11. Sınıf Dil ve Anlatım 2. Dönem 1. Yazılı 2015-2016

Sponsorlu Bağlantılar

1. Bir gülmece havası taşıyan bu öyküde olay, bize kah¬ramanın ağzından anlatılıyor. Anlatımın en belirleyici özelliği konuşma diliyle yazı dilinin ustaca birleştirilmiş olmasıdır. Konuşma dilinde geçen deyimler, halka öz¬gü söyleyiş biçimleri, şaşma bildiren sözde soru biçim¬leri ustaca kullanılmış. Öte yandan anlatım dümdüz bir çizgide sürüp gitmiyor, bu da sürükleyiciliği sağlıyor.
Bu parçada aşağıdaki yazı türlerinden hangisine ait özellikler ağır basmaktadır?
A) Makale B) Deneme
C) Eleştiri D) Fıkra E) Günlük

2. Önceleri, yazdıklarımı yayımlamak gibi bir planım yoktu. Gün için¬de yaşadıklarımı, hislerimi, hayallerimi döküyordum kâğıtlara; ama edebi üsluptan da uzaklaşmayarak. On beş yıl boyunca her gün bıkmadan usanmadan yazdım. Sonra bazı edebiyatçı dostlarım yazdıklarımı yayımlamam konusunda ısrar ettiler. Ben de okuyu-cularım beni benden dinlesin, yaşadıklarımı günü gününe öğren-sinler diye bazı değişikliklerle yayımladım.
Bu parçada sözü edilen yazarın yayımladığı kitap, aşağıdaki türlerin hangisine bir örnektir?
A) Günlük B) Otobiyografi C) Mektup
D) Deneme E) Biyografi
3. Montaigne, düşüncesine her adım attırışında bir Latin ozanını koltuk değneği olarak kullanır.
Aşağıdakilerden hangisi bu cümleyle anlamca özdeştir?
A) Montaigne, yeni düşünceler ileri sürerken Latin ozanlarından yararlanır.
B) Montaigne, Latin ozanlarının içinde en ön sırada sayılması gereken kişidir.
C) Montaigne’in Latin ozanlarından farkı, güldürü ustası olmasıdır.
D) Montaigne yeni düşünceler ileri sürerken çok tedbirlidir; başkalarına benzememeye çalışır.
E)Montaigne’i farklı kılan, kendinden önceki ozanlardan farklı düşünmeye çalışmasıdır.
Aile reisliliği konusunda da toplumumuza örnek olan sanatçı, yoğun iş temposuna rağmen çocuklarını hiç ihmal etmemiştir. Oğullarına Doğukan ve Batıkan isimlerini koyması, doğu ve batının barış içinde olması dileğinden kaynaklanmaktadır.
Ona göre Türkiye’nin bulunduğu konumun kesin bir sınırlaması yoktur. Türkiye, doğudan bakıldığı zaman batıda, batıdan bakıldığı zaman da doğudadır. Nitekim Japonya konserinde 20.000 Japon’un Türk bayrağı çıkartıp sallaması bunun en güzel kanıtıdır.
4.Sözü edilen sanatçımız aşağıdakilerden hangisidir?
A)Sakıp Sabancı B)Barışmanço C)Kemal Sunal
D)Zeki Müren E) Cem Karaca
5.Aşağıdaki tanımların hangisinde boş bırakılan yere sonundaki ayraç içindeki sözcük getirilirse tanım yanlış olur?
A) …………., bir sanatçının ya da eserin değerini ortaya koymak amacıyla yazılmış yazılardır. (Eleştiri)
B) ………….., yazarın herhangi bir konuda, bir düşünceyi belli kanıtlar kullanarak ispatlamaya çalıştığı gazete veya dergi yazılarıdır, (Makale)
C) Bir topluluk önünde belirli bir konuda yapılan etkili konuşmalara ……………. denir, (söylev)
D)Bir yazarın, başından geçen olayları anlattığı yazı türüne ……………… denir, (anı)
E) Gazete ve dergilerde yayımlanan, güncel konuları ele alan; kısa, nükteli yazılara ………….. denir, (deneme)
6. Küçük, sezgili bir okur kitlesine seslenen, kentli ve aydın bir seçkinler tabakasının buyruğunda yolunu arayan ilk Türk romanları; anlatı sanatının yetkin örnekleri sayılmasa da, hem belge olarak çok önemli tarihsel işlev yüklenmiş, hem de iktidara oynayan Türk aydınının kendi fikirlerini topluma benimsetmesinde ciddi bir kaldıraç rolü oynamışlardır. Mai ve Siyah gibi.
Bu parça aşağıdaki edebiyat türlerinden hangisinden alınmış olabilir?
A) Öykü B) Anı C) Söyleşi
D) Makale E) Fıkra
7. • Bir sanatçının ya da yapıtın olumlu-olumsuz yönlerini ortaya koyan yazı türüne eleştiri denir.
• Başka bir yerde bulunan birine ya da birilerine duygu ve düşüncelerini bildirmek amacıyla yazılan yazılara mektup denir.
• Anı, bir kimsenin yaşadıklarını kaleme aldığı yazı türüdür.
• Gezginlerin gezip gördükleri yerleri anlattıkları yazılara gezi yazısı denir.
Aşağıdakilerden hangisi, yukarıda tanımları veri¬len yazın türlerinden birine örnek gösterilemez?
A) Şikâyetname B) Seyahatname
C) Tahrib-i Harabat D) Kırk Yıl E) İntibah
8. I. Görüşmeye gelenlere, beklemeleri için yer göstermiştik.
II. Konuyla ilgili açıklama yapmaya asla yanaşmadı.
III. Sabah oluncaya kadar gözüme uyku girmedi.
IV. Kendi işinin sahibi olmayı her şeyden çok istiyor.
V. Yapraklar sararmaya başladığında, buralar boşalır.
Numaralanmış cümlelerin hangilerinde yan cümlecik, temel cümlenin dolaylı tümlecidir?
A) I. ve II. B) I. ve III. C) II. ve IV.
D III. ve V. E) IV. ve V.
9. ”Sütten ağzı yanan yoğurdu üfleyerek yer.” Yukarıdaki cümlede aşağıdaki ses olaylarından hangisi yoktur?
A)Ünlü düşmesi B)Ünsüz düşmesi C)Ulama
D)Ünsüz benzeşmesi E) Ünsüz yumuşaması
10. Öykülerinin bu denli zevkle okunmasının sırrı, yazarın en sıradan gerçekleri bile büyülü bir hale dönüştürebilen düş gücü. Öykülerde¬ki her şey, alabildiğine, renkli kalemlerle boyanmış.
Bu parçada altı çizili sözlerle, söz konusu öykülerin hangi özelliği anlatılmaktadır?
A) Anlatılanların etkileyici, farklı hale getirilmesi
B) Anlatılanların çelişkiler taşıması
C) Yaşamdan önemli ve farklı kesitleri yansıtabilmesi
D) Canlı, çarpıcı olayları anlatması
E) Üslup ve konu zenginliği taşımaları
11. Bir gerçeğin araştırma, inceleme, gezip görme ve soruş¬turma yoluyla yansıtıldığı yazılardır. Öğretici bir niteliği bu¬lunan bu tür yazılarda açık ve anlaşılır bir dil kullanılır. Bu türde kalem oynatmak isteyen kişi, gerektiği durumlarda konuyla ilgili resim, fotoğraf ve grafiklerin ispatlayıcı özel¬liklerinden yararlanmalıdır.
Bu parçada sözü edilen düz yazı türü, aşağıdakilerden hangisidir?
A) Deneme B) Röportaj C) Anı
D) Biyografi E) Roman
12. Çocukluğumda, bir Arabistan şehrinde bir kadın tanımış¬tım. Sık sık hastalanır, uyumaya başlar başlamaz İstan¬bul’un sularını sayıklardı. Kaç defa komşuluk ziyaretleri¬mizde, döşeğinin yanı başında, onun sırf bu büyülü oda¬ları soymak için, bir mahzenin taş kapağını kaldırır gibi güçlükle en dalgın uykulardan sıyrıldığını görmüştüm. Dört yanımı su sesleriyle, gümüş taş ve billur kadeh şakırtılarıyla, güvercin uçuşlarıyla dolu sanırdım.
Bu parça, aşağıdaki düz yazı türlerinin hangisine ör¬nek olabilir?
A) Biyografi B) Deneme C) Anı
D) Fıkra E) Makale
13. I. Tanınmış kişileri konu edinir.
II. Yazar, sadece kendini anlatır.
III. Kronolojik bir sıralama söz konusudur.
IV. Nesnel ve anlaşılır bir anlatımı vardır.
V. Bir gazetede günlük olarak yayımlanır.
Numaralanmış cümlelerden hangi ikisi, biyografinin özelliklerinden değildir?
A) I. ve II. B) I. ve IV. C) II. ve III.
D) II. ve V. E) IV. ve V.
14. Aşağıdaki dizelerden hangisinde yazım yanlışı yok¬tur?
A) Hiç yolcusu yokmuş gibi sessizce alır yol;
Sallanmaz o kalkışda ne bir mendil ne de kol.
B) Giden sevgililer herbiri memnun ki yerinden;
Çok seneler geçti, dönen yok seferinden.
C) Madem ki gidiyorsun bırakıp burda beni;
Son bir kez göreyim, dön de seni.
D) Ayrılanlar belki döner belki dönmezki geri,
Son bir kez göreyim, dön de seni!
E) Sisli denizlere açıldım bir zaman, keşfettiğim kıyı¬lar…
Zamanın hayatla içlendiği çöllerde, bir çadırım olsun yeter.
15. Her gece gökte küçük bir yıldız
Seninleyim diye el eder
Ne onun uzaklığı azalır
Ne benim içimdeki kederler
Bu dizelerde aşağıdaki ses olaylarından hangisi yoktur?
A) Ünlü daralması B) Ünsüz yumuşaması
C) Ünsüz benzeşmesi D) Ulama E) Ünsüz düşmesi
16. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bir anlatım bozukluğu vardır?
A) Tekel işçileri, özelleştirmenin kendilerini sokağa atacağını iddia ediyorlar.
B) Kötü hava koşullarına rağmen yaklaşık üç ay eylemlerini sürdürdüler.
C) Güvenlik kuvvetlerinin sıktığı gaz, işçilerin soğuk suyla dolu havuza atlamalarına neden oldu.
D) Henüz eylem başlamadan Güven Park hıncahınç dolmuştu.
E) Hak arama eylemlerinde polisimizin ‘orantısız güç’ kullanma şansı her zaman yüksektir.
17. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde anlatım bozukluğu yoktur?
A)Bizim yazılımızın iyi geçmesini isteyen Erol Hoca’nın soruları, hepimizi etkilemişti.
B) Erol Hoca’nın dersinden aşağı yukarı tam on beş kişi beş aldık.
C)Erol Hoca son derece içten; ama yapmacık da değildi.
D)Erol Hoca, öğrencileri seviyor, güncel sorular soruyordu.
E)Bu yazılıdan düşük not alanlara ne Eda’nın ne de Erol Hoca’nın aklı erdi.

18. Yazarla okur, birbirini destekleyen iki dost gibidir. Aynı duyguda birleşir; birbirlerini görmedikleri, tanımadıkları halde bir düşüncenin tamamlayıcısı olurlar. Çünkü her yazı, yazarından tamamlanmış olarak çıkar ve giden okuyucusunda anlamını bulur, tamamlanır. Yazı artık okurundur. Onun benimsediği biçimde vardır. Yazar, bu hakkı peşinen vermiştir okuyucusuna. Bu yüzden her ki¬tabın iki yazarı vardır; onu yazmış olan ve okuyan.
Bu parçada çıkarılabilecek en kapsamlı yargı aşağıdakilerden hangisidir?
A) Yazarla okur birbirini tanımasa da dosttur.
B) Bir yapıtla ilgili olarak okur da yazar kadar sorum¬ludur.
C) Yazı tamamlandığında artık yapıt yazarın olmaktan çıkar, okurun olur.
D) Okurun, eseri üzerindeki hakkını teslim etmeyen ya¬zar, gerçek yazar değildir.
E) Okur ve yazar aynı duyguda ve düşüncede birleşin¬ce eser kalıcı olmaya adaydır.
19. Bir antoloji, tıpkı bir şiir kitabı gibi kendi içinde bütünsel¬liği olan organik bir yapıdır. Bütün şiirler arasında sanki bir kan bağı vardır. Çünkü tek tek her birine onları kitap¬lardan, dergilerden çıkarıp oraya yerleştiren seçicinin alın teri, emeği, sevgisi de sinmiştir. Ya da öyle olmalıdır. Bu anlamda bir şiir antolojisi, onu oluşturan kişinin kişi¬liğinin de aynası gibidir.
Bu parçada antolojiyle ilgili asıl söylenmek istenen, aşağıdakilerden hangisidir?
A) Yazarlarının beğenileri doğrultusunda hazırlanır.
B) Alınan şiirler arasında çeşitli benzerlikler vardır.
C) Kişisel bir beğeninin ürünü olduğu için aynı özellikle¬re sahip şiirlerden oluşur.
D) Sanat eserlerinin kalıcılığı konusunda bir güvencedir.
E) Hazırlanması yoğun bir bilgi ve çaba gerektirir.
20. Yüce dağ başında bir top kar idim
Rüzgâr değdi yağmur yağdı eridim
Evvel ben de muhabbetli yâr idim
Şimdi uzaklardan bakan ben oldum
Bu dizelerde işlenen duygu aşağıdakilerden hangisi¬dir?
A) Doğa sevgisi B) Ölüm
C) Yaşamdan nefret D) Özlem
E) Aşk
21. Şiirin nesirle de olabileceğini sananlar aymazlık için¬dedirler. Şiir ancak ölçüyle ve uyakla oluşur. Şiir mu¬sikinin kız kardeşidir; şiirin de musiki gibi kendine özgü bir sesi vardır. Olağanüstü güzel bir nesri olan Victor Hugo, nesre “fukara şiiri” derdi. Şüphesiz Hugo’nun bu sözü de böylesine birçok sözleri gibi aşırıdır; biraz kendi zararına olarak da söylenmiştir; yalnız nesri şiir¬den tam olarak ayırma bakımından doğrudur.
Bu parçanın anlatımında aşağıdakilerden hangi¬sine başvurulmamıştır?
A) Karşılaştırmaya
B) Kişisel düşüncelere
C) Tartışma tekniğine
D) Benzetmeden yararlanmaya
E) Örneklerden yararlanmaya
22. Folklor, oldukça genç bir bilimdir. Batı ülkelerinde 1846’dan bu yana İngilizce folk(halk) ve lore(bilim) sözcüklerinden meydana gelmiş olan folklor, o tarih¬ten önce bir bilim konusu sayılmayan ya da başka bi¬limlerin alanı içinde kalan birtakım olguları, kendine özgü yöntemlerle incelemeyi üzerine alan bağımsız bir bilim olarak tanınmaya başladı. Folklor, birçok bilimin kavşak yerinde bulunan ya da onlarla birçok konuyu paylaşan bir bilimdir.
Bu parçanın anlatımında aşağıdakilerin hangisin¬den yararlanılmıştır?
A) Örnekleme B) Tanık gösterme
C) Öyküleme D) Karşılaştırma
E) Açıklama
23. Güncel olaylar, en çabuk ve dolaysız biçimde şiiri et¬kiliyor. Bu olaylar insan onuru, sorumluluk gibi kav¬ramları yeniden düşünmeye zorluyorsa etki daha çarpıcı oluyor. Şair, adeta tanıklığına başvurulan kişi durumuna geçiyor. Karşı durulmaz bir itme şairi tanık¬lığa zorluyor. Aynı durumu romancılarda görmek zor. Romancılar güncel olaylar üzerine günübirlik yaza¬maz, yazmak isteseler de yazamazlar; yazdıkları romandan çok röportaj-roman olur. Günceli yorumla¬mak bir romancı için zordur.
Bu parçadan aşağıdaki yargıların hangisi çıkarılamaz?
A) Şiir, güncel olaylardan doğrudan etkilenir.
B) Erdemlilikle ilgili kavramların şiire etkisi daha belir¬gindir.
C) Yaşanan döneme damgasını vuran olaylar, sanatın her alanına bir biçimde yansır.
D) Şair, bazı dönemlerde, yaşananları anlatma sorumluluğu taşır.
E) Roman türü, güncel olayları anlatmak için uygun bir tür değildir.
24. Birçok insan kendini yükseltemez; çünkü hiçbir işte uz¬manlık kazanmaz ve buna rağmen her şeyi yapmak ister¬ler.
Bu cümledeki anlatım bozukluğu aşağıdaki değişik¬liklerin hangisiyle giderilebilir?
A) “insan” sözcüğüne çokluk eki getirilmelidir.
B) “ve” sözcüğü cümleden çıkarılmalıdır.
C) “çünkü” sözcüğünün yerine “zira” getirilmelidir.
D) “isterler” sözcüğündeki “-ler” eki atılmalıdır.
E) “rağmen” sözcüğünün yerine “karşın” getirilmelidir.
25. “Anlamsız bakışlarını üzerimden çekmeye başladı, o ba¬na ben de ona çok kızmıştım.” cümlesindeki anlatım bozukluğunun nedeni aşağıdakilerin hangisidir?
A) Özne-yüklem uyuşmazlığı
B) Çatı uyuşmazlığı
C) Nesne eksikliği
D) Dolaylı Tümleç eksikliği
E) Ad-eylemin yanlış kullanılması
26. Aşağıdaki cümlelerden hangisinde anlatım bozuk¬luğu vardır?
A) Bu şehirde, nisan ayında bile hava sıcaklığı sıfırın altına düşebilir.
B) Balkanlardan gelen soğuk hava kütlesi sıcaklığın düşmesinde etkili oldu.
C) Akşam saatlerinde başlayan kar yağışı, gece boyunca yağmaya devam etti.
D) Yollar, yoğun sis nedeniyle ulaşıma kapanacakmış.
E) Birçok şehirde, kar yağışı yüzünden öğretime iki gün ara verildi.
27. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde tamlama yanlışın¬dan kaynaklanan bir anlatım bozukluğu vardır?
A) Uygurlar, Türk toplumları içinde yerleşik düzene geçmiş ilk devlet konumundadır.
B) Uygurlar, mimari ve sanat alanında diğer Türk devletlerine göre daha gelişmişlerdir.
C) Türklerin en eski tarih izlerine Hunlarda rastlanır.
D) Hunlar, İpek Yolu’nu denetim altına almışlar ve Çinlilerle önemli mücadelelerde bulunmuşlardır.
E) Orhun Kitabeleri’nde Türklerin savaşları, kahra¬manlıkları ve yaşayışları anlatılır.
28. Aşağıdaki cümlelerden hangisi yalnızca özne ve yük¬lemden oluşmuştur?
A) Çocuklarının en akıllısı ortanca oğluydu.
B) Tane tane konuşması çok etkileyiciydi.
C) Ağladı, sızladı, sonunda istediğini yaptırdı.
D) Cinayet romanlarını gece okumamalısınız.
E) Vektörler konusunu işlememiş miydik?
29. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde soru dolaylı tümleci buldurmaya yöneliktir?
A) Sınava kaç öğrencinin katılacağını biliyor musunuz?
B) Gördüklerimi şimdi nasıl yazıya dökeceğim?
C) Koltuğuna uzanmış televizyondaki haberleri mi izli¬yordu?
D) Adam, o sözleri sana mı söyledi?
E) Kapıcıya ekmeği nereden alacağını söyledin mi?
30. Aşağıdakilerden hangisi öğretici metinlerin özelliği olamaz?
A) Dilin göndergesel işlevde kullanılması
B) Öğretmek, açıklamak, bilgi vermek ön plana çıkar.
C) Ağırlıklı olarak öyküleyici ve betimleyici anlatım türünün kullanılması.
D) Kelimelerin genellikle gerçek anlamda kullanılması.
E) Mecazlı ifadeler kullanılmaz.
31. Türk Edebiyatı’nda en çok okunan romanların başında gelir. İstanbullu bir genç kızın Anadolu’daki öğretmenlik yaşamını konu alır.
Günlük tarzında yazılmış bu meşhur romanımız aşağıdakilerden hangisidir?
A) Çalıkuşu B) Yaban C) Aşk-ı Memnu
D) Eylül E) Kırık Kanatlar
32. Kurtuluş Savaşımızın daha iyi anlaşılması için tanık, belge ve anılara başvurularak yazılmış tarihi bir romandır.
“ En çok satanlar” listesinde günlerce kalan bu ünlü romanımız aşağıdakilerden hangisidir.
A) Yaban B) Şu Çılgın Türkler C) Küçük Ağa
D) Ateşten Gömlek E) Nefes
33. Aşağıdaki sanatçılardan hangileri edebiyatımızda “de¬nemeci” kimliğiyle tanınmışlardır?
A) Cenap Sahabettin – Fuat Köprülü
B) Şinasi – Yahya Kemal Beyatlı
C) Ahmet Rasim – Ahmet Haşim
D) Halit Ziya Uşaklıgil – Nurullah Ataç
E) Nurullah Ataç – Suut Kemal Yetkin

Diğer Yazılılar:

[button color=”pink” size=”small” link=”http://www.tumdersler.net/9-sinif-dil-ve-anlatim-2-donem-1-yazili-2015-2016/” target=”blank” ]9. Sınıf Dil ve Anlatım 2. Dönem 1. Yazılı (İndir)[/button]

[button color=”pink” size=”small” link=”http://www.tumdersler.net/10-sinif-dil-ve-anlatim-2-donem-1-yazili-2015-2016/” target=”blank” ]10. Sınıf Dil ve Anlatım 2. Dönem 1. Yazılı (İndir)[/button]

[button color=”pink” size=”small” link=”http://www.tumdersler.net/12-sinif-dil-ve-anlatim-2-donem-1-yazili-2015-2016/” target=”blank” ]12. Sınıf Dil ve Anlatım 2. Dönem 1. Yazılı (İndir)[/button]

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir