Özgürlük, istediğiniz zaman istediğinizi yapmak mıdır?

Özgürlük, istediğiniz zaman istediğinizi yapmak mıdır? Tartışınız.

İnsanlar bazı özgürlükleri kazanabilmek için pek çok mücadele vermiş ve pek çok savaşa girmişlerdir. Çünkü özgürlükler ve haklar verilmez ancak kazanılabilirler. Kazanılmaları da hiçbir zaman kolay olmamıştır ve olmayacaktır da.

Bu durum şöyle bir soruyu akla getirmektedir; “Özgürlükler sınırsız mıdır?”. Bu sorunun cevabı özgürlüklerin sınırsız olmadığı yönündedir. Çünkü özgürlüklerin sınırsız olması da sorunlara yol açacaktır. Örneğin bir kişi, başka bir kişiye hakaret ederek ya da farklı herhangi bir şekilde ona zarar vererek özgür olduğunu ve buna hakkı olduğunu iddia edemez. Çünkü özgürlük olarak nitelendirdiği şey başka bir kişiye zarar vermektedir. Bu sebeple kişilerin özgürlüklerinin sınırının başkalarına zarar vermemek olduğu söylenebilecektir.

 

Bu durum başka bir sorunun sorulmasına sebep olacaktır. Peki diğer insanlara zarar verdiği nasıl anlaşılacak? Çünkü birine zarar vermek her zaman somut olarak gerçekleşmez. Yani bir kişiye yalnızca vurarak ya da ona hakaret ederek zarar veremezsiniz. Fikirleriniz eğer zararlıysa bu kişilere fikirleriniz ile de zarar verebilmeniz mümkündür. Ancak düşünce özgürlüğü en temel haklardan biridir. İşte özgürlüğün sınırının ne olması konusundaki en büyük tartışma burada ortaya çıkmaktadır. “Düşünce özgürlüğünün bir sınırı olmalı mıdır yoksa olmamalı ve insanlar düşündükleri ve dile getirdikleri fikirlerde tamamen özgür mü olmalıdır?” sorusu çok uzun yıllardan beri tartışılmakta ve cevap aranmaktadır.

Düşünce özgürlüğünün hiçbir sınırı olmamalı ve mutlak bir düşünce özgürlüğü olmalıdır görüşünü benimseyen devletlerin bile bazen devlet çıkarları ile uyuşmayan görüşlere savaş açtıkları durumlar ile karşılaşılmıştır. Bu duruma örnek olarak Avrupa’da bazı devletlerde Ermeni soykırımı yoktur demenin yasak olması gösterilebilecektir. Bu durum düşünce özgürlüğünün açık bir ihlalidir. Ancak düşünce özgürlüğünü mutlak bir şekilde benimsediğini iddia eden bazı devletler açık bir şekilde bu özgürlüğün engellenmesine sebep olmaktadır.

1 Star2 Stars3 Stars4 Stars5 Stars (Henüz Oy Verilmemiş)
Loading...

Çocukluk ve yetişkinlik dönemlerine ilişkin görev ve sorumluluklara örnekler veriniz.

Çocukluk ve yetişkinlik dönemlerine ilişkin görev ve sorumluluklara örnekler veriniz.

Çocukların ve yetişkinlerin görev sorumlulukları farklıdır. Çocukların da aile içerisinde bazı görev ve sorumlulukları vardır. Elbette çocukları taşıyabileceklerinden daha fazla görev yüklenilmemelidir. Taşıyamayacakları yükleri çocuklara yüklemek onların başarısız olmasına sebep olacaktır. Bu başarısızlık hissi de onların hayatlarının ilerleyen dönemlerinde de başarısız olmalarına sebep olabilecektir.

Çocuklara hiçbir görev vermeyip hiç sorumluluk almamaları da olumsuz bir durumdur. Çünkü çocuklar her zaman çocuk olarak kalmayacaklardır. Üzerlerine çok fazla yük vermeden onların hayata hazırlanmalarına yardımcı olmak gerekmektedir. Bu konuda en büyük görev çocukların ailelerine düşmektedir. Onların yapabilecekleri görevler ve taşıyabilecekleri sorumluluklar almaları sağlanarak hayata hazır bireyler olmaları aileleri için bir görev niteliğindedir.

 

Yetişkinlik dönemine ilişkin görev ve sorumluluklara örnek olarak yukarıdaki paragraftaki durum gösterilebilecektir. Ailenin yetişkin bireyleri, ailedeki çocukların hayata hazırlanabilmeleri için üzerlerine bir vazife almaktadırlar. Bu vazife çocuklara yapabilecekleri birtakım görevler vermek ve taşıyabilecekleri sorumlulukları almalarını sağlamaktır. Ayrıca yetişkinler, çocukların büyümesi için uygun bir ortam sağlamalıdırlar. Bu ortam kavga ve gürültüden uzak olmalıdır. Çünkü sürekli kavganın ve kargaşanın olduğu bir ortamda büyüyen çocuğun ilerideki hayatında sorunlar yaşaması ihtimali artacaktır. Bu durum domino etkisi gibi çocuk büyüyüp yetişkin olduğunda benzer sorunlar yaşamasına sebep olabilecektir. Böyle bir ortamda büyüyen bir çocuk ilerideki oluşacak olan kendi ailesinde de böyle bir ortamın olmasına sebep olabilecektir.

1 Star2 Stars3 Stars4 Stars5 Stars (Henüz Oy Verilmemiş)
Loading...

Ailenizde bir karar alınırken nasıl katkı sağlıyorsunuz?

Ailenizde bir karar alınırken nasıl katkı sağlıyorsunuz? Anlatınız.

İnsanın psikolojik durumunun oluşmasında çocukluk döneminde yaşadıkları çok önemlidir. Çocukluk dönemi içerisinde yaşanan ve küçük bir olaymış gibi görünen bir olay ilerisi için çok büyük travmalara yok açabilecektir. Bu durum kelebek etkisine benzetilebilecektir. O an için küçük görünen bir şey ileride çok daha büyük bir sonuç doğurabilecektir.

Bu sebeplerden dolayı aileler çocuklarının büyüdükleri ortama son derece dikkat etmelidirler. Onları yok saymamalı, sordukları sorulara cevap vermeli, onları dinlemeli ve fikirlerini küçük görmemelidirler. Yine yukarıda verilen örnekte olduğu gibi bu durumlara dikkat edilmezse bu çocuğun ilerideki hayatında bazı sorunlar yaşamasına sebep olunabilecektir.

 

Aileler bir karar alırken çocukların da fikrini ciddi bir şekilde dinlemelidirler. Bu fikri yalnızca dinlemek yeterli olmayacaktır. Çünkü bu fikir dinlendikten sonra çocuğa eğer fikrinin önemsiz olduğu hissettirilirse bu durum çocuk için yine olumsuz bir etki yaratacaktır. Bu durum onun kendisini önemsiz hissetmesine yol açar. İleride de fikirlerinin önemsiz olduğunu düşünmesine sebep olur ve bu yüzden çocuk daha sonra fikrini insanlara söylemeye çekinmeye başlayacaktır. Bu durum onun psikolojik olarak zarar görmesine sebep olur. Çocuk içine kapanık ve insanlar ile iletişim kurmakta zorlanan bir bireye dönüşür. Bu da asosyal bir insan olmasına sebebiyet verir. İnsanın sosyal bir varlık olduğu düşünüldüğünde sürekli yalnızlığın onu mutsuz bir bireye dönüştüreceğini öngörmek çok zor değildir.

Tüm bu sebeplerden dolayı ailelere büyük görevler düşmektedir. Çocuklar geçiştirilmemeli her zaman ciddiye alınmaya çalışılmalıdır. Çocukluk döneminde ciddiye alınmayan bireyler ilerleyen dönemlerde de özgüven sorunu yaşamaktadırlar. Bu durumu aşmak ise çocukluk döneminden sonra çok daha zor bir hal alacaktır. Çocukluk döneminde bu durumu aşamayan bireyler çoğunlukla bu durumu aşamaz ve asosyal ve yalnız bireyler olarak yaşamaya devam ederler.

1 Star2 Stars3 Stars4 Stars5 Stars (Henüz Oy Verilmemiş)
Loading...

Çocuk Haklarına Dair Sözleşme hakkında bilgi edininiz.

Çocuk Haklarına Dair Sözleşme hakkında bilgi edininiz.

“Çocuk Haklarına Dair Sözleşme” isminden de anlaşılabileceği gibi çocuk haklarını düzenleyen bir sözleşmedir. Bu sözleşme günümüze çok yakın bir tarih olan Kasım 1989 tarihinde kabul edilmiştir. Sözleşme Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nda oylamaya sunulmuş ve kabul edilmiştir. Sözleşmeyi kabul eden taraf devletler çocuk haklarına dair birçok hakkın korunacağını taahhüt etmişlerdir. Bu haklar genel olarak temel hak ve özgürlüklerden oluşmaktadır. Bu hakların yanı sıra çocuklara özgü olan haklar da yer almaktadır.

 

Çocuklara özgü olan hakların en önemlileri arasında çocukların ağır işlerde çalıştırılması yasağı sayılabilecektir. Bu yasak günümüzde batılı devletler için çok elzem görünmese de ülkemiz için son derece önemlidir. Çünkü ülkemizde çocuk işçi olarak ağır işlerde çalışan çok ciddi sayıda çocuk bulunmaktadır. Bu yasak ülkemizde önemli olduğu gibi Afrika ve Asyalı devletler için de çok önemlidir. Çünkü bu ülkelerde çocuk işçi sayısı ülkemizdekinden çok daha fazladır. UNICEF gibi çocuklar için çalışan hayır kuruluşları bu sorun için çok fazla çaba sarf etse de bu çaba sorunun çözülebilmesi için yeterli değildir. Çünkü çocuk işçilik sorununun ortadan kaldırılabilmesi için bu bölgelerdeki ekonomik sorunların tamamen çözülebilmesi gerekmektedir. Bu hayır kuruluşlarının ise bu sorunu çözebilmesi mümkün görünmemektedir.

Türkiye Cumhuriyeti de bu sözleşmeyi kabul eden taraf devletlerden bir tanesidir. Bu sözleşmenin kabul edilmesi her devlet için elzem bir durumdur. Ancak sözleşmenin kabul edilmesi yeterli değildir. Sözleşmeye uymak, sözleşmeye uyulmasından çok daha önemlidir.

1 Star2 Stars3 Stars4 Stars5 Stars (Henüz Oy Verilmemiş)
Loading...

Kimlik kartında hangi bilgilere yer verilmiştir?

Kimlik kartında hangi bilgilere yer verilmiştir? Söyleyiniz. 

Kimlik kartları kişilerin ayırt edilmesini sağlayan belgelerdir. Bu belgelerde kişilerin bazı bilgileri ve fotoğrafı yer alır. Bu bilgilerin ayırt edici bilgiler olmaları gerekmektedir. Ayrıca bu bilgilerin kişilerin tanımlanmasına da yardımcı olan belgeler olmaları gerekmektedir. Örneğin kimliklerde yer alan din ve medeni hal kısmı bununla ilgili bilgilere örnektir.

Fotoğraflar kimlikte yer alması gereken en önemli şeylerden bir tanesidir. Çünkü bir kişi başka birinin kimlik belgesini kendisinin gibi kullanmaya çalışırsa bu durum en kolay şekilde fotoğraf ile anlaşılabilecektir. Bu fotoğrafların da taşıması gereken nitelikler vardır. Çok eski fotoğraflar ayırt edicilik özelliğini taşımadıkları için kimlik kartlarında kullanılamayacaktır. Ayrıca fotoğraf yeni olsa dahi kişinin yüzünde büyük bir değişiklik olduysa (estetik vs. gibi) bu fotoğraf da yenisiyle güncellenmelidir.

 

Bu bilgilerin dışında kimlik kartlarında kan grupları da yer almaktadır. Bunun sebebi kişilere acil bir şekilde kan gerektiğinde ve kişi de kan grubunu söyleyemeyecek durumda ise buradan bakılarak hayatta kalmasının sağlanmasıdır. Çünkü bir kişi çok ciddi bir şekilde kan kaybediyor ve bilinci de yerinde değilse kişinin kendisine sorarak kan grubunu öğrenmek mümkün değildir. Ailesine ya da arkadaşlarına ulaşarak onlardan bu bilgiyi öğrenmek de çok uzun bir zaman alacaktır. Kişinin bu denli kan kaybettiği bir durumda saniyelerin bile önemi varken böyle bir zaman kaybı hayati olacağı için kimlik kartlarında kan grubu da yer almaktadır.

1 Star2 Stars3 Stars4 Stars5 Stars (1 Oy, Ortalama: 5,00 toplam 5)
Loading...

Kimlik kartı kimlere verilir?

Kimlik kartı kimlere verilir? 

Kimlik kartı yani eski adıyla hüviyet deyince ilk akla gelen şey kişinin vatandaşlığını belirten belgelerdir. Bu belgelerde o kişi hakkındaki önemli bilgiler yer almaktadır. Bu bilgiler kişinin ayırt edilmesini sağlayan bilgilerdir. Ayrıca kimlik kartlarında fotoğraf da bulunmaktadır. Bu fotoğraf da kimlik kartının ait olduğu insanın ayırt edilebilmesi içindir.

Kimlik kartları son dönemlerde dünyanın pek çok yerinde olduğu gibi Türkiye’de de değişim göstermiştir. Bu değişimin sebebi teknolojik gelişmeler sebebiyle kimlik kartlarının geliştirilmesinin istenmesidir. Teknolojik gelişmeler sayesinde kimlik kartlarına çipler takılmıştır. Bu sayede kimliklerin ayırt edicilik özelliği arttırılmıştır. Yani pek çok bilgi ve fotoğraf sayesinde sağlanabilen ayırt edicilik özelliği küçük bir çip ile sağlanabilecek hale gelmiştir.

 

Ehliyet ve pasaportlar da kimlik kartlarına benzer özellikler göstermektedir. Ancak veriliş amaçları farklıdır. Ehliyetler adından da anlaşılabileceği gibi bir konuda yeterliliği temsil etmektedir. Kelimenin kökündeki ehil sözcüğünden bu kolaylıkla anlaşılabilecektir. Bu ehliyet belgelerine verilebilecek en önemli örnek araba kullanabilme yeterliliğini belirleyen ehliyetlerdir. Bu ehliyetler kişinin araba kullanabilmeye ehil olduğunu belgelemektedir.

Pasaportlar da kimlikler ile büyük benzerlikler taşır. Pasaportlarda da kişilerin ayırt edilmesini sağlayan bilgiler yer almaktadır. Yine pasaportlarda da kişinin bir fotoğrafı yer almaktadır. Fark ise pasaportların kişilerin yurt dışına çıkabilmesini sağlamasıdır. Kişiler yurtdışına çıkarlarken pasaportları kontrol edilerek ancak bu kontrolden sonra bu kişilere geçiş izni verilebilir.

1 Star2 Stars3 Stars4 Stars5 Stars (Henüz Oy Verilmemiş)
Loading...

İnsanı insan yapan nitelikleri açıklayınız.

İnsanı insan yapan nitelikleri açıklayınız.

İnsanı insan yapan niteliklerin başında akıl gelmektedir. İnsanı insan yapan diğer niteliklerin oluşmasını sağlayan da yine akıldır. İnsan eşrefi mahluk olarak nitelendirilmiştir. Bu kelime en şerefli mahluk anlamına gelmektedir. İnsanın böyle nitelendirilmesinin sebebi insanın diğer canlılardan farklı özelliklere sahip olmasıdır. Burada bahsedilen diğer canlılar özellikle hayvanlardır. Çünkü hayvanlar insanlara çok benzemektedir. Bitkilerin davranışlarını insanlarınkiler ile karşılaştırmak mümkün değildir. Tek hücreli canlıların davranışlarını da yine aynı şekilde insanlarınkiler ile karşılaştırabilmek mümkün değildir.

 

Hayvanlar iç güdüleri ile yaşar, bunun sayesinde hayatta kalır ve bunun sayesinde türlerini devam ettirirler. İnsanlar ise böyle bir iç güdüye sahip değillerdir. Hayatta kalabilmek için zekâları ve akılları sayesinde yaşamayı öğrenmek zorundadırlar. Ayrıca insanlar akılları ve zekâları ile birlikte bazı erdemli davranışlar da kazanmışlardır. Bu davranışlar hayvanlarda bulunmamaktadır. Örneğin pek çok hayvan türü yavruları dünyaya geldikten sonra onlara bakıp büyütme vazifesini üzerlerinde görmezler. İnsanlar ise çeşitli toplumlarda farklılık göstermekle birlikte çocukları kendi ailesini kurup kendi başına yaşayabilecek hale gelene kadar çocuklarına bakarlar. Ayrıca aile kurduktan sonra da destek olmaya devam ederler. Bu insanın eşrefi mahluk olması ile yani erdemli davranışlar sergilemesi ile ilgilidir. Hatta bazı hayvan türleri vardır ki kendi yavrularını yemektedirler. Bu durum da yine hayvanların içgüdüsel olarak hareket edip akla sahip olmamalarından kaynaklanmaktadır. Akla sahip olmadıkları için davranışlarını da doğru olan  ve yanlış olan şeklinde değerlendirme yetenekleri yoktur.

1 Star2 Stars3 Stars4 Stars5 Stars (Henüz Oy Verilmemiş)
Loading...