Atasözleri Çalışma Sayfası 4. Sınıf Türkçe

Sponsorlu Bağlantılar

4.SINIF TÜRKÇE ATASÖZLERİ ÇALIŞMASI

Aşağıdaki atasözlerinin anlamlarını ve çıkardığınız sonucu örnekteki gibi eşleştirin.

 

  ATASÖZÜ   ANLAMI   ÇIKARDIĞIM SONUÇ
 

 

1

 

 

Damlaya damlaya göl olur.

 

 

Hiç kimse amacına öyle birdenbire ve kolayca ulaşamaz. İnsanın karşısına pek çok engel çıkabilir, uzun zaman beklemesi gerekebilir, başına türlü hâller gelebilir; işte bütün bunlara sabreden, direnişini yılmadan sürdüren kişi istediğine kovuşup ulaşabilir.    

 

Arkadaşları iyi seçmek

  Kaçan balık büyük olur   Elindeki nesneleri kaybetmek, birine kaptırmak istemiyorsanız gereken önlemleri alıp koruyunuz.   İnsanları küçümsememek
   

Sabreden derviş muradına ermiş

 

Küçük ve önemsiz görülen kişi ya da nesneler, çoğu kez büyük etkiler yaparlar; umulmadık işler görürler.  

1

 

Tutumlu olmak

   

 

Ummadık taş baş yarar

 

 

Her zaman bir arada bulunan, arkadaşlık eden, bir çevrede yaşamaya çalışan kimseler birbirlerinden etkilenirler; birbirlerinin özelliklerini, huylarını ve alışkanlıklarını kaparlar.    

Elimize geçen fırsatları değerlendirmek

   

 

Üzüm üzüme baka baka kararır.

 

 

1

Her çok azdan olur. Küçük ve önemsiz şeyler birikerek büyük şeyleri meydana getirirler. Bunun için küçüktür, azdır, önemsizdir deyip hiçbir şey hor görülmemelidir; bunların önemi bilinmeli, çarçur edilmemelidir.    

 

Elimizdekine sahip çıkmak

   

Dikensiz gül olmaz.

 

  Çok önemsiz, çok küçük de olsa, her nedense elden kaçırılan fırsat ah vah edilerek gözde büyütülür.    

İnsanları olduğu gibi kabul etmeliyiz.

   

 

Çobansız koyunu kurt kapar.

  Hoşumuza giden, bizi sevindiren, fayda temin ettiğimiz hemen her güzel şeyin kusurlu, eksik ve kötü bir yanı da bulunabilir. Eğer bunları elde etmek istiyorsak, hoşa gitmeyen ve bize sıkıntı veren bu yanlarını da hoş görmeliyiz.    

 

Sabırlı olmak


Mehmet Gürdal TEKİN

Aşağıdaki açıklaması verilen atasözlerinin bulunduğu şıkları işaretleyin.

Özenle ve çok çalışmadan bir şey kazanıp meydana getiremeyiz. Yiyip içmek, harcamak ve kısacası yaşayabilmek için haksız bir yolla değil, alın teri dökerek kazanmamız şarttır.

a.Emek olmadan yemek olmaz. c. Evli evine, köylü köyüne gerek.

b.Komşu komşunun külüne muhtaçtır. d. Meyve veren ağaç taşlanır.

Olan veya olacak tüm zorluklara göğüs geren, telâş ve öfkeye kapılmadan başına gelen felâketlerin geçmesini bekleyen, ses çıkarmadan bunları aşma erdemi gösteren kimse, sonunda esenliğe erecektir.

a.Söz ağızdan çıkar c. Çivi çiviyi söker.

b.Sabrın sonu selamettir. d. Anlayana sivrisinek saz, anlamayana davul zurna az.

İnsanlar gezen, dolaşan, hareket eden varlıklardır. Bir yerden kalkıp başka bir yere gidebilirler. Arkadaşlar, dostlar, tanıdıklar birbirlerinden ne kadar uzakta olurlarsa olsunlar, günün birinde, bir yerde karşılaşabilirler; hatta hiç karşılaşmayacaklarını sanan insanlar dahi birbirlerine kavuşabilirler.

a.Düşmez kalkmaz bir Allah. c. Dağ dağa kavuşmaz, insan insana kavuşmaz.

b.Sabah ola hayrola. d. Zorla güzellik olmaz.

İnsanlar bir arada yaşamak zorundadırlar. Bu zorunluluk bir dayanışmayı, yardımlaşmayı gerekli kılar. Nasıl ki tek taşla duvar yapılamazsa, insanlar da tek başlarına tüm işlerinin üstesinden gelemezler. Dolayısıyla diğer insanlarla ilişki kurmak, işbölümü yapmak, iş birliğine geçmek durumundadır.

a.Can boğazdan girer. c. Tatlı dil yılanı deliğinden çıkarır.

b.Çıngıraklı deve kaybolmaz. d. Yalnız taş duvar olmaz.

Hiçbir insan sahip olduğu makamın büyüklüğü, elindeki yetki ve imkânların genişliği ile övünmemeli, bunlara sırtını dayayarak büyüklenmemeli, kimseyi hor görmemelidir. Çünkü ondan büyüğü ve üstünü her zaman vardır.

a.Dost kara günde belli olur. c. Kara haber tez duyulur.

b.Deveden büyük fil var. d. Misafir kısmeti ile gelir.

 

Diğer sayfada yer alan atasözlerini işaretli yerlerinden keserek, uygun atasözü anlamlarının karşılarına yapıştırın.
Hiç kimse, başkasının içine düştüğü derdi tam anlamıyla kavrayamaz.
Çünkü üzücü olaylar sadece ilgili kimseleri kederlendirir, onlara acı verir.
Bu bakımdan birinin derdine çare bulacak kimseler olayla ne kadar ilgilenseler
de keyiflerini bozmazlar, derinden acı duyarak işe girişmezler, acele etmezler.

Para harcayan kimse istediğini elde edebilir. İş yapabilir, yaptırabilir;
satın alabilir, aldırabilir; hemen her istediği maddî şeye kavuşması mümkündür.
O an için ihtiyaç duyulmayan mal, ne kadar ve ne türden olursa olsun elden
çıkarılmamalıdır. Hiç umulmadık bir günde ona gerek duyulabilir.
Ayrıca malın çok olmasının kimseye bir zararı da yoktur.

Huy, insanın yaratılış ve ruh özelliklerinin bütünüdür. İnsanla birlikte var
olmaya başlar; insan büyüdükçe, huy da onun benliğine iyice yerleşir;
kişiliğinin bir parçası hâline gelir. İster eğitim, ister başka bir yolla olsun,
kişinin huyunu değiştirmek mümkün değildir; kişinin ölümüne kadar öylece
devam eder.

Herkes ancak kendi çevresinde bir değer taşır, kuvvet bulur ve sözünü
geçirebilir. Çünkü asıl yeri orasıdır, bağlıları çevresindedir, orada güvence
altındadır, orada rahat etmektedir.

Herkes kendi davranışlarından sorumludur. Herkes kendi hatasının cezasını
kendi çeker. Hiç kimse başkasının yaptığı bir hatadan ötürü hesap vermez.
Her canlının hayatı sona erer. Bu kaçınılmaz bir sondur ve doğal karşılanmalıdır.
Çünkü ölüme çare bulunmaz. Bu bakımdan yakınını kaybeden bir kimse,
kendini tüketircesine üzülmemeli, sakin olup dövünmeyi bırakmalıdır.
Ne yaparsa yapsın, ne kadar üzülürse üzülsün öleni geri getiremeyecektir.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

kartal escort maltepe escort antalya escort bostancı escort alanya escort