Ülkemizde Ekonomik Getiri Amacıyla Hangi Bitkiler Yetiştirilmektedir?

Ülkemizde Ekonomik Getiri Amacıyla Hangi Bitkiler Yetiştirilmektedir?

Ülkemiz dört mevsimi yaşayan, farklı iklim türlerine sahip, coğrafik konumu mükemmel ve içinde çok çeşitli canlı türleri bulunduran bir ülkedir. Bu özellikler diğer çoğu ülkenin kıskandığı özelliklerdir. İklimine göre her bölgemizde farklı hayvan ve bitki türleri barındırmaktadır. Konumu ve sahip oldukları sayesinde dış ticaret açısından oldukça önemlidir. Yurt dışına ihraç ettiğimiz birden fazla meyve, sebze gibi yiyeceklerimiz bulunmakta. Tabii ki bu dış ticaretin yani yurt dışına ihraç ettiğimiz mallarında ülkemize bir ekonomik getirisi olmakta. Üretim çeşitliliği açısından çok zengin bir yapıya sahip olan ülkemizin tek ihraç ettiği şey bitkilerde değil. Ülkemizin verimli topraklarında yetişen, güzel hayvanlarından elde ettiğimiz birçok şeyi ihraç etmekteyiz.

 

Ülkemizin verimli topraklarında çeşit çeşit bitkiler yetişmekte ve bunlardan hem ülke içinde bizler faydalanırken hem de yurt dışına ihraç ediyoruz. Ülkemizde yetiştirilen bitkilerin iki türlüde ekonomik getirisi olmakta. Ülkemiz özellikle tıbbi ve aromatik bitkilerin ihracatında önde gelen ülkelerdendir. Bu yüzden ülkemizde çokça bu tür bitkiler yetiştirilmekte. Bu bitkilere örnek olarak; kekik, defne, adaçayı, meyankökü, ıhlamur, mantarlar, soğanlı bitkiler verilebilir. Anason, kimyon, gül, lavanta gibi bitkileri de ekleyebiliriz. Bunların dışında mısır, incir, meyve ve meyve ürünleri, fındık ve fındık ürünleri, üzüm, kayısı, bazı sebzeler ve onlardan elde edilen ürünler, mercimek, Antep fıstığı, buğday ve buğday ürünleri gibi birçok bitkisel ürünü de yurt dışına ihracat yoluyla satıyor ve büyük bir ekonomik getiri sağlıyoruz. Aynı zamanda bu ürünlerin hepsi iç pazarda da satılıyor ve rağbet görüyor.

1 Star2 Stars3 Stars4 Stars5 Stars (Henüz Oy Verilmemiş)
Loading...

Gerçek Anlam Konu Anlatımı

Öncelikle gerçek anlam nedir tanımı yaparak başlayalım.

GERÇEK ANLAM: Bir sözcüğün, söylendiğinde akla gelen ilk anlamıdır. Buna temel anlam ve sözlük anlamı da denir.

  • Sabahtan beri dişi açıyordu.
  • Arabamız yolda arızalanmış yardım beklemiştik.
  • İhtiyarın elinde ağır bir çanta yar
  • Çocuklar top oynarken camı kırmışlar.

 

Yukarıdaki cümlelerde diş sözcüğü, çene kemiklerinde bulunan çiğnemeye yarayan organlardan her biri; yol sözcüğü, karada insan ve hayvanların geçmesi için açılan veya kendi kendine oluşmuş yürümeye uygun yer; ağır sözcüğü, tartıda çok çeken, hafif karşıtı; kırmak sözcüğü sert bir şeyi vurarak parçalara ayırmak anlamlarında kullanılmıştır. Bu sözcükler, temel anlamlarıyla kullanıldığından hepsi gerçek anlamlıdır.

1 Star2 Stars3 Stars4 Stars5 Stars (2 Oy, Ortalama: 5,00 toplam 5)
Loading...

Gezip gördüğünüz yerleri anlatan bir yazı yazınız.

Gezip gördüğünüz yerleri anlatan bir yazı yazınız.

2017 yılının Haziran ayıydı çok iyi hatırlarım, ailemle Viyana’ya gitmiştik.

Oranın kültürel eserlerini, büyüleyici mirasını ve yüzyıllarca geçmişten günümüze uzanan tarihi binalarını, katedrallerini görünce adeta büyülenmiştim. Viyana’ya gittiğimizde ilgimi çok çeken Aziz Stephan Katedrali’nin girişindeki büyüleyici görünümle içeri girmeye karar verdik. Bu katedral her yıl dünyanın dört bir yanından iki milyon ziyaretçiyi ağırlıyormuş. Oradan çıkıp Viyana’nın ünlü meydanına gidip orada güzel bir fotoğrafın ardından yolumuza devam ettik. Schönbrunn Sarayı’nın oradaki atlı gösterileri izledikten sonra Budapeşte’ye dönüş için yola çıktık. Günübirlik gezimizde sabahın erken saatlerinden öğlene kadar Viyana’da kalıp dönüşte Budapeşte’ye geçtik.

 

Budapeşte’ye girişte bizi karşılayan köprülerden geçerken Avrupa’da olduğumuzu hissediyorduk.

Tuna Nehri’nin güzelliğine Parlamento’da dahildi, arabamızı güzel bir yere park ettikten sonra İstanbul’un Taksim’i olan Vaci Ut’da dolaşıp oradaki kültürel yemekleri, sanat eserlerini , heykellerini gördük. Şehrin en popüler ve en tarihi bölgesi olan Buda Kalesi’ne doğru yöneldik. Bu kalede barok mimarisinin izlerine rastlamaktayız. Ve Türk kültüründen bir iz olan: hamamlar. Budapeşte’de en iyi hamamlardan olan Kiraly, Rudas hamamları da Osmanlı’dan kalma hamamlardandır. Şehir, turizm ve tarım yönünden gelişmiş olup ziyaretçilere de açıktır. Eski kent merkezinin yenilenmesi başlatılmış olup yine de eski eserler de günümüzde korunmaktadır. Sonuç olarak eserlerin muhteşem kalıntılarla taşınıp, eserlere değer verildiğini görmekteyiz.

1 Star2 Stars3 Stars4 Stars5 Stars (Henüz Oy Verilmemiş)
Loading...

Çok gezen mi bilir, çok okuyan mı?

Çok gezen mi bilir, çok okuyan mı?

Bu atasözünü yorumlayacak olursam, çok okuyan demek isterim.

Okuyan insan kitabın iç yüzünü açıp oradaki tüm olaylar doğrultusunda her şeyi yaşar ve kitabın yazarının atmosferine çıkmaktan mutluluk duyar. Çok okuyan insanın kelime haznesi çok geniş olup hayata bakış açısı da günden güne değişmektedir. Çünkü bu insan okuduğu her satırdan bir anlam çıkaracaktır. Çok okuyan insan, okuduğu kitap olsun dergi olsun yargılamadan inceler, her bölümünde bir anlam elde eder ve bunu araştırır; yazarın sunduğu ifadeleri hem kendi öğrenir hem de araştırıp sorgular. Fakat çok gezen insan boş geziyor olabilir. Ama okuma etkinliği istemeyerek yapamayacağımız bir etkinlik iken gezmek her zaman yapılabilmektedir.

 

İnsan, gezerken eksik olan nesneleri ya da bütüne bakmaktansa herkesin bakış doğrultusunda bakmakta ve bu şartta bir şeyler gözleme metodunu seçmektedir. Fakat okuyan insanda bu tam tersidir, çünkü bu insan hayata olan bakış açısını son derece açık tutup gözlem ve deneyimlerle bunu zenginleştirmektedir.

Bu süreç doğrultusunda liderimiz Mustafa Kemal’in yazmış olduğu ve okumakta olduğu binlerce eseri de görmekteyiz. Bizler için önemli olan husus taşınan anlamın dışına kendi fikirlerimizi birleştirip bu harmanla zihnimizi maksimum geliştirmek olmalıdır.

Sonuç olarak, ilimin gelişmekte olduğu ülkelerde kitap okuma sürecinin katkısını görmekteyiz, bu nedenle sık sık kitap okumalı ve bunu alışkanlık haline getirmeliyiz.

1 Star2 Stars3 Stars4 Stars5 Stars (2 Oy, Ortalama: 5,00 toplam 5)
Loading...

Sevdiğiniz Yemekler Nelerdir?

Sevdiğiniz Yemekler Nelerdir?

Yemek yemek kimi insanlar için çok daha büyük bir arz eder. Kimilerimiz için yemek yemek temel bir gereksinim iken kimilerimiz için neredeyse yaşama sebebidir. Ama her ne şart altında olursa olsun hemen herkesin kendince sevdiği yemekler vardır. Benim de kendimce sevdiğim yemeklerin başında mantı gelmektedir. Zaten sanırım İç Anadolu Bölgesi çocuğu olup mantıyı sevmeyen yok denecek kadar azdır. Türklerin milli yemekleri arasında ilk sıralarda gelen yemeği olan mantının ister Kayseri usulü yapılsın, ister klasik tarzda yapılanı, ben her şekilde mantıyı sürekli olarak bol yoğurtlu, sarımsaklı olarak yerim. Yemediğim zaman zaten kendimde bir eksiklik hissediyorum. Bir mutsuz oluyorum.

 

Yemeği sevdiğim bir diğer yemek ise Gaziantep mutfağından Yuvarlama ve Ali Nazik. İkisi de ünlü gurme Mehmet Yaşin tarafından ifade edildiği gibi damak çatlatan lezzetler. İnsan bir kere yedi mi, bir daha asla vazgeçemeyeceği türden olan yemekler bunlar. Zaten patlıcan, yoğurt benim favori besin maddelerim bunu net bir biçimde söylemeliyim.  İyi yapılırsa kokoreç de severek yediğim lezzetlerin başında geliyor. Kimyon ve bol acılı olarak tüketildiğinde ayrı bir lezzet olur. Özellikle akşamüzerleri okul dönüşü yorgun ve aç iken. Tatlı olarak en sevdiğim yiyecek ise elbette kabak tatlısı. İnceci dilimlenmiş ve üzerine tahin dökülmüş olan bir kabak tatlısından daha güzel ne olabilir ki. Üzerine bir de bol ceviz döküldü mü olay benim için bitmiştir.

1 Star2 Stars3 Stars4 Stars5 Stars (1 Oy, Ortalama: 1,00 toplam 5)
Loading...

19 Mayıs Atatürk’ü Anma ve Gençlik ve Spor Bayramı okulunuzda ve çevrenizde nasıl kutlanır?

19 Mayıs Atatürk’ü Anma ve Gençlik ve Spor Bayramı okulunuzda ve çevrenizde nasıl kutlanır?

19 Mayıs tarihimizde son derece özel bir yer teşkil eder. Benim doğum günüm 19 Mayıs diyen Mustafa Kemal Atatürk’ün Samsun’a çıkarak emparyalizme karşı başlattığı mücadeleye adanan sadece Türk tarihi için değil, dünya tarihi içinde önemli bir gündür. Nitekim Cumhuriyet’in ilanından sonra bugün Gençlik ve Spor Bayramı olarak kutlanmaya başlamıştır. Bu kapsamda okulumuzda her sene liseler düzeyinde kutlanır. Liselerde her yıl devletimiz tarafından düzenlenen bu etkinliklerde topluca tüm bölge düzeyinden öğrencilerin katıldığı programlar yapılmaktadır. Programlar İstiklal marşının okunması ve açılış konuşması ile başlar. Daha sonra şiirler okunur akabinde kız öğrencilerin ve erkek öğrencilerin kimi özel sunumları olur. Etkinliğin olduğu yere öğrenciler ellerinde bayraklar ile yürüyerek gelir. Daha sonra program biter ve öğrenciler alandan ayrılır.

 

Bunun yanında okulların yaptığı bu etkinlik dışında, kimi siyasi partilerin Atatürk Anıtına çelenk koyma programı yapılmaktadır. Bu programda öncelikle İstiklal Marşı okunmakta, akabinde günün anlam ve önemine uygun olarak konuşmalar yapılmaktadır. Yine herhangi bir özel durum olmaması halinde akşamları kentimizin belli bir güzergahında fener alayı yapılmaktadır. Bu etkinliklerde bazen Uzun bir Türk bayrağı ellerde taşınmaktadır. Bunun akabinde de canlı müzik konserleri meydanda yapılmakta ve gençler bu gençlere armağan edilen bayramı çok özel bir coşku ile kutlamaktadır. Sonuç olarak bakıldığında bu çok özel bayram hepimiz için önem arz eder.

1 Star2 Stars3 Stars4 Stars5 Stars (1 Oy, Ortalama: 5,00 toplam 5)
Loading...

Empati kurmak ile saygı duymak arasındaki ilişkiyi günlük hayattan örnekler vererek yazınız.

Empati kurmak ile saygı duymak arasındaki ilişkiyi günlük hayattan örnekler vererek yazınız.

Empati, kişinin kendini karşısındakinin yerine koyması olarak tanımlanabilir. Empatide esas, karşımızdaki bireyin fikirlerini anlamak, duygu ve düşüncelerini düşünmek ve özümsemektir. Günlük yaşantılarımızda karşılaştığımız bütün sorunlarda, karşılıklı çözüme varılamamasının en büyük nedenlerinden birisi de, empati eksikliğidir. Oysaki bizi incitmeyen ve doğru olduğunu düşündüğümüz fikirlerin, karşımızdaki kişileri de aynı şekilde etkileyeceğini düşünürüz. Olaylara sadece kendi penceremizden bakmak, olayların çözülememesine neden olacak; bireyler arasında saygısızlığın da doğmasına yol açacaktır.

 

Gün içerisinde çalışma koşulları nedeniyle yoğun tempolarda çalışmaktayız. Basit bir örnekle; bir müşteri temsilcisi yoğun bir tempoda bizlere hizmet vermekte. Sorunlarımızın çözülmesi adına başvurduğumuz müşteri temsilcileri, çözülemeyecek durumlar ile karşılaşabilmektedir. Bu noktada bizlerin yapması gereken şey, karşımızdaki bireyin işine saygı göstermek, o an içerisinde ne hissettiğini ve düşündüğünü anlamaya çalışmaktır. Aksi takdirde hiçbir uzlaşmaya varılamayacak, bireyler arasında münakaşanın düzeyi artacaktır.

Empati ve saygı birbirinden ayrılamaz iki kavramdır. Empati, saygıyı; saygı, empatiyi doğurur. Empati yapmak, kişinin kendisine olan saygısının da artmasına ve bu sayede çevresindeki bireylere de daha saygılı bir biçimde yaklaşmasına vesile olacaktır. Daha saygılı bir birey olmak, toplum içerisinde de kişinin saygınlığını arttıracaktır. Kişinin çevresindeki bireylere örnek teşkil ederek, daha saygılı bir toplumun temelinin atılmasını sağlayacaktır. Hayatımızın her anında empati kavramını unutmamalı, kendimize ve çevremize karşı saygımızı daima korumalıyız.

1 Star2 Stars3 Stars4 Stars5 Stars (1 Oy, Ortalama: 5,00 toplam 5)
Loading...