Atıkların doğaya verdikleri zararlar ile ilgili bir araştırma yapınız.

Atıkların doğaya verdikleri zararlar ile ilgili bir araştırma yapınız.

Atıkların miktarı insan nüfusunun artması ile paralel olarak artıyor. Atıkların doğaya verdiği zararlar konusunda insanların belli bir farkındalık kazanması gerekiyor. Çünkü insan nesli olarak bu uçsuz bucaksız uzayda,  yaşayabileceğimiz başka bir gezegen yok. Atıkların günümüzde alternatif enerji kaynakları arayışının da artması ile yeniden değerlendirilip etkin kullanımı mümkündür.

Atıklar Enerji Kaynakları Olarak Yeniden Kullanılabilir

Kullanılan malzemelerin yapısı, büyüklüğü ve ortamdaki hava şartlarına bağlı olarak ayrışması farklılaşmaktadır. Cam şişenin doğal olarak ayrışması için 5.000 yıl geçmesi gerekir. Plastik atıkların ayrışma süresi çok daha uzundur. Bataryaların içeriği nedeni ile yer altı içme suyu kaynaklarına zarar verdiği ve suyu içilmez hale getirdiği bilinmektedir. Atıkların doğaya verdiği zararlar arasında kızartma yağlarının verdiği zarar başı çekiyor. 1 L kızartma yağı kanalizasyona döküldüğünde bazı kaynaklara göre 1000 ton içme suyunu, bazı kaynaklara göre de 100 bin ton içme suyunu içilemez hale getiriyor. Atıkların depolama sahalarında zaman içinde üst üste sıkışması sonucunda organik maddelerin oksijensiz ortamda ayrışması söz konusudur. Bu ayrışma ekosistemdeki canlıları zehirler. Bu sıkışma sonunda ortaya çıkan su saf gübredir ve hayvanlar tarafından içildiğinde zehir etkisi gösterir.  Ortaya çıkan biyogaz kontrol edilmezse patlayıcı olabilir.

Devam Ediyor... Aşağı Kaydırın

 

Atıkların Doğaya Verdiği Zararları Azaltmak

Bu noktada hayvan atıkları, hayvan dışkıları, sebze atıkları çeşitli proseslerden geçirilerek alternatif enerji kaynağı olan biyogaza dönüştürülebilir. Basitçe bu atıklar metanojen bakteriler için yem olarak kullanılabilir ve anaerobik ortamda bakteriler bu atıkları tüketirken CO2 ve CH4 gazlarını belli bir karışım oranında salabilirler. Çin, Hindistan ve Japonya gibi ülkelerde ev tipi biyogaz santralleri kurularak, evlerin metan gazı ihtiyacı büyük ölçüde bu proses ile sağlanabilmektedir. Kızartılmış yağların kaplara doldurularak ve kapların ağzı kapatılarak belediyeler tarafından toplatılması ve bu yağların bir takım proseslerden geçirilerek, biyodizel olarak ve gliserin olarak dönüşümü mümkündür.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir