Communication Ünitesi Konu Anlatımı 8. Sınıf İngilizce

MAKING and ANSWERING A PHONE CALL

 

Hello, John speaking.                                         Merhaba, John konuşuyor.

Could I speak to Steve, Please?                                    Steve ile konuşabilir miyim, lütfen?

Who’s calling?                                                    Kim arıyor?

Could I ask who’s calling?                                  Kimin aradığını sorabilir miyim?

One moment, please.                                           Bir dakika, lütfen.

Can you hold on a moment, please?                   Bir dakika hatta kalır mısınız, lütfen?

Hang on a minute, please.                                  Bir dakika bekleyin, lütfen.

I’m sorry, he’s not available at the moment.      Üzgünüm su an kendisi uygun değil.

Would you like to leave a message?                   Mesaj bırakmak ister misiniz?

Could you ask him to call me?                                     Beni aramasını söyleyebilir misiniz?

Could I take your name and number?               İsminizi ve numaranızı alabilir miyim?

I can’t hear you very well. It’s a bad line.          Sizi iyi duyamıyorum, hat kötü.

Could you repeat that, please?                                     Tekrar edebilir misiniz, lütfen.

I’ll call back later.                                                        Ben daha sonra ararım.

Thanks for calling.                                             Aradığınız için teşekkürler.

KEY VOCABULARY

 

available: uygun, müsait

believe: inanmak

call: telefonla aramak

communication: iletişim

conversation: sohbet, konuşma

exhibition: sergi

express: ifade etmek

hang on/hold on: beklemek

information: bilgi

language: dil

leave a message: mesaj bırakmak

prefer: tercih etmek

repeat: tekrar etmek

respond: yanıt/karşılık vermek

send: göndermek

worry about: endişe duymak

connect: bağlanmak

dial: telefon numaralarını çevirmek

contact: irtibat kurmak

engaged: meşgul

get back: geri dönmek

 

abbreviation: kısaltma

approximately: yaklaşık olarak

bad line: kötü/bozuk hat

busy: meşgul

caller: arayan kişi

combination: kombinasyon

effect: etki

hang up: telefonu kapatmak

interested: ilgili, alakadar

meet up: buluşmak

receiver: alan kişi/alıcı

sender: gönderen kişi

store: mağaza

symbol: sembol/işaret

spell: hecelemek

line: hat

memo: hatırlatıcı not

put someone through: telefonu bağlamak

concern: ilgilendirmek

willingly: gönüllübir şekilde

get/keep in touch: irtibatta olmak

 

GRAMMAR

May/Can/Could………………I?

May/Can/Could kalıpları izin istemek için kullanılır.

Ancak bu üç kalıp arasındaki fark aşağıdaki gibidir.

  • May I……….?

May I use your telephone?

(Formal – Resmi)

Karşındaki insanı çok iyi tanımıyorsun.

 

  • Can I ……….?

Can I use your telephone?

(Informal – Resmi Değil)

Karşındaki insanı çok iyi tanıyorsun.

 

  • Could I ……….?

Could I use your telephone?

(Informal – Resmi Değil)

“Can” kalıbına göre daha kibar.

Examples:

  • Can you lend me your pen?
  • Of course

 

  • May I borrow your book?
  • No, you may not!
  • I’m reading it now.

 

İzin istemek için soru sorulduğunda cevap verme şekilleri aşağıdaki gibidir;

YES/OLUMLU

Go ahead                      Devam et

Of course                      Elbette

Of course, you can      Tabi ki yapabilirsin

Ok                                 Tamam

No problem                  Problem değil

Sure                              Elbette

Certainly                      Kesinlikle

Definitely                    Kesinlikle

Absolutely                    Kesinlikle

 

NO/OLUMSUZ

No, you can’t         Hayır, yapamazsın

No, you may not   Hayır, yapamazsın

I’m afraid not               Korkarım ki olmaz

Sorry, no.               Üzgünüm,hayır

Prepared by

Yusuf Çetinyürek

Sponsorlu Bağlantılar

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir