda geliştirmiştir. Sonrasında ise matematik, fizik, edebiyat, metafizik, kimya, felsefe, psikoloji, astroloji gibi birçok alanda önemli isimlerden eğitimler almıştır. Özellikle tıp alanında kendini geliştiren İbn-i Sina henüz 19 yaşında iken doktor unvanını almaya hak kazanmıştır.

Tıp alanında yenilikler ve araştırmalar yaparak kendini geliştirmiş ve insanlığı çok faydalı bilgiler edinmiştir. Bu bilgileri de yazarak ileri nesillere de aktarmıştır. Günümüzde hala geçerli olan bu bilgiler zamanında ders kitabı olarak da kullanılmıştır.

 

Tıp alanında ağırlaşan İbn-i Sina aynı zamanda çok alanda eserler meydana getirmiştir. Bunun sebebi döneminde çok önemli kişilerden aldığı eğitimler ve zekası ile bu alanlarda yaptığı araştırmalar sayesinde insanlığın yolunu aydınlatan bir kişi haline gelmiştir. Bu özelliği sayesinde ismini nesiller sonrasına da taşıyan İbn-i Sina günümüzde yaşayan bir deha olsaydı teknoloji ile her alanda bilime çok fazla katkı sağlayabilirdi.

İbn-i Sina’nın eserlerine bakıldığında günümüz teknolojisi ile keşfi zor olan bazı bilgilere ulaşıldığı görünmektedir. Bu da İbn-i Sina’nın zekası ve ileri görüşlülüğü sayesinde olduğu düşünülmektedir.

İbni Sina, tıp alanı dışında hangi alanlarda eserler vermiş?

İbni Sina, tıp alanı dışında hangi alanlarda eserler vermiş?

İbn-i Sina döneminin ileri gelen bilim inşalarından biridir. O dönemde bilgisi ve araştırmaları ile oldukça saygı gören İbn-i Sina eserleri ile hala birçok bilim alanında çalışmalara yol göstermektedir. Eserleri ders kitabı olarak da kullanılan İbn-i Sina’nın 200’ e yakın eserinin olduğu söyleniyor. İbn-i Sina tıp alanı dışında da eserler bırakmıştır.

Astroloji, fizik, metafizik, edebiyat, psikoloji, felsefe, hukuk gibi birçok alanda eğitim alan İbn-i Sina, bilgisi olan bu alanlar için bazı eserler meydana getirmiştir. Metafizik alanında da oldukça bilgili olan İbn-i Sina Kitabül’l Necat eserini yaratmıştır. Kitabü’l Necat kurtuluş kitabı olarak da bilinmektedir. Bu kitap savaş döneminde yazılmış olan bir kitaptır. Kitabu’l-İşaret ve’t-Tenbihat eseri ise İbn-i Sina’nın kişisel tavsiyelerinin bulunduğu bir eserdir. Lisanü’l-Arab eseri ise arapça lisanı hakkında bilgi içeren bir kitaptır. Aksamu’l-Ulumi’l-Akliyye hukuk ansiklopedisi olarak anılmaktadır. İbn-i Sina’nın hukuk konusunda yazmış olduğu bir eserdir.

 

Risale fi’l Hudud mantık, felsefe ve kelam terimleri içeren bir eser olarak bilinir. Risale fi’l-Kader eseri ise kader risalesi olarak bilinen bir kitaptır. Kader hakkında bilgiler içerir. Kitabfi’s-Siyaset ise siyaset bilimi konusunda verdiği bir eserdir. El-Hidaye mantık bilimi konusunda verdiği bir eserdir. İbn-i Sina’nın bunun gibi günümüze kadar gelen ve gelmeyen birçok alanda eseri vardır.

Genel Ağ adresinden Pamukkale travertenleriyle ilgili bilgi edinerek noktalı yerlere yazınız.

Genel Ağ adresinden Pamukkale travertenleriyle ilgili bilgi edinerek noktalı yerlere yazınız.

Pamukkale Travertenleri, Ege Bölgemizin güzel şehri Denizli’nin kuzeyinde Ecirli köyüne yakın Büyük Menderes Havzası’nda bulunan tarihi ve turistik bir alanda bulunmaktadır. İlk Çağ Dönemleri’ne yaklaşık 400000 yıl öncesine kadar dayanmaktadır ve o zamanki kentin adı Hierapolis’tir.

Pamukkale Travertenleri, jeolojik olaylar yani büyük depremler sonucu oluşmuş fay hatlarından gelen termal sıcak sular traverten yataklarına doğru akmış ve bu da kayaların çökmesine neden olmuştur. Suların içerisinde bolca kalsiyum ile karbonhidrat bulunur ve su her yeryüzüne çıktığında havayla temas ettiği için karbondioksit ve karbon monoksit uçar. Bu uçan gazlar da travertenlerde birikerek, günümüzdeki eşsiz beyazlığına ve sertliğine kavuşmuş bir yapıdır, ayrıca çok sayıda katmandan oluşmakta ve her katmanın uzunluğu ise 60 metreyi bulabilmektedir.

 

Yaklaşık olarak 2200 metre uzunluğa ve 160 metre yüksekliğe sahip bir alanı kapsamaktadır. Tamamen doğal yollarla oluşmuştur ve şifa kaynağıdır. Bulunduğu alan, çok sayıda sıcak su kaynaklarına sahip termal bir bölgedir. On yedi farklı alanda çıkan sıcak su kaynaklarının ısısı 35 derece ila 100 derece arasında değişmektedir, termal kaynağın içerisinde kalsiyum karbonat, sülfat, sodyum, demir, potasyum ve magnezyum bulunmaktadır. Bu kaynak suları antik çağdan itibaren özellikle kaplıca olarak sağlık alanında kullanılmaktadır.

1988 yılında UNESCO dünya miras tarafından dünya miras listesine alınmış olan, beyazlığı ve travertenlerin pamuksu görünümü ile “Beyaz Cennet” olarak bilinen Pamukkale her yıl milyonlarca turist tarafından ziyaret edilmektedir.