Vergi Haftası Skeç

Sponsorlu Bağlantılar

S O R U M L U L U K

OYUNCULAR:

Kahveci:Nurhan Duran
Ahmet Usta: Özkan Öztürk
Recep Usta: Uğur Dede
Zengin Adam: Emir Bozdemir
Müşteri: Alaattin Öztürk

Bir çay ocağı. (Emir…)

Zengin bir adam oturuyor. (Alparslan, Bahtiyar…)

Yan masada iki kişi oturmuş sohbet ediyor.( Uğur, Soner…)

Günlük işlerden, kazançtan söz ediyorlar.

Vergilerden konuşurken yan masadaki adam vergi vermenin yanlış olduğunu söylüyor.

Karşılıklı konuşmalar başlıyor. Okullar, yollar, barajlar, devlet binaları örneklendiriliyor.

Verginin iyi kötü yanları dile getiriliyor.

Ahmet: Yahu Recep Usta şu çay da mis gibiymiş be.

Recep Usta: Haklısın Ahmet Usta. Üstelik insanın yorgunluğunu da alıyor.

Ahmet Usta: Hayırdır… Yorgun musun?

Recep Usta: Birazcık. Sabahtan beri dükkândaydım. Bir fırsatını bulup dükkânı çırağa bırakıp çıktım.

Ahmet Usta: Çay içmeye mi?

Recep Usta: Yok yok… Çarşıda işim vardı. Alınacak bir iki malzeme vardı da… Bir de vergi dairesine uğradım. Verginin son taksidini yatırmamıştım da. Onu yatırıvereyim dedim.

Ahmet Usta: Ben de dün yatırdım. Zaman zaman zorlanıyorum ama yatırmadan olmuyor. Hem vatandaşlık görevi hem de cezası var.

Recep Usta: Haklısın Ahmet Usta. Ben de zaman zaman zorlanıyorum ama yatırmadan da olmuyor.

Zengin: Hah hah hah…

(Ahmet Usta ve Recep Usta dönüp adama bakarlar ve kafalarını sallayarak konuşmalarına devam ederler.)

Ahmet Usta: Yahu Recep Usta belki zorlanıyoruz ama gene de Allah’a şükür geçinip gidiyoruz be.

Recep Usta: Yaaa…

Zengin: Hah hah hah… Enayiler…

Ahmet Usta: Biraz ayıp olmuyor mu Kâmil Bey? Hem vergini ödemiyorsun hem de bizimle dalga geçiyorsun.

Recep Usta: Üstelik adın da Kâmil… Kâmil demek olgun demek ama sen kiiiiiim, olgunluk kim. Aslında senin bu zavallılığın için bizim sana gülmemiz lâzım.

Zengin: Ne zavallılığı be. Zavallı sizsiniz. Enayi gibi kazancınızın bir bölümünü gidip vergi diye yatırıyorsunuz. Ben hepsini cebe indira Gandi. Sonra da gel keyfim gel.

Recep Usta: Yahu Kâmil Bey… Sen hiç okula gittin mi?

Zengin: Gittim tabi. Lise mezunuyum.

Recep Usta: Herhalde o okulu baban yaptırmıştır.

Zengin: Ne babası canım dev…

Ahmet ve Recep Usta: Eeeee… Devam et.

Zengin: Şey… Öhö öhö…

Recep Usta: Öhö öhö ya. Utandın da söyleyemiyorsun değil mi? Devlet demek istedin yani.

Ahmet Usta: Bak Kâmil Bey… Senin gittiğin o okulu da, yürüdüğün yolları da, arada bir de olsa uğradığın sağlık kuruluşlarını da devlet yapıyor. Kaynak olarak da bizim gibi sorumlu vatandaşların ödediği vergileri kullanıyor. Tamam devletin birtakım yanlış işleri, gereksiz harcamaları, haram helâl bilmeyen bürokratı, memuru olabilir ama bunda devletin ve vatandaşın ne günahı var. Bak ilçemize sağlık ocağı, kültür merkezi, emniyet binası, hastane, okullar yapıldı. İhtiyaç sahibi vatandaşlarımıza sosyal konutlar yapıldı. Sayamayacağım daha neler neler  var..

(Bu arada Zengin adam sandalyesinde kaybolmaya başlar. Utanır.)

Recep Usta: Senin yaptığının adı vergi kaçırmaktır Kâmil Bey. Sen ve senin gibiler vergi kaçırmamış olsanız bizim de yükümüz hafifler. Kendinizi uyanık zannedebilirsiniz ama biz sizi çok iyi tanıyoruz. Umarım bir gün sen ve senin gibiler yaptığınız yanlıştan dönersiniz. Ahmet Usta ben gidiyorum.

Ahmet Usta: Ben de geliyorum Recep Usta. (Çay paralarını verip çıkarlar, perde kapanır.)

 

                                                                                                                 İhsan AÇILAN

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir